Düzenler kursalar sana, Aldatmaya çalışsalar, Yine de başarılı olamazlar.대저 저희는 너를 해하려 하여 계교를 품었으나 이루지 못하도다
Düzenler kursalar sana, Aldatmaya çalışsalar, Yine de başarılı olamazlar.Plémě jejich z země vyhladíš, a símě jejich z synů lidských,
Düzenler kursalar sana, Aldatmaya çalışsalar, Yine de başarılı olamazlar.Plemię ich z ziemi wygubisz, a nasienie ich z synów ludzkich.
Düzenler kursalar sana, Aldatmaya çalışsalar, Yine de başarılı olamazlar.Pois intentaram o mal contra ti; maquinaram um ardil, mas não prevalecerão.
Düzenler kursalar sana, Aldatmaya çalışsalar, Yine de başarılı olamazlar.Porque se volvieron contra ti para hacerte daño; idearon maquinaciones, pero no prevalecerán
Düzenler kursalar sana, Aldatmaya çalışsalar, Yine de başarılı olamazlar.Sinä hävität maan päältä heidän hedelmänsä ja heidän jälkeläisensä ihmislasten keskuudesta.
Düzenler kursalar sana, Aldatmaya çalışsalar, Yine de başarılı olamazlar.Sterminerai dalla terra la loro prole, la loro stirpe di mezzo agli uomini
Düzenler kursalar sana, Aldatmaya çalışsalar, Yine de başarılı olamazlar.Thi de søger at volde dig ondt, spinder Rænker, men evner intet;
Düzenler kursalar sana, Aldatmaya çalışsalar, Yine de başarılı olamazlar.Vì chúng nó đã toan hại Chúa, Sanh mưu kế mà chúng nó không thế làm thành được.
Düzenler kursalar sana, Aldatmaya çalışsalar, Yine de başarılı olamazlar.Vì chúng_nó đã toan hại Chúa , Sanh mưu_kế mà chúng_nó không thế làm thành được .
Düzenler kursalar sana, Aldatmaya çalışsalar, Yine de başarılı olamazlar.Vyhubíš ich plod zo zeme a ich semä zpomedzi synov človeka;
Düzenler kursalar sana, Aldatmaya çalışsalar, Yine de başarılı olamazlar.Zelfs hun kinderen zult U wegdoen van deze aarde en hun nageslacht zal niet bestaan.
Düzenler kursalar sana, Aldatmaya çalışsalar, Yine de başarılı olamazlar.Διοτι εμηχανευθησαν κακα εναντιον σου διελογισθησαν βουλην, αλλα δεν ισχυσαν.
Düzenler kursalar sana, Aldatmaya çalışsalar, Yine de başarılı olamazlar.Защото, при все че намислиха злоба против Тебе, При все че измислиха заговор, не ще могат да го изпълнят,
Düzenler kursalar sana, Aldatmaya çalışsalar, Yine de başarılı olamazlar.כי נטו עליך רעה חשבו מזמה בל יוכלו׃
Düzenler kursalar sana, Aldatmaya çalışsalar, Yine de başarılı olamazlar.لانهم نصبوا عليك شرا. تفكروا بمكيدة. لم يستطيعوها.
Düzenler kursalar sana, Aldatmaya çalışsalar, Yine de başarılı olamazlar.因 為 他 們 有 意 加 害 於 你 . 他 們 想 出 計 謀 、 卻 不 能 作 成
Düzenler kursalar sana, Aldatmaya çalışsalar, Yine de başarılı olamazlar.因為 他 們有意 加害 於 你 . 他 們想出 計謀 、 卻 不 能 作成
Düzenli olarak, bir buz silindirini çıkarıyorlar, avcıların kurşun kovanlarını silahtan boşaltması gibi.주기적으로, 연구원들은 원통형 얼음막대를 시추 드릴에서 뽑아냅니다. 마치 사냥꾼이
Düzenli olarak, bir buz silindirini çıkarıyorlar, avcıların kurşun kovanlarını silahtan boşaltması gibi.Okresowo, wyciągają cylinder lodu, jak leśnicy zużytą łuskę z broni, z beczki przy wiertle.
Düzenli olarak, bir buz silindirini çıkarıyorlar, avcıların kurşun kovanlarını silahtan boşaltması gibi.Periodic, au extras un cilindru de gheaţă, ca vânătorii ce scot un cartuş folosit din ţeava unui burghiu.
Düzenli olarak, bir buz silindirini çıkarıyorlar, avcıların kurşun kovanlarını silahtan boşaltması gibi.Pravidelne vyťahujú valec ľadu, ako poľovníci nábojnicu z brokovnice, z hlavne vrtáku.
Düzenli olarak, bir buz silindirini çıkarıyorlar, avcıların kurşun kovanlarını silahtan boşaltması gibi.Theo chu kì, họ lấy ra một ống trụ băng, như trọng tài bắn súng lấy ra một ống đạn đã dùng hết từ ống khoan.
Düzenli olarak, bir buz silindirini çıkarıyorlar, avcıların kurşun kovanlarını silahtan boşaltması gibi.Периодично изваждат цилиндър с лед, както ловните надзиратели изкарват отработените гилзи от цевта на сондата.
Düzenli olarak, bir buz silindirini çıkarıyorlar, avcıların kurşun kovanlarını silahtan boşaltması gibi.כל תקופה, הם מוציאים גליל של קרח, כמו ציידים שמוציאים תרמיל ריק של רובה
Düzenli olarak, bir buz silindirini çıkarıyorlar, avcıların kurşun kovanlarını silahtan boşaltması gibi.وهم وبصورة دورية يتم اخراج هذه الاسطوانات الثلجية كما يخرج رامي البندقية خرطوشة بندقيته
Düzenli olarak, bir buz silindirini çıkarıyorlar, avcıların kurşun kovanlarını silahtan boşaltması gibi.氷柱を取り出します ちょうど猟師が撃ち終わった散弾銃の薬莢を 銃身の中から取り出すように
Eee David, ne hakkinda bu kurs?Allora David, cosa si tratterà in questo corso ?
Eee David, ne hakkinda bu kurs?Also David, worum geht es in diesem Kurs überhaupt?
Eee David, ne hakkinda bu kurs?Asi que David, ¿de que trata este curso?
Eee David, ne hakkinda bu kurs?David, despre ce este vorba in acest curs?
Eee David, ne hakkinda bu kurs?David, o czym będzie ten kurs?
Eee David, ne hakkinda bu kurs?[David]このコースは情報科学の入門で、検索エンジンを作ります
Eee David, ne hakkinda bu kurs?Donc, David, peux-tu expliquer en quoi consiste ce cours?
Eee David, ne hakkinda bu kurs?Dus David, waar gaat deze les over?
Eee David, ne hakkinda bu kurs?Então David, de que é que trata este curso?
Eee David, ne hakkinda bu kurs?데이빗, 그래서 도대체 무슨 강의죠?
Eee David, ne hakkinda bu kurs?Szóval David, miről is szól tulajdonképpen ez a kurzus?
Eee David, ne hakkinda bu kurs?Vì thế David, lớp mới này gồm những gì.
Eee David, ne hakkinda bu kurs?Λοιπόν, David, τι είναι βέβαια όλα αυτά;
Eee David, ne hakkinda bu kurs?Дейвид, разкажи ни за този клас.
Eee David, ne hakkinda bu kurs?Итак, Дэвид, о чем этот курс?
Eee David, ne hakkinda bu kurs?Отже, Девід, про що курс?
Eee David, ne hakkinda bu kurs?ובכן דיויד, על מה הקורס?
Eee David, ne hakkinda bu kurs?إذا ديف, لما يتطرق هذا الفصل؟
Eğer bu kurşunu, foton paketini alıp bu şişeye ateş ettiğimizde, bu fotonlar şişenin içinde nasıl davranacak?Če ta izstrelek oziroma paket fotonov izstrelim v plastenko - kako se bodo fotoni razpršili v plastenki?
Eğer bu kurşunu, foton paketini alıp bu şişeye ateş ettiğimizde, bu fotonlar şişenin içinde nasıl davranacak?Dacă luăm acest glonț de fotoni și-l țintim spre această sticlă, cum se vor împrăștia acești fotoni în sticlă?
Eğer bu kurşunu, foton paketini alıp bu şişeye ateş ettiğimizde, bu fotonlar şişenin içinde nasıl davranacak?이제 그 총알과 이 광자 덩어리를 가지고 이 병에다 쏘아보면 광자 덩어리가 병에 부딪히면서 어떻게 부서질까요?
Eğer bu kurşunu, foton paketini alıp bu şişeye ateş ettiğimizde, bu fotonlar şişenin içinde nasıl davranacak?Теперь возьмём эти фотоны, эту "пулю" и запустим её в эту бутылку. Как фотоны раздробятся в бутылке?
Eğer bu kurşunu, foton paketini alıp bu şişeye ateş ettiğimizde, bu fotonlar şişenin içinde nasıl davranacak?ボトルに打ち込んだら 光子はどんなふうに砕け散るでしょう スローモーションの光は どう見えるでしょう
Eğitim kurumlarındaki kurslar genelde ağustos, eylül ve ocak aylarında başlar.Generalmente, en los centros educativos los cursos empiezan en agosto o septiembre y en enero.
Eğitim kurumlarındaki kurslar genelde ağustos, eylül ve ocak aylarında başlar.Les cours dans les instituts commencent généralement en août ou en septembre et janvier.
Eğitim kurumlarındaki kurslar genelde ağustos, eylül ve ocak aylarında başlar.Oppilaitoksissa kurssit alkavat yleensä elokuussa tai syyskuussa sekä tammikuussa.
Eğitim kurumlarındaki kurslar genelde ağustos, eylül ve ocak aylarında başlar.Vid läroanstalterna börjar kurserna vanligtvis i augusti eller september och i januari.
Eğitim kurumlarındaki kurslar genelde ağustos, eylül ve ocak aylarında başlar.Курсы в учебных заведениях обычно начинаются в августе или в сентябре, а также в январе.
Eğitim kurumlarındaki kurslar genelde ağustos, eylül ve ocak aylarında başlar.تبدأ الدورات التعليمية عادةً في المؤسسات التعليمية في شهر أغسطس أو سبتمبر وكذلك في شهر يناير.
"Eh! hayır! "Martha onu siyah kurşun fırçalar arasında onun topuklar üzerinde otururken," dedi."Eh! não! ", disse Marta, sentada sobre os calcanhares entre seus pincéis cabo preto.
"Eh! hayır! "Martha onu siyah kurşun fırçalar arasında onun topuklar üzerinde otururken," dedi."Eh! nee! ", zei Martha, zittend op haar hakken onder haar zwarte leiden borstels.
"Eh! hayır! "Martha onu siyah kurşun fırçalar arasında onun topuklar üzerinde otururken," dedi."Eh! nein! ", sagte Martha, im Sitzen auf den Fersen unter ihrem schwarzen führen Bürsten.
"Eh! hayır! "Martha onu siyah kurşun fırçalar arasında onun topuklar üzerinde otururken," dedi."Eh! nej! ", sade Martha, sittande på hälarna bland hennes svarta leda borstar.