Ana içeriğe geç
Sözlük

kurdum ile cümle

kurdum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
Ben benim iş uzaklıklar kurdum Şimdi bu aracı uzaklıklar için devam etmek hazırımТеперь, когда я установил мою работу смещения я готов перейти на инструмент смещения
Ben benim iş uzaklıklar kurdum Şimdi bu aracı uzaklıklar için devam etmek hazırımכעת אני הגדרת אזור קיזוז עבודה שאני מוכן לעבור קיזוז כלי
Ben benim iş uzaklıklar kurdum Şimdi bu aracı uzaklıklar için devam etmek hazırımوالآن بعد أن كنت تعيين الإزاحة عمل بلدي أنا على استعداد للانتقال إلى أداة الإزاحة
Ben bunu böyle kurdum fakat onlar büyük ihtimalle geriye nakit kalmayacak şekilde bir plan yaparlardı. -Embora, provavelmente desenharam essa coisa de forma que não há qualquer dinheiro sobrando.
Bende bana nasıl resim yapıldığını öğretirlerse, onlara destek vereceğimi söyledim ve bir şirket kurdum.Am spus, în schimbul educaţiei în pictură, eu îi voi susţine, şi am pornit o companie.
Bende bana nasıl resim yapıldığını öğretirlerse, onlara destek vereceğimi söyledim ve bir şirket kurdum.Azt mondtam, cserébe azért, hogy megtanít festeni, támogatom őket, és alakítottam egy céget.
Bende bana nasıl resim yapıldığını öğretirlerse, onlara destek vereceğimi söyledim ve bir şirket kurdum.Gli dissi che in cambio per delle lezioni di pittura li avrei sostenuti, e così aprii una società.
Bende bana nasıl resim yapıldığını öğretirlerse, onlara destek vereceğimi söyledim ve bir şirket kurdum.Ich sagte, im Austausch gegen Malunterricht werde ich sie unterstützen, und ich gründete eine Firma.
Bende bana nasıl resim yapıldığını öğretirlerse, onlara destek vereceğimi söyledim ve bir şirket kurdum.J'ai dit, qu'en échange de l'apprentissage de la peinture, Je les aiderais, et j'ai commencé une compagnie.
Bende bana nasıl resim yapıldığını öğretirlerse, onlara destek vereceğimi söyledim ve bir şirket kurdum.어떻게 그림을 그리는지 가르쳐주는 대신 그들을 지원하기로 하고 회사를 하나 차렸습니다.
Bende bana nasıl resim yapıldığını öğretirlerse, onlara destek vereceğimi söyledim ve bir şirket kurdum.Les dije que si me enseñaban a pintar yo los apoyaría y creé una empresa.
Bende bana nasıl resim yapıldığını öğretirlerse, onlara destek vereceğimi söyledim ve bir şirket kurdum.Powiedziałem, że w zamian za nauczenie mnie malowania będę ich wspierał - i założyłem firmę.
Bende bana nasıl resim yapıldığını öğretirlerse, onlara destek vereceğimi söyledim ve bir şirket kurdum.Του είπα, σε αντάλλαγμα για τη γνώση του πώς να ζωγραφίζω, θα τους στηρίξω, και ξεκίνησα μια εταιρία.
Bende bana nasıl resim yapıldığını öğretirlerse, onlara destek vereceğimi söyledim ve bir şirket kurdum.Предложих, в замяна на обучението по рисуване, да ги подкрепям, и основах една фирма.
Bende bana nasıl resim yapıldığını öğretirlerse, onlara destek vereceğimi söyledim ve bir şirket kurdum.Я ответил, что в обмен на моё обучение я буду их поддерживать, и открыл компанию.
Bende bana nasıl resim yapıldığını öğretirlerse, onlara destek vereceğimi söyledim ve bir şirket kurdum.אמרתי לו, בתמורה ללימודי ציור, אני אתמוך בכם, וכך הקמתי חברה.
Bende bana nasıl resim yapıldığını öğretirlerse, onlara destek vereceğimi söyledim ve bir şirket kurdum.قلت، نظير تعليمي كيف ارسم، سأدعمهم، ولذا بدأت شركة.
Bende bana nasıl resim yapıldığını öğretirlerse, onlara destek vereceğimi söyledim ve bir şirket kurdum.彼らをサポートすると約束し 会社を立ち上げました それからというもの 色んな場で描いてきました
Ben de bir zaman boyutunda saklandım: Zaman-grafik boyutunda şeyler kurdum.Quindi mi sono nascosto in una dimensione temporale: ho prodotto cose in una dimensione grafica temporale.
Ben de bir zaman boyutunda saklandım: Zaman-grafik boyutunda şeyler kurdum.Tak jsem se schoval v časovém rozměru: vytvářel jsem věci v rozměru časové grafiky.
Ben de bir zaman boyutunda saklandım: Zaman-grafik boyutunda şeyler kurdum.Ukryłem się więc w wymiarze czasu: tworzyłem rzeczy w wymiarze czasowym i graficznym.
Ben de bir zaman boyutunda saklandım: Zaman-grafik boyutunda şeyler kurdum.Затова се криех в едно времево измерение: строях неща в едно времево-графично измерение.
Ben de bu çizgisel... ifade sistemini kurdum, kameralar ve geri bildirim çevresinde.저는 이런 일련의 감정 표현들을 이 카메라 장치들과 피드백을 통해 표현했습니다. 꽤 잘 작동했죠. 그리고 좀 더 사실감을 주고자 했고,
Ben de bu çizgisel... ifade sistemini kurdum, kameralar ve geri bildirim çevresinde.قمنا برسم هذا المخطط بالتعبيرات و ردود الفعل و التغذية الراجعة. و عملت بشكل جيد ثم أصبحنا واقعيين قليلاً
Ben de bu çizgisel... ifade sistemini kurdum, kameralar ve geri bildirim çevresinde.カムとフィードバックを表します かなり成功しました そして よりリアルにしていきました 設計も始めました
Ben ona hızlı mesajlar yolladım, Bu şekilde iletişim kurdum, bir kutudaki küçük adam gibiydi.Enviei-lhe uma mensagem:
Ben ona hızlı mesajlar yolladım, Bu şekilde iletişim kurdum, bir kutudaki küçük adam gibiydi.Eu I.M. el lucruri. Asa comunic cu el e ca un mic om intr-o cutie.
Ben ona hızlı mesajlar yolladım, Bu şekilde iletişim kurdum, bir kutudaki küçük adam gibiydi.Gli mando cose tramite messaggi. E' così che comunico con lui, è come se fosse dentro una scatola.
Ben ona hızlı mesajlar yolladım, Bu şekilde iletişim kurdum, bir kutudaki küçük adam gibiydi.I I.M him things. Đó là cách tôi giao tiếp với anh ấy, anh ấy như một chàng trai nhỏ trong chiếc hộp vậy.
Ben ona hızlı mesajlar yolladım, Bu şekilde iletişim kurdum, bir kutudaki küçük adam gibiydi.저는 그와 채팅합니다. 그것이 제가 그와 소통하는 방법입니다. 그는 상자안에 있는 작은 사람같습니다. 저는 팀에게 채팅으로 말을 걸어서
Ben ona hızlı mesajlar yolladım, Bu şekilde iletişim kurdum, bir kutudaki küçük adam gibiydi.Le mando M.I. (mensajes instantaneos). Así me comunico con él, es como un pequeño hombre en una caja.
Ben ona hızlı mesajlar yolladım, Bu şekilde iletişim kurdum, bir kutudaki küçük adam gibiydi.Изпращам му СМС-и. Така комуникирам с него, като малко човече в кутийка. Пратих СМС на Тим.
Ben ona hızlı mesajlar yolladım, Bu şekilde iletişim kurdum, bir kutudaki küçük adam gibiydi.Я общался с ним по чату. Он был как маленький человечек к коробке.
Ben ona hızlı mesajlar yolladım, Bu şekilde iletişim kurdum, bir kutudaki küçük adam gibiydi.זה היה "חריג חשוד הטעות" שם. אתם רואים את הבחור שחי הרבה זמן?
Ben ona hızlı mesajlar yolladım, Bu şekilde iletişim kurdum, bir kutudaki küçük adam gibiydi.僕にとって彼は"箱の中の小さな男"です 私はメールでたずねました 「ティム 教えてくれないか? 弟がやった幹細胞移植は
Bilime karşı doğal bir ilgi geliştirdim deney düzenekleri kurdum.Ai -- ai ceva -- Aveam un simț natural al științei și a setării experimentelor.
Bilime karşı doğal bir ilgi geliştirdim deney düzenekleri kurdum.그런식으로 저는 이렇게 과학이란 것을 거의 본능적으로 느끼고 있었고, 실험을 하는데, 저는 다른 사람들도 저처럼 생각하는 줄 알았습니다.
Bilime karşı doğal bir ilgi geliştirdim deney düzenekleri kurdum.Vous obtenez - j'avais une attirance naturelle pour la science et la mise en place des expériences.
Bilime karşı doğal bir ilgi geliştirdim deney düzenekleri kurdum.Получаваш... някак получаваш... Просто имха естествен усет за наука и подготвяне на експерименти.
Bilime karşı doğal bir ilgi geliştirdim deney düzenekleri kurdum.אתה משיג -- היה לי פשוט חוש טבעי למדעים וידעתי לארגן ניסויים. חשבתי שכולם חושבים ככה.
Bilime karşı doğal bir ilgi geliştirdim deney düzenekleri kurdum.多分 生まれつき自然に 科学的な思考や実験の考えがあったのです 他の皆も同じだと ずっと思ってました
Bir başka bir oyuncak firması kurdum -- adı TOY Innovation.Ich gründete eine weitere Firma, "Toy Innovation".
Bir başka bir oyuncak firması kurdum -- adı TOY Innovation.토이 이노베이션이라는 회사를 설립했고
Bir başka bir oyuncak firması kurdum -- adı TOY Innovation.ואז התחלתי חברה חדשה שנקראת טוי אינוביישן
Bir başka bir oyuncak firması kurdum -- adı TOY Innovation.و أسست شركة جديدة باسم (توي اينوفيشن)
Bir başka bir oyuncak firması kurdum -- adı TOY Innovation.マテル社と -そこにいるアイビー・ロスさんと
Bir başka sefer Los Angeles şehir merkezindeki bu evsizler barınağına bir bahçe kurdum.Aici e o grădină plantată într-un azil pentru cei fără adăpost în Los Angeles.
Bir başka sefer Los Angeles şehir merkezindeki bu evsizler barınağına bir bahçe kurdum.Có một lần khác khi tôi làm vườn tại một khu vô gia cư ở trung tâm Los Angeles.
Bir başka sefer Los Angeles şehir merkezindeki bu evsizler barınağına bir bahçe kurdum.Een andere keer legde ik een tuin aan in een daklozenopvang in de binnenstad van L.A.
Bir başka sefer Los Angeles şehir merkezindeki bu evsizler barınağına bir bahçe kurdum.Egy másik alkalommal egy kertet telepítettem egy hajléktalanszállón Los Angeles belvárosában.
Bir başka sefer Los Angeles şehir merkezindeki bu evsizler barınağına bir bahçe kurdum.En annan gång så satte vi upp en trädgård i ett härbärge i nedre Los Angeles
Bir başka sefer Los Angeles şehir merkezindeki bu evsizler barınağına bir bahçe kurdum.Houve outro momento em que fiz um jardim num centro para sem-abrigos, na baixa de Los Angeles.
Bir başka sefer Los Angeles şehir merkezindeki bu evsizler barınağına bir bahçe kurdum.Hubo otra ocasión en que puse un jardín en un refugio para desamparados en el centro de Los Angeles.
Bir başka sefer Los Angeles şehir merkezindeki bu evsizler barınağına bir bahçe kurdum.Innym razem założyłem ogród w schronisku dla bezdomnych w centrum Los Angeles.
Bir başka sefer Los Angeles şehir merkezindeki bu evsizler barınağına bir bahçe kurdum.Jindy jsem založil zahradu v tomto úkrytu pro bezdomovce v Los Angeles.
Bir başka sefer Los Angeles şehir merkezindeki bu evsizler barınağına bir bahçe kurdum.한번은 또, 제가 엘에이 시내에 이 홈리스 센터에 정원을 만들 때 일입니다.
Bir başka sefer Los Angeles şehir merkezindeki bu evsizler barınağına bir bahçe kurdum.Raz som zakladal záhradu v útulku pre bezdomovcov v centre Los Angeles.
Bir başka sefer Los Angeles şehir merkezindeki bu evsizler barınağına bir bahçe kurdum.Saat yang lain, saya membangun sebuah kebun bagi para tunawisma di penampungan di Los Angeles.
Bir başka sefer Los Angeles şehir merkezindeki bu evsizler barınağına bir bahçe kurdum.Une autre fois, j'ai fait un potager dans un foyer pour sans-abris dans le centre ville de Los Angeles.
Bir başka sefer Los Angeles şehir merkezindeki bu evsizler barınağına bir bahçe kurdum.Vi fu un'altra volta quando impiantai un giardino in un rifugio per senzatetto nel centro di Los Angeles.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod