kuracağım ile cümle
kuracağım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
İsa şu yanıtı verdi: ‹‹Bu tapınağı yıkın, üç günde onu yeniden kuracağım.››Jesus svarade och sade till dem: »Bryten ned detta tempel, så skall jag inom tre dagar låta det uppstå igen.»
İsa şu yanıtı verdi: ‹‹Bu tapınağı yıkın, üç günde onu yeniden kuracağım.››Jesus svarede og sagde til dem: "Nedbryder dette Tempel, og i tre Dage vil jeg oprejse det."
İsa şu yanıtı verdi: ‹‹Bu tapınağı yıkın, üç günde onu yeniden kuracağım.››Jesus svarte og sa til dem: Bryt dette tempel ned, og på tre dager skal jeg gjenreise det.
İsa şu yanıtı verdi: ‹‹Bu tapınağı yıkın, üç günde onu yeniden kuracağım.››Jezus odgovori in jim reče: Poderite to svetišče, in v treh dneh ga postavim.
İsa şu yanıtı verdi: ‹‹Bu tapınağı yıkın, üç günde onu yeniden kuracağım.››예수께서 대답하여 가라사대 너희가 이 성전을 헐라 내가 사흘 동안에 일으키리라
İsa şu yanıtı verdi: ‹‹Bu tapınağı yıkın, üç günde onu yeniden kuracağım.››Odpověděl Ježíš a řekl jim: Zrušte chrám tento, a ve třech dnech zase vzdělám jej.
İsa şu yanıtı verdi: ‹‹Bu tapınağı yıkın, üç günde onu yeniden kuracağım.››Odpowiedział Jezus i rzekł im: Rozwalcie ten kościół, a we trzech dniach wystawię go.
İsa şu yanıtı verdi: ‹‹Bu tapınağı yıkın, üç günde onu yeniden kuracağım.››Respondeu-lhes Jesus: Derribai este santuário, e em três dias o levantarei.
İsa şu yanıtı verdi: ‹‹Bu tapınağı yıkın, üç günde onu yeniden kuracağım.››Respondió Jesús y les dijo: --Destruid este templo, y en tres días lo levantaré
İsa şu yanıtı verdi: ‹‹Bu tapınağı yıkın, üç günde onu yeniden kuracağım.››Rispose loro Gesù: «Distruggete questo tempio e in tre giorni lo farò risorgere»
İsa şu yanıtı verdi: ‹‹Bu tapınağı yıkın, üç günde onu yeniden kuracağım.››Yesus menjawab, "Runtuhkanlah Rumah ini, dan dalam tiga hari Aku akan membangunnya kembali.
İsa şu yanıtı verdi: ‹‹Bu tapınağı yıkın, üç günde onu yeniden kuracağım.››Απεκριθη ο Ιησους και ειπε προς αυτους Χαλασατε τον ναον τουτον, και δια τριων ημερων θελω εγειρει αυτον.
İsa şu yanıtı verdi: ‹‹Bu tapınağı yıkın, üç günde onu yeniden kuracağım.››Затова юдеите рекоха: За четиридесет и шест години е бил граден тоя храм, та Ти за три дни ли ще го издигнеш?
İsa şu yanıtı verdi: ‹‹Bu tapınağı yıkın, üç günde onu yeniden kuracağım.››Иисус сказал им в ответ: разрушьте храм сей, и Я в три дня воздвигну его.
İsa şu yanıtı verdi: ‹‹Bu tapınağı yıkın, üç günde onu yeniden kuracağım.››Озвавсь Ісус і рече їм: Зруйнуйте сю церкву, й я за три дні підніму вам її.
İsa şu yanıtı verdi: ‹‹Bu tapınağı yıkın, üç günde onu yeniden kuracağım.››ויען ישוע ויאמר אליהם הרסו את ההיכל הזה ובשלשה ימים אקימנו׃
İsa şu yanıtı verdi: ‹‹Bu tapınağı yıkın, üç günde onu yeniden kuracağım.››اجاب يسوع وقال لهم انقضوا هذا الهيكل وفي ثلاثة ايام اقيمه.
İsa şu yanıtı verdi: ‹‹Bu tapınağı yıkın, üç günde onu yeniden kuracağım.››耶 穌 回 答 說 、 你 們 拆 毀 這 殿 、 我 三 日 內 要 再 建 立 起 來
İsa şu yanıtı verdi: ‹‹Bu tapınağı yıkın, üç günde onu yeniden kuracağım.››耶穌 回答 說 、 你 們拆毀這 殿 、 我 三 日 內 要 再 建立 起 來
Kendini nasıl anlatabileceğini ve bu 'yeni iletişim'i nasıl kuracağımızı deneyimliyoruz. [Ay inanılmaz güzel.]Come esprimersi e come fare questa "nuova comunicazione"
Kendini nasıl anlatabileceğini ve bu 'yeni iletişim'i nasıl kuracağımızı deneyimliyoruz. [Ay inanılmaz güzel.]Comment s'exprimer et comment réaliser cette sorte de "nouvelle communication"
Kendini nasıl anlatabileceğini ve bu 'yeni iletişim'i nasıl kuracağımızı deneyimliyoruz. [Ay inanılmaz güzel.]Cómo expresarte y cómo hacer esta nueva forma de comunicación
Kendini nasıl anlatabileceğini ve bu 'yeni iletişim'i nasıl kuracağımızı deneyimliyoruz. [Ay inanılmaz güzel.]Πώς να εκφραστείς και πώς να δημιουργήσεις αυτού του νέου είδους επικοινωνία.
Kendini nasıl anlatabileceğini ve bu 'yeni iletişim'i nasıl kuracağımızı deneyimliyoruz.어떻게 자신을 표현할 수 있는가 그리고 어떻게 '새로운 의사소통'의 유형을 만들 수 있는가 에 관해서에요.
Kimin hayalini kuracağımı biliyorum.- Asi do nebe, kam jinam.
Kimin hayalini kuracağımı biliyorum.Vem, o komu bom sanjala.
Kimin hayalini kuracağımı biliyorum.Wiem nawet który, śniłam o nim.
Kimin hayalini kuracağımı biliyorum.- Както обикновено, горе.
New York'ta Bağımsız Diplomat'ı kuracağımı söyledim.Dość uroczyście powiedziałem, że zamierzam zapoczątkować działalność Niezależnego Dyplomaty w Nowym Jorku.
New York'ta Bağımsız Diplomat'ı kuracağımı söyledim.창설하려는 계획을 야심차게 말했습니다.
New York'ta Bağımsız Diplomat'ı kuracağımı söyledim.Tôi sẽ thành lập NNGDL tại New York.
New York'ta Bağımsız Diplomat'ı kuracağımı söyledim.שאני הולך לפתוח מוסד של דיפלומטיה עצמאית בניו-יורק.
New York'ta Bağımsız Diplomat'ı kuracağımı söyledim.وانني سوف اقوم بتاسيس دبلوماسية مستقلة في نيويورك
New York'ta Bağımsız Diplomat'ı kuracağımı söyledim.スタッフは私だけで
Onlar gibi olmayı öğreniyoruz. Onlarla nasıl iletişim kuracağımızı öğreniyoruz; gerçekten çok tiz bir sesle.Uczymy się, jak być jak one, jak się z nimi komunikować za pomocą bardzo wysokich dźwięków.
Onlarla nasıl iletişim kuracağımızı öğreniyoruz; gerçekten çok tiz bir sesle.Come comunicare con loro, in toni molto acuti.
Onlarla nasıl iletişim kuracağımızı öğreniyoruz; gerçekten çok tiz bir sesle.Estamos a aprender como comunicar com eles, em tons muito agudos.
Onlarla nasıl iletişim kuracağımızı öğreniyoruz; gerçekten çok tiz bir sesle.Estamos aprendiendo a comunicarnos con ellos, en tonos realmente agudos.
Onlarla nasıl iletişim kuracağımızı öğreniyoruz; gerçekten çok tiz bir sesle.Hoe met hen te communiceren, met echt hoge geluiden.
Onlarla nasıl iletişim kuracağımızı öğreniyoruz; gerçekten çok tiz bir sesle.Învăţăm cum să comunicăm cu ei în tonuri cu adevărat înalte.
Onlarla nasıl iletişim kuracağımızı öğreniyoruz; gerçekten çok tiz bir sesle.Kita belajar bagaimana berkomunikasi dengan mereka, dengan nada yang sangat tinggi.
Onlarla nasıl iletişim kuracağımızı öğreniyoruz; gerçekten çok tiz bir sesle.저들과 소통하는 법을 깨우칩니다. 매우 고음으로 말이죠.
Onlarla nasıl iletişim kuracağımızı öğreniyoruz; gerçekten çok tiz bir sesle.Megtanulunk szót érteni velük - szó szerint értve.
Onlarla nasıl iletişim kuracağımızı öğreniyoruz; gerçekten çok tiz bir sesle.Nous apprenons à communiquer avec eux, dans des tons très aigus.
Onlarla nasıl iletişim kuracağımızı öğreniyoruz; gerçekten çok tiz bir sesle.Opimme kommunikoimaan niiden kanssa, todella korkeilla äänillä.
Onlarla nasıl iletişim kuracağımızı öğreniyoruz; gerçekten çok tiz bir sesle.Vi lærer hvordan man kommunikerer med dem, i virkeligt høje tonelejer.
Onlarla nasıl iletişim kuracağımızı öğreniyoruz; gerçekten çok tiz bir sesle.Wir lernen, wie wir mit ihnen kommunizieren können, in sehr hoch-frequenten Tönen.
Onlarla nasıl iletişim kuracağımızı öğreniyoruz; gerçekten çok tiz bir sesle.Мы учимся общаться с ними на очень высоких тонах.
Onlarla nasıl iletişim kuracağımızı öğreniyoruz; gerçekten çok tiz bir sesle.Учим се как да комуникираме с тях на наистина много висок тон.
Onlarla nasıl iletişim kuracağımızı öğreniyoruz; gerçekten çok tiz bir sesle.אנחנו לומדים איך לתקשר איתם, בקולות גבוהים ביותר.
Onlarla nasıl iletişim kuracağımızı öğreniyoruz; gerçekten çok tiz bir sesle.نتعلم كيف نتواصل معهم، عن طريق نغمات صوتية عالية فعلا.
Onlarla nasıl iletişim kuracağımızı öğreniyoruz; gerçekten çok tiz bir sesle.研究しているのです ボノボは野生でも言語を使うと思われます
Onu nasıl kullanacağımızı ve nasıl kuracağımızı düşünmek için çok zamanımız var.Abbiamo ancora tempo per riconsiderare il modo in cui la usiamo, come la costruiamo.
Onu nasıl kullanacağımızı ve nasıl kuracağımızı düşünmek için çok zamanımız var.Avem mult timp la dispoziţie să ne gândim cum vrem să o folosim, cum vrem să o construim.
Onu nasıl kullanacağımızı ve nasıl kuracağımızı düşünmek için çok zamanımız var.Còn rất nhiều thời gian cho chúng ta để nghĩ lại cách chúng ta sử dụng công nghệ, cách chúng ta xây dựng nó.
Onu nasıl kullanacağımızı ve nasıl kuracağımızı düşünmek için çok zamanımız var.Es gibt noch viel Zeit für uns, unseren Gebrauch davon zu überdenken, wie wir sie aufbauen.
Onu nasıl kullanacağımızı ve nasıl kuracağımızı düşünmek için çok zamanımız var.Há muito tempo para reconsiderarmos a forma de usá-la, como a construímos.
Onu nasıl kullanacağımızı ve nasıl kuracağımızı düşünmek için çok zamanımız var.우리에게는 기술을 어떻게 사용할지, 어떻게 만들지를 다시 생각할 충분한 시간이 있습니다.
Onu nasıl kullanacağımızı ve nasıl kuracağımızı düşünmek için çok zamanımız var.Máme mnoho času, aby sme si rozmysleli, ako ju používame, ako ju budujeme.
Onu nasıl kullanacağımızı ve nasıl kuracağımızı düşünmek için çok zamanımız var.Máme mnoho času na uvážení, jak je použít, jak je vystavět.