kuracağım ile cümle

kuracağım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bir karyolayı nasıl kuracağımı bana gösterir misin?Will you show me how to set up a cot?
Belki bir kadınla yuva kuracağım.Maybe I will settle down with a woman.
Ben seninle temas kuracağım.I will get in touch with you.
Yarın seninle telefonda temas kuracağım.I'll get in touch with you by phone tomorrow.
Mümkün olan en kısa sürede sizinle temas kuracağım.I'll get in touch with you as soon as possible.
Varır varmaz seninle temas kuracağım.I'll get in touch with you as soon as I arrive.
Yarın seninle bağlantı kuracağım ve bir saat ayarlayacağım.I'll get hold of you tomorrow and set up a time.
Yarın Tom'la telefonda temas kuracağım ve bize yardım etmesini rica edeceğim.I'll get in touch with Tom by telephone tomorrow and ask him to give us a hand.
Alarmı yediye kuracağım.I'll set the alarm for seven o'clock.
Eğer o ararsa, daha sonra onunla irtibat kuracağımı söyle.If he calls, tell him I will get in touch with him later.
Sabahleyin işe geç varmam ihtimaline karşın çalar saatimi kuracağım.I will set up my alarm o’clock in case I arrive at work late in the morning.
Sofrayı kuracağım.I'm going to set the table.
Sizinle irtibat kuracağım.I'll get in touch with you.
Daha fazla sorunum olursa iletişim kuracağım.I'll be in touch if I have any more questions.
Tom'la nasıl kontak kuracağımızı bile bilmiyoruz.We don't even know how to contact Tom.
Ben hemen onunla bağlantı kuracağım.I'll get on to her right away.
Tom'la arkadaşlık kuracağım.I'll take it up with Tom.
Onlarla arkadaşlık kuracağım.I'll take it up with them.
Onunla arkadaşlık kuracağım.I'll take it up with him.
Nasıl kapan kuracağımı biliyorum.I know how to set a trap.
Erkeklerle nasıl bağlantı kuracağımı biliyorum.I know how to relate to guys.
Gelir gelmez sizinle iletişim kuracağım.I will contact you as soon as I arrive.
Tom'la kontak kuracağım.I'll contact Tom.
Önümüzdeki hafta sizinle bağlantı kuracağım.I'll get in touch with you next week.
En kısa zamanda Tom'la temas kuracağım.I'll get in touch with Tom as soon as possible.
New York'ta Bağımsız Diplomat'ı kuracağımı söyledim.I was going to establish Independent Diplomat in New York.
Bize o bölgeden arazi al, ve herkese orada büyük bir fabrika kuracağımızı duyur."Buy us some land in Kings Mountain and announce we are going to build a major plant there."
Konuştun mu peki? Çok az kalmıştı. Gerçek, sesli bir münasebet kuracağım yakında.I'm just a few weeks away from a real, audible connection.
Onu nasıl kullanacağımızı ve nasıl kuracağımızı düşünmek için çok zamanımız var.There's plenty of time for us to reconsider how we use it, how we build it.
Onlarla nasıl iletişim kuracağımızı öğreniyoruz; gerçekten çok tiz bir sesle.We're learning how to communicate with them, in really high-pitched tones.
Sonra da bu iki davranış arasındaki bağlantıyı kuracağım.And then I'll draw the connection between these two behaviors.
İsa şu yanıtı verdi: ‹‹Bu tapınağı yıkın, üç günde onu yeniden kuracağım.››Jesus answered them, "Destroy this temple, and in three days I will raise it up."
Allah'a and olsun ki siz dönüp gittikten sonra putlarınıza bir tuzak kuracağım!I swear by God I will do something to your idols when you have turned your backs and gone."
"Allah'a yemin ederim ki, siz ayrıldıktan sonra, putlarınıza bir tuzak kuracağım!"I swear by God I will do something to your idols when you have turned your backs and gone."
Ungureanu, "Kuracağım hükümetin halkın güvenine ihtiyacı var."The government I will form needs the citizens' confidence.
Ben de sana şunu söyleyeyim, sen Petrus'sun ve ben kilisemi bu kayanın üzerine kuracağım.TIBI DABO CLAVES REGNI CAELORVM. (en français : Tu es Pierre et sur cette pierre je construirai mon Église.
Yarın Tom'la telefonda temas kuracağım ve bize yardım etmesini rica edeceğim.Mi metterò in contatto con Tom per telefono domani e gli chiederò di darci una mano.
Varır varmaz seninle temas kuracağım.Mi metterò in contatto con te appena arrivo.
Ben de sana şunu söyleyeyim, sen Petrus'sun ve ben kilisemi bu kayanın üzerine kuracağım.Tu sei Pietro e su questa Pietra edificherò la mia CHIESA (del mondo).
Yarın seninle telefonda temas kuracağım.Завтра я свяжусь с тобой по телефону.
Ben de sana şunu söyleyeyim, sen Petrus'sun ve ben kilisemi bu kayanın üzerine kuracağım.“Gij zijt Petrus en op deze rotssteen zal Ik mijn kerk bouwen..”
Ben de sana şunu söyleyeyim, sen Petrus'sun ve ben kilisemi bu kayanın üzerine kuracağım."Jag säger dig, att du är Petrus, Klippan, och på den klippan skall jag bygga min kyrka" (Matt.
Kendi programımı uygulayabilirsem parti kuracağım.Взяти участь у програмі можна й за власний рахунок.
Ben de sana şunu söyleyeyim, sen Petrus'sun ve ben kilisemi bu kayanın üzerine kuracağım.És csakugyan, Urunk Jézus Krisztus mondá: Te vagy Péter, a kőszikla és erre a sziklára építem egyházamat.
Ben de sana şunu söyleyeyim, sen Petrus'sun ve ben kilisemi bu kayanın üzerine kuracağım.Sinä olet Pietari, ja tälle kalliolle minä rakennan kirkkoni.
Ben de sana şunu söyleyeyim, sen Petrus'sun ve ben kilisemi bu kayanın üzerine kuracağım.^ わたしもあなたに告げるが、あなたはペトロであり、この岩の上にわたしは自分の集会を建てる。
Ben de sana şunu söyleyeyim, sen Petrus'sun ve ben kilisemi bu kayanın üzerine kuracağım.我还告诉你,你是彼得,我要把我的教会建造在这磐石上;阴间的权柄不能胜过他。
Yakında ise Ak Parti ’yi kuracağım.Nastop Game Overa po nekaj časa pavze".
Yakında ise Ak Parti ’yi kuracağım.Toliau bus žaidžiamas papildomas greitųjų partijų ir žaibo partijos“ (angl.).
Ben bir şirket kuracağım.多くの人に
Biraz tasarruf oranları, biraz da dil hakkında bir şeyler anlatayım, sonra da aradaki bağlantıyı kuracağım.Déjenme contarles un poco sobre las tasas de ahorro, un poco sobre el idioma, y luego llegaré a esa conexión.
Biraz tasarruf oranları, biraz da dil hakkında bir şeyler anlatayım, sonra da aradaki bağlantıyı kuracağım.Előbb hadd meséljek egy kicsit a megtakarítási arányokról, egy keveset a nyelvről, majd a kettő kapcsolatáról.
Biraz tasarruf oranları, biraz da dil hakkında bir şeyler anlatayım, sonra da aradaki bağlantıyı kuracağım.Ik vertel eerst iets meer over de mate van sparen en over taal. Daarna toon ik het verband.
Biraz tasarruf oranları, biraz da dil hakkında bir şeyler anlatayım, sonra da aradaki bağlantıyı kuracağım.먼저 저축률과 언어 각각에 대해 설명하고 이 둘을 연결지어 보겠습니다.
Biraz tasarruf oranları, biraz da dil hakkında bir şeyler anlatayım, sonra da aradaki bağlantıyı kuracağım.Lad mig fortælle jer en lille smule om opsparingsrater, en smule om sprog, og så vil jeg påpege forbindelsen.
Biraz tasarruf oranları, biraz da dil hakkında bir şeyler anlatayım, sonra da aradaki bağlantıyı kuracağım.Laissez-moi vous en dire un peu sur les taux d'épargne, sur les langues, puis je ferai le lien.
Biraz tasarruf oranları, biraz da dil hakkında bir şeyler anlatayım, sonra da aradaki bağlantıyı kuracağım.Lasciate che vi parli un po' di tassi di risparmio e della lingua, e poi vi illustrerò il collegamento.
Biraz tasarruf oranları, biraz da dil hakkında bir şeyler anlatayım, sonra da aradaki bağlantıyı kuracağım.Opowiem o stopach oszczędności, o języku, a później nakreślę związek między nimi.
Biraz tasarruf oranları, biraz da dil hakkında bir şeyler anlatayım, sonra da aradaki bağlantıyı kuracağım.Povím vám něco málo o míře úspor, něco málo o jazyku, a poté mezi nimi ukážu spojitost.
Biraz tasarruf oranları, biraz da dil hakkında bir şeyler anlatayım, sonra da aradaki bağlantıyı kuracağım.Să vă spun câte ceva despre ratele de economisire, despre limbă, şi apoi voi puncta conexiunea.

İlgili Sayfalar