kurabiyeler ile cümle

kurabiyeler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Kesinlikle sahilde deniz kurabiyelerini bulmayı perspektife koyuyor.Asta pune în altă lumină căutarea scoicilor de mare pe plajă.
Kesinlikle sahilde deniz kurabiyelerini bulmayı perspektife koyuyor.Cela met surement en perspective la découverte des coquillages sur le rivage.
Kesinlikle sahilde deniz kurabiyelerini bulmayı perspektife koyuyor.Ciertamente pone la búsqueda de conchas marinas en perspectiva.
Kesinlikle sahilde deniz kurabiyelerini bulmayı perspektife koyuyor.Das kann man mit dem Muschelsuchen am Strand kaum mehr vergleichen.
Kesinlikle sahilde deniz kurabiyelerini bulmayı perspektife koyuyor.Het zet zeker het vinden van schelpen aan het strand in perspectief.
Kesinlikle sahilde deniz kurabiyelerini bulmayı perspektife koyuyor.Így a tengerpart menti kagylógyűjtést máris jobban lehet értékelni.
Kesinlikle sahilde deniz kurabiyelerini bulmayı perspektife koyuyor.Ini benar-benar membuat "menemukan kerang laut di pantai" menjadi masuk akal.
Kesinlikle sahilde deniz kurabiyelerini bulmayı perspektife koyuyor.Isso certamente dá outro valor ao ato de encontrar conchas no litoral.
Kesinlikle sahilde deniz kurabiyelerini bulmayı perspektife koyuyor.Jednoznačne sem zapadá moje hľadanie mušlí na pláži.
Kesinlikle sahilde deniz kurabiyelerini bulmayı perspektife koyuyor.그것은 분명 조개껍질을 줍는 일을 해변가에서 할 수 있도록 해주는 일 입니다..
Kesinlikle sahilde deniz kurabiyelerini bulmayı perspektife koyuyor.Nó chắc chắn đã đưa việc tìm vỏ sò trên bờ biển vào tầm nhìn.
Kesinlikle sahilde deniz kurabiyelerini bulmayı perspektife koyuyor.Quello certamente mette in prospettiva la ricerca di conchiglie in riva al mare.
Kesinlikle sahilde deniz kurabiyelerini bulmayı perspektife koyuyor.Rozhodně to vrhá na hledání mušlí na pobřeží docela jiné světlo.
Kesinlikle sahilde deniz kurabiyelerini bulmayı perspektife koyuyor.Szukanie muszelek na plaży widać teraz w innym świetle.
Kesinlikle sahilde deniz kurabiyelerini bulmayı perspektife koyuyor.Vsekakor dokritje postavlja iskanje školjk na obali v drugačno luč.
Kesinlikle sahilde deniz kurabiyelerini bulmayı perspektife koyuyor.Σίγουρα θέτει την εύρεση κοχυλιών στην αμμουδιά σε μια προοπτική.
Kesinlikle sahilde deniz kurabiyelerini bulmayı perspektife koyuyor.Всё это даёт новую перспективу поиску ракушек по берегу.
Kesinlikle sahilde deniz kurabiyelerini bulmayı perspektife koyuyor.Това със сигурност поставя намирането на мидени черупки на морския бряг в перспектива.
Kesinlikle sahilde deniz kurabiyelerini bulmayı perspektife koyuyor.Це дає нову перспективу пошуку мушель на узбережжі.
Kesinlikle sahilde deniz kurabiyelerini bulmayı perspektife koyuyor.זה באמת מכניס את התחביב של מציאת קונכיות בחוף לפרספקטיבה.
Kesinlikle sahilde deniz kurabiyelerini bulmayı perspektife koyuyor.وهذا يضع إيجاد أصداف البحر على شاطئ البحر في المنظور.
Kesinlikle sahilde deniz kurabiyelerini bulmayı perspektife koyuyor.ありがとうございました
Kesinlikle sahilde deniz kurabiyelerini bulmayı perspektife koyuyor.佢亦證明咗喺海邊執貝殼係有用嘅
Nil nehrin yanında 1300 km uzunluğuna büyüdü, ve deniz kurabiyelerim şehirlerin boyutlarına büyüdü.나일강을 따라 1,300 km 정도로 늘어났고 제가 찾던 샌드달러는
Nil nehrin yanında 1300 km uzunluğuna büyüdü, ve deniz kurabiyelerim şehirlerin boyutlarına büyüdü.A tamtejsze skorupiaki miały wielkość miast.
Nil nehrin yanında 1300 km uzunluğuna büyüdü, ve deniz kurabiyelerim şehirlerin boyutlarına büyüdü.E os meus dólares de areia também cresceram e tinham agora o tamanho de cidades.
Nil nehrin yanında 1300 km uzunluğuna büyüdü, ve deniz kurabiyelerim şehirlerin boyutlarına büyüdü.langs de Nijl en mijn zanddollar had de omvang van hele steden gekregen.
Nil nehrin yanında 1300 km uzunluğuna büyüdü, ve deniz kurabiyelerim şehirlerin boyutlarına büyüdü.lungo il Nilo, e i miei dollari della sabbia avevano assunto le dimensioni di una città.
Nil nehrin yanında 1300 km uzunluğuna büyüdü, ve deniz kurabiyelerim şehirlerin boyutlarına büyüdü.Nílus menti parttá, és a homokdollárok városnagyságú területekké növekedtek.
Nil nehrin yanında 1300 km uzunluğuna büyüdü, ve deniz kurabiyelerim şehirlerin boyutlarına büyüdü.Und meine Sanddollars wuchsen zur Größe von Städten heran.
Nil nehrin yanında 1300 km uzunluğuna büyüdü, ve deniz kurabiyelerim şehirlerin boyutlarına büyüdü.А мої морські їжаки стали завбільшки з місто.
Nil nehrin yanında 1300 km uzunluğuna büyüdü, ve deniz kurabiyelerim şehirlerin boyutlarına büyüdü.ל-800 מיילים של חוף לאורך הנילוס, והקונכיות שלי גדלו
Nil nehrin yanında 1300 km uzunluğuna büyüdü, ve deniz kurabiyelerim şehirlerin boyutlarına büyüdü.لما طوله ثمانمئة ميل بجوار نهر النيل، وقد كبرت دولاراتي الرملية
Nil nehrin yanında 1300 km uzunluğuna büyüdü, ve deniz kurabiyelerim şehirlerin boyutlarına büyüdü.由緬因州一個好細嘅沙灘 變成一條八百英哩長嘅尼羅河沙灘 而我要搵嘅嘢亦都由海錢變咗古城
Nil nehrin yanında 1300 km uzunluğuna büyüdü, ve deniz kurabiyelerim şehirlerin boyutlarına büyüdü.長さ1300キロの領域になり そして私の スカシカシパンは 街の大きさに なったからです
Şans kurabiyelerini kim tanıttı ?모든 일본인 제과공들이요.
Şans kurabiyelerini kim tanıttı ?שהמציאו את עוגיות המזל.
Şans kurabiyelerini kim tanıttı ?التي قدمت بسكوت الحظ.
Şans kurabiyelerini kim tanıttı ?私のプレゼンテーションの焦点は
Şans kurabiyeleri servis edildi. Bunu tabi ki biliyoruz Hatta Çin ile başlamayanИ все эти китайские рестораны подавали печенье судьбы, которое, как мы, конечно, знаем вовсе и не китайское.
Şans kurabiyeleri servis edildi.포츈쿠키를 서비스 하고 있었습니다.
Şans kurabiyeleri servis edildi.הגישו עוגיות מזל,
Şans kurabiyeleri servis edildi.كانوا يقدمون بسكوت الحظ ،
Şans kurabiyeleri servis edildi.もちろん私たちも知っています
Şans kurabiyeleri yoktur, böylece kızarmış gelato hizmet vermektedir.포츈쿠키는 없지만 대신에 튀긴 젤라토 요리가 있습니다.
Şans kurabiyeleri yoktur, böylece kızarmış gelato hizmet vermektedir.שם אין עוגיות מזל, אז הם מגישים גלידה מטוגנת.
Şans kurabiyeleri yoktur, böylece kızarmış gelato hizmet vermektedir.حيث أنهم لا يقدمون بسكوت الحظ، لذلك يقدمون الجيلاتي المقلية.
Şans kurabiyeleri yoktur, böylece kızarmış gelato hizmet vermektedir.油で揚げたジェラートがあります 私の階の下に住んでいるアレッサンドラは
Senin kurabiyelerini almak istiyor.Chce ti vzít tvé sušenky.
Senin kurabiyelerini almak istiyor.Chce ukraść twoje ciasteczka.
Senin kurabiyelerini almak istiyor.Dia ingin mengambil kuemu.
Senin kurabiyelerini almak istiyor.Ele quer roubar as tuas bolachas.
Senin kurabiyelerini almak istiyor.Es will deine Kekse stibitzen.
Senin kurabiyelerini almak istiyor.Hij wil je koekjes hebben.
Senin kurabiyelerini almak istiyor.Il veut te prendre tes cookies.
Senin kurabiyelerini almak istiyor.그건 네 쿠키를 뺏어가고 싶어해.
Senin kurabiyelerini almak istiyor.Quiere tus galletas.
Senin kurabiyelerini almak istiyor.Và nó muốn ăn bánh của Leo.
Senin kurabiyelerini almak istiyor.Vrea să-ți fure biscuiții.
Senin kurabiyelerini almak istiyor.Vuole i tuoi biscotti.
İlgili Sayfalar