Ana içeriğe geç
Sözlük

kura ile cümle

kura kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Sami Kuran'ın hikmetler kitabı olduğunu söyledi.Sami said that the Quran is a book of wisdom.
Sami Kuran'ın bilgelik kitabı olduğunu söyledi.Sami said that the Quran is a book of wisdom.
Sami Kuran'ı daha iyi anlamak için Arapça öğrendi.Sami learned Arabic to understand the Quran better.
Sami camide oturup Kuran'dan birkaç sure okudu.Sami sat in the mosque and read a few chapters of the Quran.
Kuran'ı okuman gerek.You need to read the Quran.
Sami Kuran'ı sadece birkaç günde okumayı başarmıştı.Sami was able to read the Quran in just a few days.
Sami o Kuran ayetlerini yüzlercce defa okudu.Sami read those Quranic verses hundreds of times.
Sami bu Kuran ayetlerini biliyordu.Sami knew those Quranic verses.
Sami Kuran hakkında hiçbir şey bilmiyordu.Sami knew nothing about the Quran.
Tom bana biraz kurabiye pişirdi.Tom baked me some cookies.
Tom'un yeni kurallar üretmek zorunda kalacak.Tom is going to have to make some new rules.
Bu kurabiyelerde fındık var mı?Do these cookies have nuts in them?
Tom kuralları değiştirecek.Tom is going to change the rules.
Tom kuralları değiştirdi.Tom has changed the rules.
Tom kurabiye pişiriyor.Tom is baking cookies.
Tom, kuralları bilmediğini söyledi.Tom said that he didn't know the rules.
Tom bu kurabiyeleri pişirdi.Tom baked these cookies.
Bu kurabiyeleri Tom yapmış.Tom made these cookies.
Tom kurabiyelerden hoşlanır.Tom likes cookies.
Tom bu öğleden sonra kurabiye pişirdi.Tom baked cookies this afternoon.
Tom bu öğleden sonra kurabiye yaptı.Tom baked cookies this afternoon.
Hepimiz kurallara uymak zorundayız.We all have to obey the rules.
Artık kurabiye yiyemezsin.You can't have a cookie now.
Bir tane daha kurabiye yiyebilirsin.You can have another cookie.
Tom, Mary ile bağlantı kuramadı.Tom couldn't contact Mary.
Bu kurabiyeler fırından yeni çıkmış.These cookies are fresh from the oven.
Tom'a seninle nasıl iletişim kurabileceğini söyle.Tell Tom how he can get in touch with you.
Tom kurabiyeden bir ısırık aldı.Tom took a bite out of the cookie.
Görelilik kuramını kim icat etti?Who invented the theory of relativity?
Öğleden sonra Tom'un pişirdiği kurabiyeler gerçekten lezzetli.The cookies Tom baked this afternoon are really delicious.
Gelir gelmez sizinle iletişim kuracağım.I will contact you as soon as I arrive.
Kuralları biliyor musun?Do you know the rules?
Kuralların ne olduğunu biliyor musun?Do you know what the rules are?
Tom, Mary'nin onun için pişirdiği kurabiyelerden hiçbirini yemedi.Tom didn't eat any of the cookies that Mary baked for him.
Sami, Leyla'yla bağlantı kuramadı.Sami could not get hold of Layla.
Sami, Leyla ile bağlantı kuramadı.Sami was unable to contact Layla.
Hava kararıyor. Kampı kuralım.It's getting dark. Let's set up the camp.
Tom çikolatalı kurabiyelere düşkündür.Tom is addicted to chocolate cookies.
Tom kurabiyeleri yaktı.Tom burned the cookies.
Biraz daha kurabiye yapalım.Let's make some more cookies.
Tom sizin için yeni yazılımı kuracak.Tom will install the new software for you.
Tom sana yeni yazılımı kuracak.Tom will install the new software for you.
Tom'un pişirdiğin kurabiyeleri seveceğinden eminim.I'm sure Tom is going to like the cookies you baked.
Eminim Tom onun için pişirdiğin kurabiyeleri sevecektir.I'm sure Tom is going to like the cookies you baked for him.
Tom'un onun için pişirdiğin kurabiyeleri beğeneceğinden eminim.I'm sure Tom is going to like the cookies you baked for him.
Her zaman kurallara uydum.I've always obeyed the rules.
Her zaman kurallara uymaya çalışırım.I always try to obey the rules.
Tom'la kontak kuracağım.I'll contact Tom.
Tom'a bu kurabiyeleri ver.Give Tom these cookies.
Bu kurabiyeleri Tom'a ver.Give these cookies to Tom.
Bana şu kurabiyeleri ver.Give me those cookies.
Önümüzdeki hafta sizinle bağlantı kuracağım.I'll get in touch with you next week.
En kısa zamanda Tom'la temas kuracağım.I'll get in touch with Tom as soon as possible.
Bazen kuralları çiğnerim.I do break rules sometimes.
Tom'la bağlantı kurabileceğimden eminim.I'm sure I can get in touch with Tom.
Tom ile bağlantı kurabileceğimden eminim.I'm sure that I can get in touch with Tom.
Lütfen bize kuralların ne olduğunu söyle.Please tell us what the rules are.
Tom kurabiye pişiriyor, değil mi?Tom is baking cookies, isn't he?
Tom kurabiyeleri yiyor, değil mi?Tom is eating cookies, isn't he?
Tom benim kurabiyemi yedi.Tom ate my cookie.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kura ile cümle - Sayfa 18 - kura kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App