kur'an ile cümle
kur'an kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Çünkü Allah, kendi şefkati için Kur'an'da buyurur ki,Och eftersom Gud själv har sagt att hans främsta kännetecken är medkänsla,
Çünkü Allah, kendi şefkati için Kur'an'da buyurur ki,Porque Dios dijo que su principal atributo es la compasión, de hecho, el Corán dice:
Çünkü Allah, kendi şefkati için Kur'an'da buyurur ki,Và bởi vì chính Chúa nói rằng, đức tính cơ bản của ngài là từ bi,
Çünkü Allah, kendi şefkati için Kur'an'da buyurur ki,А так как сам Бог сказал, что его главное качество - это сострадание, фактически, Коран говорит:
Çünkü Allah, kendi şefkati için Kur'an'da buyurur ki,וכיוון שאלוהים עצמו אמר שסגולתו העיקרית היא החמלה,
Çünkü Allah, kendi şefkati için Kur'an'da buyurur ki,ولأن الله نفسه قال إن السمة الأساسية له هو الرحمة ،
Çünkü Allah, kendi şefkati için Kur'an'da buyurur ki,コーランには「アラーは慈悲を御自分の動となされる」
Çünkü Allah, kendi şefkati için Kur'an'da buyurur ki,하느님 스스로 제일(第壹)의 속성은 자비라고 말씀하시기 때문입니다.
Diğer bir grup da Kur'an'ın yaşayan, canlı bir kitap olduğuna inanır.Aztán vagy egy csoport, aki úgy gondolja a Korán egy élő, lélegző dokumentum.
Diğer bir grup da Kur'an'ın yaşayan, canlı bir kitap olduğuna inanır.C'è un altro gruppo che crede al Corano come un documento vivente.
Diğer bir grup da Kur'an'ın yaşayan, canlı bir kitap olduğuna inanır.Dan is er een groep die gelooft dat de Koran een document is dat leeft en ademt.
Diğer bir grup da Kur'an'ın yaşayan, canlı bir kitap olduğuna inanır.Dann gibt es welche die glauben, dass der Koran ein lebendes, atmendes Schriftstück ist.
Diğer bir grup da Kur'an'ın yaşayan, canlı bir kitap olduğuna inanır.Dar mai e un grup care vede Coranul ca pe un document viu.
Diğer bir grup da Kur'an'ın yaşayan, canlı bir kitap olduğuna inanır.Depois, há um grupo que crê que o Corão é um documento vivo.
Diğer bir grup da Kur'an'ın yaşayan, canlı bir kitap olduğuna inanır.Ensuite, il y a un groupe qui croit le Coran est un document qui vit et respire.
Diğer bir grup da Kur'an'ın yaşayan, canlı bir kitap olduğuna inanır.Jest też grupa, która wierzy, że Koran jest żywym, oddychającym pismem.
Diğer bir grup da Kur'an'ın yaşayan, canlı bir kitap olduğuna inanır.Kemudian ada kelompok yang percaya Al-Qur'an adalah dokumen yang hidup.
Diğer bir grup da Kur'an'ın yaşayan, canlı bir kitap olduğuna inanır.또다른 사람들은 코란을 살아 숨쉬는 경전으로 믿고 있습니다.
Diğer bir grup da Kur'an'ın yaşayan, canlı bir kitap olduğuna inanır.Y hay otro grupo que creen que el Corán es un documento que respira y vive.
Diğer bir grup da Kur'an'ın yaşayan, canlı bir kitap olduğuna inanır.Έπειτα υπάρχει η όμάδα που πιστεύει ότι το Κοράνι είναι ένα ζωντάνο, αναπνέον κείμενο.
Diğer bir grup da Kur'an'ın yaşayan, canlı bir kitap olduğuna inanır.Другата група вярва, че Корана е жив, дишащ документ.
Diğer bir grup da Kur'an'ın yaşayan, canlı bir kitap olduğuna inanır.Другая группа считает, что Коран - это живой, дышащий документ.
Diğer bir grup da Kur'an'ın yaşayan, canlı bir kitap olduğuna inanır.יש קבוצה שמאמינה שהקוראן הוא מסמך חי ונושם.
Diğer bir grup da Kur'an'ın yaşayan, canlı bir kitap olduğuna inanır.وهنالك من يؤمن ان القران هو كتاب حي ، يعيش و يتنفس
Diğer bir grup da Kur'an'ın yaşayan, canlı bir kitap olduğuna inanır.この概念を 石のアップデートで表現しました
Herkes Kur'an'ın tüm zamanlar ve mekanlar için olduğuna inanıyor.1つのグループは数千年前の解釈が
Herkes Kur'an'ın tüm zamanlar ve mekanlar için olduğuna inanıyor.Ai cũng tin Kinh Koran là mọi lúc mọi nơi.
Herkes Kur'an'ın tüm zamanlar ve mekanlar için olduğuna inanıyor.Alle glauben, dass der Koran zeit- und ortsunabhängig ist.
Herkes Kur'an'ın tüm zamanlar ve mekanlar için olduğuna inanıyor.Iedereen gelooft dat de Koran bestaat voor altijd en overal.
Herkes Kur'an'ın tüm zamanlar ve mekanlar için olduğuna inanıyor.모두들 언제 어디서나 코란을 믿고 있습니다.
Herkes Kur'an'ın tüm zamanlar ve mekanlar için olduğuna inanıyor.Mindenki hisz abban, hogy a Korán minden korra és helyre szól.
Herkes Kur'an'ın tüm zamanlar ve mekanlar için olduğuna inanıyor.Semua percaya Al-Qur'an dipakai sampai kapanpun dan di manapun.
Herkes Kur'an'ın tüm zamanlar ve mekanlar için olduğuna inanıyor.Toată lumea vede în Coran o învăţătură eternă, independentă de timp şi spaţiu.
Herkes Kur'an'ın tüm zamanlar ve mekanlar için olduğuna inanıyor.Todos julgam que o Corão é para todos os momentos e lugares.
Herkes Kur'an'ın tüm zamanlar ve mekanlar için olduğuna inanıyor.Todos piensan que el Corán aplica todo el tiempo y a todos los lugares.
Herkes Kur'an'ın tüm zamanlar ve mekanlar için olduğuna inanıyor.Tout le monde croit que le Coran est pour tous les temps et pour tous les lieux.
Herkes Kur'an'ın tüm zamanlar ve mekanlar için olduğuna inanıyor.Tutti credono che il Corano sia dovunque e per sempre.
Herkes Kur'an'ın tüm zamanlar ve mekanlar için olduğuna inanıyor.Wszyscy wierzą, że Koran stosuje się dla wszystkich miejsc i wszystkich okresów czasu.
Herkes Kur'an'ın tüm zamanlar ve mekanlar için olduğuna inanıyor.Όλοι πιστεύουν ότι το Κοράνι είναι για κάθε ώρα και για κάθε μέρος.
Herkes Kur'an'ın tüm zamanlar ve mekanlar için olduğuna inanıyor.Всички вярват, че Корана е завинаги и навсякъде.
Herkes Kur'an'ın tüm zamanlar ve mekanlar için olduğuna inanıyor.Каждый верит, что Коран - книга на все времена и для всех миров.
Herkes Kur'an'ın tüm zamanlar ve mekanlar için olduğuna inanıyor.כולם מאמינים שהקוראן נכון לכל זמן ולכל מקום.
Herkes Kur'an'ın tüm zamanlar ve mekanlar için olduğuna inanıyor.الكل يؤمن بان القرآن صالح لكل زمان و مكان
Kur'an diyor: biz sizleri kabileler ve uluslar halinde yarattık, ki birbirinizi tanıyasınız.Azért alkottunk törzseket és nemzeteket számotokra, mondja a Korán, hogy megismerhessétek egymást.
Kur'an diyor: biz sizleri kabileler ve uluslar halinde yarattık, ki birbirinizi tanıyasınız.El Corán dice que hemos sido formados en tribus y naciones para conocernos entre nosotros.
Kur'an diyor: biz sizleri kabileler ve uluslar halinde yarattık, ki birbirinizi tanıyasınız."Formámos-vos", diz o Corão, "em tribos e nações "de modo a que possais conhecer-vos uns aos outros".
Kur'an diyor: biz sizleri kabileler ve uluslar halinde yarattık, ki birbirinizi tanıyasınız.코란은 다음과 같이 이야기 합니다. 우리가 당신을 다른 열방에 서로를 알게 합니다.
Kur'an diyor: biz sizleri kabileler ve uluslar halinde yarattık, ki birbirinizi tanıyasınız.Stvorili sme vás, hovorí sa v Koráne, do kmeňov a národov, aby ste sa mohli spoznávať.
Kur'an diyor: biz sizleri kabileler ve uluslar halinde yarattık, ki birbirinizi tanıyasınız.Uformowaliśmy was, mówi Koran, w plemiona i narody, żebyście mogli się znać między sobą.
Kur'an diyor: biz sizleri kabileler ve uluslar halinde yarattık, ki birbirinizi tanıyasınız.V-am adunat, spune Coranul, în triburi și nații ca să vă cunoașteți reciproc.
Kur'an diyor: biz sizleri kabileler ve uluslar halinde yarattık, ki birbirinizi tanıyasınız.Vi abbiamo creati, dice il Corano, in tribù e nazioni, perchè così possiate conoscervi l'un l'altro.
Kur'an diyor: biz sizleri kabileler ve uluslar halinde yarattık, ki birbirinizi tanıyasınız.Wij verdeelden jullie in stammen en volkeren, zegt de Koran, opdat jullie elkaar leert kennen.
Kur'an diyor: biz sizleri kabileler ve uluslar halinde yarattık, ki birbirinizi tanıyasınız.Wir haben euch, sagt der Koran, zu Völkern und Stämmen gemacht, damit ihr einander kennen möget.
Kur'an diyor: biz sizleri kabileler ve uluslar halinde yarattık, ki birbirinizi tanıyasınız.Σας διαμορφώσαμε, λέει το Κοράνι, σε φυλές και έθνη ώστε να μπορέσετε να γνωριστείτε μεταξύ σας.
Kur'an diyor: biz sizleri kabileler ve uluslar halinde yarattık, ki birbirinizi tanıyasınız.В Корана се казва: оформили сме ви в племена и нации, за да можете да се опознаете един друг.
Kur'an diyor: biz sizleri kabileler ve uluslar halinde yarattık, ki birbirinizi tanıyasınız."Мы создали вас, - говорит Коран, - в племенах и в народах, дабы вы могли познать друг друга."
Kur'an diyor: biz sizleri kabileler ve uluslar halinde yarattık, ki birbirinizi tanıyasınız.יצרנו אתכם, כתוב בקוראן, כשבטים וכעמים, כך שתכירו זה את זה.
Kur'an diyor: biz sizleri kabileler ve uluslar halinde yarattık, ki birbirinizi tanıyasınız.وكما ذكر في القرآن: "إنا خلقناكم شعوبا وقبائل لتعارفوا".
Kur'an diyor: biz sizleri kabileler ve uluslar halinde yarattık, ki birbirinizi tanıyasınız.しかし こうした普遍的な働きかけもまた 暴走する欲のために-
Kur'an için ilk vahiy geldiğinde ne oldu?Khi Muhammad nhận được sự mặc khải đầu tiên về kinh Koran trên một ngọn núi ngay bên ngoài thánh địa Mecca?