kur'an ile cümle

kur'an kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Kur'ân Olmasaydı Ne Yapardım Ben?Čo robím - keď nerežírujem?.
Burada da Kur'an okunur ve mezar ziyaretleri yapılır.Vytvorili sa priestory pre návštevníkov a hroby sa zrekonštruovali.
Kur'an'da Dünya'nın jeolojik tarihi ile ilişkin ifadeler bulunur.Tento proces sa v geologickej histórii Zeme neustále opakuje.
Daha sonra kendi köyüne dönüyor ve diğer din adamlarıyla birlikte camide kur'an dersi vermeye başlar.Keď sa vráti domov, zakladá spolu s ostatnými maďarskú skupinu CIAM.
Kur'an’da, “Ey iman edenler!Alah pravi: »O verniki!
Kur'ân Olmasaydı Ne Yapardım Ben?Kakšna naj bo in kakšna naj ne bo vsebina oglasnega sporočila?
Ülkesinde Kur'an'ın Arapça'dan tam çevirisine büyük katkı sağlamıştır.Med njegovim vladanjem so se vsi pomembni zapisi prevedlli v arabščino.
İsa, Kur’an’da adı 25 defa geçmektedir.V Koranu je Mojzes omenjen 502-krat.
Kur'an'da 25 peygamberin ismi geçer.Na njem so samo priimki (prenomen) faraonov.
Ra'd Suresi (Arapça: سورة الرعد) Kur'an'ın 13. suresi olup 43 ayettir.Grom (arabsko Ar-Ra'd) je 13. sura (poglavje) v Koranu, ki jo sestavlja 43 ajatov (verzov).
Yılda iki Kur'an yazma adeti vardı.Letno izideta dve številki knjižnega formata.
Kaf Suresi (Arapça: سورة ق) Kur'an'ın 50. suresidir ve 45 ayetten oluşur.Kaf (arabsko Qaf) je 50. sura (poglavje) v Koranu, ki jo sestavlja 45 ajatov (verzov).
Fil Suresi (Arapça: سورة الفيل ) Kur'an'ın 105. suresidir, 5 ayetten oluşur.Slon (arabsko Al-Fil) je 105. sura (poglavje) v Koranu, ki jo sestavlja 5 ajatov (verzov).
Buna göre Berberice, Kur'an'ın tam olarak çevirisinin yapıldığı ilk dildir.To je privedlo do šale da je Kölsch edini jezik, ki lahko pije.
Kur'an-ı Kerim 31 kasetten oluşuyordu.Njegova bibliografija obsega 31 zapisov.
Mutaffifin Suresi (Arapça:سورة المطففين), Kur'an'ın mevcut Mushaflardaki 83. suresidir ve 36 ayetten oluşur.Goljufi (arabsko Al-Mutaffifin) je 83. sura (poglavje) v Koranu, ki jo sestavlja 36 ajatov (verzov).
Standart Arapça olarak kabul edilen dil Kur'an'ın dilidir.Korane vartojama kalba yra klasikinė arabų kalba.
(Kur'an 74:38) Ey insanlar!(Eesti mõttelugu 27, 38).
Kur’an’ın 47. suresi onun adını taşımaktadır.47. kuusjoone nimeks on 困 (kùn).
Zikir, hatırlamak, anmak, zihinde tutmak, unutmamak anlamına Kur’an kaynaklı bir terimdir.Aeg, teadmine, mälu, mõtlemine on üksainus ühik."
İsa, Kur’an’da adı 25 defa geçmektedir.Jeesust on kirjas mainitud 2 korda.
Bu dönemde camiye gitmek,cenaze töreni yapmak, türkçe konuşmak, dua etmek, Kur’an okumak vb. yasaklanmıştır.Keelt kasutatakse ainult palvetes, eriti matustel, laulude laulmisel, koosolekute teadaandmiseks.
20 yaşlarında Kur'an ve hadislerden hüküm çıkarmaya başladı.Juba kahekümneaastasena alustas ta muinasjuttude ja legendide kirjapanekut.
Kur'an ve Sünnet öğrencileriydiler.Naised olid preestrid ja õpetajad.
610 yılının gecesinde Muhammed'e Mekke'nin yakınlarındaki dağda Kur'an için ilk vahiy geldiğinde ne oldu?Čo sa stalo v noci roku 610 keď Muhammad dostal prvé zjavenie Koránu na kopci neďaleko Mekky?
610 yılının gecesinde Muhammed'e Mekke'nin yakınlarındaki dağda Kur'an için ilk vahiy geldiğinde ne oldu?Kaj se je zgodilo v noči leta 610, ko je Mohamed prejel prvo razodetje Korana na gori nad Meko?
610 yılının gecesinde Muhammed'e Mekke'nin yakınlarındaki dağda Kur'an için ilk vahiy geldiğinde ne oldu?To jest, tej nocy w 610 r., kiedy Mahometowi objawił się Koran, na górze niedaleko Mekki.
Bakınız, Kur-an'ın bir çok yerinde bağışlanmaktan bahsedilmektedir.É assim, no Corão Sagrado, existem vários lugares onde o perdão é mencionado.
Bakınız, Kur-an'ın bir çok yerinde bağışlanmaktan bahsedilmektedir.신성한 코란에는 많은 부분에서 용서를 언급하고 있죠.
Bakınız, Kur-an'ın bir çok yerinde bağışlanmaktan bahsedilmektedir.Mira, en el Sagrado Corán hay muchas partes donde el perdón es mencionado.
Bakınız, Kur-an'ın bir çok yerinde bağışlanmaktan bahsedilmektedir.Nel Sacro Corano si parla di perdono in diversi passi.
Bakınız, Kur-an'ın bir çok yerinde bağışlanmaktan bahsedilmektedir.Regarde, il y a beaucoup de parties dans le Sacré Coran où le pardon est mentioné.
Bakınız, Kur-an'ın bir çok yerinde bağışlanmaktan bahsedilmektedir.Trong Kinh Koran, sự tha thứ được nhắc tới rất nhiều lần.
Bakınız, Kur-an'ın bir çok yerinde bağışlanmaktan bahsedilmektedir.Vedeti, in Sfantul Coran, sunt multe locuri in care iertarea este mentionata.
Bakınız, Kur-an'ın bir çok yerinde bağışlanmaktan bahsedilmektedir.Βλεπετε, στο ιερό Κοράνι αναφέρεται σε αρκετά μέρη η συγχώρεση.
Bakınız, Kur-an'ın bir çok yerinde bağışlanmaktan bahsedilmektedir.В Священном Коране прощение упоминается много раз.
Bazıları bugünle ilgili olan şeyin Kur'an'ın birkaç bin yıl önceki yorumlaması olduğuna inanıyor.Alcuni credono che questo implichi che l'interpretazione originale di duemila anni fa sia attuale ancora oggi.
Bazıları bugünle ilgili olan şeyin Kur'an'ın birkaç bin yıl önceki yorumlaması olduğuna inanıyor.Alguns crêem que isso significa que a interpretação original de há dois mil anos é relevante hoje.
Bazıları bugünle ilgili olan şeyin Kur'an'ın birkaç bin yıl önceki yorumlaması olduğuna inanıyor.Einige glauben, dass die Original-Interpretation von vor tausend Jahren heute relevant ist.
Bazıları bugünle ilgili olan şeyin Kur'an'ın birkaç bin yıl önceki yorumlaması olduğuna inanıyor.Một số tin điều đó nghĩa là các lý giải từ vài ngàn năm trước đều ứng với hiện tại.
Bazıları bugünle ilgili olan şeyin Kur'an'ın birkaç bin yıl önceki yorumlaması olduğuna inanıyor.Pentru unii, asta înseamnă că interpretarea originală, de acum vreo 2000 de ani, rămâne relevantă şi astăzi.
Bazıları bugünle ilgili olan şeyin Kur'an'ın birkaç bin yıl önceki yorumlaması olduğuna inanıyor.Но някои смятат, че първоначалната интерпретация от преди няколко хиляди години е валидната днес.
Bu mücadele, kişinin, hayatını Kur'an'da yazılı bulunan ahlâk yasalarına göre yaşamasının mücadelesidir.C'est un combat pour essayer de mener une vie selon les préceptes moraux du Coran.
Bu mücadele, kişinin, hayatını Kur'an'da yazılı bulunan ahlâk yasalarına göre yaşamasının mücadelesidir.Det är en kamp för att försöka leva ett liv som är styrt av de moraliska reglerna som står i Koranen.
Bu mücadele, kişinin, hayatını Kur'an'da yazılı bulunan ahlâk yasalarına göre yaşamasının mücadelesidir.E o luptă în încercarea de a duce o viață pe baza codurilor morale scrise în Coran.
Bu mücadele, kişinin, hayatını Kur'an'da yazılı bulunan ahlâk yasalarına göre yaşamasının mücadelesidir.È una lotta per cercare di vivere una vita regolata dal codice morale scritto nel Corano.
Bu mücadele, kişinin, hayatını Kur'an'da yazılı bulunan ahlâk yasalarına göre yaşamasının mücadelesidir.Het is een strijd om te leven volgens de morele codes uit de Koran.
Bu mücadele, kişinin, hayatını Kur'an'da yazılı bulunan ahlâk yasalarına göre yaşamasının mücadelesidir.Jest to walka, by żyć zgodnie z moralnym kodeksem Koranu.
Bu mücadele, kişinin, hayatını Kur'an'da yazılı bulunan ahlâk yasalarına göre yaşamasının mücadelesidir.Je to boj o to zkusit žít život, který se řídí podle morálního kodexu sepsaného v Koránu.
Bu mücadele, kişinin, hayatını Kur'an'da yazılı bulunan ahlâk yasalarına göre yaşamasının mücadelesidir.코란에 적힌 도덕적 규범대로 살아가기 위한 투쟁인 것입니다.
Bu mücadele, kişinin, hayatını Kur'an'da yazılı bulunan ahlâk yasalarına göre yaşamasının mücadelesidir.Είναι ένας αγώνας για να προσπαθούμε να ζούμε σύμφωνα με τους ηθικούς κανόνες που υπάρχουν στο Κοράνι.
Bu mücadele, kişinin, hayatını Kur'an'da yazılı bulunan ahlâk yasalarına göre yaşamasının mücadelesidir.Това е борба да се опитваме да живеем според моралния кодекс, който е записан в Корана.
Bu mücadele, kişinin, hayatını Kur'an'da yazılı bulunan ahlâk yasalarına göre yaşamasının mücadelesidir.Это борьба, дающая возможность жить так, чтобы соответствовать моральным нормам, записанным в Коране.
Bu mücadele, kişinin, hayatını Kur'an'da yazılı bulunan ahlâk yasalarına göre yaşamasının mücadelesidir.זהו מאבק לנסות לחיות חיים שנקבעו בקודים המוסריים הכתובים בקוראן.
Bu mücadele, kişinin, hayatını Kur'an'da yazılı bulunan ahlâk yasalarına göre yaşamasının mücadelesidir.هو نضال لتحاول و لتعيش حياة تحكمها القواعد الاخلاقية المذكورة في القرآن.
Bu mücadele, kişinin, hayatını Kur'an'da yazılı bulunan ahlâk yasalarına göre yaşamasının mücadelesidir.人生を生きる際に伴う苦闘なのです 本来の解釈では キリスト教徒にとっての「慈悲」と同じくらい
Çünkü Allah, kendi şefkati için Kur'an'da buyurur ki,A keďže Boh samotný povedal, že jeho základnou vlastnosťou je súcit, v skutočnosti Korán vraví, že:
Çünkü Allah, kendi şefkati için Kur'an'da buyurur ki,E poiché Dio stesso disse che il primo tra suoi attributi è la compassione, nel Corano si dice che:
Çünkü Allah, kendi şefkati için Kur'an'da buyurur ki,Gott selbst sagte, seine wichtigste Eigenschaft sei sein Mitgefühl, im Koran steht wörtlich:
Çünkü Allah, kendi şefkati için Kur'an'da buyurur ki,"Kleed jezelf met de kleding van God."

İlgili Sayfalar