kur'an ile cümle

kur'an kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Yahut Kur'ân’ı “kendi uydurdu” mu diyorlar?What!
Bu Kur'an bana vahyolundu ki, onunla sizi ve ulaştığı herkesi uyarayım.Do you indeed testify that there are other gods with God?'
Andolsun biz, Kur'an'ı öğüt almak için kolaylaştırdık.Now We have made the Koran easy for Remembrance.
Andolsun biz Kur'an'ı öğüt almak için kolaylaştırdık.Now We have made the Koran easy for Remembrance.
Onun için Kur'an'dan kolayınıza geldiği kadar okuyun.So recite of it so much as is feasible.
Andolsun Biz Kur'an'ı zikr (öğüt alıp düşünmek) için kolaylaştırdık.Now We have made the Koran easy for Remembrance.
"O (Kur'an), 'gerçeğe ve doğruya' yöneltip-iletiyor.guiding to rectitude.
Öyleyse ondan (Kur'an'dan) kolay geleni okuyun.So recite of it so much as is feasible.
Elbette ki, Allah'ın zikri/Kur'an'ı daha büyüktür! Allah, neler yaptığınızı biliyor.God's remembrance is greater; and God knows the things you work.
Yemin olsun ki, biz, Kur'an'ı öğüt ve ibret için kolaylaştırdık.Now We have made the Koran easy for Remembrance.
O halde Kur'an'dan, kolay geleni okuyun! Namazı/duayı yerine getirin!So recite of it so much as is feasible.
Onlara (Kur'an) okunduğu zaman: Ona iman ettik. Çünkü o Rabbimizden gelmiş hakikattir.and, when it is recited to them, they say, 'We believe in it; surely it is the truth from our Lord.
Andolsun biz Kur'an'ı öğüt alınsın diye kolaylaştırdık.Now We have made the Koran easy for Remembrance.
Andolsun biz Kur'an'ı düşünüp öğüt alınsın diye kolaylaştırdık.Now We have made the Koran easy for Remembrance.
Andolsun biz Kur'an'ı, anlaşılıp öğüt alınması için kolaylaştırdık.Now We have made the Koran easy for Remembrance.
Andolsun biz Kur'an'ı, öğüt almak için kolaylaştırdık.Now We have made the Koran easy for Remembrance.
O halde Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun.So recite of it so much as is feasible.
Allah, size Kitab'ı (Kur'ân'ı) açıklanmış olarak indirdiği halde, ondan başka bir hakem mi arayayım?What, shall I seek after any judge but God?
Onlara (Kur'ân) okunduğu zaman "O'na iman ettik. Çünkü o, Rabbimizden gelmiş hakikattir.and, when it is recited to them, they say, 'We believe in it; surely it is the truth from our Lord.
Biz onlardan daha kuvvetli olanları helâk ettik. Kur'an'da öncekilerin örneği de geçmiştir.so We destroyed men stronger in valour than they, and the example of the ancients passed away.
Öyleyse sen, sana vahyedilen Kur'an'a sarıl. Şüphesiz ki sen doğru bir yol üzerindesin.So hold thou fast unto that which has been revealed unto thee; surely thou art upon a straight path.
Andolsun biz Kur'ân'ı öğüt almak için kolaylaştırdık.Now We have made the Koran easy for Remembrance.
O Kur'ân hidayete erdiriyor, biz de ona iman ettik.guiding to rectitude.
Yemin olsun: Biz, ders alınsın diye Kur'ân’ın anlaşılmasını kolaylaştırdık.Now We have made the Koran easy for Remembrance.
Yemin olsun: Biz ders alınsın diye Kur'ân’ın anlaşılmasını kolaylaştırdık.Now We have made the Koran easy for Remembrance.
Yemin olsun, Biz, ders alınsın diye Kur'ân’ın anlaşılmasını kolaylaştırdık.Now We have made the Koran easy for Remembrance.
Vakit vakit inen Kur'ân’a yemin ederim ki,I swear by the fallings of the stars
Haydi artık Kur’ân’dan, kolayınıza gelen miktarı okuyun.So recite of it so much as is feasible.
Onlar, kendilerine gelen Kur'an'ı inkar ettiler.Verily those who disbelieve in the Admonition when it cometh Unto them are themselves to blame.
Bir zaman, cinlerden bir topluluğu Kur'an dinlemek üzere sana yöneltmiştik.And recall what time We turned towards thee a company Of the Jinns hearkening Unto the Qur'an.
Bundan (Kur’an’dan) önce (onlar) insanlar için bir hidayet idiler.Aforetime, for a guidance unto the people, and sent down the criterion.
Hani cinlerden birkaçını, Kur'an dinlemek üzere sana yöneltmiştik.And recall what time We turned towards thee a company Of the Jinns hearkening Unto the Qur'an.
Ve Kur'an'ı belli bir düzen içinde (tertil üzere) oku.And intone the Qur'an with a measured intontion. s
Hayır, onlar benim zikrimden/Kur'an'ımdan kuşkulandılar.Yea! they are in doubt concerning My admonition.
Onlar, o zikiri/Kur'an'ı kendilerine geldiğinde inkâr ettiler.Verily those who disbelieve in the Admonition when it cometh Unto them are themselves to blame.
Bir zaman, cinlerden bir topluluğu, Kur'an'ı dinlemeleri için sana yöneltmiştik.And recall what time We turned towards thee a company Of the Jinns hearkening Unto the Qur'an.
Ve Kur'an'ı ağır ağır, düşüne düşüne oku!And intone the Qur'an with a measured intontion. s
Sizin de atalarınızın da bilemediği şeyler (Kur'an'da) size öğretilmiştir.And ye were taught that which ye knew not: neither ye nor your fathers.
Bunlar Kitab'ın ve apaçık bir Kur'an'ın ayetleridir.These are the verses of the Book, and a Qur'an luminous.
Belki, bunlar Kur'an'ım hakkında şüphe içine düştüler.Yea! they are in doubt concerning My admonition.
Hani cinlerden bir gurubu, Kur'an'ı dinlemeleri için sana yöneltmiştik.And recall what time We turned towards thee a company Of the Jinns hearkening Unto the Qur'an.
Doğrusu onlar benim Kur'ân'ımdan bir kuşku içindeler.Yea! they are in doubt concerning My admonition.
Kur'ân kendilerine geldiğinde onu inkâr edenler, mutlaka cezalarını çekceklerdir.Verily those who disbelieve in the Admonition when it cometh Unto them are themselves to blame.
Kur'ân'dan önce de bir rehber ve rahmet olarak Musa'nın kitabı Tevrat vardı.And before it there hath been the Book of Musa, a guide and a mercy.
Ey Muhammed! Hani biz cinlerden bir grubu Kur'ân'ı dinlemeleri için sana yöneltmiştik.And recall what time We turned towards thee a company Of the Jinns hearkening Unto the Qur'an.
Onlar Kur'ân'ı dinlemek için hazır bulundukları zaman birbirlerine "susun" dediler.So when they came in the presence thereof they said: give ear.
Çünkü o Kur'ân bir öğüttür.Verily it is an admonition.
Kur'ân’ı sana, meşakkat çekip, bedbaht olasın diye indirmedik.Ha. *Chapter: 20
Andolsun biz bu Kur'an'da insanlara her çeşit misali türlü biçimlerde anlattık.And indeed We have put forth every kind of example in this Quran, for mankind.
Eğer yolu bulursam, bu da Rabbimin bana vahyettiği (Kur'an) sayesindedir.But if I remain guided, it is because of the Inspiration of my Lord to me.
Oysa o (Kur'an), yanlarındakini (kitabı) doğrulayan bir gerçektir.And they disbelieve in that which came after it, while it is the truth confirming what is with them.
Andolsun, bu Kur'an'da insanlar için Biz her örnekten çeşitli açıklamalarda bulunduk.And indeed We have put forth every kind of example in this Quran, for mankind.
Şöyle haykırdılar: "Hey! Kendisine o zikir/Kur'an indirilen!And they say: "O you (Muhammad SAW) to whom the Dhikr (the Quran) has been sent down!
Biz sana katımızdan da bir Zikir/Kur'an vermişizdir.And indeed We have given you from Us a Reminder (this Quran).
Mallarınız ve çocuklarınız, sizi, Allah'ı anmaktan/Allah'ın zikri olan Kur'an'dan alıkoymasın!Let not your properties or your children divert you from the remembrance of Allah.
O, çok yüce bir Kur'an'dır.This is a Glorious Quran,
Halbuki o Kur'an kendi ellerinde bulunan Tevrat'ı doğrulayıcı olarak gelmiş hak kitaptır.And they disbelieve in that which came after it, while it is the truth confirming what is with them.
Size Rabbinizden Hak (Kur'an) gelmiştir.Say: "O you mankind!
Dediler ki: "Ey kendisine Kur'an indirilen (Muhammed)!And they say: "O you (Muhammad SAW) to whom the Dhikr (the Quran) has been sent down!
Hakikaten biz bu Kur'an'da insanlar için her türlü misali sayıp dökmüşüzdür.And indeed We have put forth every kind of example in this Quran, for mankind.

İlgili Sayfalar