kupa ile cümle

kupa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Müdür ona bir kupa verdi.The manager bestowed a trophy on him.
Bu bira kupası bir pint alıyor.This beer mug holds one pint.
Bu kupa altından yapılmıştır.The cup is made of gold.
Altın kupa final maçının galibine verildi.The gold cup was given to the winner of the final match.
Bizim için sürpriz oldu, Betty kupayı kazandı.To our surprise, Betty won the trophy.
O, kupayı düşürdü ve kırdı.He dropped the cup and broke it.
Onlar arkaya arkaya üç yıl Japonya Kupasını kazandılar.They won the Japan Cup three years in succession.
Arkadaşıma kupa verildiği zaman sevinçle bağırmaktan başka bir şey yapamadım.I could not but cheer when my friend was handed the trophy.
Hiç kimse çalışmıyor. Herkes Dünya Kupası'nı izliyor.No one is working. Everyone's watching the World Cup.
2010 Dünya Kupası'nı Hollanda kazandı.The Netherlands have won the 2010 World Cup.
1958'de, Brezilya ilk Dünya Kupası zaferini kazandı.In 1958, Brazil won its first World Cup victory.
Jabulani, 2010 FIFA Dünya Kupası'nın resmi maç topudur.The Jabulani is the official match ball of the 2010 FIFA World Cup.
İspanya, 2010 FIFA Dünya Kupası'nın galibidir.Spain is the winner of the 2010 FIFA World Cup.
Fransa, 1998 Dünya Kupası'nın galibidir.France is the winner of the 1998 World Cup.
Hollanda 2010 Dünya Kupası'nı kazandı.The Netherlands won the 2010 World Cup.
Hollanda böylece Dünya kupasını kazandı.Netherlands so deserved the World Cup.
Bir Hollandalı, Dünya Kupasını kazandıktan sonra ne yapar? Playstation'ı kapatır.What does a Dutchman do after winning the World Cup? He turns the playstation off.
O hangi kupayı seçecek?Which cup will he choose?
Botafogo, Brezilya Lig Kupasını kazandı.Botafogo has won the Brazilian League Trophy.
O, ona kupa verdi.She presented him with the trophy.
Hiç kimse çalışmıyor; onların hepsi Dünya Kupası'nı izliyor.Nobody's working; they're all watching the World Cup.
2011 Bayanlar Futbol Dünya Kupası, Almanya'nın Frankfurt şehrinde sona erecek.The 2011 Women's Soccer World Cup will end in Frankfurt, Germany.
Mary bir kupa karısı.Mary is a trophy wife.
O, davet edilmesine rağmen, Dünya Kupasını izlemek için gitmedi.Even though she was invited, she didn't go to watch the World Cup.
Bu kupa demirden yapılmıştır.This mug is made of iron.
Kupayı kazandın mı?Did you win the trophy?
İşte kupan.Here's your mug.
Kupam nerede?Where's my cup?
Kupa asım var.I have the ace of hearts.
Tom'un masasının üstündeki rafta bir bovling kupası vardı.There was a bowling trophy on the shelf above Tom's desk.
Tom'un kahve kupası Mary'ninkinin yanında.Tom's coffee mug is next to Mary's.
Tom'un sevdiği kahve kupasını çaldım.I stole Tom's favorite coffee mug.
Bir sonraki Dünya Kupası Brezilya'da düzenlenecek.The next World Cup will be held in Brazil.
Takım dünya kupasını kazandıktan sonra balatayı sıyırdı.The team went haywire after winning the world cup.
Ben senin kupalarını kırmam.I don't crack your mugs.
Tom Mary'ye bir kupa kahve sundu.Tom offered Mary a mug of coffee.
Sen benim kupamı aldın.You have my mug.
FIFA Dünya Kupasının ilk kazananı Uruguay'dı.The first winner of the FIFA World Cup was Uruguay.
O benim kupam mı?Is that my mug?
Benim bir kupa kızım var.I've got a queen of hearts.
Dünyadaki en ünlü at yarışlarından biri, Melborn Kupası, bugün yapılacak.One of the most famous horse races in the world, the Melbourne Cup, will be held today.
Futbol Dünya Kupası 2014'te Brezilya'da düzenlenecek.The football World Cup will be held in Brazil in 2014.
Tom kahve kupasından içti ve gazete okudu.Tom drank out of his coffee mug and read the newspaper.
Tom paslanmaz çelik kahve kupasını kahveyle doldurdu.Tom filled his stainless steel coffee mug with coffee.
Tom kupasını aldı ve yeniden doldurmak için mutfağa gitti.Tom grabbed his mug and walked into the kitchen to get a refill.
Tom Mary'nin onu yeniden doldurması için kupasını uzattı.Tom held his cup out for Mary to refill it.
Tom kupasını uzattı ve Mary onu yeniden doldurdu.Tom held out his mug and Mary refilled it.
Tom kahve demliğini aldı ve kendisinin ve Mary'nin kupalarını yeniden doldurdu.Tom picked up the pot of coffee and refilled his and Mary's cups.
Tom bir kupaya biraz kaynamış su döktü.Tom poured some boiling water into a cup.
Tom bir plastik kupaya şarap koydu ve Mary'ye uzattı.Tom poured wine into a plastic cup and handed it to Mary.
Tom kahve kupasını piknik masasına koydu.Tom put his coffee mug on the picnic table.
Tom iki kupa kahveyle mutfaktan döndü ve Mary'nin yanına oturdu.Tom returned from the kitchen with two mugs of coffee and sat down next to Mary.
Tom kupasını çalkaladı ve sonra onu kahveyle yeniden doldurdu.Tom rinsed out his mug and then refilled it with coffee.
Tom kahve kupasına baktı.Tom stared at his coffee mug.
Dünya Kupası ayın on birinde başlayacak.The World Cup is going to start on the 11th.
Tom'un yarışmalarda kazandığı kupalarla dolu bir dolabı var.Tom has a closet full of trophies that he won at competitions.
Tom Mary'ye bir kupa kahve uzattı.Tom handed Mary a mug of coffee.
Tom domates çorbasını kupasına doldurdu ve onu içti.Tom poured the tomato soup in his mug and drank it.
Futbolda dünya kupasını 1998'de Fransa kazandı.France won the World Cup in soccer in 1998.
Dünya Kupasını izliyor musun?Are you following the World Cup?

İlgili Sayfalar