Ana içeriğe geç
Sözlük

kumla ile cümle

kumla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Alberta katran kumlarında birikenler bunlar.Acesta este ceea ce se acumulează în nisipurile cu smoală din Alberta.
Alberta katran kumlarında birikenler bunlar. Bunlar sülfür blokları.Это то, что накапливается в смоляных песках Альберты.
Alberta katran kumlarında birikenler bunlar.C'est ça qui s'accumule dans les sables goudronneux d'Alberta.
Alberta katran kumlarında birikenler bunlar.Das hier fällt bei den Ölsänden in
Alberta katran kumlarında birikenler bunlar.Dit is wat zich ophoopt bij de teerzanden van Alberta.
Alberta katran kumlarında birikenler bunlar.Esto es lo que se acumula en las arenas de brea de
Alberta katran kumlarında birikenler bunlar.Isto é o que se acumula nas areias betuminosas de Alberta.
Alberta katran kumlarında birikenler bunlar.이 사진은 앨버타주의 타르샌드안에 축적된 것을 보여줍니다.
Alberta katran kumlarında birikenler bunlar.Questo è ciò che si accumula nelle sabbia catramose dell'Alberta.
Alberta katran kumlarında birikenler bunlar.To akumuluje się w piaskach bitumicznych Alberty.
Alberta katran kumlarında birikenler bunlar.Ето какво се натрупва в катранените пясъци в Албърта.
Alberta katran kumlarında birikenler bunlar.זה מה שמצטבר בחולות הזפת של
Alberta katran kumlarında birikenler bunlar.هذا ما يتراكم في رمال قطران
Alberta katran kumlarında birikenler bunlar.硫黄のブロックです
Ama çocukların umurunda değil. Onlar anın içinde eğleniyorlar ve kumla oynamaya devam ediyorlar.Pero a los niños no les importa, se divierten y continúan jugando en la arena.
Angola'da Ckokwe yaşayanları kumlara çizgiler çizerler,Chokwe-folket i Angola trækker streger i sandet, -
Angola'da Ckokwe yaşayanları kumlara çizgiler çizerler,In Angola tekenen de Chokwe lijnen in het zand.
Angola'da Ckokwe yaşayanları kumlara çizgiler çizerler,앙골라에선, 초케족 사람들은 모래에 그림을 그리는데
Angola'da Ckokwe yaşayanları kumlara çizgiler çizerler,באנגולה, אנשי הצ'וקווה מציירים קווים בחול.
Angola'da Ckokwe yaşayanları kumlara çizgiler çizerler,في أنغولا, يرسم شعب التشوكوي خطوطا في الرمال,
Angola'da Ckokwe yaşayanları kumlara çizgiler çizerler,ドイツの数学者オイラーがグラフと読んだものです
Bana, 40 yıl önceki Apollo görevinin farklı inişlerinden getirilen kumlar gönderdiler.40년 전에 아폴로 달 착륙을 할 때 가져온 모래를 저한테 보내줬습니다.
Bana, 40 yıl önceki Apollo görevinin farklı inişlerinden getirilen kumlar gönderdiler.40年前のアポロ計画で 着陸した色々な場所の砂です こうして三次元顕微鏡で写真を撮り始めました
Bana, 40 yıl önceki Apollo görevinin farklı inişlerinden getirilen kumlar gönderdiler.Ze bezorgden me zanden van de verschillende landingsplaatsen, van de Apollo-missies van 40 jaar geleden.
Bana, 40 yıl önceki Apollo görevinin farklı inişlerinden getirilen kumlar gönderdiler.Они отправили мне образцы со всех мест, где садился Аполлон 40 лет назад.
Bana, 40 yıl önceki Apollo görevinin farklı inişlerinden getirilen kumlar gönderdiler.והתחלתי לצלם עם המיקרוסקופים התלת ממדיים שלי. זו היתה התמונה הראשונה. היא מדהימה.
Bana, 40 yıl önceki Apollo görevinin farklı inişlerinden getirilen kumlar gönderdiler.لذا أرسلوا لي الرمال من عمليات الإنزال المختلفة بعثات أبولو التي حصلت قبل 40 عاماً.
Bizler zamanı geri döndüremeyiz zamanın kumları geri dönse bileNous ne pouvons revenir en arrière même si le sable s'écoule
Bizler zamanı geri döndüremeyiz zamanın kumları geri dönse bileSelbst wenn ich den Sand der Zeit verstreue, so könnte ich doch nicht in die Vergangenheit zurückkehren.
Diğer kumlar, bu mikro meteoritler geldiğinde, buharlaşırlar, ve bu fıskiyeleri oluştururlar.Andere zanden verdampen door deze micrometeorieten en vormen fonteinen.
Diğer kumlar, bu mikro meteoritler geldiğinde, buharlaşırlar, ve bu fıskiyeleri oluştururlar.이 유성진이 다가올 때, 다른 모래들은 기화되어서 이런 샘을 만들죠.
Diğer kumlar, bu mikro meteoritler geldiğinde, buharlaşırlar, ve bu fıskiyeleri oluştururlar.מזרקות מיקרוסקופיות אלו שעולות ל -- עמדתי לומר "למעלה באוויר", אבל אין אוויר --
Diğer kumlar, bu mikro meteoritler geldiğinde, buharlaşırlar, ve bu fıskiyeleri oluştururlar.رمال أخرى، عندما تأتي هذه النيازك الدقيقة ، تتبخر وتنشئ هذه النوافير،
Diğer kumlar, bu mikro meteoritler geldiğinde, buharlaşırlar, ve bu fıskiyeleri oluştururlar.溶岩となって噴き上がります 極小の溶岩が空気中に-
Fort McMurray Alberta, Kanada Katranlý kumlar muhtemelen insanlýk전제 IV
Fort McMurray Alberta, Kanada Katranlý kumlar muhtemelen insanlýkPremisa IV
Fort McMurray Alberta, Kanada Katranlý kumlar muhtemelen insanlýkPrémisse IV
Fort McMurray Alberta, Kanada Katranlý kumlar muhtemelen insanlýkПоложение IV
Havada çürüme ve barut kokusu vardı ve kumlar akan kanlarla ıslanmıştı.El aire apestaba a descomposición y pólvora, y la arena estaba empapada con la sangre derramada.
Havada çürüme ve barut kokusu vardı ve kumlar akan kanlarla ıslanmıştı.Ilma haisi mädälle ja ruudille. Hiekka oli veren värjäämää.
Havada çürüme ve barut kokusu vardı ve kumlar akan kanlarla ıslanmıştı.Luften fyldtes med en lugt af forrådnelse og krudt. Sandet opslugte meget blod.
Havada çürüme ve barut kokusu vardı ve kumlar akan kanlarla ıslanmıştı.Luften fylldes med lukt av förruttnelse och krut. Sanden dränktes av blod.
Havada çürüme ve barut kokusu vardı ve kumlar akan kanlarla ıslanmıştı.O ar estava saturado de decadência e pólvora e a areia estava empapada com o sangue que era derramado.
Havada çürüme ve barut kokusu vardı ve kumlar akan kanlarla ıslanmıştı.W powietrzu unosił się odór rozkładu i prochu, a piasek był przesiąknięty przelaną krwią.
Havada çürüme ve barut kokusu vardı ve kumlar akan kanlarla ıslanmıştı.Ο αέρας μύριζε σαπίλα και μπαρούτι, και η γη ήταν μουσκεμένη στο αίμα που είχε χυθεί.
Havada çürüme ve barut kokusu vardı ve kumlar akan kanlarla ıslanmıştı.В воздухе витал запах гнили и пороха, а песок был пропитан пролитой кровью.
Hayvan sahildeki ıslak kumlarda burunlarını rüzgara çevirerek yan yan yürüyor.A szörny oldalvást mozog a tengerpart nedves homokján, orrával a szél irányába nézve.
Hayvan sahildeki ıslak kumlarda burunlarını rüzgara çevirerek yan yan yürüyor.Bestia merge în diagonală pe nisipul ud al plajei, cu nasul în vânt.
Hayvan sahildeki ıslak kumlarda burunlarını rüzgara çevirerek yan yan yürüyor.Das Tier bewegt sich seitwärts auf dem nassen Sand am Strand, seine Nase in den Wind gedreht.
Hayvan sahildeki ıslak kumlarda burunlarını rüzgara çevirerek yan yan yürüyor.De beesten lopen zijwaarts over het natte zand van het strand, met hun neus in de wind gericht
Hayvan sahildeki ıslak kumlarda burunlarını rüzgara çevirerek yan yan yürüyor.Hewan ini berjalan menyamping di pasir basah di pantai, dengan hidungnya mengarah ke arah angin.
Hayvan sahildeki ıslak kumlarda burunlarını rüzgara çevirerek yan yan yürüyor.주둥이를 바람으로 향하게 한 채 해변의 젖은 모래 위를 옆으로 걸어갑니다.
Hayvan sahildeki ıslak kumlarda burunlarını rüzgara çevirerek yan yan yürüyor.La bestia camina de costado sobre la arena mojada de la playa, con su trompa apuntando hacia el viento.
Hayvan sahildeki ıslak kumlarda burunlarını rüzgara çevirerek yan yan yürüyor.L" "animale" cammina lungo il bagnasciuga. col naso puntato al vento.
Hayvan sahildeki ıslak kumlarda burunlarını rüzgara çevirerek yan yan yürüyor.Les bêtes se déplacent latéralement sur le sable mouillé, avec leur museau face au vent.
Hayvan sahildeki ıslak kumlarda burunlarını rüzgara çevirerek yan yan yürüyor.Loại động vật này bước về một hướng trên bãi cãi ướt của bãi biển, với chiếc mũi hướng về cơn gió.
Hayvan sahildeki ıslak kumlarda burunlarını rüzgara çevirerek yan yan yürüyor.O animal anda de lado na areia molhada da praia, com o nariz apontado ao vento.
Hayvan sahildeki ıslak kumlarda burunlarını rüzgara çevirerek yan yan yürüyor.Stvorenie kráča bokom po mokrom piesku na pláži a nos mu smeruje proti vetru.
Hayvan sahildeki ıslak kumlarda burunlarını rüzgara çevirerek yan yan yürüyor.Zvíře chodí do stran na mokrém plážovém písku, svým předkem namířeným proti větru.
Hayvan sahildeki ıslak kumlarda burunlarını rüzgara çevirerek yan yan yürüyor.Zwierzę porusza się bokiem po mokrym piasku na plaży, z nosem skierowanym w stronę wiatru.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod