Ana içeriğe geç
Sözlük

kumda ile cümle

kumda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ayak kumda bir yere adım atar, tekerlekse oraya kadar olan her noktaya değmek zorundadır.발은 모래 위로 내딛는 반면 바퀴는 모든 지면과 접촉해야 해죠.
Ayak kumda bir yere adım atar, tekerlekse oraya kadar olan her noktaya değmek zorundadır.Mentre i piedi scavalcano la sabbia, la ruota deve toccare ogni millimetro di suolo.
Ayak kumda bir yere adım atar, tekerlekse oraya kadar olan her noktaya değmek zorundadır.Nohy piesok prekračujú, zato koleso sa musí dotknúť zeme po celej trase.
Ayak kumda bir yere adım atar, tekerlekse oraya kadar olan her noktaya değmek zorundadır.Os pés simplesmente pisam a areia enquanto a roda tem de tocar em cada pedaço do chão nos intervalos.
Ayak kumda bir yere adım atar, tekerlekse oraya kadar olan her noktaya değmek zorundadır.Tutaj stopy po prostu kroczą ponad piaskiem, a koło musi być w ciągłym kontakcie z podłożem.
Ayak kumda bir yere adım atar, tekerlekse oraya kadar olan her noktaya değmek zorundadır.Và đôi bàn chân chỉ việc bước trên cát, và các bánh xe phải chạm vào từng tấc đất ở chính giữa
Ayak kumda bir yere adım atar, tekerlekse oraya kadar olan her noktaya değmek zorundadır.Y las patas simplemente pisan sobre la arena, mientras que la rueda tiene que tocar cada parte del piso.
Ayak kumda bir yere adım atar, tekerlekse oraya kadar olan her noktaya değmek zorundadır.Zatímco chodidlo přes písek překračuje, kolo se musí mezitím dotknout každého kousku povrchu země.
Ayak kumda bir yere adım atar, tekerlekse oraya kadar olan her noktaya değmek zorundadır.Τα πόδια απλά περπατάνε στην άμμο, ενώ ο τροχός πρέπει να αγγίξει κάθε κομμάτι του εδάφους ενδιάμεσα.
Ayak kumda bir yere adım atar, tekerlekse oraya kadar olan her noktaya değmek zorundadır.А лапы просто перешагивают часть песка, в то время как колесу приходится соприкасаться всё время с дорогой.
Ayak kumda bir yere adım atar, tekerlekse oraya kadar olan her noktaya değmek zorundadır.Докато краката, стъпват просто върху пясъка, при колелото се докосва всяка част от земята.
Ayak kumda bir yere adım atar, tekerlekse oraya kadar olan her noktaya değmek zorundadır.והרגליים פשוט דורכות על החול, והגלגל צריך לגעת בכל פיסה של האדמה ביניהן.
Ayak kumda bir yere adım atar, tekerlekse oraya kadar olan her noktaya değmek zorundadır.والأقدام تخطو من فوق الرمال بينما الكفر عليه ملامست كل جزء من الأرض بينهما
Ayak kumda bir yere adım atar, tekerlekse oraya kadar olan her noktaya değmek zorundadır.車輪は地面との間を全ての面が触れなくてはなりません そこで車輪の開発から5000年後
Aynı kumda uyuyorlar. Aynı yerde birlikte yaşıyorlar.הם ישנו על אותו החול. הם חיו ביחד.
Aynı kumda uyuyorlar.Anh ngủ trên cùng một bãi cát.
Aynı kumda uyuyorlar. Aynı yerde birlikte yaşıyorlar. Birlikte yemek yiyorlar.Au dormit pe același nisip, au locuit împreună, au mâncat împreună, au sângerat împreună.
Aynı kumda uyuyorlar. Aynı yerde birlikte yaşıyorlar.그들은 함께 모래밭에서 잠자고, 함께 살아갑니다.
Aynı kumda uyuyorlar. Aynı yerde birlikte yaşıyorlar.Śpią na tej samej ziemi i razem żyją.
Aynı kumda uyuyorlar. Aynı yerde birlikte yaşıyorlar.Вони спали в одній пустелі, разом жили і їли.
Aynı kumda uyuyorlar. Aynı yerde birlikte yaşıyorlar.لقد ناموا على نفس الرمال، وعاشوا سوياً،
Aynı kumda uyuyorlar. Aynı yerde birlikte yaşıyorlar.共に食を取り 共に痛みを分かち合うのです
Aynı kumda uyuyorlar.Dia tidur di atas pasir yang sama.
Aynı kumda uyuyorlar.Ele dormiu na mesma areia.
Aynı kumda uyuyorlar.Er hat im gleichen Sand geschlafen.
Aynı kumda uyuyorlar.Ha dormido en la misma arena.
Aynı kumda uyuyorlar.Hanno dormito nella stessa sabbia.
Aynı kumda uyuyorlar.Hij sliep in hetzelfde zand.
Aynı kumda uyuyorlar.Il a dormi dans le même sable.
Aynı kumda uyuyorlar.Spal na stejném písku.
Aynı kumda uyuyorlar.Ugyanabban a homokban aludt velük.
Aynı kumda uyuyorlar.Κοιμήθηκαν στην ίδια άμμο.
Aynı kumda uyuyorlar.Они спали в одной пустыне.
Aynı kumda uyuyorlar.Той е спал в същия пясък.
Benim yanıtım, bakterilerden ve katılaşmış kumdan yapılma çöl boyunca uzayan kumtaş bir duvar.A minha resposta é uma parede de arenito feita com bactérias e areia solidificada, alongando-se pelo deserto.
Benim yanıtım, bakterilerden ve katılaşmış kumdan yapılma çöl boyunca uzayan kumtaş bir duvar.대응책은 사암벽입니다. 박테리아와 단단히 만든 모래로 만들어져 사막을 가로질러 펼쳐진 벽입니다.
Benim yanıtım, bakterilerden ve katılaşmış kumdan yapılma çöl boyunca uzayan kumtaş bir duvar.Moją odpowiedzią jest mur z piaskowca wykonany z bakterii i zbrylonego piasku, ciągnący się przez pustynię.
Benim yanıtım, bakterilerden ve katılaşmış kumdan yapılma çöl boyunca uzayan kumtaş bir duvar.Моят отговор е стена от пясъчник, изградена от бактерии и втвърден пясък, простираща се през пустинята.
Benim yanıtım, bakterilerden ve katılaşmış kumdan yapılma çöl boyunca uzayan kumtaş bir duvar.התשובה שלי היא קיר אבן חול שעשוי מבקטריה וחול מוקשה, שנמתח לרוחב המדבר.
Benim yanıtım, bakterilerden ve katılaşmış kumdan yapılma çöl boyunca uzayan kumtaş bir duvar.وردي هو جدار مكون من الحجر الرملي مصنوع من البكتيريا والرمال المتحجرة بحيث يمتد عبر الصحراء
Benim yanıtım, bakterilerden ve katılaşmış kumdan yapılma çöl boyunca uzayan kumtaş bir duvar.砂の壁が 私の回答です さて、砂というのは、すばらしい
Bu, Dünya'da gördüğüm her kumdan çok daha farklı görünmekte ve ben Dünya'da çok kum gördüm.Es muy diferente de cualquier arena de la Tierra que haya visto antes, y he visto mucha, créanme.
Bu, Dünya'da gördüğüm her kumdan çok daha farklı görünmekte ve ben Dünya'da çok kum gördüm.여타 모래들과 다르게 생겼습니다. 저는 정말로 지구의 많은 모래들을 봐와서 알아요. 믿어주세요 (웃음)
Bu, Dünya'da gördüğüm her kumdan çok daha farklı görünmekte ve ben Dünya'da çok kum gördüm.Nie przypomina żadnego ziemskiego piasku, a widziałem go wiele. (Śmiech)
Bu, Dünya'da gördüğüm her kumdan çok daha farklı görünmekte ve ben Dünya'da çok kum gördüm.Pare diferit de tot nisipul de pe Pământ pe care l-am văzut. Și, credeți-mă, am văzut mult nisip de pe Pământ.
Bu, Dünya'da gördüğüm her kumdan çok daha farklı görünmekte ve ben Dünya'da çok kum gördüm.Этот песок не похож ни на какой другой песок с Земли. А уж песка я повидал достаточно, можете мне поверить.
Bu, Dünya'da gördüğüm her kumdan çok daha farklı görünmekte ve ben Dünya'da çok kum gördüm.הביטו את החור הזה באמצע. חור זה נוצר מפגיעת מיקרו מטאוריט בירח
Bu, Dünya'da gördüğüm her kumdan çok daha farklı görünmekte ve ben Dünya'da çok kum gördüm.عن أي رمل على الأرض قد رأيته من قبل، وقد عاينت الكثير من الرمال على الأرض، صدقوني.
Bu, Dünya'da gördüğüm her kumdan çok daha farklı görünmekte ve ben Dünya'da çok kum gördüm.地球の砂だって見たことあります 本当に(笑) 真ん中の穴に注目してください この穴を開けたのは
Devekuşu yumurtalarını yere bırakır, Onları kumda ısıtır,(39:17) Mais l`autruche abandonne ses oeufs à la terre, Et les fait chauffer sur la poussière;
Devekuşu yumurtalarını yere bırakır, Onları kumda ısıtır,( 39 : 17 ) Vì nó để trứng mình dưới đất , Vùi nóng trứng ấy nơi bụi cát ,
Devekuşu yumurtalarını yere bırakır, Onları kumda ısıtır,(39:17) Vì nó để trứng mình dưới đất, Vùi nóng trứng ấy nơi bụi cát,
Devekuşu yumurtalarını yere bırakır, Onları kumda ısıtır,Abbandona infatti alla terra le uova e sulla polvere le lascia riscaldare
Devekuşu yumurtalarını yere bırakır, Onları kumda ısıtır,A že opouští na zemi vejce svá, ačkoli je v prachu osedí,
Devekuşu yumurtalarını yere bırakır, Onları kumda ısıtır,Bízhatol-é benne, mivelhogy nagy az ereje, és munkádat hagyhatod-é reá?
Devekuşu yumurtalarını yere bırakır, Onları kumda ısıtır,Burung unta bertelur di tanah, lalu ditinggalkannya; maka pasirlah yang akan memanaskan telurnya
Devekuşu yumurtalarını yere bırakır, Onları kumda ısıtır,Dar struţoaica îşi încredinţează pămîntului ouăle, şi le lasă să se încălzească în nisip.
Devekuşu yumurtalarını yere bırakır, Onları kumda ısıtır,Doch läßt er seine Eier auf der Erde und läßt sie die heiße Erde ausbrüten.
Devekuşu yumurtalarını yere bırakır, Onları kumda ısıtır,Kajti jajca svoja pušča na zemlji in jih ogreva v prahu,
Devekuşu yumurtalarını yere bırakır, Onları kumda ısıtır,Kan du lita på honom, då ju hans kraft är så stor, kan du betro åt honom ditt arbetes frukt?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod