kuma ile cümle
kuma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Birisi uzaktan kumandayı bana çevirdiğinde bunu duyabiliyorum.Puedo oír si alguien me apunta con un control remoto.
Birisi uzaktan kumandayı bana çevirdiğinde bunu duyabiliyorum.Saya dapat mendengar jika seseorang menunjuk saya dengan remote control.
Birisi uzaktan kumandayı bana çevirdiğinde bunu duyabiliyorum.Słyszę jak ktoś wskazuje mnie pilotem.
Birisi uzaktan kumandayı bana çevirdiğinde bunu duyabiliyorum.Tôi có thể nghe thấy nếu có ai đó chỉ cái điều khiển từ xa vào tôi.
Birisi uzaktan kumandayı bana çevirdiğinde bunu duyabiliyorum.Uslyším, když na mě někdo namíří dálkové ovládání.
Birisi uzaktan kumandayı bana çevirdiğinde bunu duyabiliyorum.Μπορώ να ακούσω αν κάποιος με σημαδεύει με τηλεκοντρόλ.
Birisi uzaktan kumandayı bana çevirdiğinde bunu duyabiliyorum.Мога да чуя, ако някой насочи към мен дистанционно управление.
Birisi uzaktan kumandayı bana çevirdiğinde bunu duyabiliyorum.Я можу почути, що хтось спрямував на мене пульт дистанційного керування.
Birisi uzaktan kumandayı bana çevirdiğinde bunu duyabiliyorum.Я слышу, когда кто-нибудь указывает на меня пультом дистанционного управления.
Birisi uzaktan kumandayı bana çevirdiğinde bunu duyabiliyorum.אני יכול לשמוע אם מישהו מפנה שלט רחוק עלי.
Birisi uzaktan kumandayı bana çevirdiğinde bunu duyabiliyorum.أستطيع سماعَ ما إذا كان هناك شخصٌ ما يشير إليّ بجهاز التحكم عن بعد.
Birisi uzaktan kumandayı bana çevirdiğinde bunu duyabiliyorum.紫外線が認識できれば
Birkaç dakika önce, aklın başka yerde olmasını hiç oynamak istemeyeceğiniz bir kumar makinesine benzettim.För några minuter sen liknade jag dagdrömmar vid en spelautomat som man aldrig skulle vilja spela på.
Birkaç dakika önce, aklın başka yerde olmasını hiç oynamak istemeyeceğiniz bir kumar makinesine benzettim.Il y a quelques minutes, j'ai comparé l'évasion mentale à une machine à sous que personne ne voudrait toucher.
Birkaç dakika önce, aklın başka yerde olmasını hiç oynamak istemeyeceğiniz bir kumar makinesine benzettim.몇분 전에, 저는 '딴생각'하는 것을 여러분이 절대로 하고 싶어하지 않는 슬롯머신에 비유햇습니다
Birkaç dakika önce, aklın başka yerde olmasını hiç oynamak istemeyeceğiniz bir kumar makinesine benzettim.Mai înainte am comparat rătăcirea minții cu un dispozitiv cu fise pe care n-ai vrea să-l joci.
Birkaç dakika önce, aklın başka yerde olmasını hiç oynamak istemeyeceğiniz bir kumar makinesine benzettim.Một vài phút trước đây, tôi so sánh sự lang thang tâm trí với một máy đánh bạc mà bạn không bao giờ muốn chơi.
Birkaç dakika önce, aklın başka yerde olmasını hiç oynamak istemeyeceğiniz bir kumar makinesine benzettim.Néhány perce az agy elkalandozását egy nyerőgéphez hasonlítottam.
Birkaç dakika önce, aklın başka yerde olmasını hiç oynamak istemeyeceğiniz bir kumar makinesine benzettim.Pochi minuti fa, ho paragonato il pensiero errante a una slot machine con cui non vorreste mai giocare.
Birkaç dakika önce, aklın başka yerde olmasını hiç oynamak istemeyeceğiniz bir kumar makinesine benzettim.Porównałem zamyślenie do automatu do gry, na którym nikt nie chciałby grać.
Birkaç dakika önce, aklın başka yerde olmasını hiç oynamak istemeyeceğiniz bir kumar makinesine benzettim.Pred chvíľou som denné snenie porovnával s hracím automatom, na ktorom by sme nikdy nechceli hrať.
Birkaç dakika önce, aklın başka yerde olmasını hiç oynamak istemeyeceğiniz bir kumar makinesine benzettim.Před několika minutami jsem připodobnil toulky myslí k hracímu automatu, který byste nikdy nechtěli použít.
Birkaç dakika önce, aklın başka yerde olmasını hiç oynamak istemeyeceğiniz bir kumar makinesine benzettim.Wie oft schweifen denn unsere Gedanken tatsächlich ab? Oft.
Birkaç dakika önce, aklın başka yerde olmasını hiç oynamak istemeyeceğiniz bir kumar makinesine benzettim.Zonet vergeleek ik dagdromen met een gokautomaat waarop je nooit zou willen spelen.
Birkaç dakika önce, aklın başka yerde olmasını hiç oynamak istemeyeceğiniz bir kumar makinesine benzettim.Πριν λίγα λεπτά σύγκρινα την περιπλάνηση του νου με έναν κουλοχέρη που ποτέ δεν θα θέλατε να παίξετε.
Birkaç dakika önce, aklın başka yerde olmasını hiç oynamak istemeyeceğiniz bir kumar makinesine benzettim.Кілька хвилин тому я порівняв блукання думок із гральним автоматом, на якому ви б не хотіли зіграти.
Birkaç dakika önce, aklın başka yerde olmasını hiç oynamak istemeyeceğiniz bir kumar makinesine benzettim.Несколько минут назад я сравнил мысленное перенесение с игральным автоматом, на котором никто не играл бы.
Birkaç dakika önce, aklın başka yerde olmasını hiç oynamak istemeyeceğiniz bir kumar makinesine benzettim.לפני דקות אחדות, המשלתי את נדידת המחשבות להימור שלעולם לא הייתם רוצים לקחת.
Birkaç dakika önce, aklın başka yerde olmasını hiç oynamak istemeyeceğiniz bir kumar makinesine benzettim.قبل دقائق قليلة، شبهت شرود الذهن بآلة جمع نقود لا تحب أن تلعبها.
Birkaç dakika önce, aklın başka yerde olmasını hiç oynamak istemeyeceğiniz bir kumar makinesine benzettim.スロットになぞらえましたが 注意はどれ程の頻度で 逸れるのでしょう?
Bir metrelik uzaktan kumandalı güncelleyebileceğiniz저희는 1m짜리 무선 Protei 장난감을 만들고 싶습니다.
Bir metrelik uzaktan kumandalı güncelleyebileceğinizאנו מקווים לייצר צעצועים קטנים כמו
Bir metrelik uzaktan kumandalı güncelleyebileceğinizنأمل أن نصنع ألعاب Protei صغيرة
Bir metrelik uzaktan kumandalı güncelleyebileceğinizそれをアップグレードして
Bir uzaktan kumandaya ihtiyacım vardı.Asta mi-a arătat că am nevoie de un dispozitiv de telecomandă.
Bir uzaktan kumandaya ihtiyacım vardı.Dus ik zag meteen: ik heb een afstandsbediening nodig.
Bir uzaktan kumandaya ihtiyacım vardı.Enseguida me dije: necesito un mecanismo de control remoto.
Bir uzaktan kumandaya ihtiyacım vardı.Et j'ai tout de suite vu que j'avais besoin d'un système télécommandé.
Bir uzaktan kumandaya ihtiyacım vardı.Il che mi rese immediatamente chiaro che mi serviva un telecomando.
Bir uzaktan kumandaya ihtiyacım vardı.Isso disse-me desde logo que eu precisava dum dispositivo de controlo remoto.
Bir uzaktan kumandaya ihtiyacım vardı.그래서 바로 원격 조정 장치가 필요하다는 것을 알게되었죠.
Bir uzaktan kumandaya ihtiyacım vardı.Tehát ez azt jelentette, hogy kell egy távirányító eszköz.
Bir uzaktan kumandaya ihtiyacım vardı.Thế nên, ngay lập tức cái sự đó báo rằng: tôi cần một thiết bị điều khiển từ xa.
Bir uzaktan kumandaya ihtiyacım vardı.Und so wusste ich gleich, dass ich etwas zur Fernsteuerung brauche.
Bir uzaktan kumandaya ihtiyacım vardı.W ten sposób dowiedziałem się, że potrzebuję pilota do zdalnego sterowania.
Bir uzaktan kumandaya ihtiyacım vardı.Αυτό λοιπόν μου έμαθε αμέσως: Χρειάζομαι μια συσκευή ελέγχου εξ αποστάσεως.
Bir uzaktan kumandaya ihtiyacım vardı.Стана ясно, че имам нужда от дистанционно управление.
Bir uzaktan kumandaya ihtiyacım vardı.Это навело меня на мысль о таком устройстве.
Bir uzaktan kumandaya ihtiyacım vardı.אז זה אמר לי מייד: אני צריך שלט רחוק.
Bir uzaktan kumandaya ihtiyacım vardı.وقال لي أن ذلك على الفور ، وأنا في حاجة الى جهاز التحكم عن بعد.
Bir uzaktan kumandaya ihtiyacım vardı.それから 6色使えないかと思うようになりました
Bizden yeni bir kumarin yapmamizi istediler.Chcieli nową kumarynę.
Bizden yeni bir kumarin yapmamizi istediler.Deci mi-au cerut să fac o nouă cumarină.
Bizden yeni bir kumarin yapmamizi istediler.Ils nous ont demandé de faire une nouvelle coumarine.
Bizden yeni bir kumarin yapmamizi istediler.Mi hanno quindi chiesto di fare una nuova cumarina.
Bizden yeni bir kumarin yapmamizi istediler.Nên họ yêu cầu chúng tôi điều chế coumarin mới.
Bizden yeni bir kumarin yapmamizi istediler.Nos pidieron hacer una nueva cumarina.
Bizden yeni bir kumarin yapmamizi istediler.So, die haben mich gefragt ein neues Kumarin herzustellen.
Bizden yeni bir kumarin yapmamizi istediler. Ve biz de hesaplamalara basladik.그래서 그들이 우리보고 새 쿠마린을 만들라고 해서 우리는 계산을 시작했죠.
Bizden yeni bir kumarin yapmamizi istediler. Ve biz de hesaplamalara basladik.Szóval felkértek, hogy keressünk másik kumarint, és mi nekiültünk számolni.