Ana içeriğe geç
Sözlük

kuma ile cümle

kuma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Birkaç dakika önce, aklın başka yerde olmasını hiç oynamak istemeyeceğiniz bir kumar makinesine benzettim.Porównałem zamyślenie do automatu do gry, na którym nikt nie chciałby grać.
Birkaç dakika önce, aklın başka yerde olmasını hiç oynamak istemeyeceğiniz bir kumar makinesine benzettim.Pred chvíľou som denné snenie porovnával s hracím automatom, na ktorom by sme nikdy nechceli hrať.
Birkaç dakika önce, aklın başka yerde olmasını hiç oynamak istemeyeceğiniz bir kumar makinesine benzettim.Před několika minutami jsem připodobnil toulky myslí k hracímu automatu, který byste nikdy nechtěli použít.
Birkaç dakika önce, aklın başka yerde olmasını hiç oynamak istemeyeceğiniz bir kumar makinesine benzettim.Wie oft schweifen denn unsere Gedanken tatsächlich ab? Oft.
Birkaç dakika önce, aklın başka yerde olmasını hiç oynamak istemeyeceğiniz bir kumar makinesine benzettim.Zonet vergeleek ik dagdromen met een gokautomaat waarop je nooit zou willen spelen.
Birkaç dakika önce, aklın başka yerde olmasını hiç oynamak istemeyeceğiniz bir kumar makinesine benzettim.Πριν λίγα λεπτά σύγκρινα την περιπλάνηση του νου με έναν κουλοχέρη που ποτέ δεν θα θέλατε να παίξετε.
Birkaç dakika önce, aklın başka yerde olmasını hiç oynamak istemeyeceğiniz bir kumar makinesine benzettim.Кілька хвилин тому я порівняв блукання думок із гральним автоматом, на якому ви б не хотіли зіграти.
Birkaç dakika önce, aklın başka yerde olmasını hiç oynamak istemeyeceğiniz bir kumar makinesine benzettim.Несколько минут назад я сравнил мысленное перенесение с игральным автоматом, на котором никто не играл бы.
Birkaç dakika önce, aklın başka yerde olmasını hiç oynamak istemeyeceğiniz bir kumar makinesine benzettim.לפני דקות אחדות, המשלתי את נדידת המחשבות להימור שלעולם לא הייתם רוצים לקחת.
Birkaç dakika önce, aklın başka yerde olmasını hiç oynamak istemeyeceğiniz bir kumar makinesine benzettim.قبل دقائق قليلة، شبهت شرود الذهن بآلة جمع نقود لا تحب أن تلعبها.
Birkaç dakika önce, aklın başka yerde olmasını hiç oynamak istemeyeceğiniz bir kumar makinesine benzettim.スロットになぞらえましたが 注意はどれ程の頻度で 逸れるのでしょう?
Bir metrelik uzaktan kumandalı güncelleyebileceğiniz저희는 1m짜리 무선 Protei 장난감을 만들고 싶습니다.
Bir metrelik uzaktan kumandalı güncelleyebileceğinizאנו מקווים לייצר צעצועים קטנים כמו
Bir metrelik uzaktan kumandalı güncelleyebileceğinizنأمل أن نصنع ألعاب Protei صغيرة
Bir metrelik uzaktan kumandalı güncelleyebileceğinizそれをアップグレードして
Bir uzaktan kumandaya ihtiyacım vardı.Asta mi-a arătat că am nevoie de un dispozitiv de telecomandă.
Bir uzaktan kumandaya ihtiyacım vardı.Dus ik zag meteen: ik heb een afstandsbediening nodig.
Bir uzaktan kumandaya ihtiyacım vardı.Enseguida me dije: necesito un mecanismo de control remoto.
Bir uzaktan kumandaya ihtiyacım vardı.Et j'ai tout de suite vu que j'avais besoin d'un système télécommandé.
Bir uzaktan kumandaya ihtiyacım vardı.Il che mi rese immediatamente chiaro che mi serviva un telecomando.
Bir uzaktan kumandaya ihtiyacım vardı.Isso disse-me desde logo que eu precisava dum dispositivo de controlo remoto.
Bir uzaktan kumandaya ihtiyacım vardı.그래서 바로 원격 조정 장치가 필요하다는 것을 알게되었죠.
Bir uzaktan kumandaya ihtiyacım vardı.Tehát ez azt jelentette, hogy kell egy távirányító eszköz.
Bir uzaktan kumandaya ihtiyacım vardı.Thế nên, ngay lập tức cái sự đó báo rằng: tôi cần một thiết bị điều khiển từ xa.
Bir uzaktan kumandaya ihtiyacım vardı.Und so wusste ich gleich, dass ich etwas zur Fernsteuerung brauche.
Bir uzaktan kumandaya ihtiyacım vardı.W ten sposób dowiedziałem się, że potrzebuję pilota do zdalnego sterowania.
Bir uzaktan kumandaya ihtiyacım vardı.Αυτό λοιπόν μου έμαθε αμέσως: Χρειάζομαι μια συσκευή ελέγχου εξ αποστάσεως.
Bir uzaktan kumandaya ihtiyacım vardı.Стана ясно, че имам нужда от дистанционно управление.
Bir uzaktan kumandaya ihtiyacım vardı.Это навело меня на мысль о таком устройстве.
Bir uzaktan kumandaya ihtiyacım vardı.אז זה אמר לי מייד: אני צריך שלט רחוק.
Bir uzaktan kumandaya ihtiyacım vardı.وقال لي أن ذلك على الفور ، وأنا في حاجة الى جهاز التحكم عن بعد.
Bir uzaktan kumandaya ihtiyacım vardı.それから 6色使えないかと思うようになりました
Bizden yeni bir kumarin yapmamizi istediler.Chcieli nową kumarynę.
Bizden yeni bir kumarin yapmamizi istediler.Deci mi-au cerut să fac o nouă cumarină.
Bizden yeni bir kumarin yapmamizi istediler.Ils nous ont demandé de faire une nouvelle coumarine.
Bizden yeni bir kumarin yapmamizi istediler.Mi hanno quindi chiesto di fare una nuova cumarina.
Bizden yeni bir kumarin yapmamizi istediler.Nên họ yêu cầu chúng tôi điều chế coumarin mới.
Bizden yeni bir kumarin yapmamizi istediler.Nos pidieron hacer una nueva cumarina.
Bizden yeni bir kumarin yapmamizi istediler.So, die haben mich gefragt ein neues Kumarin herzustellen.
Bizden yeni bir kumarin yapmamizi istediler. Ve biz de hesaplamalara basladik.그래서 그들이 우리보고 새 쿠마린을 만들라고 해서 우리는 계산을 시작했죠.
Bizden yeni bir kumarin yapmamizi istediler. Ve biz de hesaplamalara basladik.Szóval felkértek, hogy keressünk másik kumarint, és mi nekiültünk számolni.
Bizden yeni bir kumarin yapmamizi istediler. Ve biz de hesaplamalara basladik.Ze vroegen dus een nieuwe coumarine, en we begonnen te rekenen.
Bizden yeni bir kumarin yapmamizi istediler. Ve biz de hesaplamalara basladik.אז הם ביקשו מאתנו ליצור קומארין חדש. אז התחלנו לעשות חישובים.
Bizden yeni bir kumarin yapmamizi istediler. Ve biz de hesaplamalara basladik.إذن طلبوا منا أن ننتج كومارين جديدة. وهكذا بدأنا نقوم بالحسابات.
Bizden yeni bir kumarin yapmamizi istediler. Ve biz de hesaplamalara basladik.最初にクマリンの振動スペクトルの計算をして数値を
Bizden yeni bir kumarin yapmamizi istediler.Μας ζήτησαν να φτιάξουμε μια νέα κουμαρίνη.
Bizden yeni bir kumarin yapmamizi istediler.Затова ни помолиха да направим нов кумарин.
Bizden yeni bir kumarin yapmamizi istediler.Они попросили нас создать новый кумарин.
Biz oraya kumarhane diyoruz.Chúng ta gọi nó là Tòa án may rủi.
Biz oraya kumarhane diyoruz.Chúng tôi gọi nó là Tòa án Dice"</i>.
Biz oraya kumarhane diyoruz.Kutsumme sitä arpaoikeudeksi.
Biz oraya kumarhane diyoruz.La chiamiamo il tribunale della lotteria.
Biz oraya kumarhane diyoruz.La llamamos la Corte del Dado.
Biz oraya kumarhane diyoruz.Noi îi spunem Judecătoria Zarurilor.
Biz oraya kumarhane diyoruz.Odwołamy się do wyższej instancji.
Biz oraya kumarhane diyoruz.On l'appelle le tribunal de la loterie.
Biz oraya kumarhane diyoruz.Říkáme mu soud dacanů.
Biz oraya kumarhane diyoruz.Vi kalder det Terningsretten.
Biz oraya kumarhane diyoruz.We noemen het het Dobbelsteengerecht.
Biz oraya kumarhane diyoruz.Wir nenne es das Würfelgericht.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod