kuma ile cümle
kuma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Mişkanın duvarları melek resimleriyle bezeli kumaştan yapılmıştı.Своды портала украшены изображениями ангелов.
Gaz yağı direk yanmadığından kumaşa (bez, çaput, vs.) döküp yakılabilir.Горение может быть пламенным (гомогенным) и беспламенным (гетерогенным).
Rochedale'de bu taşeron ustalara iş sağlayan ve üretilen kumaşları satan pek çok tüccara bulunmaktaydı.В Рочестере до сих пор живут и работают некоторые проститутки, обслуживавшие Шоукросса.
Kaptan Kirk Yıldız Gemisi Atılgan'ın (NCC-1701 ve daha sonra NCC-1701-A) kumandanıdır.Рэйчел командовала звездолётом «Энтерпрайз NCC-1701-C».
Elbise kumaşları ve battaniye yapımında kullanılır.Очень приветствуются постельное бельё и одеяла.
Gece Nöbetçileri'nin yeni Lord Kumandanı olan Jon Snow, Yabanıllar ile birlikte anlaşma yapar.На Стене выбранный новым лордом-командующим Ночного Дозора Джон Сноу заключает союз с Одичалыми.
Ancak yeni mekanlar açabilmek için Las Vegas'ta iki kumarhane satmak zorunda kalmıştır.С тех пор в Лас-Вегасе начали открываться всё новые и новые игорные дома.
Ardından maymunlara kumar oyunları öğretildi.Всем игрокам до матча вручили памятные медали.
Hong Kong’tan bir dedektif, ünlü bir Çinli suçluyla savaşacak bir Amerikan kumarbazıyla bir araya geliyor.Чан сыграет гонконгского детектива, объединяющегося с азартным игроком чтобы найти опасного преступника.
Film spor kumar dünyası ile ilgilidir.В фильме повествуется о конном спорте.
İlk olarak, kocası dışında başka bir erkekle ilişki yaşadı, daha sonra kumar oynamaya başladı.Первое время он играл со своим отцом, но потом перестал играть.
Daha sonraları pamuklu kumaşlar yaygınlaşmıştır.В более позднее время стали применяться и бисерные украшения.
Dağılım, ipek kumaş mavi bir şeritle örtüldü.Скованный цепью, он пленён вместе с Голубым Щенком.
Cardano ayrıca iyi bir kumarbaz ve satranç oyuncusuydu.Лабурдонне был также видным теоретиком и пропагандистом шахмат.
Kablolu veya kablosuz kumandalı klavye setleri bulunmaktadır.Бывают коллекторные и бесколлекторные кабельные линии.
1859 — Yarbay Levaşovun kumandasındaki deniz çıkartma bölüğünün Türk deposunu yok etmiştir.В 1859 году морской десант под командованием майора Левашёва разрушает турецкую базу.
Şehir, Kuma Nehri'nin sağ kıyısında yer almaktadır.На правом (восточном) берегу — дачи, луга.
1990 yılında Kengo Kuma ve Ortakları adlı mimarlık ofisinin kuruluşunu gerçekleştirdi.В 1990 году он основал «Kengo Kuma & Associates».
Klavyenin tersine, oyun kumandası masanın üzerine konulmaz; elde tutulur.Струбцина: в отличие от настольного штатива, не стоит на столе, а прикручивается к столу.
Daha sonraları kumarbaz olarak tanındı.После этого он был назван игроком матча.
Kumarda şehrin ünlü gangsterlerinden birine yüklü miktarda para kaybeder.Третий — игрок, проигравший в казино крупную сумму чужих денег.
Elbisenin kumaşını Kapalıçarşı'dan aldı.Я расстегнул ворот своей одежды.
Klasik yağlı kumaş montlarında kullanılan kumaş %100 Mısır pamuğudur.Органические хлопковые тампоны сделаны из 100 % хлопка.
Devlet memurlarının yerli kumaş kullanması zorunluluğu getirildi.Чиновников обязали ходить в национальной тибетской одежде.
Alkibiades - Atinalı bir kumandan.Алкивиад, афинский военачальник.
Bazı sahneleri uyuşturucu ve kumar içeren konuşmalar içermektedir.В пример часто приводят употребление наркотиков и азартные игры.
Ütü, kumaşların kırışıklıklarını düzeltmek için kullanılan alet.Имеет привычку ремонтировать поломанные ей вещи скотчем.
Başlangıçta uçaklar, kanvas kumaştan ve tahtadan yapılıyordu.Планеры первых самолётов изготовлялись из дерева и ткани.
Ancak kumandanlığı senato seçkinleri arasından tayin ettiği legatus (elçi) aracılığıyla yapıyordu.Ведь если правитель сам следует высоким принципам, то это воздействует и на простой народ.
İçeriye sadece Eddie'yi bırakırlar ve kumar başlar.Не обратив на это внимание, Боб идет в игровой зал и начинает играть.
Bu çadırlar, çeşitli özellikteki kumaşlardan yapılmıştır.Украшения выполнены из различных раковин.
Alaeddin Tiritoğlu, mahallen teşkil edilen ve kendisinin idare ettiği ufak bir milli kuvvetin kumandanı idi.Поэтому приводил к власти удобных для него, достаточно слабых потомков Чингизхана.
Genellikle kumaşlar dinklenmeden önce yıkanır.Перед сеансом ноги, как правило, не моют.
Tights bir tür kumaş giysidir.Дерби — один из стилей одежды.
Öte taraftan Scipio ciddi şekilde yaralanmıştı ve orduyu kumanda edemiyordu.Но тут Шереметев получил тяжелое ранение и не смог руководить боем.
Yönetmen Huston'ın kumar oynayıp içki içtiği ve bazen sette uyuduğu bildirildi.Твен часто гостил у Роджерса, они выпивали и играли в покер.
Fırka Kumandanlığı, Erkân-ı Harp Kaymakamlığı, 24.Tümen Komutanlığı yapmıştır.Штурмовой батальон 44-й стрелковой дивизии без потерь занял позиции на высоте.
Ramazan ayında her gün çekilişle 50 kişiye kumanya vermiştir.В месяце рамадан ежедневно держать уразу.
Bu isim Ulam'in amcasinin kumar oynadığı Monaco'da bulunan Monte Carlo Kumarhanesi'ne bir atıftır.Название произошло от казино в городе Монте Карло, Монако, где дядя Улама занимал деньги для игры.
Aygıtı AVRCP profili ile uzaktan kumanda etmek mümkündür.Присутствует возможность дистанционного управления устройством при помощи профиля AVRCP.
(Ölçüm ve araştırma laboratuvarlarında, kumanda panolarında).(Клинич., лабораторные и катамнестические наблюдения)».
Bu bölge de fuhuş ve kumarhaneleri ile ünlüdür.Этот район известен своими роскошными особняками и таунхаусами.
Gemilerdeki hiç kimse, karşı gemiyi patlatacak olan kumandanın düğmesine basamaz.Никто не проходит по ней: углубиться в неё не отважится ни один корабль.
Bunlar dokuma kumaştan dikilir.Остатки её высасывают шприцем.
Tarihin gelmiş geçmiş en büyük kumarbazı kabul edilen Nikolas Dandolos (Nick the Greek) Retimnon'ludur.Самым молодым в истории получателем венчурных инвестиций является Ник Д’Алойсио.
Bunu ince bir kumaşa sür ve anüse yerleştir, anında iyileştirecektir."К нему здесь быстро привыкнут, и оно легко укоренится.»
1888 yılında 6 silindirli motoru ve 1891'de 4 dik silindirli ve subap kumandalı motoru bulmuştur.وقد وجد محرك ذو ست إسطوانات في عام 1888، وذو أربع إسطوانات عمودية في عام 1891، ومحرك ذو تحكم صميمي.
Rastgele sayı üreteçleri günümüzde kumar makinelerinin şansını belirlemekte de kullanılmaktadır.ويستخدم مولد رقم عشوائي اليوم لتحديد احتمالات ماكينات القمار الحديثة.
Kumanların Balkanlar'ın siyasi tarihi üzerideki etkisi 1185 yılından 1330'lara kadar çok önemliydi.لعبت قبائل الكومان دورًا مهمًا في التارخ السياسي لمنطقة البلقان في الفترة ما بين عامي 1185 - 1330.
Çok fazla para kazanıyordu, çok kumar oynuyordu.كان يجني الكثير من المال، ولكنه كان ينفق أغلبه.
Çoğu piyade ve süvari alayları bir comesin kumandanlığında çiftler halinde görev yapıyorlardı.وتعمل الكثير من أفواج المشاة والفرسان في أزواج تحت قيادة comes.
Hong Kong’tan bir dedektif, ünlü bir Çinli suçluyla savaşacak bir Amerikan kumarbazıyla bir araya geliyor.يقوم بطل اللعبة مواطن أمريكي من أصل صيني لمواجهة العصابات الإجرامية المنتشرة في هونغ كونغ.
Babası, Kumanova’da “Işık” adlı Türk ilkokulunu açmış ve iki yıl aynı okulun müdür görevinde bulunmuştur.أنشأ والده أول مدرسة تركية في كومانوفو وهي مدرسة النور و عمل مدرسا لها عامين متتالين.
Mart 1241’de Bulgar topraklarında ikinci bir Kuman dalgası görüldü.وفي مارس 1241 ميلاديًا، لُحظ وجود الفواج الثاني منهم في الأراض البلغاية.
Bu kez Tuna'nın kuzeyindeki Kumanya'dan değil, Macaristan yönünden geldiler.هذه المرة لم يأتوا من منطقة الكومان بشمال نهر الدانوب، بل جاءوا من ناحية المجر.
Gemilere genellikle vatandaş olmayan navarch (centurionun muadili bir rütbe) kumandanlık ederdi.سفن بقيادة navarch، وهو برتبة معادلة لسنتوريون، الذين عادة ما يكونون غير المواطنين.
Dinkleme sonucu kumaş iyice yıkanır.بعد التغليف يكون الغِرَاء مازال رطبًا.
Kumar oynatmaktadır.لعب القمار.
En zengin olanlar siyasete hükmeden ve orduya kumandanlık eden Senato mensubu sınıftı.وكانت الأغنى هي طبقة أعضاء مجلس الشيوخ، الذين كانوا يهيمنون على الحياة السياسية وقيادة الجيش.
İncelemeler sonucunda Kumaritashvili'nin ölümünün güvensiz yapılan pist sebebiyle olmadığı açıklandı.يبدو أن الباحثين يتفقون فقط على مصير سفينة ديزهنيوف التي لم تُفقد.