kumaşı ile cümle

kumaşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Kumaşın kendisi iki ton ağırlığında.Chỉ sợi vải không nặng 2 tấn
Kumaşın kendisi iki ton ağırlığında.Der Stoff alleine wiegt zwei Tonnen.
Kumaşın kendisi iki ton ağırlığında.Doar materialul are două tone.
Kumaşın kendisi iki ton ağırlığında.Het canvas alleen al weegt twee ton.
Kumaşın kendisi iki ton ağırlığında.Kerangkanya sendiri beratnya 2 ton.
Kumaşın kendisi iki ton ağırlığında.La sola struttura pesa due tonnellate.
Kumaşın kendisi iki ton ağırlığında.La tela sola pesa 2 toneladas.
Kumaşın kendisi iki ton ağırlığında.Le tissu lui-même pèse déjà deux tonnes.
Kumaşın kendisi iki ton ağırlığında.Sama tkanina waży 2 tony.
Kumaşın kendisi iki ton ağırlığında.Só o tecido pesa duas toneladas.
Kumaşın kendisi iki ton ağırlığında.Μόνο το ύφασμα ζυγίζει 2 τόνους.
Kumaşın kendisi iki ton ağırlığında.Само материята тежи два тона.
Kumaşın kendisi iki ton ağırlığında.Только сама ткань весит две тонны.
Kumaşın kendisi iki ton ağırlığında.האריג לבדו שוקל 2 טון.
Kumaşın kendisi iki ton ağırlığında.النسيج لوحده يزن طنين.
Kumaşın kendisi iki ton ağırlığında.出来る限り軽くするため 布地はサンドイッチの
Mermerin ne kadar derin işlendiğine bakın, kumaşın drapeleri, dönüşü, . . yüzeyin kompleksliği,Je to skutočná láska k opracovávaniu kameňa a vytváraniu živého pocitu svetla a tieňa.
Neredeyse iki ödemeleri iptal et birbirlerini, yani--iptal edilmesi veya 'resmi jargon kumaşı' sonra--Les deux paiements s'annulent presque
Neredeyse iki ödemeleri iptal et birbirlerini, yani--iptal edilmesi veya 'resmi jargon kumaşı' sonra--מבטלים אחד השני, אז לאחר הביטול או ה'נטינג'(הורדה נקייה) בשפת המקצוע
Örneğin, burada balonun kumaşını arka tarafa yerleştiriyorlar, bu da en son helyum gazıyla şişecek.De exemplu, aici pun materialul în spatele balonului, care va fi umplut cu heliu.
Örneğin, burada balonun kumaşını arka tarafa yerleştiriyorlar, bu da en son helyum gazıyla şişecek.Hier leggen ze het balloncanvas erachter neer in afwachting dat het met helium zal worden gevuld.
Örneğin, burada balonun kumaşını arka tarafa yerleştiriyorlar, bu da en son helyum gazıyla şişecek.Ici par exemple, ils déposent la toile du ballon, qui sera plus tard remplie d'hélium.
Örneğin, burada balonun kumaşını arka tarafa yerleştiriyorlar, bu da en son helyum gazıyla şişecek.Itt például a hőlégballon külső burkát terítik ki, amit majd feltöltenek héliummal.
Örneğin, burada balonun kumaşını arka tarafa yerleştiriyorlar, bu da en son helyum gazıyla şişecek.예를 들어, 여기서 그들이 헬륨으로 채워질 열기구의 천을 뒤에 눕히고 있습니다.
Örneğin, burada balonun kumaşını arka tarafa yerleştiriyorlar, bu da en son helyum gazıyla şişecek.Na przykład tutaj kładą tkaninę na balon w tyle, którą potem napełni się helem.
Örneğin, burada balonun kumaşını arka tarafa yerleştiriyorlar, bu da en son helyum gazıyla şişecek.Por ejemplo, aquí están extendiendo el globo que más tarde va a ser llenado de helio.
Örneğin, burada balonun kumaşını arka tarafa yerleştiriyorlar, bu da en son helyum gazıyla şişecek.Por exemplo, aqui eles estão a estender o tecido do balão, que será depois enchido com hélio.
Örneğin, burada balonun kumaşını arka tarafa yerleştiriyorlar, bu da en son helyum gazıyla şişecek.Qui ad esempio stanno stendendo il pallone, che verrà poi riempito con l'elio.
Örneğin, burada balonun kumaşını arka tarafa yerleştiriyorlar, bu da en son helyum gazıyla şişecek.Sebagai contoh, mereka membentangkan kerangka balon di bagian belakang yang nantinya akan diisi dengan helium.
Örneğin, burada balonun kumaşını arka tarafa yerleştiriyorlar, bu da en son helyum gazıyla şişecek.Ví dụ như, ở đây, đằng sau họ đang giăng tấm vải khinh khí cầu, sau đó bơm khí heli vào.
Örneğin, burada balonun kumaşını arka tarafa yerleştiriyorlar, bu da en son helyum gazıyla şişecek.Zum Beispiel legen sie hier den Ballonstoff nach hinten, der schließlich mit Helium gefüllt wird.
Örneğin, burada balonun kumaşını arka tarafa yerleştiriyorlar, bu da en son helyum gazıyla şişecek.Για παράδειγμα, εδώ απλώνουν το ύφασμα του αερόστατου το οποίο στο τέλος θα γεμίσει με ήλιο.
Örneğin, burada balonun kumaşını arka tarafa yerleştiriyorlar, bu da en son helyum gazıyla şişecek.Вот, например, они раскладывают ткань шара, которая затем будет заполнена гелием.
Örneğin, burada balonun kumaşını arka tarafa yerleştiriyorlar, bu da en son helyum gazıyla şişecek.Например, тук те полагат балоновата материя зад себе си, която евентуално ще бъде напълнена с хелий.
Örneğin, burada balonun kumaşını arka tarafa yerleştiriyorlar, bu da en son helyum gazıyla şişecek.לדוגמא, כאן הם מניחים על הקרקע את אריג הבלון, אשר בסופו של דבר ימולא בהליום.
Örneğin, burada balonun kumaşını arka tarafa yerleştiriyorlar, bu da en son helyum gazıyla şişecek.على سبيل المثال، ها هم قد وضعوا نسيج البالون في الخلف، والذي سيتم في نهاية المطاف نفخه بالهليوم.
Örneğin, burada balonun kumaşını arka tarafa yerleştiriyorlar, bu da en son helyum gazıyla şişecek.ヘリウムを注入しようとしています 後方にある2台のトラックに
Oynadığımız gibi oynatılıyoruz da. tam bu telin içindeyiz, hayat kumaşında yani.Jesteśmy przedmiotem, w tym samym stopniu, co podmiotem. Jesteśmy materią życia.
Oynadığımız gibi oynatılıyoruz da. tam bu telin içindeyiz, hayat kumaşında yani.우리는 역할을 하는 동시에 역할 수행의 대상이기도 합니다. 우리는 정말로 생명의 그물 안에 있습니다.
Oynadığımız gibi oynatılıyoruz da. tam bu telin içindeyiz, hayat kumaşında yani.Oltre ad agire, siamo l'oggetto dell'azione. Siamo davvero parte del tessuto della vita.
Oynadığımız gibi oynatılıyoruz da. tam bu telin içindeyiz, hayat kumaşında yani.On agit sur nous ainsi bien que nous agissons. Nous sommes réellement dans la fibre, dans le tissu de la vie.
Oynadığımız gibi oynatılıyoruz da. tam bu telin içindeyiz, hayat kumaşında yani.Selain bertindak kita juga dikenai tindakan. Kita benar-benar adalah benang di dalam tenunan kehidupan ini.
Oynadığımız gibi oynatılıyoruz da. tam bu telin içindeyiz, hayat kumaşında yani.Somos influenciados, y también influenciamos. Realmente formamos parte de las fibras del tejido de la vida.
Oynadığımız gibi oynatılıyoruz da. tam bu telin içindeyiz, hayat kumaşında yani.We ondergaan ze, en we bewerkstelligen ze. We zitten in de vezels, de stof van het leven.
Oynadığımız gibi oynatılıyoruz da. tam bu telin içindeyiz, hayat kumaşında yani.Δρούμε και δεχόμαστε επιδράσεις. Είμαστε μέρος της ίδιας της ζωής.
Oynadığımız gibi oynatılıyoruz da. tam bu telin içindeyiz, hayat kumaşında yani.Ние въздействаме и на нас ни въздействат. Ние сме просто нишка в тъканта на живота.
Oynadığımız gibi oynatılıyoruz da. tam bu telin içindeyiz, hayat kumaşında yani.אנחנו ממש חלק מרקמת החיים.
Oynadığımız gibi oynatılıyoruz da. tam bu telin içindeyiz, hayat kumaşında yani.يفعل بنا كما نفعل نحن حقيقة في النسيج في نسيج الحياة
Oynadığımız gibi oynatılıyoruz da. tam bu telin içindeyiz, hayat kumaşında yani.私達は実に生命というものの生地に存在しています しかし 奇妙なことに 150年経っても この教訓は浸透していません
Oyuncular sıkı bir sosyal kumaşın dokunmasında ustadırlar.A játékosok virtuóz módon, szoros társadalmi szövetet szőnek.
Oyuncular sıkı bir sosyal kumaşın dokunmasında ustadırlar.Gamerii sunt experți la cearea unei țesături sociale puternice.
Oyuncular sıkı bir sosyal kumaşın dokunmasında ustadırlar.Gamers zijn virtuozen in het weven van een dichte sociale stof.
Oyuncular sıkı bir sosyal kumaşın dokunmasında ustadırlar.Game thủ thông thạo việc đan kết một mạng lưới xã hội bền chặt.
Oyuncular sıkı bir sosyal kumaşın dokunmasında ustadırlar.Gracze to wirtuozi tworzenia gęstej sieci kontaktów.
Oyuncular sıkı bir sosyal kumaşın dokunmasında ustadırlar.Hráči jsou mistry ve spřádání pevné sociální sítě.
Oyuncular sıkı bir sosyal kumaşın dokunmasında ustadırlar.Hráči sú virtuózmi v tkaní hustej sociálnej siete.
Oyuncular sıkı bir sosyal kumaşın dokunmasında ustadırlar.I giocatori abituali sono dei virtuosi nel tessere una robusta trama sociale.
Oyuncular sıkı bir sosyal kumaşın dokunmasında ustadırlar.Ils sont très forts à tisser un tissu social très dense.
Oyuncular sıkı bir sosyal kumaşın dokunmasında ustadırlar.또 게이머들은 튼튼한 사회망을 엮는 데 대가입니다.
Oyuncular sıkı bir sosyal kumaşın dokunmasında ustadırlar.Los jugadores son tejedores virtuosos de la trama social.

İlgili Sayfalar