Ana içeriğe geç
Sözlük

kulu ile cümle

kulu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bu kulübeyi bir ev olarak mı kullanıyorsun?Are you using this shack as a house?
O sadece bir emir kulu.He's only a subordinate.
Bu köpek kulübesini kendi başıma yaptım.I built this doghouse by myself.
Bu, kendi yaptığım köpek kulübesidir.This is the doghouse that I made myself.
Pazar günü oğluyla birlikte bir köpek kulübesi yaptı.He built a doghouse with his son on Sunday.
Değişim öğrencileri bu kulübe katılabiliyor mu acaba?I wonder if exchange students can join this club.
O arkadaşlarıyla gece kulübüne gitmekten hoşlanır.She enjoys going clubbing with her friends.
Tom ve Mary bir çıplaklar kulübüne gittiler.Tom and Mary went to a nudist club.
Tom bir gece kulübünde bir fedai olarak çalışır.Tom works as a bouncer in a nightclub.
Tom Mary'yi golf kulübündeki bir partiye davet etti.Tom invited Mary to a party at the country club.
Sarhoş erkekler kulüpteki kadınlara yönelik aşağılayıcı yorumlar yapıyorlardı.The drunken men made derogatory remarks toward the women in the club.
Genellikle öğrenciler kulüp faaliyetlerini derslerinden daha çok severler.Students usually like club activities better than their classes.
Bunu bir kulüpte konuşmamamız gerekir.We shouldn't discuss this in a club.
Tom kulüp binasında.Tom is in the clubhouse.
Köpek kulübesi dışarıda.The dog house is outside.
Tom yüksek sesli müziğin olduğu kulüpleri sevmiyor.Tom doesn't like clubs where there is loud music.
O bir erkekler kulübü.It's a boys' club.
Ben Mary'yi kulübün bir üyesi olarak eklemeyi kabul ettim.I accepted to add Mary as a member of the club.
O gece kulüplerini sever.He loves nightclubs.
O gece kulüplerini seviyor.She loves nightclubs.
Tom Mary'nin kulüpte olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know Mary was at the club.
Tom'u kulüpten kovamazsın.You can't kick Tom out of the club.
Bu, kadınlar için bir striptiz kulübü.It's a strip club for women.
Tom'un kulübümüzün bir üyesi olmadığını söylediğini düşündüm.I thought you said Tom wasn't a member of our club.
Boston yakınında sık sık gittiğim bir balıkçı kulübesi var.There's a fishing lodge near Boston that I often go to.
Ben o günlerde sahildeki bir kulübede yaşadım.I lived those days in a hut on the beach.
Kulübümüze katılmayı düşünmeni istiyorum.I'd like you to consider joining our club.
Bir kasırganın ortasındaki bir kulübe gibi güvenilirsin.You're reliable like a shack in the middle of a hurricane.
Kulübe hoş geldiniz.Welcome to the club.
Ben uzakta bir kulübe gördüm.I saw a hut in the distance.
O, kulübü bıraktı.He dropped out of the club.
Kulübümüzde bir dans vardı.There was a dance at our club.
Biz kulüpte birlikte yemek yedik.We ate together at the club.
Bir spor kulübüne katılmak istiyorum.I want to join an athletic club.
Burası askeri bir kulüp.It's a military club.
Onların bir kulübesi yok.They don't have a shed.
Onunla bir kulüpte karşılaştım.I met her at a club.
Ona bir kulüpte rastladım.I met him at a club.
Tenis raketimi kulüpte bıraktım.I left my tennis racket at the club.
Tom takımda olsa bile, o sadece yedek kulübesinde bekler.Even though Tom is on the team, he's just a bench warmer.
Geçen hafta sonu Tom'u kulüpte gördüm.I saw Tom last weekend at the club.
Kulüp üyeleri konferans salonunda toplandılar.The club members gathered in the conference room.
O kulüp MILF'lerle doludur.That club is filled with MILFs.
Bahçede bir köpek kulübesi var.There's a doghouse in the yard.
Arka bahçemizde bir köpek kulübemiz var.We have a doghouse in our backyard.
Bu köpek kulübesini inşa eden kişi bendim.I was the one who built this doghouse.
Kulübeden çıktık.Tom walked out of the hut.
Tom kulübeden dışarı çıktı.Tom walked out of the hut.
Ben bir gece kulübündeydim.I was in a nightclub.
Allah'ın affettiği kuluna siz nasıl olur da acı çektirirsiniz?How can you hurt the servant that Allah has forgiven?
Kulüpte ses çok yüksek.It's too loud in the club.
Gece yarısından sonra bir dans kulübü çalıştırmak Japon hukukuna göre yasal değildir.Operating a dance club after midnight is illegal according to Japanese law.
Tom terkedilmiş kulübeye zorla girdi.Tom broke into the deserted shack.
Bir grup erkek kulübenin önünde duruyor.A group of men stands in front of the hut.
O kulübenin zemini bambudandır.That hut's floor is of bamboo.
Dün kulüp memurlarını seçti.Yesterday the club elected its officers.
Kulübünüze katılmak istiyorum.I want to join your club.
Markku bir komşuyla birlikte bir gece kulübüne gitti.Markku went with a neighbor to a nightclub.
Ben bazen onunla kulüpte karşılaşıyorum.I meet him sometimes in the club.
Markku yerel futbol kulübüne katıldı.Markku joined the local football club.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod