Dağ kulübesinde bir gece geçirdik.We spent a night at the mountain hut.
Ben babama köpek kulübesini boyamada yardım ettim.I was helped by my father to paint the kennel.
On üç tane kulübümüz var.We have thirteen clubs.
Kulübümüze katılması için onu ikna edebilir misin?Can you persuade him to join our club?
Kulübümüze katılmak isteyen herkes kabul edilecek.Whoever wants to join our club will be welcome.
Kulübümüz aylık toplantısını gelecek çarşamba günü düzenleyecek.Our club will hold its monthly meeting next Wednesday.
Kulübümüze hoş geldiniz.We welcome you to our club.
Okulumuzda bir boks kulübümüz var.We have a boxing club in our school.
Beyzbol kulübümüze katılır mısın?Will you join our baseball club?
Bir teniz kulübü organize etmeyi düşünüyoruz.We hope to organize a tennis club.
Kız kardeşim geçen yıl basketbol kulübüne üyeydi.My sister belonged to the basketball club last year.
1980'de kulübün bir üyesi oldum.I became a member of the club in 1980.
Bu köpek kulübesini kendim yaptım.I made this kennel by myself.
On yıl önce kulübün bir üyesi oldum.I became a member of the club ten years ago.
Üç yıl önce golf kulübüne katıldım.I joined the golf club three years ago.
Bir golf kulübüne katılacağım.I will join a golf club.
O kulübe katılıp katılmayacağıma karar veremiyorum.I can't decide whether to join that club.
Ben kulübe üye değilim.I don't belong to the club.
Kulübe girmek istiyorum.I want to enter the club.
O kulübün başkanıyla tanışığım.I am acquainted with the chairman of that club.
Ben tenis kulübündeyim.I'm in the tennis club.
Tenis kulübünün bir üyesiyim.I am a member of the tennis club.
Bir tenis kulübüne katılmaya karar verdim.I made up my mind to join a tennis club.
Sanırım hangi yüzme kulübüne katılacağım farketmez.I guess it doesn't make any difference which swimming club I join.
Ben herhangi bir kulübe ait değilim.I don't belong to any club.
Ben yelken kulübüne üyeyim.I belong to the sailing club.
Ragbi futbol kulübüne üyeyim.I belong to the rugby football club.
Bir tiyatro kulübüne üyeyim.I belong to the drama club.
Müzik kulübündeydim.I am in the music club.
Müzik kulübüne üyeyim.I belong to the music club.
Ben, zaman zaman onunla kulüpte karşılaşırım.I meet him at the club from time to time.
Canlı müziği sevebileceğim yerel bir jazz kulübüne gitmek istiyorum.I like to go to a local jazz club where I can enjoy live music.
Ben yüzme kulübüne üyeyim.I belong to the swimming club.
Yüzme kulübünün bir üyesiyim.I'm a member of the swimming club.
Ben ortaokulda iken futbol kulübünün bir üyesiydim.I was a member of the soccer club when I was in junior high.
Geçen hafta beyzbol kulübünden ayrıldım.I quit the baseball club last week.
O kulübünü ziyaret ettiğinde eski bir arkadaşına rastladı.He came upon an old friend when he visited his club.
Kulübenin çatısı karın ağırlığı altında gıcırdadı.The roof of the hut groaned under the weight of the snow.
Kulübeyi temizleyin ve ihtiyacınız olmayan şeyleri atın.Clean out the shed and throw away things you don't need.
Bir yüzme kulübüne üyeyim.I belong to a swimming club.
Masao tenis kulübünün üyesidir.Masao belongs to the tennis club.
Biz kulübede toplanırız ve yeriz ve içeriz.We get together in the hut and eat and drink.
Üniversitemde bir tenis kulübü üyesiydim.I belong to a tennis club in my university.
Erkek kardeşim beyzbol kulübüne katıldı.My brother has joined the baseball club.
Kulübe katılmak istiyorsan, önce bu başvuru formunu doldurmalısın.If you want to join the club, you must first fill in this application form.
Bu onun yaşadığı kulübedir.This is the hut in which he lived.
Onun eski külüstürü bir şeye değmez.His old clunker isn't worth anything.
Yenisiyle karşılaştırıldığında benim arabam külüstür gözüküyor.My car looks shabby in comparison with his new one.
Beş yıl önce bu kulübün bir üyesi oldu.He became a member of this club five years ago.
O, kulüpten çıkarıldı.He was excluded from the club.
Kulübün başkanı olmaya davet edildi.He was invited to be the chairman of the club.
O, futbol kulübünün üyesidir.He belongs to the soccer club.
Futbol kulübünün düzenli bir üyesiydi.He was a regular member of the soccer club.
Onlar John'ı kulüpten dışladılar.They excluded John from the club.
O, kulübe giriş için başvurdu.He applied for admission to the club.
O, kulübe kabul edildi.He was admitted to the club.
Binicilik kulübüne kabul için başvurdu.He applied for admission to the riding club.
Artık bizim kulübün bir üyesi değil.He is no longer a member of our club.
O, İngilizce kulübüne katıldı.He joined the English club.
O, müzik kulübüne üyedir.He belongs to the music club.