kullanmayı ile cümle
kullanmayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ve eğer mümkünse, sizin söz konusu organınıza ait spresifik hücreleri kullanmayı tercih ederiz.Und wenn möglich möchten wir die Zellen des betreffenden Organs benutzen.
Ve eğer mümkünse, sizin söz konusu organınıza ait spresifik hücreleri kullanmayı tercih ederiz.Và nếu có thể , chúng tôi muốn sử dụng các tế bào từ cơ quan trong cơ thể bạn nếu bạn mắc bệnh ở cổ họng
Ve eğer mümkünse, sizin söz konusu organınıza ait spresifik hücreleri kullanmayı tercih ederiz.Y si es posible, preferiríamos usar células de su órgano en particular.
Ve eğer mümkünse, sizin söz konusu organınıza ait spresifik hücreleri kullanmayı tercih ederiz.А ако е възможно, бихме предпочели да използваме клетки от самия ви специфичен орган.
Ve eğer mümkünse, sizin söz konusu organınıza ait spresifik hücreleri kullanmayı tercih ederiz.И если возможно, мы предпочитаем использовать клетки из конкретного органа.
Ve eğer mümkünse, sizin söz konusu organınıza ait spresifik hücreleri kullanmayı tercih ederiz.Якщо це можливо, то ми б використовували клітини з конкретного органа.
Ve eğer mümkünse, sizin söz konusu organınıza ait spresifik hücreleri kullanmayı tercih ederiz.ואם אפשרי, היינו רוצים להשתמש בתאים מהאיברים הספציפיים שלכם.
Ve eğer mümkünse, sizin söz konusu organınıza ait spresifik hücreleri kullanmayı tercih ederiz.و إذا امكن نفضل إستخدام الخلايا المحددة الخاصة لعضو بذاته
Ve eğer mümkünse, sizin söz konusu organınıza ait spresifik hücreleri kullanmayı tercih ederiz.気管に問題がある場合は
Ve kimsenin kullanmayı beceremediği bu şeyleri yapıyoruz.Aztán ezeket a bigyókat, bár nem mindenki képes használni.
Ve kimsenin kullanmayı beceremediği bu şeyleri yapıyoruz.Budujeme schody. A vyrábíme tyto věci které ne všichni umí používat.
Ve kimsenin kullanmayı beceremediği bu şeyleri yapıyoruz.Budujemy schody i te rzeczy które nie każdy wie jak obsługiwać.
Ve kimsenin kullanmayı beceremediği bu şeyleri yapıyoruz.Construímos degraus. E construímos estas coisas que nem toda a gente consegue usar.
Ve kimsenin kullanmayı beceremediği bu şeyleri yapıyoruz.Construimos escalones; construimos estas cosas que no todos pueden usar, obviamente.
Ve kimsenin kullanmayı beceremediği bu şeyleri yapıyoruz.Construim trepte. Şi clădim aceste lucruri pe care în mod evident nu toţi putem să le utilizăm.
Ve kimsenin kullanmayı beceremediği bu şeyleri yapıyoruz.E facciamo queste belle cose che non tutti possono usare facilmente.
Ve kimsenin kullanmayı beceremediği bu şeyleri yapıyoruz.Gradimo stopnice. In gradimo stvari, ki jih ne more vsakdo uporabljati.
Ve kimsenin kullanmayı beceremediği bu şeyleri yapıyoruz.Kita membangun langkah. Dan kita membangun hal ini yang tidak semua orang bisa gunakan tentunya.
Ve kimsenin kullanmayı beceremediği bu şeyleri yapıyoruz.우리는 계단을 만듭니다. 이런 걸 만들죠. 아무리 봐도 모든 사람들이 사용할 수 있을 것 같진 않군요.
Ve kimsenin kullanmayı beceremediği bu şeyleri yapıyoruz.Me rakennamme portaita. Ja asioita, joita kaikki eivät selvästi osaa käyttää.
Ve kimsenin kullanmayı beceremediği bu şeyleri yapıyoruz.Och vi bygger sådana här saker som inte alla kan använda så klart.
Ve kimsenin kullanmayı beceremediği bu şeyleri yapıyoruz.Robíme takéto veci, ktoré nie každý vie použiť.
Ve kimsenin kullanmayı beceremediği bu şeyleri yapıyoruz.Vi bygger trapper, vi bygger alle de her ting, som ikke alle kan bruge.
Ve kimsenin kullanmayı beceremediği bu şeyleri yapıyoruz.We maken trappen. En we maken deze dingen, waar duidelijk niet iedereen mee om kan gaan.
Ve kimsenin kullanmayı beceremediği bu şeyleri yapıyoruz.Wir bauen Stufen. Und wir bauen diese Dinge die offensichtlich nicht jeder nutzen kann.
Ve kimsenin kullanmayı beceremediği bu şeyleri yapıyoruz.Χτίζουμε σκαλιά. Και χτίζουμε κάποια πράγματα που δεν μπορούν να χρησιμοποιήσουν όλοι όπως φαίνεται.
Ve kimsenin kullanmayı beceremediği bu şeyleri yapıyoruz.Мы строим простые ступеньки. Мы также создаем эти штучки которыми, видимо, не все умеют пользоваться.
Ve kimsenin kullanmayı beceremediği bu şeyleri yapıyoruz.Правим стъпки. И създаваме такива неща, които очевидно не всеки може да ползва.
Ve kimsenin kullanmayı beceremediği bu şeyleri yapıyoruz.אנו בונים מדרגות. ואנו בונים את הדברים הללו שלא כולם יכולים להשתמש בהם מן הסתם.
Ve kimsenin kullanmayı beceremediği bu şeyleri yapıyoruz.نبني خطوات. ونبني هذه الأشياء التي لا يستطيع أي شخص إستخدامها عادةً.
Ve kimsenin kullanmayı beceremediği bu şeyleri yapıyoruz.誰もが使えはしないものを作ります (笑)
Ve reçeteyi, bu amaç için kullanmayı tercih ettik.E abbiamo scelto di usare le prescrizioni per quel motivo.
Ve reçeteyi, bu amaç için kullanmayı tercih ettik.És a receptet választottuk ennek az elérésére.
Ve reçeteyi, bu amaç için kullanmayı tercih ettik.Et nous avons choisi d'utiliser l'ordonnance dans ce but.
Ve reçeteyi, bu amaç için kullanmayı tercih ettik.Het recept was voor ons het middel daartoe.
Ve reçeteyi, bu amaç için kullanmayı tercih ettik.저희는 처방전을 그 용도로 사용하기로 계획했습니다.
Ve reçeteyi, bu amaç için kullanmayı tercih ettik.Og vi valgte at bruge recepten til det formål.
Ve reçeteyi, bu amaç için kullanmayı tercih ettik.Și am decis să folosim rețeta în acel scop.
Ve reçeteyi, bu amaç için kullanmayı tercih ettik.Und wir entschieden uns, Rezepte zu diesem Zweck einzusetzen.
Ve reçeteyi, bu amaç için kullanmayı tercih ettik.Và chúng tôi chọn dùng đơn thuốc cho mục đích đó.
Ve reçeteyi, bu amaç için kullanmayı tercih ettik.Y optamos por usar la prescripción para ese propósito.
Ve reçeteyi, bu amaç için kullanmayı tercih ettik.Αποφασίσαμε την χρήση συνταγών για αυτόν τον σκοπό.
Ve reçeteyi, bu amaç için kullanmayı tercih ettik.Избрахме да използваме рецепти за тази цел.
Ve reçeteyi, bu amaç için kullanmayı tercih ettik.И мы решили использовать этот рецепт для той цели.
Ve reçeteyi, bu amaç için kullanmayı tercih ettik.ובחרנו להשתמש במרשם למטרה הזאת.
Ve reçeteyi, bu amaç için kullanmayı tercih ettik.واخترنا استخدام الوصفة الطبية لذلك الغرض.
Ve reçeteyi, bu amaç için kullanmayı tercih ettik.処方箋を使うことにしました ここから数マイル先にある
Ve saatlik güç isteğini karşılamak için sadece hidro kullanmayı düşünüyor.A to se berou v úvahu pouze existující vodní elktrárny k pokrytí hodinové energetické poptávky.
Ve saatlik güç isteğini karşılamak için sadece hidro kullanmayı düşünüyor.Det tager hensyn til at bruge eksisterende vandkraft til at matche kravene for elektricitet time for time.
Ve saatlik güç isteğini karşılamak için sadece hidro kullanmayı düşünüyor.E considerando soltanto l'idroelettrica esistente per soddisfare la domanda energetica oraria.
Ve saatlik güç isteğini karşılamak için sadece hidro kullanmayı düşünüyor.En het stelt voor om bestaande waterkracht te gebruiken om de vraag van uur tot uur aan te kunnen.
Ve saatlik güç isteğini karşılamak için sadece hidro kullanmayı düşünüyor.És ez csak a meglévő vízenergiát veszi figyelembe és méri hozzá a folyamatos energiaszükséglethez.
Ve saatlik güç isteğini karşılamak için sadece hidro kullanmayı düşünüyor.Hier wird nur existierende Wasserkraft berücksichtigt, um den stündlichen Strombedarf sicherzustellen.
Ve saatlik güç isteğini karşılamak için sadece hidro kullanmayı düşünüyor.실시간 전력수요를 가늠키 위해 현재의 수력발전자료를 고려해 넣었습니다.
Ve saatlik güç isteğini karşılamak için sadece hidro kullanmayı düşünüyor.Och det beaktar bara befintlig vattenkraft för att matcha elbehovet timme för timme.
Ve saatlik güç isteğini karşılamak için sadece hidro kullanmayı düşünüyor.Şi consideră doar folosirea energiei hidrologice existente ca să potrivim cererea de energie oră cu oră.
Ve saatlik güç isteğini karşılamak için sadece hidro kullanmayı düşünüyor.Và nó chỉ sử dụng H2 tồn tại để tương hợp nhu cầu điện năng hàng giờ.
Ve saatlik güç isteğini karşılamak için sadece hidro kullanmayı düşünüyor.Εξετάζει μόνο υπάρχοντα στοιχεία των υδροηλεκτρικών ώστε να ταυτίσει την ωριαία ενεργειακή ζήτηση.
Ve saatlik güç isteğini karşılamak için sadece hidro kullanmayı düşünüyor.И взема предвид само употреба на съществуваща водна енергия за отговор на търсенето на мощност час по час.
Ve saatlik güç isteğini karşılamak için sadece hidro kullanmayı düşünüyor.והם לוקחים בחשבון רק שימוש בהידרו כדי לענות על הדרישה לפי שעה.
İlgili Sayfalar