kullanmış ile cümle
kullanmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Küçük şişeler kullanmış, camları boyalı. Zeytinyağı şişesinin tepe noktasına asal gazı doldurmuş.Използва мънички шишенца от оцветено стъкло, покрива зехтина с инертен газ.
Küçük şişeler kullanmış, camları boyalı.הוא משתמש בבקבוקים קטנטנים, הזכוכית צבעונית,
Küçük şişeler kullanmış, camları boyalı.وهو يستخدم قنينات صغيرة جدا ، زجاجها معتم
Küçük şişeler kullanmış, camları boyalı.不活性ガスを充填させています
Kulağı mümkün olduğunca ince yaparsam, en az miktarda kağıt kullanmış olurum.Ak ho spravím tak úzky ako sa len dá, dostanem sa na až hranicu množstva potrebného papiera.
Kulağı mümkün olduğunca ince yaparsam, en az miktarda kağıt kullanmış olurum.Als ik de flappen zo dun mogelijk maak, bereik ik de limiet van de minimumhoeveelheid benodigd papier.
Kulağı mümkün olduğunca ince yaparsam, en az miktarda kağıt kullanmış olurum.A pokud jej udělám co nejtenčí, získám nejmenší možný potřebný obsah papíru.
Kulağı mümkün olduğunca ince yaparsam, en az miktarda kağıt kullanmış olurum.Dacă fac îndoiturile cât de înguste se poate, ajung la limita cantităţii minime de hârtie necesară.
Kulağı mümkün olduğunca ince yaparsam, en az miktarda kağıt kullanmış olurum.Ha a végsőkig keskenyítem, megkapom a minimális papírfelhasználást.
Kulağı mümkün olduğunca ince yaparsam, en az miktarda kağıt kullanmış olurum.Jeśli zrobię wypustkę tak wąską, jak to możliwe osiągnę minimum potrzebnego na to papieru.
Kulağı mümkün olduğunca ince yaparsam, en az miktarda kağıt kullanmış olurum.플랩을 최대한 가늘게 만들게 되면 필요한 종이 넓이의 최소 한계에 이릅니다.
Kulağı mümkün olduğunca ince yaparsam, en az miktarda kağıt kullanmış olurum.Mache ich die Lasche so schmal wie möglich, so erreiche ich das Minimum des benötigten Papiers.
Kulağı mümkün olduğunca ince yaparsam, en az miktarda kağıt kullanmış olurum.Nếu tôi làm nó nhỏ nhất có thể, tôi sẽ đạt đến giới hạn nhỏ nhất của giấy.
Kulağı mümkün olduğunca ince yaparsam, en az miktarda kağıt kullanmış olurum.Se faccio il risvolto più sottile possibile, arrivo al limite della minima quantità di carta necessaria.
Kulağı mümkün olduğunca ince yaparsam, en az miktarda kağıt kullanmış olurum.Se fizer a aba o mais estreita possível, chego ao limite do mínimo de papel necessário.
Kulağı mümkün olduğunca ince yaparsam, en az miktarda kağıt kullanmış olurum.Si hago la solapa lo más flaca posible llego al límite de la cantidad mínima de papel necesaria.
Kulağı mümkün olduğunca ince yaparsam, en az miktarda kağıt kullanmış olurum.Si je le fait aussi étroit que possible, j'arrive au minimum possible de la quantité de papier nécessaire.
Kulağı mümkün olduğunca ince yaparsam, en az miktarda kağıt kullanmış olurum.Αν τα κάνω όσο λεπτότερα γίνεται, θα είμαι στο όριο του ελάχιστου απαιτούμενου χαρτιού.
Kulağı mümkün olduğunca ince yaparsam, en az miktarda kağıt kullanmış olurum.Ако направя крайника възможно най-тънък, достигам минималното нужно количество хартия.
Kulağı mümkün olduğunca ince yaparsam, en az miktarda kağıt kullanmış olurum.Если я делаю соединение тонким, насколько это возможно, то я использую самый минимум требуемой бумаги.
Kulağı mümkün olduğunca ince yaparsam, en az miktarda kağıt kullanmış olurum.אם יוצרים את הכנף הדקה ביותר האפשרית מקבלים את גבול כמות הנייר המינימלית הנחוצה.
Kulağı mümkün olduğunca ince yaparsam, en az miktarda kağıt kullanmış olurum.إذا قمت بصناعة جنيح بمنتهى النحالة فإني سأستخدم الحد الأدنى من الورق
Kulağı mümkün olduğunca ince yaparsam, en az miktarda kağıt kullanmış olurum.使う紙の量が最低限で済みます ご覧の用に、フラップを作るには円の4分の1が必要です
kullanmış olan çoğu yetişkin (%80-95) bir önceki ayda kokain kullanmamıştır (92).Hier wurden in Dänemark, Spanien, Irland,
kullanmış olan çoğu yetişkin (%80-95) bir önceki ayda kokain kullanmamıştır (92).Uživanje kokaina med mlajšimi odraslimi osebami
Lincoln, "göstermek" kelimesini şüphesizce kanıtlamak anlamında kullanmış.Also, Lincoln sagt es gibt dieses Wort "Demonstration", das bedeutet zweifelsfrei beweisen.
Lincoln, "göstermek" kelimesini şüphesizce kanıtlamak anlamında kullanmış."'bewijs?'" Lincoln denkt dat dit woord, 'demonstratie', een bredere betekenis heeft:
Lincoln, "göstermek" kelimesini şüphesizce kanıtlamak anlamında kullanmış.그러니까 링컨은 거기에서 입증 (demonstration) 이라는 단어를 사용하고 있는데, 그 말은 의심을 넘어서서 증명하는 것입니다.
Lincoln, "göstermek" kelimesini şüphesizce kanıtlamak anlamında kullanmış.Entonces, Lincoln está diciendo que esta palabra "demostración" significa probar fuera de toda duda.
Lincoln, "göstermek" kelimesini şüphesizce kanıtlamak anlamında kullanmış.Lincoln dice che "dimostrare" significa "provare oltre ogni dubbio".
Lincoln, "göstermek" kelimesini şüphesizce kanıtlamak anlamında kullanmış.Lincoln siger altså, at ordet bevise betyder at vide noget udover enhver tvivl.
Lincoln, "göstermek" kelimesini şüphesizce kanıtlamak anlamında kullanmış.Takže, Lincoln říká, že slovo "prokázat" znamená dokázat nade vší pochybnost.
Lincoln, "göstermek" kelimesini şüphesizce kanıtlamak anlamında kullanmış.Takže, Lincoln tvrdí, že je tu slovo "preukazovanie", ktoré znamená dokazovanie nado všetku pochybnosť.
Lincoln, "göstermek" kelimesini şüphesizce kanıtlamak anlamında kullanmış.Vì vậy, Lincoln nói đó là "trình diễn" từ này có nghĩa là chứng minh ngoài nghi ngờ.
Lincoln, "göstermek" kelimesini şüphesizce kanıtlamak anlamında kullanmış.Więc, Lincoln mówi tutaj, że wyraz "wykazać" oznacza udowodnić ponad wszelką wątpliwość.
Lincoln, "göstermek" kelimesini şüphesizce kanıtlamak anlamında kullanmış.Отож, Лінкольн тут каже, що "демонструвати" - це безсумнівно підтверджувати,
Lincoln, "göstermek" kelimesini şüphesizce kanıtlamak anlamında kullanmış.لذا فإن لينكولن يقول أن كلمة "توضيح" تعنى إثبات ليس بعده شك
Maria Akatemia, aile üyelerine karşı şiddet kullanmış ya da kullanabileceğinden korkan kadınlara yardım eder.Maria Akatemia تساعد النساء اللاتي استخدمن العنف أو يخفن من استخدامهن للعنف تجاه أفراد عائلاتهن.
Maria Akatemia, aile üyelerine karşı şiddet kullanmış ya da kullanabileceğinden korkan kadınlara yardım eder.Maria Akatemia专为有家庭暴力历史或倾向的女性提供帮助。
Mobilyalar var. At arabalarının parçaları. en çok da parke taşlarını kullanmışlar.Barykady było ustawiane z mebli, wozów, płyt chodnikowych.
Mobilyalar var. At arabalarının parçaları. en çok da parke taşlarını kullanmışlar.Blokády boli vyrobené z nábytku, áut, dlažobných kociek.
Mobilyalar var. At arabalarının parçaları. en çok da parke taşlarını kullanmışlar.Por cima desses paralalepípedos avança uma figura que não veríamos, realmente, nas ruas de Paris.
Mobilyalar var. At arabalarının parçaları. en çok da parke taşlarını kullanmışlar.Přes tyto dlažební kostky se žene postava, kterou bychom asi v ulicích Paříže nepotkali.
Mühendisler. Ben sadece hiç bir kez kullanmıştım... tavşan inşa etmekIch hab's nur einmal benutzt... um ein Hasenstall zu bauen.
Müşteri formayı belki sadece iki, üç, dört kere kullanmış.대여 횟수는 달라질 수 있지만
Müşteri formayı belki sadece iki, üç, dört kere kullanmış.Mogła być użyta tylko dwa albo trzy albo cztery razy w roku.
Müşteri formayı belki sadece iki, üç, dört kere kullanmış.قد يكون قد استخدمه مرتين أو ثلاث أو أربع مرات
Müşteri formayı belki sadece iki, üç, dört kere kullanmış.顧客獲得コストもかかりません
"Net" diyoruz çünkü glikolizde iki ATP kullanmıştık, ve sonunda dört ATP oluşmuştu. .. 제가 이 이야기를 할 때 항상 '순이익'이라는 단어를 쓰는 데요, 그것은 투자 과정에서 두 개의 ATP가 사용되고, 그 뒤에 네 개의 ATP를 생성해 내기 때문입니다.
"Net" diyoruz çünkü glikolizde iki ATP kullanmıştık, ve sonunda dört ATP oluşmuştu. .לתגובה השתמשנו בשני ATP, ואז היא ייצרה ארבעה.
"Net" diyoruz çünkü glikolizde iki ATP kullanmıştık, ve sonunda dört ATP oluşmuştu. .وأقول دائماً هناك صافي، لأنه تذكر، فإنه يستخدم أتبس اثنين في تلك المرحلة من الاستثمار، ومن ثم فإنه ولدت أربعة.
O güne kadar, arka taraftaki muz tarlasını kullanmıştı ama tuvaletini kurması yalnızca birkaç saatini adlı.Celý její život používala banánové pole za domem, ale za pár hodin postavila latrínu.
O güne kadar, arka taraftaki muz tarlasını kullanmıştı ama tuvaletini kurması yalnızca birkaç saatini adlı.Durante toda a vida, utilizou a plantação de bananas, mas instalou a latrina em poucas horas.
O güne kadar, arka taraftaki muz tarlasını kullanmıştı ama tuvaletini kurması yalnızca birkaç saatini adlı.Haar hele leven had ze het bananenveld gebruikt, maar ze installeerde de latrine in een paar uur.
O güne kadar, arka taraftaki muz tarlasını kullanmıştı ama tuvaletini kurması yalnızca birkaç saatini adlı.평생 동안 그녀는 바나나 농장 뒤에서 일을 봤지만 단 몇 시간만에 변소를 설치한 거에요.
O güne kadar, arka taraftaki muz tarlasını kullanmıştı ama tuvaletini kurması yalnızca birkaç saatini adlı.Przez całe życie korzystała z pola bananów za swoim domem, ale latrynę zamontowała w ciągu kilku godzin.
O güne kadar, arka taraftaki muz tarlasını kullanmıştı ama tuvaletini kurması yalnızca birkaç saatini adlı.Selama hidupnya, dia menggunakan daun pisang, namun dia memasang toilet ini hanya dalam beberapa jam.
O güne kadar, arka taraftaki muz tarlasını kullanmıştı ama tuvaletini kurması yalnızca birkaç saatini adlı.Su vida entera había estado usando el campo de bananas de atrás, pero instaló la letrina en unas pocas horas.
O güne kadar, arka taraftaki muz tarlasını kullanmıştı ama tuvaletini kurması yalnızca birkaç saatini adlı.Toată viața și-a făcut nevoile în câmpul de bananieri din spatele casei, dar a instalat latrina în câteva ore,
O güne kadar, arka taraftaki muz tarlasını kullanmıştı ama tuvaletini kurması yalnızca birkaç saatini adlı.Trong suốt cuộc đời mình, bà đã dùng lá chuối nhưng chỉ trong vài giờ, bà đã lắp một nhà vệ sinh