kullandık ile cümle
kullandık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Şimdiye kadar bir eğrinin altındaki alanı bulmak için integralleri kullandık.Tot nu toe hebben we integralen gebruikt om het gebied onder de functie te berekenen
Şimdiye kadar bir eğrinin altındaki alanı bulmak için integralleri kullandık.עד כה, השתמשנו באינטגרלים כדי לחשב את השטח שמתחת לגרף.
Şimdiye kadar bir eğrinin altındaki alanı bulmak için integralleri kullandık.曲線の下の面積を求めてきました。 少し復習しましょう。
Şimdiye kadar bunları kullandık.E ci andava bene.
Şimdiye kadar bunları kullandık.Và điều này đã làm việc tốt cho chúng tôi.
Şimdiye kadar bunları kullandık.Y esto funciono bien para nosotros.
Şimdiye kadar bunları kullandık.Этого всего нам до сих пор было достаточно.
Şirketin adi NimbleGen, Affymetrix'in çok ilerisinde bir şirket. Ve biz de onların tekniğini kullandık.We gebruiken hun techniek.
Siz de Python 2 kullandıkça, örnekleriniz benimkiyle aynı olacak, aynı biçimde çalışacak.Ak používate verziu 2 moje príklady vám budú fungovať, pracujú rovnako.
Siz de Python 2 kullandıkça, örnekleriniz benimkiyle aynı olacak, aynı biçimde çalışacak.Als je Python 2 gebruikt, dan zijn de voorbeelden dezelfde als de mijne, ze werken hetzelfde.
Siz de Python 2 kullandıkça, örnekleriniz benimkiyle aynı olacak, aynı biçimde çalışacak.De vil hvertfald virke på samme måde. Hvis du bruger Python 3, skal du forberede dig på
Siz de Python 2 kullandıkça, örnekleriniz benimkiyle aynı olacak, aynı biçimde çalışacak.Dokud budete používat Python 2, vaše příklady budou stejné jako ty moje, budou fungovat stejně.
Siz de Python 2 kullandıkça, örnekleriniz benimkiyle aynı olacak, aynı biçimde çalışacak.Esimerkit toimivat samoin kuin minulla, kunhan käytät. Python 2-versioita.
Siz de Python 2 kullandıkça, örnekleriniz benimkiyle aynı olacak, aynı biçimde çalışacak.Y estoy usando Python...Python creo que estoy usado Python 2.6 o 2.7.
Siz de Python 2 kullandıkça, örnekleriniz benimkiyle aynı olacak, aynı biçimde çalışacak.Ако използвате Python 2, примерите Ви ще бъдат същите като моите, ще работят по същия начин.
Siz de Python 2 kullandıkça, örnekleriniz benimkiyle aynı olacak, aynı biçimde çalışacak.До тих пір поки, Ви використовуєте Python 2, Ваші приклади будуть такими ж, як мої, і працюватимуть так само.
Siz de Python 2 kullandıkça, örnekleriniz benimkiyle aynı olacak, aynı biçimde çalışacak.כל עוד אתם משתמשים ב־"פייתון 2" הדוגמאות שלכם יעבדו כמו שלי אבל אם אתם משתמשים ב"פייתון" 3 אתם הולכים
Siz de Python 2 kullandıkça, örnekleriniz benimkiyle aynı olacak, aynı biçimde çalışacak.طالما تستخدم البايثون 2, فإن أمثلتك ستكون متماثلة مع أمثلتي، هم يعملون بنفس الطريقة.
Siz de Python 2 kullandıkça, örnekleriniz benimkiyle aynı olacak, aynı biçimde çalışacak.基本的には僕と同じ例を使えば 動きは一緒になるはずだよ ただし、Python 3 を使ってたら
Sizin verinizin nereye düştüğünü gösterebilmek için renkleri kullandık.정확히 어떤 수치가 떨어져 있는지 색깔을 이용해서 표현했습니다.
Sizin verinizin nereye düştüğünü gösterebilmek için renkleri kullandık.We maken gebruik van kleur om aan te duiden waar je eigen waarden precies vallen.
Sizin verinizin nereye düştüğünü gösterebilmek için renkleri kullandık.Wir benutzen Farbe, um zu zeigen, wo genau Ihre Werte liegen.
Sizin verinizin nereye düştüğünü gösterebilmek için renkleri kullandık.ואנחנו משתמשים בצבע כדי להסביר בדיוק איפה התוצאה שלכם נמצאת.
Sizin verinizin nereye düştüğünü gösterebilmek için renkleri kullandık.ونستخدم اللون لكي نوضع تماما اين تقع نتيجة قراءتك
Sizin verinizin nereye düştüğünü gösterebilmek için renkleri kullandık.我哋通過顔色來清晰表明 您嘅數值處於邊一個位置。
Sizin verinizin nereye düştüğünü gösterebilmek için renkleri kullandık.説明します。 この例では、患者はグルコース値のため、
Sıfırı A için kullandık. B'nin 2yi kullandığı söylenmiş, yani Bnin y koordinatı 2. B'nin y-koordinatı 2.Для В мы используем 2, потому что нам говорят, что Y-координата В - 2.
Sonuca ulaştık. Tümdengelim kullandık.Så er vi færdige, og vi har brugt deduktiv bevisførsel.
Sorunları çözmek için kullandıkları çözümleri öğrenmek isteyebilirsiniz.어떤 솔루션을 사용하고 있는지 파악해야 하는 거죠
Sorunları çözmek için kullandıkları çözümleri öğrenmek isteyebilirsiniz.وما الحلول التي يستخدمونها لحل مشكلاتهم وصعوباتهم.
Sorunları çözmek için kullandıkları çözümleri öğrenmek isteyebilirsiniz.このようなタイプ別市場についてはあとで説明しますが
Sosyalleşirken kullandıkları yöntem de, yine din ile yoğun ilişkili olan doğa yürüyüşleri.종교적으로 강하게 묶인 그들의 사회망은 자연에서 산책하기입니다.
Sosyalleşirken kullandıkları yöntem de, yine din ile yoğun ilişkili olan doğa yürüyüşleri.là đi bộ thiên nhiên.
Sosyalleşirken kullandıkları yöntem de, yine din ile yoğun ilişkili olan doğa yürüyüşleri.leur réseau social, puis, intégrés à la religion aux promenades dans la nature.
Sosyalleşirken kullandıkları yöntem de, yine din ile yoğun ilişkili olan doğa yürüyüşleri.ברשת החברתית שלהם, ואז, מקושר ישירות לדת בצעידות בטבע.
Sosyalleşirken kullandıkları yöntem de, yine din ile yoğun ilişkili olan doğa yürüyüşleri.علاقاتهم الاجتماعيه , وبعد ذلك ,تمثيل الدين بشكل صحيح يكون بالمشي في الطبيعه .
Sosyalleşirken kullandıkları yöntem de, yine din ile yoğun ilişkili olan doğa yürüyüşleri.野外散歩を行うのです これがすごいのは、ただ時々に行われるのでなく
Soyle diyebiliriz, insanlarin dikkatini cekmek icin korkuyu kullandik.A félelmet használtuk, ha így tetszik, hogy felhívjuk az emberek figyelmét.
Soyle diyebiliriz, insanlarin dikkatini cekmek icin korkuyu kullandik.Am folosit frica, dacă doriți, pentru a atrage atenția oamenilor.
Soyle diyebiliriz, insanlarin dikkatini cekmek icin korkuyu kullandik.Chúng ta dùng sự sợ hãi, nếu bạn thích, để thu hút sự chú ý của mọi người.
Soyle diyebiliriz, insanlarin dikkatini cekmek icin korkuyu kullandik.Hemos utilizado el miedo, si se quiere, para captar la atención de la gente.
Soyle diyebiliriz, insanlarin dikkatini cekmek icin korkuyu kullandik.Kita menggunakan ketakutan, untuk menarik perhatian.
Soyle diyebiliriz, insanlarin dikkatini cekmek icin korkuyu kullandik.사람들의 관심을 끌기 위해 우리는 종종 두려움을 이용했습니다.
Soyle diyebiliriz, insanlarin dikkatini cekmek icin korkuyu kullandik.Nous nous sommes servis de la peur, si vous voulez, pour attirer l'attention des gens.
Soyle diyebiliriz, insanlarin dikkatini cekmek icin korkuyu kullandik.Používali jsme strach, abychom přitáhli pozornost lidí.
Soyle diyebiliriz, insanlarin dikkatini cekmek icin korkuyu kullandik.Používame pri tom strach, či sa vám to páči, alebo nie, aby sme pritiahli pozornosť ľudí.
Soyle diyebiliriz, insanlarin dikkatini cekmek icin korkuyu kullandik.Se preferite, abbiamo utilizzato la paura per catturare l'attenzione della gente.
Soyle diyebiliriz, insanlarin dikkatini cekmek icin korkuyu kullandik.Temos usado o medo, se quiserem, para chamar a atenção das pessoas.
Soyle diyebiliriz, insanlarin dikkatini cekmek icin korkuyu kullandik.Vi har använt fruktan, om jag får säga så, för att fånga människors uppmärksamhet.
Soyle diyebiliriz, insanlarin dikkatini cekmek icin korkuyu kullandik.Vi har brugt frygt, om I vil, for at fange folks opmærksomhed.
Soyle diyebiliriz, insanlarin dikkatini cekmek icin korkuyu kullandik.We hebben angst gebruikt om de aandacht van de mensen te grijpen.
Soyle diyebiliriz, insanlarin dikkatini cekmek icin korkuyu kullandik.Wenn Sie so wollen, haben wir uns der Angst bedient, um die Aufmerksamkeit der Menschen zu wecken.
Soyle diyebiliriz, insanlarin dikkatini cekmek icin korkuyu kullandik.Wykorzystywaliśmy strach, by przyciągnąć uwagę ludzi.
Soyle diyebiliriz, insanlarin dikkatini cekmek icin korkuyu kullandik.Χρησιμοποιήσαμε τον φόβο αν θέλετε για να κερδίσουμε την προσοχή των ανθρώπων.
Soyle diyebiliriz, insanlarin dikkatini cekmek icin korkuyu kullandik.Если можно так сказать, мы использовали страх, чтобы привлечь внимание людей.
Soyle diyebiliriz, insanlarin dikkatini cekmek icin korkuyu kullandik.Използвахме дори страха, за да привлечем вниманието на хората.
Soyle diyebiliriz, insanlarin dikkatini cekmek icin korkuyu kullandik.אם תרצו, השתמשנו בפחד, כדי לתפוס את תשומת הלב של הציבור.
Soyle diyebiliriz, insanlarin dikkatini cekmek icin korkuyu kullandik.فنحن - كمنظمات بيئية - نستخدم الخوف والترهيب لجذب اهتمام العامة
Soyle diyebiliriz, insanlarin dikkatini cekmek icin korkuyu kullandik.人々の関心を引いてきたのです 心理学者なら
Şu şekilde kullandık: odada boşluğa bakan bir kameramız ve her duvarda bir monitörümüz vardı.Cum am făcut asta... aveam o cameră care filma într-o încăpere, și aveam un monitor, pe fiecare perete.
İlgili Sayfalar