kullandık ile cümle
kullandık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Eğer çok fazla tuz görürseniz, çok tuz kullandıklarını, ya da buna benzer birşeyleri söyleyebilirsiniz.Se hanno grandi quantità di sale potreste desumere che usano troppo sale, o qualcosa del genere.
Eğer çok fazla tuz görürseniz, çok tuz kullandıklarını, ya da buna benzer birşeyleri söyleyebilirsiniz.Si tienen montones de sal, podrías adivinar que están usando mucha sal, o algo por el estilo.
Eğer çok fazla tuz görürseniz, çok tuz kullandıklarını, ya da buna benzer birşeyleri söyleyebilirsiniz.Αν έχουν τόνους αλάτι, μπορεί να σκεφτείτε ότι χρησιμοποιούν πολύ αλάτι, ή κάτι τέτοιο.
Eğer çok fazla tuz görürseniz, çok tuz kullandıklarını, ya da buna benzer birşeyleri söyleyebilirsiniz.Ако имат тонове сол, бихте могли да предположите, че използват прекалено много сол или нещо подобно.
Eğer çok fazla tuz görürseniz, çok tuz kullandıklarını, ya da buna benzer birşeyleri söyleyebilirsiniz.Если на складе ресторана хранятся тонны соли, вы можете предположить, что они используют слишком много соли.
Eğer çok fazla tuz görürseniz, çok tuz kullandıklarını, ya da buna benzer birşeyleri söyleyebilirsiniz.אם יש להם טונות של מלח, ניתן אולי לשער שהם משתמשים ביותר מדי מלח, או משהו דומה.
Eğer çok fazla tuz görürseniz, çok tuz kullandıklarını, ya da buna benzer birşeyleri söyleyebilirsiniz.لو كان لديهم الكثير من الملح، قد تخمنون أنهم يستعملون الكثير من الملح، و شيئا من هذا القبيل.
Eğer çok fazla tuz görürseniz, çok tuz kullandıklarını, ya da buna benzer birşeyleri söyleyebilirsiniz.塩の使いすぎを疑ったりできます でもそれには限界があります
Eğer x çiftse bu durumu kullanıyoruz, yanı f dört eşittir iki çünkü bu durumu kullandık.2 です。 しかし、x が奇数であるときに、この式で、
Eğer x çiftse bu durumu kullanıyoruz, yanı f dört eşittir iki çünkü bu durumu kullandık.Als x een even getal is kijken we hier boven, f (4) is gewoon 2 omdat we de bovenste gebruiken
Eğer x çiftse bu durumu kullanıyoruz, yanı f dört eşittir iki çünkü bu durumu kullandık.짝수일 때를 보면 f(4)는 2입니다 4가 짝수이기 때문이죠
Eğer x çiftse bu durumu kullanıyoruz, yanı f dört eşittir iki çünkü bu durumu kullandık.Se x for par usamos essa sentença, então f de 4 é igual a 2 porque usamos essa parte aqui.
Eğer x çiftse bu durumu kullanıyoruz, yanı f dört eşittir iki çünkü bu durumu kullandık.اذا كانت x عدد زوجي سنستخدم هذا الشرط، اذاً (f(4 --حسناً هذا يساوي 2 لأننا استخدمنا هذا الشرط هنا
Elektrikli aletleri kullandıktan sonra söndürmeyi unutmayın.Kom ihåg att stänga av elapparater efter användning.
Elektrikli aletleri kullandıktan sonra söndürmeyi unutmayın.Muista laittaa sähkölaitteet pois päältä käytön jälkeen.
Elektrikli aletleri kullandıktan sonra söndürmeyi unutmayın.Pensez à débrancher les appareils électriques après les avoir utilisés.
Elektrikli aletleri kullandıktan sonra söndürmeyi unutmayın.Recuerde apagar los aparatos eléctricos después de usarlos.
Elektrikli aletleri kullandıktan sonra söndürmeyi unutmayın.Не забывайте выключать электроприборы по окончании использования.
Elektrikli aletleri kullandıktan sonra söndürmeyi unutmayın.تذكر بأن تفصل الأجهزة الكهربية بعد استخدامها.
Elektrikli sauna sobasını kullandıktan sonra her zaman kapatın.Éteignez toujours le poêle électrique du sauna après utilisation.
Elektrikli sauna sobasını kullandıktan sonra her zaman kapatın.Sammuta aina sähkökiuas käytön jälkeen.
Elektrikli sauna sobasını kullandıktan sonra her zaman kapatın.Si la estufa es eléctrica, apáguela siempre después de usarla.
Elektrikli sauna sobasını kullandıktan sonra her zaman kapatın.Stäng alltid av en elektrisk bastuugn efter användning.
Elektrikli sauna sobasını kullandıktan sonra her zaman kapatın.Всегда отключайте электрическую печь после её использования.
Elektrikli sauna sobasını kullandıktan sonra her zaman kapatın.أطفئ دائماً الجهاز الكهربي لتسخين الساونا بعد استعماله.
EMCDDA 2006) daha sıkça crack kokain veya kokain ve eroin karışımını kullandıklarını rapor etmektedir.Aan cocaïne gerelateerde gezondheidsproblemen
EMCDDA 2006) daha sıkça crack kokain veya kokain ve eroin karışımını kullandıklarını rapor etmektedir.consumul cocainei crack sau al combinaţiei dintre cocaină și heroină.
EMCDDA 2006) daha sıkça crack kokain veya kokain ve eroin karışımını kullandıklarını rapor etmektedir.Liečba závislosti od kokaínu
EMCDDA 2006) daha sıkça crack kokain veya kokain ve eroin karışımını kullandıklarını rapor etmektedir.Uniti nonché, a livello europeo, dal Regno Unito, nella diffusione del consumo della sostanza.
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.Az utcán végezzük a felmérést, ott, ahol csavarognak és drogoznak.
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.Chúng tôi thực sự phỏng vấn mọi người trên đường phố, ở những nơi mà họ tụ tập và tiêm chích.
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.Estábamos entrevistándolos en la calle, en los lugares donde se juntaban y tomaban drogas.
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.Intervievam oamenii pe stradă, în locurile în care ei îşi petrec timpul şi se droghează.
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.우리는 실제로 길거리에서 이 사람들이 어울리면서 마약을 하고 있는 장소들에서 인터뷰를 하고 있었습니다.
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.Nous interrogions des gens dans la rue, là où ils trainent et se droguent.
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.Pytamy ludzi na ulicy w miejscach gdzie przebywają i biorą narkotyki.
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.Quello che facciamo è intervistare le persone direttamente in strada dove vanno a procurarsi la droga.
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.Ty rozhovory jsme dělali na ulici, v místech kde se narkomani scházejí a berou drogy.
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.Vid tillfället intervjuade vi människor rakt på gatan, vid de områdena där de hängde och tog droger.
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.Wij zijn mensen op de straat aan het interviewen, op hangplekken waar drugs gebruikt worden.
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.Wir befragten tatsächlich Leute auf der Straße, an den Orten, wo sie sich aufhalten und Drogen nehmen.
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.Παίρναμε συνέντευξη βασικά σε ανθρώπους στο δρόμο, σε μέρη που σύχναζαν και έπαιρναν ναρκωτικά.
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.В действителност ги интервюирахме на улицата. Там, където се събират и се дрогират.
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.Это мы говорим с людьми на улице, там, где они тусуются и колются.
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz."או כן." 100 אחוז. "אנחנו נרקומנים, אנחנו יודעים איפה להשיג מחטים נקיות." "אז יש עליכם מחט?"
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.في الواقع كنا نستجوب الاشخاص في الشارع في الاماكن التي يتجمع فيها مدمنوا المخدرات
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.実際にインタビューをします 「清潔な針を携帯していますか?」
"Eylemsizlik bilim insanlarının geriye giden topları açıklamak için kullandıkları terimdir."Ah! "Inércia é o nome que os cientistas dão "ao fenómeno da bola ir para a parte de trás do carrinho".
"Eylemsizlik bilim insanlarının geriye giden topları açıklamak için kullandıkları terimdir."Ah". "Tröghet är namnet som forskarna gett fenomenet att bollen rullar bakåt i vagnen.
"Eylemsizlik bilim insanlarının geriye giden topları açıklamak için kullandıkları terimdir.A tehetetlenség az a név amit a tudósok adnak annak a jelenségnek amikor a labda visszagurul a kocsi végébe.
"Eylemsizlik bilim insanlarının geriye giden topları açıklamak için kullandıkları terimdir."Inercja to nazwa, jakiej naukowcy używają na określenie zjawiska piłki toczącej się na tył wózka.
"Eylemsizlik bilim insanlarının geriye giden topları açıklamak için kullandıkları terimdir.Inersia adalah sebutan yang diberikan ilmuwan terhadap peristiwa bergulirnya bola ke belakang kereta.
"Eylemsizlik bilim insanlarının geriye giden topları açıklamak için kullandıkları terimdir.관성은 과학자들이 붙인 명칭인데, 공이 수레 뒤로 굴러가는 현상을 말하지.
"Eylemsizlik bilim insanlarının geriye giden topları açıklamak için kullandıkları terimdir.Trägheit ist der Name, den die Wissenschaftler diesem Phänomen geben, also wenn der Ball rückwärts rollt.
"Eylemsizlik bilim insanlarının geriye giden topları açıklamak için kullandıkları terimdir."Vztrajnost je ime, ki so ga dali znastveniki pojavu, ko se žoga zakotali proti koncu vozička.
"Eylemsizlik bilim insanlarının geriye giden topları açıklamak için kullandıkları terimdir."Так учёные называют явление, когда мяч откатывается в конец тележки.
"Eylemsizlik bilim insanlarının geriye giden topları açıklamak için kullandıkları terimdir.אינרציה זה שם שמדענים נתנו לתופעה של הכדור מתגלגל לאחוריי העגלה.
"Eylemsizlik bilim insanlarının geriye giden topları açıklamak için kullandıkları terimdir."إنه الاسم الذي أطلقه العلماء على ظاهرة توجه الكرة صوب مؤخرة العربة"
"Eylemsizlik bilim insanlarının geriye giden topları açıklamak için kullandıkları terimdir.その上のボールが後ろに動く現象に 科学者が付けた名前だけど 本当のところは 誰にも分からないんだ」
Fakat bizler gittik ve bir e-kitap okuyucusu olmak için bu şeylerin birisini kullandık.우리는 이것을 이북리더(e-book reader)로 활용했습니다.
İlgili Sayfalar