Tom iki kez alkollü araç kullanırken yakalandı.Tom has two DUIs.
Tom Mary'ye yemek çubuğu kullanmak için biraz ipucu verdi.Tom gave Mary some tips on how to use chopsticks.
Tom'un bir arabası yok. O sadece Mary'ninkini kullanır.Tom doesn't have a car. He just uses Mary's.
Benim İspanyolca sözlüğüme göre Ekvador'da "desgraciado" sözcüğü kullanılmıyor.My Spanish dictionary says not to use the word "desgraciado" in Ecuador.
Ona cihazı kullanmak için izin verildi.He was accorded permission to use the device.
Tom ve Mary'nin ikisi de araba kullanmayı bilmez.Tom and Mary both don't know how to drive.
Tom'un ellerini çok iyi kullandığı aşikâr.Tom is obviously very good with his hands.
Tom ellerini çok iyi kullanıyor.Tom is very good with his hands.
Prezervatif kullandın mı?Did you use a condom?
O, prezervatif kullandı mı?Did he use a condom?
Biber Hint mutfağında çok kullanılır.Chilli is very used in Indian cooking.
Uyuşturucu kullanıyor musunuz?Do you do drugs?
Tom neden arabasını kullanmana izin vermeyecek?Why won't Tom let you use his car?
Neden bir ankesörlü telefon kullanmadın?Why didn't you use a pay phone?
Bu şeyler ne için kullanılır?What are these things used for?
Gerçekten yardımını kullanabilirim.I could really use your help.
Şu anda biraz yardım kullanabilirim.I could use some support right now.
Onu kullanacaktım.I was going to use that.
Gerçekten yardımını kullanabiliriz.We could really use your help.
O, kafasını kullandı.He used his head.
Kafasını kullandı.She used her head.
Bu bilgisayarı kullanan tek kişi sen değilsin.You're not the only one who uses this computer.
Onu kullanamazsın.You can't use that.
Bu diş fırçasını kullanan bir annem değil.The one who uses this toothbrush isn't my mother.
Lütfen alt kattaki banyoyu kullan.Please use the bathroom downstairs.
Tom genellikle gergin durumları etkisiz hale getirmek için mizah kullanır.Tom often uses humor to defuse tense situations.
Tom ahşabın ne için kullanılacağını bilmiyordu.Tom didn't know what the wood was going to be used for.
Söylediğin her şey sana karşı kullanılabilir.Anything you say may be used against you.
Kullanmayacağımı bildiğim şeyleri alıyorum.I buy things that I know I am not going to use.
Tom bir silah olarak kullanmak için bir levye aldı.Tom grabbed a crowbar to use as a weapon.
Daha önce hiç bir demir testeresi kullanmadım. Nasıl kullanacağımı bana gösterir misin?I've never used a hacksaw before. Could you show me how?
On sekiz yaşın altındaki Amerikalılara başkanlık seçimlerinde oy kullanma izni verilmez.Americans under the age of eighteen aren't allowed to vote in presidential elections.
Önümüzdeki seçimlerde oy kullanacak mısınız?Are you going to vote in the upcoming election?
Son seçimde oy kullandın mı?Did you vote in the last election?
Tom oy kullanmayacağını söylüyor.Tom says he won't vote.
Beynimizin sadece %10' unu kullanıyoruz.We only use 10% of our brain.
Erkek arkadaşım mikrodalga kullanmayı reddediyor.My boyfriend refuses to use the microwave.
O sözü artık kimse kullanmıyor.No one uses that word anymore.
Artık hiç kimse o tür silah kullanmıyor.No one uses that kind of weapon anymore.
Tom'un ofisimi kullanacağını düşündüm.I thought Tom would use my office.
Belki bugün bize sözlükleri nasıl kullanacağımız hakkında birkaç ipucu verebilirsin.Maybe today you can give us a couple of tips about how to use the dictionaries.
İçmeyi bırak. Arabayı sen kullanacaksın.Stop drinking. You're the designated driver.
Kazanana karar vermek için oy kullanacağız.We will vote to decide the winner.
Tom'un bunu hâlâ kullandığına inanamıyorum.I can't believe Tom still uses it.
Ben araba kullanamam.I can't drive.
Onu kullanmana izin veremem.I can't let you use that.
Bu web sitesi için kullandığım şifreyi hatırlamıyorum.I can't remember the password I used for this website.
Burada cep telefonu kullanamayız.We can't use cellphones in here.
Onu kullanamam.I can't use it.
Bunu kullanamayız.We can't use this.
Yağmur yağmaya başladığı için kameramı kullanamadım.Because it started to rain, I couldn't use my camera.
Tom bir şnorkeli nasıl kullanacağını bilmiyor.Tom doesn't know how to use a snorkel.
Tom ve Mary'nin beni bir rehine olarak kullanacaklarını düşündüm.I thought Tom and Mary were going to use me as a hostage.
Bence bez mendilleri kullanabilirdik.I thought we could use the cloth napkins.
Yardım kullanabileceğini düşündüm.I thought you could use the help.
Bunu senin kullanabileceğini düşündüm.I thought you could use this.
Laptopumu banyoda kullanabilir miyim?Can I use my laptop in the bath?
"Laptopumu banyoda kullanabilir miyim?" "Hayır, kullanamazsın.""Can I use my laptop in the bath?" "No, you can't."
Kendisi mekanları tasvir etmede sanatçı yeteneğini kullanıyor.She uses her talent as an artist to describe places.
İnsanlar gerçekten hâlâ o kelimeyi kullanıyor mu?Do people still actually use that word?