kullanıyoruz ile cümle
kullanıyoruz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Ve "hiçbir şey" tabirini kullanıyoruz.И използваме думата "нищо".
Ve "hiçbir şey" tabirini kullanıyoruz.И мы используем слово "ничего."
Ve "hiçbir şey" tabirini kullanıyoruz.ואנחנו משתמשים בביטוי "שום דבר".
Ve "hiçbir şey" tabirini kullanıyoruz.ونستخدم لفظة "لا شيء."
Ve "hiçbir şey" tabirini kullanıyoruz.必ず何かがあるので 何もないなんてない
Ve "hiçbir şey" tabirini kullanıyoruz.우리는 이 "무" (無) 라는 단어를 자주 쓰지요.
Ve matrisleri sembolize etmek için büyük harf kullanıyoruz. Bazen buraya ikiye üç matrisi yazıyoruz.Môžete ju vyjadriť ako premennú pomocou tučného veľkého písmena.
Ve matrisleri sembolize etmek için büyük harf kullanıyoruz. Bazen buraya ikiye üç matrisi yazıyoruz.Vous pouvez la représenter comme une variable vous la représentez comme une lettre capitale grasse.
Ve matrisleri sembolize etmek için büyük harf kullanıyoruz.Die je kunt weergeven met een
Ve matrisleri sembolize etmek için büyük harf kullanıyoruz.Du kan representera den när du ska göra det i varierande form ni företräder det som fet ansikte bokstav.
Ve matrisleri sembolize etmek için büyük harf kullanıyoruz.Kiedy przedstawiamy ją w formie zmiennej można ją zapisać jako dużą pogrubioną literę.
Ve matrisleri sembolize etmek için büyük harf kullanıyoruz.Puedes representar esto cuando haces una forma variable se representan como cara negrita mayúscula.
Ve matrisleri sembolize etmek için büyük harf kullanıyoruz.Sie schreiben eine Matrix in Variablenform mit mit einem fetten, großen Buchstaben.
Ve mürekkep kullanmak yerine-- az önce kıkırdak püskürtüldüğünü gördünüz-- biz hücre kullanıyoruz.A místo inkoustu - právě jste viděli inkoustovou náplň - používáme buňky.
Ve mürekkep kullanmak yerine-- az önce kıkırdak püskürtüldüğünü gördünüz-- biz hücre kullanıyoruz.Anstelle von Tinte nehmen wir -- Sie haben hier gerade eine Tintenpatrone gesehen - einfach Zellen.
Ve mürekkep kullanmak yerine-- az önce kıkırdak püskürtüldüğünü gördünüz-- biz hücre kullanıyoruz.Emme käytä mustetta -- näitte juuri mustekasetin -- käytämme soluja.
Ve mürekkep kullanmak yerine-- az önce kıkırdak püskürtüldüğünü gördünüz-- biz hücre kullanıyoruz.Em vez de usar tinta — viram um cartucho de jato de tinta — nós usamos células.
Ve mürekkep kullanmak yerine-- az önce kıkırdak püskürtüldüğünü gördünüz-- biz hücre kullanıyoruz.In plaats van inkt gebruiken we -- je zag zonet een inkjet cartridge -- gebruiken we alleen cellen.
Ve mürekkep kullanmak yerine-- az önce kıkırdak püskürtüldüğünü gördünüz-- biz hücre kullanıyoruz.Istället för bläck använder vi -- ni såg just en bläckpatron -- så använder vi celler.
Ve mürekkep kullanmak yerine-- az önce kıkırdak püskürtüldüğünü gördünüz-- biz hücre kullanıyoruz.방금 잉크젯 카트리지가 지나갔는데, 우리는 잉크 대신에 세포를 사용하죠.
Ve mürekkep kullanmak yerine-- az önce kıkırdak püskürtüldüğünü gördünüz-- biz hücre kullanıyoruz.Og i stedet for at bruge blæk, bruger vi -- I så lige en blækpatron -- vi bruger bare celler.
Ve mürekkep kullanmak yerine-- az önce kıkırdak püskürtüldüğünü gördünüz-- biz hücre kullanıyoruz.Şi în loc să folosim cerneală folosim - tocmai aţi văzut cartuşul cu cerneală - folosim celule.
Ve mürekkep kullanmak yerine-- az önce kıkırdak püskürtüldüğünü gördünüz-- biz hücre kullanıyoruz.Y en vez de usar tinta, usamos -- acaban de ver un cartucho de inyección de tinta -- usamos células.
Ve mürekkep kullanmak yerine-- az önce kıkırdak püskürtüldüğünü gördünüz-- biz hücre kullanıyoruz.Και αντί να χρησιμοποιούμε μελάνι,χρησιμοποιούμε--μόλις είδατε μία κασέτα μελανιού-- χρησιμοποιούμε κύτταρα.
Ve mürekkep kullanmak yerine-- az önce kıkırdak püskürtüldüğünü gördünüz-- biz hücre kullanıyoruz.Вместо чернил мы используем - только что вы видили картридж струйного принтера -- мы используем клетки.
Ve mürekkep kullanmak yerine-- az önce kıkırdak püskürtüldüğünü gördünüz-- biz hücre kullanıyoruz.Замість чорнила ми використовуємо - це був картридж струменевого принтера - ми просто використовуємо клітини.
Ve mürekkep kullanmak yerine-- az önce kıkırdak püskürtüldüğünü gördünüz-- biz hücre kullanıyoruz.אנחנו פשוט משתמשים בתאים. זו למעשה מדפסת שולחנית רגילה.
Ve mürekkep kullanmak yerine-- az önce kıkırdak püskürtüldüğünü gördünüz-- biz hücre kullanıyoruz.و بدلا من إستخدام الحبر, نستخدم...لقد رأيتم الان حبارة.. نستخدم خلايا بدلا من الحبر.
Ve mürekkep kullanmak yerine-- az önce kıkırdak püskürtüldüğünü gördünüz-- biz hücre kullanıyoruz.細胞を使います これは普通のプリンターです
Ve öğretmenler, " Sınıfı harekete geçirmek için videolarınızı kullanıyoruz.Et les enseignants m'écrivaient : " Nous utilisons vos vidéos pour faire bouger la classe.
Ve öğretmenler, " Sınıfı harekete geçirmek için videolarınızı kullanıyoruz."Używamy Pana filmów odmieniając sposób prowadzenia zajęć.
Ve onu gündelik yaşantımızda kullanıyoruz. özel ve iş yaşamımızda.우리는 그것을 매일 이용합니다. 지금 우리는 그것을 우리의 일상생활 속에서 -- 우리의 사생활 속에서, 우리의 업무 생활 속에서 이용합니다.
Ve onu gündelik yaşantımızda kullanıyoruz. özel ve iş yaşamımızda.Las usamos cada día. Ahora en nuestras vidas cotidianas; en nuestra vida privada, en nuestros negocios.
Ve onu gündelik yaşantımızda kullanıyoruz. özel ve iş yaşamımızda.Le usiamo quotidianamente, nelle nostre vite private e professionali.
Ve onu gündelik yaşantımızda kullanıyoruz. özel ve iş yaşamımızda.Minden nap használjuk. Használjuk mindennapi életünk során -- magánéletben és üzleti szférában egyaránt.
Ve onu gündelik yaşantımızda kullanıyoruz. özel ve iş yaşamımızda.Používáme je v každodenním životě -- v osobním i profesním.
Ve onu gündelik yaşantımızda kullanıyoruz. özel ve iş yaşamımızda.Teraz ju neustále používame v našom každodennom živote, v súkromnom aj v pracovnom.
Ve onu gündelik yaşantımızda kullanıyoruz. özel ve iş yaşamımızda.Usamo-las todos os dias, no nosso quotidiano, na nossa vida pessoal, na nossa vida profissional.
Ve onu gündelik yaşantımızda kullanıyoruz. özel ve iş yaşamımızda.Vi bruger det hver dag. Vi bruger det i vores hverdag nu -- i vores private liv, i vores arbejdsliv.
Ve onu gündelik yaşantımızda kullanıyoruz. özel ve iş yaşamımızda.Wir benutzen sie jeden Tag. In unserem privaten und professionellen Leben.
Ve onu gündelik yaşantımızda kullanıyoruz. özel ve iş yaşamımızda.Използваме ги всеки ден. Използваме ги в ежедневния си живот сега -- в личния си живот, в живота си на работа.
Ve onu gündelik yaşantımızda kullanıyoruz. özel ve iş yaşamımızda.Ми використовуємо його щодня -- в особистому та діловому житті.
Ve onu gündelik yaşantımızda kullanıyoruz. özel ve iş yaşamımızda.Мы используем их каждый день. Используем в нашей повседневной жизни -- в нашей частной жизни, в наших делах.
Ve onu gündelik yaşantımızda kullanıyoruz. özel ve iş yaşamımızda.אנחנו משתמשים בה כל יום. אנחנו משתמשים בה בחיים היום יומיים עכשיו -- בחיים הפרטיים, בחיים העסקיים.
Ve onu gündelik yaşantımızda kullanıyoruz. özel ve iş yaşamımızda.نحن نستخدمها كل يوم,نحن نستخدمها في حياتنا اليومية في حياتنا الشخصية, في حياتنا العملية
Ve onu gündelik yaşantımızda kullanıyoruz. özel ve iş yaşamımızda.毎日のように使っています さらに時折 このようなイベントでは当たり前のように
Ve sonra biz bunu çeşitli şeylerde kullanıyoruz.그리고 우리는 이것을 여러가지에 사용합니다
Ve sonra biz bunu çeşitli şeylerde kullanıyoruz. Örnegin; film.A my ho využívame, aby sme s ním mohli robiť množstvo vecí - ako napríklad film.
Ve sonra biz bunu çeşitli şeylerde kullanıyoruz. Örnegin; film.Aztán felhasználjuk ezeket, hogy különböző dolgokat készítsünk, mint például egy filmet.
Ve sonra biz bunu çeşitli şeylerde kullanıyoruz. Örnegin; film.Dan gaan we dit gebruiken om allerlei dingen te maken - zoals bijvoorbeeld deze film.
Ve sonra biz bunu çeşitli şeylerde kullanıyoruz. Örnegin; film.I możemy go użyć w różny sposób jako na przykład błonę.
Ve sonra biz bunu çeşitli şeylerde kullanıyoruz. Örnegin; film.Lalu kami menggunakannya untuk membuat beberapa hal -- seperti contohnya, film.
Ve sonra biz bunu çeşitli şeylerde kullanıyoruz. Örnegin; film.Lo possiamo usare per farne cose diverse -- per esempio una pellicola.
Ve sonra biz bunu çeşitli şeylerde kullanıyoruz. Örnegin; film.On s'en sert pour un tas de choses -- comme, par exemple, un film.
Ve sonra biz bunu çeşitli şeylerde kullanıyoruz. Örnegin; film.Și apoi folosim aceasta pentru a creea o varietate de lucruri -- ca de exemplu, filmul.
Ve sonra biz bunu çeşitli şeylerde kullanıyoruz. Örnegin; film.Usamos estes constituintes para fazer uma série de coisas, por exemplo, esta película.
Ve sonra biz bunu çeşitli şeylerde kullanıyoruz. Örnegin; film.Và chúng tôi sử dụng nó để làm rất nhiều thứ -- ví dụ như phim
Ve sonra biz bunu çeşitli şeylerde kullanıyoruz. Örnegin; film.Wir benutzen es, um eine Vielzahl von Dingen herzustellen, wie zum Beispeil dünne Filme.
Ve sonra biz bunu çeşitli şeylerde kullanıyoruz. Örnegin; film.Y luego lo usamos para hacer una variedad de cosas diferentes como, por ejemplo, film plástico
Ve sonra biz bunu çeşitli şeylerde kullanıyoruz. Örnegin; film.Z njo sva potem ustvarila mnogo stvari, tudi tak film.