kullanıyorum ile cümle

kullanıyorum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Ben o fincanı kullanıyorum.אני משתמשת בספל הזה.
Ben de oyumu kullanıyorum #YıkılKarşımdan" açıklaması yapmıştır.Jej sa pripisuje výrok: Po nás hoc' aj potopa!
Ben de oyumu kullanıyorum #YıkılKarşımdan" açıklaması yapmıştır.Parašykite, kad išėjau savo noru, iš dalies – dėl protesto“).
Çünkü her resimde elde ettiğim tadı bir sonrakinin alt malzemesi olarak kullanıyorum.Po kiekvieno pataikymo į duobutę užrašomas kiekvienos komandos geriausias rezultatas.
2'yi çok fazla kullanıyorum, çünkü kuvvetlerinin bulunması açısından oldukça kolay.2 를 아주 많이 사용하는데요, 2 는 지수를 알아내기에 쉽기때문입니다.
2'yi çok fazla kullanıyorum, çünkü kuvvetlerinin bulunması açısından oldukça kolay.Dos utilizo mucho porque dos son un número de fácil averiguar los poderes.
2'yi çok fazla kullanıyorum, çünkü kuvvetlerinin bulunması açısından oldukça kolay.Eu uso dois bastante só porque dois é um número fácil de descobrir as potências.
2'yi çok fazla kullanıyorum, çünkü kuvvetlerinin bulunması açısından oldukça kolay.Hodně používám základ 2 protože to je jednoduchhé číslo... na počítání mocnin.
2'yi çok fazla kullanıyorum, çünkü kuvvetlerinin bulunması açısından oldukça kolay.J'utilise 2 beaucoup parce que 2 est un chiffre facile à élever aux puissances...
2'yi çok fazla kullanıyorum, çünkü kuvvetlerinin bulunması açısından oldukça kolay.Uso molto il 2 solo perché 2 è un numero di cui e' facile capire le potenze.
2'yi çok fazla kullanıyorum, çünkü kuvvetlerinin bulunması açısından oldukça kolay.Używam bardzo często dwójki, ponieważ łatwo dla niej wymyślać kolejne potęgi. Użyjmy jednak innej liczby.
2'yi çok fazla kullanıyorum, çünkü kuvvetlerinin bulunması açısından oldukça kolay.Най-много използвам две, защото две е число, с което лесно се пресмятат степените.
2'yi çok fazla kullanıyorum, çünkü kuvvetlerinin bulunması açısından oldukça kolay.لقد استخدمت العدد 2 كثيراً لأن 2 عبارة عن عدد من السهل ايجاد قواه
- 5 çarpı 3, burada dağılma özelliğini kullanıyorum.5 krát -3.
- 5 çarpı 3, burada dağılma özelliğini kullanıyorum.곱셈기호를 써서 표현해 봅시다 5 x 3 이니, 이렇게 분배를 하고
- 5 çarpı 3, burada dağılma özelliğini kullanıyorum.5 かける 3, すると私がここに分配すると, それにたすことの5かけるマイナス3です.
- 5 çarpı 3, burada dağılma özelliğini kullanıyorum. Artı 5 çarpı eksi 3. -Laat ik het x- teken gebruiken in plaats van de punt 5 keer 3, plus 5 keer -3
- 5 çarpı 3, burada dağılma özelliğini kullanıyorum.Toto bude 5 . 3, tam som to roznásobil, plus plus 5.
- 5 çarpı 3, burada dağılma özelliğini kullanıyorum.Użyję krzyżyka jako znaku mnożenia, zamiast kropki. To pierwszy element... plus... plus 5 × -3.
Açık maviyi türevini aldığım ifadeler için kullanıyorum.Azul claro significa la derivada de uno de los terminos.
Açık maviyi türevini aldığım ifadeler için kullanıyorum.Bleu pâle signifie que la dérivée de l'un des termes.
Açık maviyi türevini aldığım ifadeler için kullanıyorum.Jasny niebieski znaczy pochodną jednego z czynników
Açık maviyi türevini aldığım ifadeler için kullanıyorum.l'azzuro rappresenta la derivata di uno dei termini.
Açık maviyi türevini aldığım ifadeler için kullanıyorum.O azul claro representa a derivada de um dos termos.
Açık maviyi türevini aldığım ifadeler için kullanıyorum.الأزرق الفاتح يعني أن مشتق من أحد المصطلحات.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Dişlerim için kullanıyorum.C'est pour mes dents.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Dişlerim için kullanıyorum.Für meine Zähne.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Dişlerim için kullanıyorum.남자(현지어): 이 닦을 때요.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Dişlerim için kullanıyorum.الرجل يتحدث لغته الأصلية: لتنظيف أسناني.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Dişlerim için kullanıyorum.男: ポケットには 何も入ってないよ
Ama bu hikayeyi kullanıyorum çünkü gerçekten bana yardım etmek istediler.Aber ich erzähle diese Geschichte, weil man mir wirklich helfen wollte.
Ama bu hikayeyi kullanıyorum çünkü gerçekten bana yardım etmek istediler.Ale przytoczyłem tę historię, ponieważ naprawdę chcieli mi pomóc.
Ama bu hikayeyi kullanıyorum çünkü gerçekten bana yardım etmek istediler.Dar folosesc aceasta poveste pentru că ei au vrut cu adevărat să mă ajute.
Ama bu hikayeyi kullanıyorum çünkü gerçekten bana yardım etmek istediler.De azért mesélem el ezt a történetet, mert ők tényleg segíteni akartak.
Ama bu hikayeyi kullanıyorum çünkü gerçekten bana yardım etmek istediler.Je raconte cette anecdote car ils voulaient vraiment m'aider.
Ama bu hikayeyi kullanıyorum çünkü gerçekten bana yardım etmek istediler.하지만 그들이 정말로 절 돕고자 했기 때문에 이 말씀을 드리는 것입니다.
Ama bu hikayeyi kullanıyorum çünkü gerçekten bana yardım etmek istediler.Maar ik haal dit verhaal aan, omdat ze me echt wilden helpen.
Ama bu hikayeyi kullanıyorum çünkü gerçekten bana yardım etmek istediler.Ma ho voluto raccontarvi questa storia per farvi capire che volevano veramente aiutarmi.
Ama bu hikayeyi kullanıyorum çünkü gerçekten bana yardım etmek istediler.Mas conto esta história porque eles queriam mesmo ajudar-me.
Ama bu hikayeyi kullanıyorum çünkü gerçekten bana yardım etmek istediler.Men jag berättar den historian för att de verkligen ville hjälpa mig.
Ama bu hikayeyi kullanıyorum çünkü gerçekten bana yardım etmek istediler.Pero yo uso esa historia porque ellos realmente querían ayudarme.
Ama bu hikayeyi kullanıyorum çünkü gerçekten bana yardım etmek istediler.Používam ale ten príbeh, pretože mi naozaj chceli pomôcť.
Ama bu hikayeyi kullanıyorum çünkü gerçekten bana yardım etmek istediler.Říkám to tu proto, že mi opravdu chtěli pomoci.
Ama bu hikayeyi kullanıyorum çünkü gerçekten bana yardım etmek istediler.Tôi kể câu chuyện này vì họ thật sự muốn giúp đỡ cho tôi.
Ama bu hikayeyi kullanıyorum çünkü gerçekten bana yardım etmek istediler.Разказвам тази история, защото те наистина искаха да ми помогнат.
Ama bu hikayeyi kullanıyorum çünkü gerçekten bana yardım etmek istediler.Я рассказываю эту историю, чтобы показать вам, они действительно хотели мне помочь.
Ama bu hikayeyi kullanıyorum çünkü gerçekten bana yardım etmek istediler.אבל אני מספר את זה כי הם באמת רצו לעזור לי.
Ama bu hikayeyi kullanıyorum çünkü gerçekten bana yardım etmek istediler.ولكني ذكرت هذه الحكاية لأنهم أرادوا بالفعل تقديم يد العون لي.
Ama bu hikayeyi kullanıyorum çünkü gerçekten bana yardım etmek istediler.彼らは私が本当に環境に興味を持っているのを知りました
Ama x'i kullanıyorum, çünkü ona alışkınım. -Ale ja budem používať "x", ktoré používame najčastejšie a ktoré je najbežnejšie. Ak ste už použili "x"
Ama x'i kullanıyorum, çünkü ona alışkınım. - -Ale já budu používat "x", které používám nejčastěji a je nejběžnější, pokud jste již "x" nepoužili.
Ama x'i kullanıyorum, çünkü ona alışkınım. -그런데 저는 그냥 x로 할께요. 왜냐하면 이것이 가장 제가 많이 쓰고 x를 쓰지않은 이상
Arabayı sadece şirket işleri için kullanıyorum.Acesta masina este folosita numai pentru companie
Arabayı sadece şirket işleri için kullanıyorum.Auto jest tylko na użytek firmy.
Arabayı sadece şirket işleri için kullanıyorum.Cette voiture n'est que pour un usage professionnel.
Arabayı sadece şirket işleri için kullanıyorum.Das Auto ist nur für die Firma da.
Arabayı sadece şirket işleri için kullanıyorum.Denna bil är bara för företags användning.
Arabayı sadece şirket işleri için kullanıyorum.Deze auto is alleen voor bedrijfsgebruik.
Arabayı sadece şirket işleri için kullanıyorum.Mobil ini hanya digunakan untuk keperluan perusahaan.
Arabayı sadece şirket işleri için kullanıyorum.Questa macchina è solo ad uso lavorativo.
İlgili Sayfalar