kullanıyorlar ile cümle
kullanıyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Homo Erectus ve Australopithecus gibi isimler kullanıyorlarSie benutzen Wörter wie Homo Erectus und Australopitecus
Homo Erectus ve Australopithecus gibi isimler kullanıyorlarUżywają słów jak Homo Erectus i Australopithecus
Homo Erectus ve Australopithecus gibi isimler kullanıyorlarZe gebruiken woorden als Homo Erectus en Australopicthecus
Homo Erectus ve Australopithecus gibi isimler kullanıyorlarΧρησιμοποιουν λεξεις οπως χομο ερεκτους η αυστραλοπιθηκος.
Homo Erectus ve Australopithecus gibi isimler kullanıyorlarОни используют слова "Человек прямоходящий" и "Австралопитек"
Homo Erectus ve Australopithecus gibi isimler kullanıyorlarيستخدمون كلمات مثل الانسان المنتصب واسترالوبيثكس
Homo Erectus ve Australopithecus gibi isimler kullanıyorlarあなたはトマートーと言い、私はトメートーと言う。
İkili sonuçlar almak için, çok ilkel vakum tüplerini kullanıyorlardı.이때는 진공관이 쓰였으며, 매우 허접한 기술을 사용해서 라디오 진공관으로부터 이진법적인 형태를 끌어냈습니다.
İkili sonuçlar almak için, çok ilkel vakum tüplerini kullanıyorlardı.הם השתמשו בשפופרות ריק ובטכניקות מאד מרושלות .כדי להפיק התנהגות בינארית משפופרות הרדיו האלה
İkili sonuçlar almak için, çok ilkel vakum tüplerini kullanıyorlardı.كانوا يستخدمون الأنابيب المفرغة، أساليب ضيقة وقذرة للحصول على سلوك ثنائي من هذه الأنابيب المفرغة
İkili sonuçlar almak için, çok ilkel vakum tüplerini kullanıyorlardı.それを心許ない細工によって2値動作するようにしていました 一般的なラジオ用真空管の6J6を使ったのは
İmanlıların tümü bir arada bulunuyor, her şeyi ortaklaşa kullanıyorlardı.Alle aber, die gläubig waren geworden, waren beieinander und hielten alle Dinge gemein.
İmanlıların tümü bir arada bulunuyor, her şeyi ortaklaşa kullanıyorlardı.A všetci veriaci boli spolu a mali všetko spoločné.
İmanlıların tümü bir arada bulunuyor, her şeyi ortaklaşa kullanıyorlardı.A wszyscy, którzy uwierzyli byli pospołu, i wszystkie rzeczy mieli spólne.
İmanlıların tümü bir arada bulunuyor, her şeyi ortaklaşa kullanıyorlardı.De gelovigen deelden ook alles met elkaar.
İmanlıların tümü bir arada bulunuyor, her şeyi ortaklaşa kullanıyorlardı.Ja kaikki, jotka uskoivat, olivat yhdessä ja pitivät kaikkea yhteisenä,
İmanlıların tümü bir arada bulunuyor, her şeyi ortaklaşa kullanıyorlardı.믿는 사람이 다 함께 있어 모든 물건을 서로 통용하고
İmanlıların tümü bir arada bulunuyor, her şeyi ortaklaşa kullanıyorlardı.Men alla de som trodde höllo sig tillsammans och hade allting gemensamt;
İmanlıların tümü bir arada bulunuyor, her şeyi ortaklaşa kullanıyorlardı.Mindnyájan pedig, a kik hivének, együtt valának, és mindenük köz vala;
İmanlıların tümü bir arada bulunuyor, her şeyi ortaklaşa kullanıyorlardı.Og alle de troende holdt sig sammen og hadde alt felles,
İmanlıların tümü bir arada bulunuyor, her şeyi ortaklaşa kullanıyorlardı.Og alle de troende holdt sig sammen og havde alle Ting fælles.
İmanlıların tümü bir arada bulunuyor, her şeyi ortaklaşa kullanıyorlardı.Orang-orang percaya itu semuanya terus bersatu dan apa yang mereka punyai, mereka pakai bersama-sama
İmanlıların tümü bir arada bulunuyor, her şeyi ortaklaşa kullanıyorlardı.Phàm những người tin Chúa đều hiệp lại với nhau , lấy mọi vật làm của chung .
İmanlıların tümü bir arada bulunuyor, her şeyi ortaklaşa kullanıyorlardı.Phàm những người tin Chúa đều hiệp lại với nhau, lấy mọi vật làm của chung.
İmanlıların tümü bir arada bulunuyor, her şeyi ortaklaşa kullanıyorlardı.Todos os que criam estavam unidos e tinham tudo em comum.
İmanlıların tümü bir arada bulunuyor, her şeyi ortaklaşa kullanıyorlardı.Toţi cei ce credeau, erau împreună la un loc, şi aveau toate de obşte.
İmanlıların tümü bir arada bulunuyor, her şeyi ortaklaşa kullanıyorlardı.Tous ceux qui croyaient étaient dans le même lieu, et ils avaient tout en commun.
İmanlıların tümü bir arada bulunuyor, her şeyi ortaklaşa kullanıyorlardı.Tutti coloro che erano diventati credenti stavano insieme e tenevano ogni cosa in comune
İmanlıların tümü bir arada bulunuyor, her şeyi ortaklaşa kullanıyorlardı.Všickni pak věřící byli pospolu, a měli všecky věci obecné.
İmanlıların tümü bir arada bulunuyor, her şeyi ortaklaşa kullanıyorlardı.Vsi pa, ki so bili sprejeli vero, so bili skupaj in vse so imeli skupno;
İmanlıların tümü bir arada bulunuyor, her şeyi ortaklaşa kullanıyorlardı.Y todos los que creían se reunían y tenían todas las cosas en común
İmanlıların tümü bir arada bulunuyor, her şeyi ortaklaşa kullanıyorlardı.Και παντες οι πιστευοντες ησαν ομου και ειχον τα παντα κοινα,
İmanlıların tümü bir arada bulunuyor, her şeyi ortaklaşa kullanıyorlardı.Все же верующие были вместе и имели все общее.
İmanlıların tümü bir arada bulunuyor, her şeyi ortaklaşa kullanıyorlardı.и продаваха стоката и имота си, и разподеляха парите на всички, според нуждата на всекиго.
İmanlıların tümü bir arada bulunuyor, her şeyi ortaklaşa kullanıyorlardı.І всі віруючі були вкупі, і все було в них спільне;
İmanlıların tümü bir arada bulunuyor, her şeyi ortaklaşa kullanıyorlardı.וכל המאמינים התאחדו יחד ויהי להם הכל בשתפות׃
İmanlıların tümü bir arada bulunuyor, her şeyi ortaklaşa kullanıyorlardı.وجميع الذين آمنوا كانوا معا وكان عندهم كل شيء مشتركا.
İmanlıların tümü bir arada bulunuyor, her şeyi ortaklaşa kullanıyorlardı.信 的 人 都 在 一 處 、 凡 物 公 用
İmanlıların tümü bir arada bulunuyor, her şeyi ortaklaşa kullanıyorlardı.信 的 人 都 在 一 處 、 凡 物 公用
İndus tüccarları, bezirganları yabancı bir dili yazmak için de İndus yazısını kullanıyorlardı.Indus-Handlungsreisenden die Schrift nutzten, um eine fremde Sprache zu notieren.
İndus tüccarları, bezirganları yabancı bir dili yazmak için de İndus yazısını kullanıyorlardı.Indus-völgyi kereskedők, ezt az írást használták az idegen nyelv írásához is.
İndus tüccarları, bezirganları yabancı bir dili yazmak için de İndus yazısını kullanıyorlardı.인더스 문자를 사용해서 외국어를 적다고 생각합니다.
İndus tüccarları, bezirganları yabancı bir dili yazmak için de İndus yazısını kullanıyorlardı.là các thương gia Indus, các thương gia, đã sử dụng chữ viết này để viết một ngôn ngữ nước ngoài.
İndus tüccarları, bezirganları yabancı bir dili yazmak için de İndus yazısını kullanıyorlardı.Індські торговці -- купці -- використовували свою писемність для запису іноземної мови.
İndus tüccarları, bezirganları yabancı bir dili yazmak için de İndus yazısını kullanıyorlardı.הוא שהסוחרים מאינדוס השתמשו בכתב זה כדי לכתוב שפה זרה.
İndus tüccarları, bezirganları yabancı bir dili yazmak için de İndus yazısını kullanıyorlardı.هو ان التجار الهندوس كانوا يستخدمون هذا الاسلوب النصي لكتابة اللغات الأجنبية.
İndus tüccarları, bezirganları yabancı bir dili yazmak için de İndus yazısını kullanıyorlardı.外国語を表すために 文字を使っていたということです 英語とオランダ語の例のように
İnsanlar bunu her türlü eğlenceli şey için kullanıyorlar.As pessoas têm usado isto para todo o tipo de diversão.
İnsanlar bunu her türlü eğlenceli şey için kullanıyorlar.Az emberek a legkülönfélébb célokra használják.
İnsanlar bunu her türlü eğlenceli şey için kullanıyorlar.Bisher ist es für viele lustige Zwecke genutzt worden.
İnsanlar bunu her türlü eğlenceli şey için kullanıyorlar.Folk har använt det här för alla möjliga roliga syften.
İnsanlar bunu her türlü eğlenceli şey için kullanıyorlar.La gente ha estado usando esto para todo tipo de cosas.
İnsanlar bunu her türlü eğlenceli şey için kullanıyorlar.Le persone hanno usato questo strumento in un sacco di modi spassosi.
İnsanlar bunu her türlü eğlenceli şey için kullanıyorlar.Les gens l'ont utilisé pour toutes sortes de raisons amusantes.
İnsanlar bunu her türlü eğlenceli şey için kullanıyorlar.Lidé to využívali pro mnoho rozličných zábavných účelů.
İnsanlar bunu her türlü eğlenceli şey için kullanıyorlar.Ľudia to používajú na všetky možné srandovné účely.
İnsanlar bunu her türlü eğlenceli şey için kullanıyorlar.Ludzie używali tego do zabawy na różne sposoby.
İnsanlar bunu her türlü eğlenceli şey için kullanıyorlar.Mensen hebben dit voor allerlei leuke dingen gebruikt.
İnsanlar bunu her türlü eğlenceli şey için kullanıyorlar.Người ta dùng phương pháp này cho đủ thứ mục đích hài hước.
İnsanlar bunu her türlü eğlenceli şey için kullanıyorlar.Oamenii le-au folosit în diferite scopuri distractive.