kullanıyorlar ile cümle
kullanıyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Burada gerçek dublör kullanıyorlar çok tehlikeli bir sahne.In questo caso hanno usato un vero stuntman. E' stata un'azione davvero pericolosa.
Burada gerçek dublör kullanıyorlar çok tehlikeli bir sahne.여기서는 실제 스턴트맨이 점프했는데 정말 위험한 일이죠
Burada gerçek dublör kullanıyorlar çok tehlikeli bir sahne.Sunday Timesだったと思いますが 最も印象的なスタントに選ばれました
Burada gerçek dublör kullanıyorlar çok tehlikeli bir sahne.Tutaj wykorzystali prawdziwego kaskadera. To był bardzo niebezpieczny wyczyn.
Burada gerçek dublör kullanıyorlar çok tehlikeli bir sahne.Ze gebruikten toen een echte stuntman. Het was een zeer gevaarlijke stunt.
Burada gerçek dublör kullanıyorlar çok tehlikeli bir sahne.В този случай са използвали истински каскадьор. Много опасна каскада.
Burada gerçek dublör kullanıyorlar çok tehlikeli bir sahne.Здесь снимался настоящий каскадёр. Невероятно опасный трюк.
Burada gerçek dublör kullanıyorlar çok tehlikeli bir sahne.במקרה הזה הם השתמשו בפעלולן אמיתי. פעלול מאד מסוכן
Burada gerçek dublör kullanıyorlar çok tehlikeli bir sahne.في هذه المشهد استخدم كومبارس حقيقي. كانت مخاطرة كبيرة
Buradaki pek çok şahıs ev satın almak istiyor. - Ev satın almak için kredi kullanıyorlar.Všechny tyto usměvavé tváře chtějí koupit domy.
Bu uygulamalar, herkesin kullanımına açık ve eğitimciler sınıflarda kullanıyorlar.Están abiertas y disponibles para todos en nuestra aplicación, y los educadores han llevado esto a las aulas.
Bu uygulamalar, herkesin kullanımına açık ve eğitimciler sınıflarda kullanıyorlar.전부 무료이고 누구나 사용할 수 있습니다. 교육 분야를 예로 들어보겠습니다. 이 기술을 이용하면
Bu uygulamalar, herkesin kullanımına açık ve eğitimciler sınıflarda kullanıyorlar.Są dostępne dla każdego w ramach naszej aplikacji. Pedagodzy i uczniowie również już się zaangażowali.
Bu uygulamalar, herkesin kullanımına açık ve eğitimciler sınıflarda kullanıyorlar.Sú otvorené, prístupné pre všetkých na požiadanie a učitelia vychádzajú so žiakmi naozaj dobre.
Bu uygulamalar, herkesin kullanımına açık ve eğitimciler sınıflarda kullanıyorlar.Ze zijn toegankelijk voor iedereen in onze toepassing. Lesgevers zijn er volop mee bezig in hun klassen.
Bu uygulamalar, herkesin kullanımına açık ve eğitimciler sınıflarda kullanıyorlar.Доступ к их применению открыт для всех, и учителя с учениками с удовольствием ими пользуются.
Bu uygulamalar, herkesin kullanımına açık ve eğitimciler sınıflarda kullanıyorlar.Те са отворени, налични са за всеки в приложението ни и учителите се появяват на дъската в класната стая.
Bu uygulamalar, herkesin kullanımına açık ve eğitimciler sınıflarda kullanıyorlar.הם פתוחים וזמינים בתוך היישומון, ויש כבר מחנכים שהגייסו לכך בשיעוריהם.
Bu uygulamalar, herkesin kullanımına açık ve eğitimciler sınıflarda kullanıyorlar.وهي مفتوحة المصدر ، وهي بمتناول الجميع ضمن تطبيقاتنا ، والمعلّمون بدأوا باستخدامها في الصفوف.
Bu uygulamalar, herkesin kullanımına açık ve eğitimciler sınıflarda kullanıyorlar.学校の先生達も実際に授業で使っています 教科書に何かをタグ付けしたり
Bu yüzden bilgiyi alıyorlar ve gidişatı ölçmek için kullanıyorlar.Alors ils prennent les données, et ils les utilisent pour mesurer les progrès.
Bu yüzden bilgiyi alıyorlar ve gidişatı ölçmek için kullanıyorlar.Also nehmen sie die Daten und nutzen diese, um ihren Fortschritt zu messen.
Bu yüzden bilgiyi alıyorlar ve gidişatı ölçmek için kullanıyorlar.Analisam a informação, e usam-na para medir o seu progresso.
Bu yüzden bilgiyi alıyorlar ve gidişatı ölçmek için kullanıyorlar.Biorą więc dane, i używają ich do zmierzenia postępu.
Bu yüzden bilgiyi alıyorlar ve gidişatı ölçmek için kullanıyorlar.Deci iau datele şi le folosesc ca să-şi măsoare progresul.
Bu yüzden bilgiyi alıyorlar ve gidişatı ölçmek için kullanıyorlar.Dus gaan ze uit van de gegevens, en ze gebruiken die om de vooruitgang te meten.
Bu yüzden bilgiyi alıyorlar ve gidişatı ölçmek için kullanıyorlar.Így veszik az adatokat, és a segítségükkel mérik a fejlődést.
Bu yüzden bilgiyi alıyorlar ve gidişatı ölçmek için kullanıyorlar.그래서 그들은 자료를 분석해서 상황을 측정하는 데 사용합니다.
Bu yüzden bilgiyi alıyorlar ve gidişatı ölçmek için kullanıyorlar.Maka, mereka mengambil data dan menggunakannya untuk mengukur perkembangannya.
Bu yüzden bilgiyi alıyorlar ve gidişatı ölçmek için kullanıyorlar.Por eso toman los datos y los usan para medir el avance.
Bu yüzden bilgiyi alıyorlar ve gidişatı ölçmek için kullanıyorlar.Quindi prendono i dati e li usano per misurare a che punto sono.
Bu yüzden bilgiyi alıyorlar ve gidişatı ölçmek için kullanıyorlar.Så de tager dataene, og de bruger det til at måle fremskridt.
Bu yüzden bilgiyi alıyorlar ve gidişatı ölçmek için kullanıyorlar.Takže berou aktuální data a používají je k měření vývoje.
Bu yüzden bilgiyi alıyorlar ve gidişatı ölçmek için kullanıyorlar.Vì vậy họ lấy thông tin, và họ sử dụng nó để đo đạt tiến độ.
Bu yüzden bilgiyi alıyorlar ve gidişatı ölçmek için kullanıyorlar.Έτσι παίρνουν τα στοιχεία και τα χρησιμοποιούν ώστε να μετρήσουν την πρόοδο
Bu yüzden bilgiyi alıyorlar ve gidişatı ölçmek için kullanıyorlar.Поэтому они берут данные и используют их для измерения прогресса.
Bu yüzden bilgiyi alıyorlar ve gidişatı ölçmek için kullanıyorlar.Така че те взимат информацията и чрез нея измерват прогресът.
Bu yüzden bilgiyi alıyorlar ve gidişatı ölçmek için kullanıyorlar.Тому вони беруть інформацію, і використовують її для виміру прогресу.
Bu yüzden bilgiyi alıyorlar ve gidişatı ölçmek için kullanıyorlar.אז הם לוקחים את המידע, והם משתמשים בו כדי למדוד התקדמות.
Bu yüzden bilgiyi alıyorlar ve gidişatı ölçmek için kullanıyorlar.لذا فهم يأخذون البيانات، ويستخدمونها لقياس التقدم.
Bu yüzden bilgiyi alıyorlar ve gidişatı ölçmek için kullanıyorlar.進捗の評価に用います コカコーラではフィードバックを回し続け
Çabalarını tüm güne yayıp seyreltmektense molalarla bölünen yoğun çalışma periyotları kullanıyorlar.Thay vì hạn chế nỗ lực suốt một ngày, họ có những thời hạn của công việc khó khăn sau những phút nghỉ ngơi.
Çabalarını tüm güne yayıp seyreltmektense molalarla bölünen yoğun çalışma periyotları kullanıyorlar.الجهد على مدى يوم كامل يقضون فترات من العمل المكثف تليها فترات راحة
Çabalarını tüm güne yayıp seyreltmektense molalarla bölünen yoğun çalışma periyotları kullanıyorlar.設けます 音楽家たちは意志力に頼らないで 習慣と規律正しいスケジュールを信頼します
Çin para birimi konusunda aklınız karışmasın, çünkü bazen 'Renminbi' bazen 'Yuan' kelimesini kullanıyorlar.Si este forte neintuitive pentru multe persoane.
Çin para birimi konusunda aklınız karışmasın, çünkü bazen 'Renminbi' bazen 'Yuan' kelimesini kullanıyorlar.Z walutą chińską mamy mały kłopot, oficjalna nazwa waluty to "renminbi" a jednostką podstawową jest "yuan".
Çin para birimi konusunda aklınız karışmasın, çünkü bazen 'Renminbi' bazen 'Yuan' kelimesini kullanıyorlar.وحدة صرف العملات - العملة الصينية مربكة أحيانا - لأنهم أحيانا يستخدمون "الرمبيني" وأحيانا "اليوان"
Çivi şekliyle 1'i Yana yatmış bir V harfi ile 10'u kullanıyorlardı.Ils utilisaient la forme d'un clou pour 1 et un V de côté pour 10.
Çocuklar bu şırıngaları ders aralarında su tabancası olarak biribirlerine püskürtmek için kullanıyorlar.A během přestávek je používají jako vodní pistole. Vzájemně po sobě stříkají. Což je hezké a neviné .
Çocuklar bu şırıngaları ders aralarında su tabancası olarak biribirlerine püskürtmek için kullanıyorlar.A szünetekben vízipisztolynak használják. Egymást spriccelik le, ami szeretetreméltó és ártatlan.
Çocuklar bu şırıngaları ders aralarında su tabancası olarak biribirlerine püskürtmek için kullanıyorlar.Dan mereka menggunakannya, pada waktu istirahat, sebagai pistol air. Mereka saling menyemprot satu sama lain.
Çocuklar bu şırıngaları ders aralarında su tabancası olarak biribirlerine püskürtmek için kullanıyorlar.Deti ich používajú počas prestávky ako vodné pištole. Navzájom po sebe striekajú, čo je zábavné a nevinné.
Çocuklar bu şırıngaları ders aralarında su tabancası olarak biribirlerine püskürtmek için kullanıyorlar.En ze gebruiken ze, in de pauze, als waterpistolen. Ze spuiten ermee naar elkaar. Schattig en onschuldig.
Çocuklar bu şırıngaları ders aralarında su tabancası olarak biribirlerine püskürtmek için kullanıyorlar.쉬는 시간에 아이들은 주사기로 물총 놀이를 합니다. 서로 물총을 쏘아대죠. 사랑스럽고 순수한 모습입니다.
Çocuklar bu şırıngaları ders aralarında su tabancası olarak biribirlerine püskürtmek için kullanıyorlar.Og i pauserne bruger de dem som vandpistoler. De sprøjter på hinanden. Hvilket er dejligt og uskyldigt.
Çocuklar bu şırıngaları ders aralarında su tabancası olarak biribirlerine püskürtmek için kullanıyorlar.Și le foloseau, în pauze, ca pistoale cu apă. Se stropeau unii pe alții, ceea ce este drăguț și inocent.
Çocuklar bu şırıngaları ders aralarında su tabancası olarak biribirlerine püskürtmek için kullanıyorlar.Usavam-nas, nos intervalos, como pistolas de água.
Çocuklar bu şırıngaları ders aralarında su tabancası olarak biribirlerine püskürtmek için kullanıyorlar.Y las utilizan, en los recesos, como pistolas de agua. Algo muy tierno e inocente. y se divierten mucho
Çocuklar bu şırıngaları ders aralarında su tabancası olarak biribirlerine püskürtmek için kullanıyorlar.А дети используют их на переменах как водяные пистолеты. Они обрызгивают друг друга. Что мило и безобидно.
Çocuklar bu şırıngaları ders aralarında su tabancası olarak biribirlerine püskürtmek için kullanıyorlar.Використовують їх на перервах, як водні пістолети. Вони пшикають один на одного, що є мило і безневинно.