kulaklık ile cümle

kulaklık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Kulaklıkta ne duydun? Tangles!Wat hoorde je in de hoofdtelefoon?
- Kulaklıkta ne duydun?Trassel!
Kulaklıkta ne duydun?Trassel!
- Kulaklıkta ne duydun?Was hast du mit den Kopfhörern gehört?
Kulaklıkta ne duydun?Was hast du mit den Kopfhörern gehört?
- Kulaklıkta ne duydun?Wat hoorde je in de hoofdtelefoon?
- Kulaklıkta ne duydun?Τι άκουσες στα ακουστικά?
Kulaklıkta ne duydun?Τι άκουσες στα ακουστικά?
[Kulaklıktan müzik sesi]Và nếu bạn cũng có một cái, và vừa xem một video tuyệt vời
[Kulaklıktan müzik sesi]ואם יש לכם דבר כזה, וזה עתה ראינו סרטון נהדר
MP3 oynatıcı, kulaklık kullanan herkesin.לכל המשתמשים בנגני אם-פי-3 עם אוזניות כפתור או אוזניות אחרות,
- Nereye gitti? - Tangles! - Kulaklıkta ne duydun?¡Tangles! - ¿Qué oíste en los audífonos? - ¡Tangles!
Ona CD çalar ve kulaklık versek olmaz mı?Bisakah kita beri dia CD player dan earphones ?
Ona CD çalar ve kulaklık versek olmaz mı?그냥 헤드폰 씌워주고 따로 불러내서 하면 되겄구만
Ona CD çalar ve kulaklık versek olmaz mı?Não podemos apenas lhe dar um CD player e fones de ouvido?
Ona CD çalar ve kulaklık versek olmaz mı?¿No le podemos dar un walkman?
Ona CD çalar ve kulaklık versek olmaz mı?А хіба не можна було дати їй плеєр і навушники?
Ona CD çalar ve kulaklık versek olmaz mı?ألا يمكن أنعطيها مشغل السي دي و سماعات أذن
Sadece yakınına kulaklık getirilerek NPR dakiHanno fatto un servizio sulla radio nazionale secondo cui questi ICD
Sadece yakınına kulaklık getirilerek NPR daki ICD lerin performansları engellenebiliyor.Existoval dokonca typ kardiostimulátora, ktorého činnosť sa narušila priložením obyčajných slúchadiel.
Sadece yakınına kulaklık getirilerek NPR daki ICD lerin performansları engellenebiliyor.Na NPR ukazał się artykuł o tym, że można zakłócić działanie ICD, przykładając do niego słuchawki.
Sadece yakınına kulaklık getirilerek NPR daki ICD lerin performansları engellenebiliyor.S-a discutat la radio că dispozitivele ICD ar putea fi bruiate prin simpla apropiere a unor căști.
Sadece yakınına kulaklık getirilerek NPR daki실제로 제세동기 위에 단순히 헤드폰을 올려놓아 작동을 방해한 사례가
Sadece yakınına kulaklık getirilerek NPR dakiברדיו הציבורי שודרה כתבה והסתבר שבכמה משתלי היפוך הפרפורים הביצועים עלולים להשתבש
Sadece yakınına kulaklık getirilerek NPR dakiكان هناك تقرير على "ان بي آر" أن بعض منظمات ضربات القلب تلك من الممكن تشويش أدائها
Sadece yakınına kulaklık getirilerek NPR dakiイヤホンを近づけるだけで ICDの機能に影響があるというものでした
Sanırım bu beyler Hindistan'da kafalarına kulaklıklarını takmış dinliyorlar.Credo che praticamente ci siano questi ragazzi in India con le cuffiette ed il microfono, che ascoltano.
Sanırım bu beyler Hindistan'da kafalarına kulaklıklarını takmış dinliyorlar.Cred practic ca seamana cu acei tipi din India cu casti, ii stiti, care asculta.
Sanırım bu beyler Hindistan'da kafalarına kulaklıklarını takmış dinliyorlar.Creo que básicamente hay gente en India con audífonos, escuchando.
Sanırım bu beyler Hindistan'da kafalarına kulaklıklarını takmış dinliyorlar.Domyślam się, że transkrypcję wiadomości głosowych robią pracownicy w Indiach.
Sanırım bu beyler Hindistan'da kafalarına kulaklıklarını takmış dinliyorlar.Im Grunde genommen sind es wahrscheinlich diese Typen aus Indien mit Headsets, die rein hören.
Sanırım bu beyler Hindistan'da kafalarına kulaklıklarını takmış dinliyorlar.Je crois que c'est comme ces personnes en Inde, équipées de casque, et qui écoutent.
Sanırım bu beyler Hindistan'da kafalarına kulaklıklarını takmış dinliyorlar.글쎄요, 저는 이 회사의 서비스 담당자들이 인도에서 서비스를 수행한다고 생각합니다.
Sanırım bu beyler Hindistan'da kafalarına kulaklıklarını takmış dinliyorlar.Tôi nghĩ về cơ bản những anh chàng Ấn với tai nghe đang nghe cuộc hội thoại vậy
Sanırım bu beyler Hindistan'da kafalarına kulaklıklarını takmış dinliyorlar.Volgens mij zijn het mensen in India met koptelefoons die meeluisteren.
Sanırım bu beyler Hindistan'da kafalarına kulaklıklarını takmış dinliyorlar.Знаете, думаю, там просто слушают ребята в наушниках в Индии.
Sanırım bu beyler Hindistan'da kafalarına kulaklıklarını takmış dinliyorlar.אני חושב, בעיקרון, שאלו החבר'ה האלו בהודו עם אוזניות, אתם יודעים, שמקשיבים.
Sanırım bu beyler Hindistan'da kafalarına kulaklıklarını takmış dinliyorlar.اعتقد ان اؤلئك الموظفين في الهند يضعون سماعات الراس, تعلمون ما اعني, ويستمعون.
Sanırım bu beyler Hindistan'da kafalarına kulaklıklarını takmış dinliyorlar.このように考えるのは
Son model kulaklıklar.Earphones ayng sebelumnya.
Son model kulaklıklar.첨단 이어폰으로 교체한 거 결재 올릴 때
Son model kulaklıklar.Los últimos audífonos.
Son model kulaklıklar. Onlara sen onay verdin.السماعات الأخيرة قمت بالتوقيع عليها
Son model kulaklıklar.Os últimos fones de ouvido.
Son model kulaklıklar.Остання модифікація навушників.
Steve, bana bir iyilik yapar mısın? Kulaklıkla dinleyip, seviyelere benim için bakar mısın?Kan du bara lyssna på burkar, titta på nivåerna för mig?
- Tangles! Kulaklıkta ne duydun?Co takiego usłyszałeś w słuchawkach?
- Tangles! Kulaklıkta ne duydun?Mitä sinä kuulit kuulokkeista?
- Tangles! Kulaklıkta ne duydun? Tangles!¿Qué oíste en los audífonos? - ¡Tangles! - ¿Nos estará jodiendo?
- Tangles! - Kulaklıkta ne duydun? - Tangles!¡Tangles! - ¿Qué oíste en los audífonos? - ¡Tangles!
- Tangles! - Kulaklıkta ne duydun?Шта си то чуо са слушалицама?
- Tangles! Kulaklıkta ne duydun?Шта си то чуо са слушалицама?
Üzerinde bir kulaklık var.Ada earphone terpasang disitu
Üzerinde bir kulaklık var.여기에 이어폰이 장착되어 있어요
Üzerinde bir kulaklık var.Tem um fone nele.
Üzerinde bir kulaklık var.Tiene un audífono.
Üzerinde bir kulaklık var.У них вбудований навушник.
Üzerinde bir kulaklık var.هنالك كاميرا هنا
Ve kulaklıklarınızı taktığınızda şunu duyuyorsunuz, siz Glenn Gould'un vücudundasınız.Als je de koptelefoon opzet en luistert, dan zit je in Glenn Goulds lichaam.
Ve kulaklıklarınızı taktığınızda şunu duyuyorsunuz, siz Glenn Gould'un vücudundasınız.E quando vi mettete la cuffia e ascoltate il pezzo, siete all'interno del corpo di Glenn Gould.

İlgili Sayfalar