kulağına ile cümle
kulağına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
"Eğilin, aptal!" Görünmez Adam Kemp'in kulağına bawled."Lie ainda, seu tolo!" Berrou o homem invisível na orelha Kemp.
"Eğilin, aptal!" Görünmez Adam Kemp'in kulağına bawled."Lie ancora, idiota!" Urlò l'uomo invisibile nell'orecchio Kemp.
"Eğilin, aptal!" Görünmez Adam Kemp'in kulağına bawled."Lie encore, imbécile!" Engueuler l'homme invisible à l'oreille de Kemp.
"Eğilin, aptal!" Görünmez Adam Kemp'in kulağına bawled."Lie încă, prostule!" Bawled Omul Invizibil în urechea lui Kemp.
"Eğilin, aptal!" Görünmez Adam Kemp'in kulağına bawled."Lie még, te bolond!" Bawled a Láthatatlan Ember Kemp fülébe.
"Eğilin, aptal!" Görünmez Adam Kemp'in kulağına bawled."Lie noch, du Idiot!" Brüllte der Invisible Man in Kemp Ohr.
"Eğilin, aptal!" Görünmez Adam Kemp'in kulağına bawled."Lie nog steeds, idioot! 'Schreeuwde de onzichtbare man in het oor van Kemp's.
"Eğilin, aptal!" Görünmez Adam Kemp'in kulağına bawled."Lie še vedno, si bedak!" Bawled Nevidno Človek v uho Kemp je.
"Eğilin, aptal!" Görünmez Adam Kemp'in kulağına bawled."Lie vẫn còn, bạn đánh lừa!" Invisible Man bawled trong tai Kemp.
"Eğilin, aptal!" Görünmez Adam Kemp'in kulağına bawled."Lie vielä, senkin typerys!" Bawled Näkymätön Mies Kemp korvaan.
"Eğilin, aptal!" Görünmez Adam Kemp'in kulağına bawled."Lie ακόμα, ανόητε!" Bawled ο Αόρατος Άνθρωπος στο αυτί Kemp του.
"Eğilin, aptal!" Görünmez Adam Kemp'in kulağına bawled."Ligg stilla, lura dig!" Tjöt den osynliga mannen i Kemp öra.
"Eğilin, aptal!" Görünmez Adam Kemp'in kulağına bawled."Quédate quieto, tonto!" Gritó el hombre invisible en el oído de Kemp.
"Eğilin, aptal!" Görünmez Adam Kemp'in kulağına bawled."Легнете все още, глупако!" Bawled невидим човек в ухото Кемп.
"Eğilin, aptal!" Görünmez Adam Kemp'in kulağına bawled."Лежи, дурак!" Орал Человек-невидимка в ухо Кемпа.
"Eğilin, aptal!" Görünmez Adam Kemp'in kulağına bawled."Лежи, дурень!" Орал Людина-невидимка у вухо Кемпа.
"Eğilin, aptal!" Görünmez Adam Kemp'in kulağına bawled."لا تزال ماثلة ، أنت غبي!" الرجل الخفي bawled في الأذن لكيمب.
"Eğilin, aptal!" Görünmez Adam Kemp'in kulağına bawled.ケンプは、別のちょっとの間苦労して、じっと伏せている。
Hadi kulağına bir muz tak!Alors mets une banane dans l'oreil!
Hadi, kulağına bir muz tak!Alors, mets une banane dans l'oreil!
-Kulağına bir muz tak!Mets une banane dans l'oreil!
-Kulağına bir muz tak!Strč si banán do ucha!
Kulağına fısıldayan insanların ağzından anlatıyor bunu.- altså dem han snakker til gennem sit øre, ser I.
Kulağına fısıldayan insanların ağzından anlatıyor bunu.아시다시피, 죽은 사람들이 그의 귀에 말하는 걸 당신에게 말한다는 겁니다.
Kulağına fısıldayan insanların ağzından anlatıyor bunu.Le gusta decirnos cómo se murieron los muertos, es decir, las personas que le hablan al oído.
Kulağına fısıldayan insanların ağzından anlatıyor bunu.les gens qui lui parlent à l'oreille, vous voyez.
Kulağına fısıldayan insanların ağzından anlatıyor bunu.האנשים שאיתם הוא מתקשר באמצעות האוזן שלו, אתם מבינים.
Kulağına fısıldayan insanların ağzından anlatıyor bunu.الناس الذيين يتحدث اليهم من خلال أذنه، كما ترى.
Kulağına fısıldayan insanların ağzından anlatıyor bunu.それで彼が言うことというのは 大抵こういうことなんです
Kutsal Ruh ne diyeceğini kulağına fısıldayacak.Свещените духове ще ви прошепнат какво да кажете.
Marvel ve elini kulağına koymak.Marvel, és tegye a kezét a füle.
Marvel ve elini kulağına koymak.Marvel ja laittoi kätensä hänen korvaansa.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.Dia membungkuk telinganya pada keluhan saya - Tidak ada lagi paus itu saya membatasi.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.Er verbeugte sich sein Ohr auf meinen Beschwerden - nicht mehr den Wal hat mich zu beschränken.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.Han böjde öra till mina klagomål - Inga fler valen gjorde mig nöja.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.Han bøjede sit øre til mine klager - Ikke mere hvalen gjorde mig begrænse.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.Hän painoi korvansa minun valituksia - Ei enää valas tehnyt minulle rajoittaa.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.Ha piegato l'orecchio alle mie lamentele - Non più la balena mi limita.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.Hij boog zijn oor naar mijn klachten - niet meer de walvis deed me beperken.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.Il baissa l'oreille à mes plaintes - Pas plus la baleine ne m'a confiner.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.Inclinou seu ouvido para as minhas queixas - Não há mais a baleia fez-me limitar.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.그는 나의 불만 귀를를 숙이고 - 더 이상 고래 나를 한정하지 않았다.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.Ő meghajolt fülét a panaszok - Nincs több a bálna volt számomra korlátozódik.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.Ông cúi tai của mình để khiếu nại của tôi - Không có nhiều cá voi đã làm tôi hạn chế.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.On priklonil uho na moje pritožbe - Nič več kita pa me omejujejo.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.Se înclină urechea la plângerile mele - Nu mai mult de balene m-au limitat.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.Se inclinó su oído a mis quejas - No más que la ballena no me limita.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.Skłonił ucha na moje skargi - nie więcej wieloryba nie mnie ograniczać.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.Sklonil ucho k mé stížnosti - Žádné další velryba se mi omezit.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.Sklonil ucho k mojej sťažnosti - Žiadne ďalšie veľryba sa mi obmedziť.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.Υποκλίθηκε αυτί του για τις καταγγελίες μου - Δεν υπάρχει πλέον η φάλαινα δεν με περιορίζει.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.Він вклонився йому на вухо, щоб мої скарги - Немає більше кита зробив мені обмежитися.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.Он поклонился ему на ухо, чтобы мои жалобы - Нет больше кита сделал мне ограничиться.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.Той наведе ухото ми оплаквания - Не повече кита не ме ограничава.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.הוא הרכין את אוזנו התלונות שלי - אין יותר את הלוויתן עשה לי להגביל.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.انحنى له أذنه لانشغالاتي -- لا أكثر الحوت لم تقصر معي.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz."速さで彼は負担輝くイルカの場合と同様に、私の救済に飛んだ;
Oldukça Düşesi bu kez unutmuştu ve o biraz şaşırdı onun sesi onun kulağına yakın duydum.Dia sudah cukup lupa Duchess saat ini, dan agak terkejut ketika dia mendengar suaranya dekat telinganya.
Oldukça Düşesi bu kez unutmuştu ve o biraz şaşırdı onun sesi onun kulağına yakın duydum.그녀는 꽤 이번에 의한 공작 부인 까맣게 잊고, 그리고 때 조금 놀랐습 그녀의 목소리 그녀 귀 가까이에 들었어요. '뭔가에 대해 생각하고, 내 사랑,
Oldukça Düşesi bu kez unutmuştu ve o biraz şaşırdı onun sesi onun kulağına yakın duydum.Mala úplne zabudol vojvodkyňa do tejto doby, a bol trochu prekvapený, keď počul jej hlas tesne pri jej uchu.