kulağın ile cümle
kulağın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ama Derek, senin kulağın bundan çok daha fazlasına sahip.Doch Derek, dein Ohr kann so viel mehr als das.
Ama Derek, senin kulağın bundan çok daha fazlasına sahip.그런데, 네 귀는 그보다 훨씬 더 좋았어.
Ama Derek, senin kulağın bundan çok daha fazlasına sahip.Maar Derek, je gehoor kan nog zoveel meer.
Ama Derek, senin kulağın bundan çok daha fazlasına sahip.Ma Derek, il tuo orecchio è molto più di questo.
Ama Derek, senin kulağın bundan çok daha fazlasına sahip.Mais Derek, ton oreille est tellement plus que cela.
Ama Derek, senin kulağın bundan çok daha fazlasına sahip.Pero, Derek, tu oído es mucho más que eso.
Ama Derek, senin kulağın bundan çok daha fazlasına sahip.Tuy nhiên Derek à, đôi tai của cậu còn tốt hơn thế nhiều.
Ama Derek, senin kulağın bundan çok daha fazlasına sahip.Όμως, Ντέρεκ, το αυτί σου είναι πολύ περισσότερα από αυτό.
Ama Derek, senin kulağın bundan çok daha fazlasına sahip.Но Дерек, твоето ухо може много повече от това.
Ama Derek, senin kulağın bundan çok daha fazlasına sahip.Но Дерек, твой слух — это намного больше.
Ama Derek, senin kulağın bundan çok daha fazlasına sahip.Проте, Дереку, твоє вухо здатне на більше.
Ama Derek, senin kulağın bundan çok daha fazlasına sahip.אבל דרק, האוזן שלך היא כל כך הרבה יותר מזה.
Ama Derek, senin kulağın bundan çok daha fazlasına sahip.لكن أذنك،يا دِيرِيك، هي أكثر من ذلك.
Ama Derek, senin kulağın bundan çok daha fazlasına sahip.少しマイクを下に置いて
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.A Ježiš odpovedal a riekol: Nechajte dotiaľ! A dotknúc sa jeho ucha uzdravil ho.
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.A Ježíš odpověděv, řekl: Nechtež až potud. A dotkna se ucha jeho, uzdravil jej.
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.Ale Jezus odpowiadając, rzekł: Zaniechajcie aż póty; a dotknąwszy się ucha jego, uzdrowił go.
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.Då svarade Jesus och sade: »Låten det gå så långt.» Och han rörde vid hans öra och helade honom.
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.Entonces respondiendo Jesús dijo: --¡Basta de esto! Y tocando su oreja, le sanó
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.Felelvén pedig Jézus, monda: Elég eddig. És illetvén annak fülét, meggyógyítá azt.
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi."Houd op!" zei Jezus. Hij raakte het gewonde oor aan en genas het.
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.Jesus aber antwortete und sprach: Lasset sie doch so machen! Und er rührte sein Ohr an und heilte ihn.
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.Jezus pa odgovori in reče: Nehajte, dotlej! In doteknivši se ušesa njegovega, ga ozdravi.
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.예수께서 일러 가라사대 이것까지 참으라 하시고 그 귀를 만져 낫게 하시더라
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.Ma Gesù intervenne dicendo: «Lasciate, basta così!». E toccandogli l'orecchio, lo guarì
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.Mais Jésus, prenant la parole, dit: Laissez, arrêtez! Et, ayant touché l`oreille de cet homme, il le guérit.
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.Mas Jesus disse: Deixei-os; basta. E tocando-lhe a orelha, o curou.
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.Men Jesus svarte og sa: La dem bare gå så vidt! Og han rørte ved hans øre og lægte ham.
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.Men Jesus tog til Orde og sagde: "Lad dem gøre også dette!" Og han rørte ved hans Øre og lægte ham.
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.Mutta Jeesus vastasi sanoen: "Sallikaa vielä tämäkin". Ja hän koski hänen korvaansa ja paransi hänet.
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.Tetapi Yesus berkata, "Sudahlah!" Lalu Ia menjamah telinga orang itu dan menyembuhkannya
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.Αποκριθεις δε ο Ιησους, ειπεν Αφησατε εως τουτου και πιασας το ωτιον αυτου ιατρευσεν αυτον.
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.а Исус проговори, казвайки: Оставете до тука; и допря се до ухото му и го изцели.
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.І озвавшись Ісус, рече: Оставте аж до сього. І, приторкнувшись до уха його, сцїлив його.
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.Тогда Иисус сказал: оставьте, довольно. И, коснувшись уха его, исцелил его.
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.ויען ישוע ויאמר רב עתה הרפו ויגע באזנו וירפאהו׃
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.فاجاب يسوع وقال دعوا الى هذا. ولمس اذنه وابرأها
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.耶 穌 說 、 到 了 這 個 地 步 、 由 他 們 罷 . 就 摸 那 人 的 耳 朵 、 把 他 治 好 了
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.耶穌說 、 到 了 這個 地步 、 由 他 們罷 . 就 摸 那人 的 耳朵 、 把 他 治好了
Asla bir köpeğin kulağına üflemeלעולם אין לנשוף באוזנו של כלב
Asla bir köpeğin kulağına üflemeلا تنفث في أذن كلب
Bir ara sol hoparlörü açın ve sağ kulağınızla da duyduğunuzu fark edin.Đôi khi bạn chỉ bật loa bên trái bạn thấy bạn cũng nghe âm đó bên tai phải.
Bir ara sol hoparlörü açın ve sağ kulağınızla da duyduğunuzu fark edin.Jika Anda hanya menyalakan speaker di sebelah kiri suara itu juga akan terdengar pada telinga kanan anda.
Bir ara sol hoparlörü açın ve sağ kulağınızla da duyduğunuzu fark edin.왼쪽 스피커만 켜도 오른쪽 귀로도 소리를 듣는다는 걸 알 수 있을 겁니다.
Bir ara sol hoparlörü açın ve sağ kulağınızla da duyduğunuzu fark edin.Porniți doar difuzorul stâng cumva și observați că-l auziți și cu urechea dreaptă.
Bir ara sol hoparlörü açın ve sağ kulağınızla da duyduğunuzu fark edin.Sube el altavoz de la izquierda alguna vez y notarás que lo escuchas también en el oído derecho.
Bir ara sol hoparlörü açın ve sağ kulağınızla da duyduğunuzu fark edin.Tænd en gang for den venstre højtaler og man lægger mærke til at man også hører det i ens højre øre.
Bir ara sol hoparlörü açın ve sağ kulağınızla da duyduğunuzu fark edin.Talvolta, accendi l'altoparlante di sinistra e ti accorgi che lo stai udendo anche con il tuo orecchio destro.
Bir ara sol hoparlörü açın ve sağ kulağınızla da duyduğunuzu fark edin.Włącz lewy głośnik i zauwazysz, że słyszysz go również w prawym uchu.
Bir ara sol hoparlörü açın ve sağ kulağınızla da duyduğunuzu fark edin.Включете левия усилвател по някое време и отбележете, че го чувате също и в дясното си ухо.
Bir ara sol hoparlörü açın ve sağ kulağınızla da duyduğunuzu fark edin.Включите левый динамик - и вы заметите, что он слышен правым ухом тоже.
Bir ara sol hoparlörü açın ve sağ kulağınızla da duyduğunuzu fark edin.כבו מדי פעם את הרמקול השמאלי, ותשימו לב שאתם שומעים זאת גם באוזן ימין.
Bir ara sol hoparlörü açın ve sağ kulağınızla da duyduğunuzu fark edin.قم بتشغيل مكبر الصوت الأيسر من حين لآخر و لاحظ أن الصوت سيصل إلي أذنك اليمنى
Bir ara sol hoparlörü açın ve sağ kulağınızla da duyduğunuzu fark edin.右耳でも聞こえてると言う事に気づくと思います。 そのためにあなたの前に広がる
Biri dirseğini vurup, avvv, kulağını vurup, ovvv, yemek yiyip, hmmm dedi.Er schreit "Aaah!", dann verletzt er sich das Knie und schreit "Uuh!", dann isst er etwas und sagt "Ooh!".
Biri dirseğini vurup, avvv, kulağını vurup, ovvv, yemek yiyip, hmmm dedi.Lo que pasó es que un sujeto se golpeó el codo y dijo: "AAAH" luego se golpeó la rodilla y dijo:
Bir kulağın başka boyutları da var.Ada dimensi-dimensi yang lain untuk lipatan.
Bir kulağın başka boyutları da var.A dá sa o ňom uvažovať aj v iných rozmeroch.
Bir kulağın başka boyutları da var.Ci sono risvolti di tutte le dimensioni.
Bir kulağın başka boyutları da var.Er zijn andere dimensies aan flappen.