kulağı ile cümle

kulağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.Jezus pa odgovori in reče: Nehajte, dotlej! In doteknivši se ušesa njegovega, ga ozdravi.
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.예수께서 일러 가라사대 이것까지 참으라 하시고 그 귀를 만져 낫게 하시더라
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.Ma Gesù intervenne dicendo: «Lasciate, basta così!». E toccandogli l'orecchio, lo guarì
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.Mais Jésus, prenant la parole, dit: Laissez, arrêtez! Et, ayant touché l`oreille de cet homme, il le guérit.
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.Mas Jesus disse: Deixei-os; basta. E tocando-lhe a orelha, o curou.
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.Men Jesus svarte og sa: La dem bare gå så vidt! Og han rørte ved hans øre og lægte ham.
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.Men Jesus tog til Orde og sagde: "Lad dem gøre også dette!" Og han rørte ved hans Øre og lægte ham.
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.Mutta Jeesus vastasi sanoen: "Sallikaa vielä tämäkin". Ja hän koski hänen korvaansa ja paransi hänet.
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.Tetapi Yesus berkata, "Sudahlah!" Lalu Ia menjamah telinga orang itu dan menyembuhkannya
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.Αποκριθεις δε ο Ιησους, ειπεν Αφησατε εως τουτου και πιασας το ωτιον αυτου ιατρευσεν αυτον.
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.а Исус проговори, казвайки: Оставете до тука; и допря се до ухото му и го изцели.
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.І озвавшись Ісус, рече: Оставте аж до сього. І, приторкнувшись до уха його, сцїлив його.
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.Тогда Иисус сказал: оставьте, довольно. И, коснувшись уха его, исцелил его.
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.ויען ישוע ויאמר רב עתה הרפו ויגע באזנו וירפאהו׃
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.فاجاب يسوع وقال دعوا الى هذا. ولمس اذنه وابرأها
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.耶 穌 說 、 到 了 這 個 地 步 、 由 他 們 罷 . 就 摸 那 人 的 耳 朵 、 把 他 治 好 了
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.耶穌說 、 到 了 這個 地步 、 由 他 們罷 . 就 摸 那人 的 耳朵 、 把 他 治好了
Asla bir köpeğin kulağına üflemeלעולם אין לנשוף באוזנו של כלב
Asla bir köpeğin kulağına üflemeلا تنفث في أذن كلب
Bakın, RABbin eli kurtaramayacak kadar kısa, Kulağı duyamayacak kadar sağır değildir.Aj, neníť ukrácena ruka Hospodinova, aby nemohla zachovati, aniž jest obtíženo ucho jeho, aby nemohlo slyšeti.
Bakın, RABbin eli kurtaramayacak kadar kısa, Kulağı duyamayacak kadar sağır değildir.Glejte, ni prekratka roka GOSPODOVA, da ne more rešiti, tudi uho njegovo ni gluho, da ne more slišati;
Bakın, RABbin eli kurtaramayacak kadar kısa, Kulağı duyamayacak kadar sağır değildir.He aquí que la mano de Jehovah no se ha acortado para salvar, ni su oído se ha ensordecido para oír
Bakın, RABbin eli kurtaramayacak kadar kısa, Kulağı duyamayacak kadar sağır değildir.Jangan mengira TUHAN terlalu lemah untuk menyelamatkan kamu, atau terlalu tuli untuk mendengar seruanmu
Bakın, RABbin eli kurtaramayacak kadar kısa, Kulağı duyamayacak kadar sağır değildir.Katso, ei Herran käsi ole liian lyhyt auttamaan, eikä hänen korvansa kuuro kuulemaan:
Bakın, RABbin eli kurtaramayacak kadar kısa, Kulağı duyamayacak kadar sağır değildir.여호와의 손이 짧아 구원치 못하심도 아니요 귀가 둔하여 듣지 못하심도 아니라
Bakın, RABbin eli kurtaramayacak kadar kısa, Kulağı duyamayacak kadar sağır değildir.Non, la main de l`Éternel n`est pas trop courte pour sauver, Ni son oreille trop dure pour entendre.
Bakın, RABbin eli kurtaramayacak kadar kısa, Kulağı duyamayacak kadar sağır değildir.Nu, mîna Domnului nu este prea scurtă ca să mîntuiască, nici urechea Lui prea tare ca să audă,
Bakın, RABbin eli kurtaramayacak kadar kısa, Kulağı duyamayacak kadar sağır değildir.Se, for kort til at frelse er ej HERRENs Arm, Hans Øre er ikke for sløvt til at høre.
Bakın, RABbin eli kurtaramayacak kadar kısa, Kulağı duyamayacak kadar sağır değildir.Se, Herrens hånd er ikke for kort til å frelse, og hans øre er ikke for tunghørt til å høre.
Bakın, RABbin eli kurtaramayacak kadar kısa, Kulağı duyamayacak kadar sağır değildir.Вот, рука Господа не сократилась на то, чтобы спасать, и ухо Егоне отяжелело для того, чтобы слышать.
Bakın, RABbin eli kurtaramayacak kadar kısa, Kulağı duyamayacak kadar sağır değildir.Ето, ръката на Господа не се е скъсила та да не може да спаси, Нито ухото Му отъпяло та да не може да чува;
Bakın, RABbin eli kurtaramayacak kadar kısa, Kulağı duyamayacak kadar sağır değildir.הן לא קצרה יד יהוה מהושיע ולא כבדה אזנו משמוע׃
Bakın, RABbin eli kurtaramayacak kadar kısa, Kulağı duyamayacak kadar sağır değildir.ها ان يد الرب لم تقصر عن ان تخلّص ولم تثقل اذنه عن ان تسمع.
Bakın, RABbin eli kurtaramayacak kadar kısa, Kulağı duyamayacak kadar sağır değildir.耶 和 華 的 膀 臂 、 並 非 縮 短 不 能 拯 救 . 耳 朵 、 並 非 發 沉 不 能 聽 見
Bakın, RABbin eli kurtaramayacak kadar kısa, Kulağı duyamayacak kadar sağır değildir.耶和華 的 膀臂 、 並非縮短 不 能 拯救 . 耳朵 、 並非發沉 不 能 聽見
Bir ara sol hoparlörü açın ve sağ kulağınızla da duyduğunuzu fark edin.Đôi khi bạn chỉ bật loa bên trái bạn thấy bạn cũng nghe âm đó bên tai phải.
Bir ara sol hoparlörü açın ve sağ kulağınızla da duyduğunuzu fark edin.Jika Anda hanya menyalakan speaker di sebelah kiri suara itu juga akan terdengar pada telinga kanan anda.
Bir ara sol hoparlörü açın ve sağ kulağınızla da duyduğunuzu fark edin.왼쪽 스피커만 켜도 오른쪽 귀로도 소리를 듣는다는 걸 알 수 있을 겁니다.
Bir ara sol hoparlörü açın ve sağ kulağınızla da duyduğunuzu fark edin.Porniți doar difuzorul stâng cumva și observați că-l auziți și cu urechea dreaptă.
Bir ara sol hoparlörü açın ve sağ kulağınızla da duyduğunuzu fark edin.Sube el altavoz de la izquierda alguna vez y notarás que lo escuchas también en el oído derecho.
Bir ara sol hoparlörü açın ve sağ kulağınızla da duyduğunuzu fark edin.Tænd en gang for den venstre højtaler og man lægger mærke til at man også hører det i ens højre øre.
Bir ara sol hoparlörü açın ve sağ kulağınızla da duyduğunuzu fark edin.Talvolta, accendi l'altoparlante di sinistra e ti accorgi che lo stai udendo anche con il tuo orecchio destro.
Bir ara sol hoparlörü açın ve sağ kulağınızla da duyduğunuzu fark edin.Włącz lewy głośnik i zauwazysz, że słyszysz go również w prawym uchu.
Bir ara sol hoparlörü açın ve sağ kulağınızla da duyduğunuzu fark edin.Включете левия усилвател по някое време и отбележете, че го чувате също и в дясното си ухо.
Bir ara sol hoparlörü açın ve sağ kulağınızla da duyduğunuzu fark edin.Включите левый динамик - и вы заметите, что он слышен правым ухом тоже.
Bir ara sol hoparlörü açın ve sağ kulağınızla da duyduğunuzu fark edin.כבו מדי פעם את הרמקול השמאלי, ותשימו לב שאתם שומעים זאת גם באוזן ימין.
Bir ara sol hoparlörü açın ve sağ kulağınızla da duyduğunuzu fark edin.قم بتشغيل مكبر الصوت الأيسر من حين لآخر و لاحظ أن الصوت سيصل إلي أذنك اليمنى
Bir ara sol hoparlörü açın ve sağ kulağınızla da duyduğunuzu fark edin.右耳でも聞こえてると言う事に気づくと思います。 そのためにあなたの前に広がる
Biri dirseğini vurup, avvv, kulağını vurup, ovvv, yemek yiyip, hmmm dedi.Er schreit "Aaah!", dann verletzt er sich das Knie und schreit "Uuh!", dann isst er etwas und sagt "Ooh!".
Biri dirseğini vurup, avvv, kulağını vurup, ovvv, yemek yiyip, hmmm dedi.Lo que pasó es que un sujeto se golpeó el codo y dijo: "AAAH" luego se golpeó la rodilla y dijo:
"Bir kulağı açık, Phineas ile?" Simeon, sessizce söyledi."Avec une oreille ouverte, Phineas?", A déclaré Simeon, tranquillement.
"Bir kulağı açık, Phineas ile?" Simeon, sessizce söyledi."Con un oído abierto, Phineas?", Dijo Simeón, en silencio.
"Bir kulağı açık, Phineas ile?" Simeon, sessizce söyledi."Con un orecchio aperto, Phineas?", Ha detto Simeone, tranquillamente.
"Bir kulağı açık, Phineas ile?" Simeon, sessizce söyledi."Dengan satu telinga yang terbuka, Phineas?" Kata Simeon, tenang.
"Bir kulağı açık, Phineas ile?" Simeon, sessizce söyledi."Egy fül nyitva, Phineas?" Mondta Simeon, csendesen.
"Bir kulağı açık, Phineas ile?" Simeon, sessizce söyledi."Med det ene øre åbne, Phineas?" Siger Simeon, stille og roligt.
"Bir kulağı açık, Phineas ile?" Simeon, sessizce söyledi."Med ett öra öppet Phineas?", Säger Simeon, tyst.
"Bir kulağı açık, Phineas ile?" Simeon, sessizce söyledi."Met een open oor, Phineas?", Zegt Simeon, rustig.
"Bir kulağı açık, Phineas ile?" Simeon, sessizce söyledi."Mit einem Ohr zu öffnen, Phineas?", Sagte Simeon ruhig.
"Bir kulağı açık, Phineas ile?" Simeon, sessizce söyledi."한 귀로 듣고 열고, Phineas와?"시므온은 조용히 말했다.

İlgili Sayfalar