kulağı ile cümle
kulağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Koklea veya kulak salyangozu, iç kulağın işitsel kısmıdır.L'orecchio esterno è una parte dell'orecchio, l'organo dell'udito.
Kulağına küpe olsun!Заруби себе на носу!
Filin iki kulağı vardır.У слона два уха.
Ancak hayranları için Homer'ı çizerken kulağı "G" şeklinde çizmeye devam etmektedir.Тем не менее, он по-прежнему рисует на ухе «G», когда он делает рисунки Гомера для фанатов.
Bedeni, gözü ve(ya) kulağı yoğun olarak yoran işler.Вращение небыстрое, ровное и до самого горизонта.
Taliban rejiminin tamamıyle göçmesinin eli kulağında görünüyordu.Уезд почти полностью оказался под властью талибов.
Kulağın arkasından çıkan iki ayrı mavi çizgi daha bulunur.Склейте между собой два синих отрезка.
Çünkü “Er Kulaktu”/“Çir Kulaktı” (Yer Kulağı) onu duyar.وَكَانَ عَالِمًا مُقْرِئًا فَصِيحًا فَقِيهًا فَرَضِيًا شَاعِرًا كَبِيرَ الشَّأْنِ».
Çünkü “Er Kulaktu” / “Çir Kulaktı” (Yer Kulağı) onu duyar.ويجيء على قياس قول قطرب أن يقول في سميع: إنه الذي يسمع السر وسامع: في كل شيء.
Söz kalpten çıkarsa kalbe kadar gider, dilden çıkarsa kulağı aşamaz.إذا خرجت الكلمة من القلب دخلت في القلب و إذا خرجت من اللسان لم تتجاوز الاذن.
Kulak hastaneye getirilmiş ancak üzerinden çok zaman geçtiği için Rey kulağı yerine dikmeyi denememiştir.A orelha foi entregue no hospital, porém Rey não tentou recolocá-la pois muito tempo já tinha passado.
2015 yılında sol kulağının %70, sağ kulağının %50 duyduğunu açıkladı.Ela afirma que tem "70% de audibilidade na orelha esquerda e 50% na orelha direita" em 2015.
Kulağında siyah bir beni vardı.Um outro deixou-me com um olho negro.
Kedigiller iki kulağını birbirinden bağımsız şekilde farklı yönlere doğru hareket ettirebilir.Os gatos podem mover uma orelha independentemente da outra.
Ekolokasyon yapan hayvanların iki kulağı birbirinden hafifçe uzaktadır.É um animal de orelhas grandes bem separadas entre si.
Burada kelime oluşurken verilen anlam, kulağın eşeğe benzediğine göredir.Ele relata que o povo fala uma língua que, para seus ouvidos, assemelhava-se ao persa.
9. Kudüs'teki bazı Yahudilerin Yahudi olmayanlar ile evlendiği Ezra'nın kulağına çalınır.Esdras é informado de que alguns dos judeus que já estavam em Jerusalém se casaram com mulheres não-judias.
Kulağı düşük köpekler ırk yarışmalarına alınmaz ve üremesi için izin verilmez.O corte de orelhas não é permitido, e os cães com orelhas cortadas não podem competir em exposições.
Van Gogh'un kulağını keserek kendini yaralamasına giden olaylar silsilesi tam olarak bilinmemektedir.Não se sabe a exata sequência de eventos que levaram à mutilação da orelha esquerda de Van Gogh.
10.Sol kulağın çınlaması.Memórias de um sino 10.
Koklea veya kulak salyangozu, iç kulağın işitsel kısmıdır.A otite interna ou labirintite, envolve o ouvido interno.
Onun kulağına bir şey fısıldadı.Ele cochichou algo para ela.
Müzik kulağını geliştirdi, fakat hiçbir zaman müziği yazmayı öğrenemedi.Hij wilde moderne muziek schrijven, maar dat werd niet altijd gewaardeerd.
İşte kulağın farklı müzik aletlerini birbirinden ayırmasını sağlayan bu harmoniklerdir.Het museum laat de tonen van verschillende muziekinstrumenten horen.
İkinci bölüm: Duvarların kulağı var mı?De muren hebben oren.
Bu olay Isis’in kulağına kadar gelmiştir.Dit tot grote onvrede van Ozai.
Kulağının arkasında bir kalem takılıdır.Achter het oor zit een oranje vlek.
Kulağım ağrıyor.Ik heb oorpijn.
İnsan kulağının algıladığı frekanslar 20 Hz ile 20 kHz (20 000 Hz.) arasındadır.Pełny zakres pasma dźwięków słyszalnego przez człowieka mieści się w granicach od 20 Hz do 20 kHz.
1888 - Ağır depresyon geçiren ressam Vincent Van Gogh kulağını kesti.1888 – Vincent van Gogh odciął sobie brzytwą kawałek lewego ucha.
23 Aralık: Van Gogh, Gauguin ile tartıştıktan sonra sol kulağını kesti.23 grudnia – Vincent van Gogh odciął sobie brzytwą kawałek lewego ucha.
İç Anadolu bölgesinde " Kurt Kulağı " ismide verilir.W rejonie węzła Mełgiewska znajduje się zbór zielonoświątkowy „Oaza”.
Kendilerine özgü ve yakın mesafede kulağı oldukça rahatsız edici, ürkütücü ve uzun bir çığlık sesi çıkarırlar.De har ett högt, spöklikt klagande läte som hörs på långt avstånd.
İnsan kulağı, 0-140 dB arası sesleri sorunsuz duyar.En människa utan hörselskador kan höra ljud mellan 0 och 130 dB, den så kallade smärtgränsen.
Ses-ötesi ya da ultra sound, insan kulağının duyamayacağı çok yüksek frekanstaki seslere verilen addır.Ultraljud är ljud med en frekvens högre än den översta gränsen för människans hörsel.
İkinci bölüm: Duvarların kulağı var mı?För andra betydelser, se Paredes.
Bu karakter reklamda TR-6'yı kulağına tutuyordu.Ця ідея знайшла втілення в конструкції АНТ-6.
Bıyığı kıvrılarak kulağına asılmıştır.Мочки його вух повинні бути витягнуті.
Çok küçük bir çocukken geçirdiği ateşli bir hastalık sonucu bir kulağı duyma yeteneğini kaybetmiştir.Jako ještě velmi malé dítě prodělal horečku, jejímž následkem ohluchl na jedno ucho.
Hızır eski kulağı kesiklerdendir, her şeyi duyar.Jindy má dlouhé uši, aby vše slyšela.
Ancak hayranları için Homer'ı çizerken kulağı "G" şeklinde çizmeye devam etmektedir.Pokud ovšem kreslí ucho pro fanoušky, tak stále Homera kreslí s uchem jako písmeno G.
Bedeni, gözü ve(ya) kulağı yoğun olarak yoran işler.El v-a creat voua auzul, văzul și inimile.
Yuvarlak kulakları iyi işitmesini sağlar ve orta kulağı iyi gelişmiştir.Aude bine din cauza urechilor sale rotunde, urechea sa medie fiind bine dezvoltată.
Ses-ötesi ya da ultra sound, insan kulağının duyamayacağı çok yüksek frekanstaki seslere verilen addır.Senzorul de mișcare cu ultrasunete emite unde sonore de frecvențe înalte nepercetibile de auzul uman.
Kulak zarı; dış kulak ile orta kulağı birbirinden ayırır.Timpanul este membrana care desparte urechea externă de urechea mijlocie.
Kulağının arkasında bir kalem takılıdır.O țigară neaprinsă a fost găsită după o ureche.
Kulakları, yarasa kulağına benzer.Lárváik hasonlítanak a fülbemászók lárváira.
İki sarı gözü, ve iki küçük kulağı vardır.Pici sárga arca van két szemmel.
Kulağında siyah bir beni vardı.Szeménél található egy fekete csík.
Bıyığı kıvrılarak kulağına asılmıştır.Száját mindkét oldalon a füléig felvágták.
İkinci bölüm: Duvarların kulağı var mı?A falnak is van füle.
Bu olay Isis’in kulağına kadar gelmiştir.Az este folyamán Rutba is az ISIL kezére került.
Müzik kulağını geliştirdi, fakat hiçbir zaman müziği yazmayı öğrenemedi.Autodidakta módon képezte magát, sosem ment el zenét tanulni.
Bazı ufak meseleleri Massino'nun kulağına fısıldadılar.Nagy emberek beszélgetései az Elisium mezején.
Her bir kulağının arkasında ise birçok diğer kedi türünde olduğu gibi beyaz bir leke taşır.Szeme körül pedig egy fehér gyűrű található, mint minden más mókusfajnak.
Bu şehir bütünüyle, deniz kulağı da dahil, Dünya Mirasları listesindedir.Ολόκληρη η πόλη είναι καταγεγραμμένη ως Μνημείο Παγκόσμιας Κληρονομιάς, μαζί με τη λιμνοθάλασσά της.
İnsan kulağının algıladığı frekanslar 20 Hz ile 20 kHz (20 000 Hz.) arasındadır.Στους ανθρώπους το ακουστό φάσμα εκτείνεται κατά προσέγγιση από τα 20 Hz έως τα 20 KHz (20.000 Hz).
Farelerin de iki kulağı vardır.Τα ποντίκια έχουν επίσης δύο αυτιά.
Ekolokasyon yapan hayvanların iki kulağı birbirinden hafifçe uzaktadır.Ekkolokaliserende dyr har to ører, der er placeret lidt forskelligt.
Ancak hayranları için Homer'ı çizerken kulağı "G" şeklinde çizmeye devam etmektedir.Han tegner stadig øret som et 'G' når han tegner billeder af Homer for fans.