kulağı ile cümle
kulağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
"Diş ağrısı," dedi Mr. Marvel ve elini kulağına koymak."Kiespijn," zei de heer Marvel, en legde zijn hand naar zijn oor.
"Diş ağrısı," dedi Mr. Marvel ve elini kulağına koymak.'치통'미스터 마블 말했다 그의 귀에 손을 넣어.
"Diş ağrısı," dedi Mr. Marvel ve elini kulağına koymak."Mal di denti", ha dichiarato Marvel, e mise la mano all'orecchio.
"Diş ağrısı," dedi Mr. Marvel ve elini kulağına koymak."Maux de dents", a déclaré M. Marvel, et porta la main à son oreille.
"Diş ağrısı," dedi Mr. Marvel ve elini kulağına koymak."Sakit gigi," kata Mr Marvel, dan meletakkan tangannya ke telinga.
"Diş ağrısı," dedi Mr. Marvel ve elini kulağına koymak."Tandvärk", sa Mr Marvel, och lade sin hand på hans öra.
"Diş ağrısı," dedi Mr. Marvel ve elini kulağına koymak."Zahnschmerzen", sagte Mr. Marvel, und legte seine Hand an sein Ohr.
"Diş ağrısı," dedi Mr. Marvel ve elini kulağına koymak."Zobobol," je dejal gospod Marvel, in dal roko na uho.
"Diş ağrısı," dedi Mr. Marvel ve elini kulağına koymak."Πονόδοντο", δήλωσε ο κ. Marvel, και έβαλε το χέρι του στο αυτί του.
"Diş ağrısı," dedi Mr. Marvel ve elini kulağına koymak."Зубна біль", сказав пан Marvel, і поклав руку до вуха.
"Diş ağrısı," dedi Mr. Marvel ve elini kulağına koymak."Зубная боль", сказал г-н Marvel, и положил руку к уху.
"Diş ağrısı," dedi Mr. Marvel ve elini kulağına koymak."Зъбобол", каза г-н Marvel, и сложи ръка на ухото му.
"Diş ağrısı," dedi Mr. Marvel ve elini kulağına koymak."وجع" ، قال السيد مارفيل ، ووضع يده على أذنه.
"Diş ağrısı," dedi Mr. Marvel ve elini kulağına koymak.彼は彼の本のホールドを捉えました。 "私は私が思うに、乗り降りしなければならない"と彼は言った。
Doğanın nasıl materyal yarattığı hakkında konuşabileceğimi düşündüm. Yanımda bir deniz kulağı kabuğu getirdim.Pensei em falar-vos um pouco de como a Natureza cria os materiais.
Doğanın nasıl materyal yarattığı hakkında konuşabileceğimi düşündüm. Yanımda bir deniz kulağı kabuğu getirdim.Vă voi vorbi despre modul în care natura confecţionează materiale.
Doğru kişiler o zaman Babalarının egemenliğinde güneş gibi parlayacaklar. Kulağı olan işitsin!››Akkor az igazak fénylenek, mint a nap, az õ Atyjoknak országában. A kinek van füle a hallásra, hallja.
Doğru kişiler o zaman Babalarının egemenliğinde güneş gibi parlayacaklar. Kulağı olan işitsin!››Allora i giusti splenderanno come il sole nel regno del Padre loro. Chi ha orecchi, intenda
Doğru kişiler o zaman Babalarının egemenliğinde güneş gibi parlayacaklar. Kulağı olan işitsin!››A tehdážť spravedliví stkvíti se budou jako slunce v království Otce svého. Kdo má uši k slyšení, slyš.
Doğru kişiler o zaman Babalarının egemenliğinde güneş gibi parlayacaklar. Kulağı olan işitsin!››Atunci cei neprihăniţi vor străluci ca soarele în Împărăţia Tatălui lor. Cine are urechi de auzit, să audă.
Doğru kişiler o zaman Babalarının egemenliğinde güneş gibi parlayacaklar. Kulağı olan işitsin!››Dann werden die Gerechten leuchten wie die Sonne in ihres Vaters Reich. Wer Ohren hat zu hören, der höre!
Doğru kişiler o zaman Babalarının egemenliğinde güneş gibi parlayacaklar. Kulağı olan işitsin!››Da skal de rettferdige skinne som solen i sin Faders rike. Den som har ører, han høre!
Doğru kişiler o zaman Babalarının egemenliğinde güneş gibi parlayacaklar. Kulağı olan işitsin!››Då skola de rättfärdiga lysa såsom solen, i sin Faders rike. Den som har öron, han höre.
Doğru kişiler o zaman Babalarının egemenliğinde güneş gibi parlayacaklar. Kulağı olan işitsin!››Da skulle de retfærdige skinne som Solen i deres Faders Rige. Den. som har Øren, han høre!
Doğru kişiler o zaman Babalarının egemenliğinde güneş gibi parlayacaklar. Kulağı olan işitsin!››Então os justos resplandecerão como o sol, no reino de seu Pai. Quem tem ouvidos, ouça.
Doğru kişiler o zaman Babalarının egemenliğinde güneş gibi parlayacaklar. Kulağı olan işitsin!››Entonces los justos resplandecerán como el sol en el reino de su Padre. El que tiene oídos, que oiga
Doğru kişiler o zaman Babalarının egemenliğinde güneş gibi parlayacaklar. Kulağı olan işitsin!››Khi ấy , những người công_bình sẽ chói rạng như mặt_trời trong nước của Cha mình . Ai có tai , hãy nghe !
Doğru kişiler o zaman Babalarının egemenliğinde güneş gibi parlayacaklar. Kulağı olan işitsin!››Khi ấy, những người công bình sẽ chói rạng như mặt trời trong nước của Cha mình. Ai có tai, hãy nghe!
Doğru kişiler o zaman Babalarının egemenliğinde güneş gibi parlayacaklar. Kulağı olan işitsin!››그 때에 의인들은 자기 아버지 나라에서 해와 같이 빛나리라 귀 있는 자는 들으라
Doğru kişiler o zaman Babalarının egemenliğinde güneş gibi parlayacaklar. Kulağı olan işitsin!››Maar de goede en gelovige mensen zullen in het Koninkrijk van hun Vader stralen als de zon. Onthoud dit goed!
Doğru kişiler o zaman Babalarının egemenliğinde güneş gibi parlayacaklar. Kulağı olan işitsin!››Silloin vanhurskaat loistavat Isänsä valtakunnassa niinkuin aurinko. Jolla on korvat, se kuulkoon.
Doğru kişiler o zaman Babalarının egemenliğinde güneş gibi parlayacaklar. Kulağı olan işitsin!››Tedaj se bodo svetili pravični kakor solnce v svojega Očeta kraljestvu. Kdor ima ušesa, da sliši, naj sliši!
Doğru kişiler o zaman Babalarının egemenliğinde güneş gibi parlayacaklar. Kulağı olan işitsin!››Vtedy sa budú spravedliví skvieť ako slnce v kráľovstve svojho Otca. Kto má uši nato, aby počul, nech počuje!
Doğru kişiler o zaman Babalarının egemenliğinde güneş gibi parlayacaklar. Kulağı olan işitsin!››гава праведните ще блеснат като слънцето в царството на Отца Си. Който има уши [да слуша], нека слуша.
Doğru kişiler o zaman Babalarının egemenliğinde güneş gibi parlayacaklar. Kulağı olan işitsin!››тогда праведники воссияют, как солнце, в Царстве Отца их. Кто имеет уши слышать, да слышит!
Doğru kişiler o zaman Babalarının egemenliğinde güneş gibi parlayacaklar. Kulağı olan işitsin!››Тодї праведні сияти муть, як сонце в царстві Отця свого. Хто має уші слухати, нехай слухає.
Doğru kişiler o zaman Babalarının egemenliğinde güneş gibi parlayacaklar. Kulağı olan işitsin!››אז יזהירו הצדיקים כשמש במלכות אביהם מי אשר אזנים לו לשמע ישמע׃
Doğru kişiler o zaman Babalarının egemenliğinde güneş gibi parlayacaklar. Kulağı olan işitsin!››حينئذ يضيء الابرار كالشمس في ملكوت ابيهم. من له اذنان للسمع فليسمع
Doğru kişiler o zaman Babalarının egemenliğinde güneş gibi parlayacaklar. Kulağı olan işitsin!››那 時 義 人 在 他 們 父 的 國 裡 、 要 發 出 光 來 、 像 太 陽 一 樣 。 有 耳 可 聽 的 、 就 應 當 聽
Doğru kişiler o zaman Babalarının egemenliğinde güneş gibi parlayacaklar. Kulağı olan işitsin!››那 時義 人 在 他 們父 的 國裡 、 要 發出 光來 、 像 太 陽 一 樣 。 有 耳 可 聽 的 、 就 應當聽
Doğru muzu istediğin kulağına tak.Mets une banane mûre dans ton oreil favorit.
Doğru muzu istediğin kulağına tak.Vlož pravý banán právě do tvého nejoblíbenějšího ucha.
Dudaklardan. Kulağı hafifçe ısırmak belki.입술입니다. 귀를 깨무는 것이 될 수도 있죠.
Dudaklardan. Kulağı hafifçe ısırmak belki.על השפתיים. לנגוס באוזניים אולי.
Dudaklardan. Kulağı hafifçe ısırmak belki.في الشفاه وربما حلمة الأذن.
Dudaklardan. Kulağı hafifçe ısırmak belki.キスをしたいと思うのが顔なんです
Egemen RAB kulağımı açtı, Karşı koymadım, geri çekilmedim.Az Úr Isten megnyitotta fülemet, és én nem voltam engedetlen, hátra nem fordultam.
Egemen RAB kulağımı açtı, Karşı koymadım, geri çekilmedim.Den Herre HERREN åbnede mit Øre, og jeg stred ikke imod, jeg unddrog mig ikke;
Egemen RAB kulağımı açtı, Karşı koymadım, geri çekilmedim.Der HERR HERR hat mir das Ohr geöffnet; und ich bin nicht ungehorsam und gehe nicht zurück.
Egemen RAB kulağımı açtı, Karşı koymadım, geri çekilmedim.Domnul Dumnezeu Mi -a deschis urechea, şi nu M'am împotrivit, nici nu M'am tras înapoi.
Egemen RAB kulağımı açtı, Karşı koymadım, geri çekilmedim.El Señor Jehovah me abrió el oído, y no fui rebelde ni me volví atrás
Egemen RAB kulağımı açtı, Karşı koymadım, geri çekilmedim.Gospod Jehova mi je odprl uho, in jaz se nisem upiral, ne se umaknil.
Egemen RAB kulağımı açtı, Karşı koymadım, geri çekilmedim.Herra, Herra on avannut minun korvani; minä en ole niskoitellut, en vetäytynyt pois.
Egemen RAB kulağımı açtı, Karşı koymadım, geri çekilmedim.Herren, Israels Gud, har åpnet mitt øre, og jeg var ikke gjenstridig, jeg vek ikke tilbake.
Egemen RAB kulağımı açtı, Karşı koymadım, geri çekilmedim.Il Signore Dio mi ha aperto l'orecchio e io non ho opposto resistenza, non mi sono tirato indietro
Egemen RAB kulağımı açtı, Karşı koymadım, geri çekilmedim.Ja, Herren, HERREN har öppnat mitt öra, och jag har ej varit gensträvig, jag har ej vikit tillbaka.
Egemen RAB kulağımı açtı, Karşı koymadım, geri çekilmedim.주 여호와께서 나의 귀를 열으셨으므로 내가 거역지도 아니하며 뒤로 물러가지도 아니하며
Egemen RAB kulağımı açtı, Karşı koymadım, geri çekilmedim.Le Seigneur, l`Éternel, m`a ouvert l`oreille, Et je n`ai point résisté, Je ne me suis point retiré en arrière.
Egemen RAB kulağımı açtı, Karşı koymadım, geri çekilmedim.O Senhor Deus abriu-me os ouvidos, e eu não fui rebelde, nem me retirei para trás.
Egemen RAB kulağımı açtı, Karşı koymadım, geri çekilmedim.Pán Hospodin mi otvára ucho, a ja sa neprotivím, neuhybujem zpät.