kul ile cümle
kul kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tekrar kullanmayın.Do not reuse.
Kullanmadan önce talimatları okuyun.Read instructions before use.
Evde, biz sadece Fransızca kullanırız.At home, we only use French.
Kültür bir insanı özgür yapar.Culture makes a man free.
Hayır, arabamı kullanamazsın!No, you can't use my car!
Bu, gizli dinsel törenleri kullanan eski bir örgüt.It's an old organization that uses secret rituals.
Sipariş için hazır olduğunuzda, lütfen bu düğmeyi kullanarak çağırın.When you're ready to order, please call using this button.
Tom kulağını duvara dayadı.Tom pressed his ear against the wall.
Kullanabileceğim bir dolma kalemin var mı?Do you have a pen I could use?
Kullanabileceğim bir telefonun var mı?Do you have a phone I could use?
Tom saat kulesine baktı.Tom looked at the clock tower.
Tom zamanını iyi kullandı.Tom made good use of his time.
Tom Mary'nin John'la tartıştığına kulak misafiri oldu.Tom overheard Mary arguing with John.
Tom ona ödünç verdiğim parayı iyi kullandı.Tom made good use of the money we lent him.
Tom kulağı ağır işitiyor gibi davranıyordu.Tom pretended to be hard of hearing.
Diller kaslar gibidirler. Düzenli olarak kullanmazsanız onları kaybedersiniz.Languages are like muscles. If you don't use them regularly, you will lose them.
Tom sık sık arabasını kullanmama izin verir.Tom often lets me use his car.
Tom bana kamerasını nasıl kullanacağımı gösterdi.Tom showed me how to use his camera.
Tom küçük bir kulübede tek başına yaşıyordu.Tom lived alone in a small hut.
Tom parmaklarını kulaklarına soktu.Tom stuck his fingers in his ears.
Sanki kulağına su kaçmış gibi başını sallıyor.He's shaking his head as if he had water in his ears.
Sanki kulağına su kaçmış gibi kafasını sallıyor.He's shaking his head as if he had water in his ears.
Tom kulübeye geri yürüdü.Tom walked back to the cabin.
Netflix artık Avrupa'da kullanılabilir.Netflix is now available in Europe.
Affedersiniz, çamaşır makinesini nasıl kullanacağımı bana gösterir misiniz?Excuse me, would you show me how to use the washing machine?
Affedersiniz, bana çamaşır makinesinin nasıl kullanacağımı gösterir misiniz?Excuse me, could you show me how to use the washing machine?
Birisi Tom'la konuşmana kulak misafiri olmuş olabilir.Somebody might've overheard your conversation with Tom.
SenTom'la konuşurken birisi kulak misafiri olmuş olabilir.Somebody might've overheard you talking to Tom.
Biri sana kulak misafiri olmuş olabilir.Somebody might've overheard you.
Hollywood tarzı kültürel dans açıkça batılılara amaçlanmıştır.The Hollywood-style cultural dance was clearly aimed at westerners.
Tom'un bunu yapmasını durdurmak için gereken araçları kullanın.Use whatever means necessary to stop Tom from doing that.
Gerçek adını kullanma.Don't use your real name.
Bilim adamları nanopartiküller kullandı.The scientists used nanoparticles.
Arabamın anahtarlarına göz kulak olabilir misin?Could you keep your eye out for my car keys?
Sözcük sık sık bu anlamda kullanılır.The word is frequently used in this sense.
Boston'da bir daha araba kullanmak istemiyorum.I never want to drive in Boston again.
Boston'da tekrar araba kullanmayı asla istemiyorum.I never want to drive in Boston again.
Tom, Mary'ye tarayıcıyı nasıl kullanacağını gösterir misin?Tom, would you show Mary how to use the scanner?
Onlar bu masayı kullandılar.They used this table.
Tatoeba kullanıcıları kendilerini yalnız ve çaresiz hissetmemeliler.Users of Tatoeba shouldn't feel alone and desperate.
Buyur, benim kalemimi kullan.Here, use my pen.
Abaküs sayı saymada kullanılan bir araçtır.An abacus is a tool used in counting.
Ebedi olmayan şey ebediyen kullanımdan kalkmıştır.What is not eternal is eternally outdated.
Onlar kulaklarını yıkadı.They washed their ears.
Ben bunu bir düğün hediyesi olarak aldım ama ben hiç kullanmadım.I got this as a wedding gift, but I've never used it.
Topunu kullanabilir miyiz?Can we use your ball?
Kullanım kılavuzuna ihtiyacım yok.I don't need the user manual.
Bu kulenin tepesinde döner restoran var.There is a rotating restaurant at the top of this tower.
Tuvaleti kullanmam gerekiyor.I need to use the bathroom.
Bilgisayarınızı kullanmamın bir sakıncası var mı?Do you mind if I use your computer?
Doğu ve Batı Almanya arasında hala çok kültürel farklar var.There are still many cultural differences between East and West Germany.
Bu cümle dilbilgisel ve sözdizimsel olarak doğru, ancak kulağa çok İngilizce gelmiyor.This phrase is grammatically and syntactically correct, but it doesn't sound very English.
Bilim adamları hesaplamalarını yapmak için bir IBM ana çerçeve bilgisayarı kullandı.The scientists used an IBM mainframe computer to make their calculations.
Bu, bağımsızlığın kültürel mirasıdır.This is the cultural inheritance of independence.
Ya kullanıcı adın ya da şifren yanlış.Either your user name or password is incorrect.
Elektrikli tekerlekli sandalye kullanmak için bir ehliyete ihtiyacın var mı?Do you need a license to use an electric wheelchair?
Eşeğin neden böyle uzun kulakları var?Why does the donkey have such long ears?
Tabak mı yoksa tepsi mi kullanmak istiyorsun?Do you want to use a platter or a tray?
Bu müzik kulağımı tırmalıyor.That music is grating on my nerves.
Bu bağlantıyı kullanarak İngilizce altyazılı filmleri izleyebilirsiniz.You can watch movies with English subtitles using this link.