kul ile cümle

kul kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Lütfen biri bana neden kulübünüze katılamayacağımı söyleyebilir mi?Would one of you please tell me why I can't join your club?
Tom'a kulübümüze girmesinin mümkün olmadığını söyledim.I told Tom it wasn't possible for him to get into our club.
Bu öğleden sonra arabamı kullanamayacağını zaten sana bir kez söyledim.I've told you once already that you can't use my car this afternoon.
Maya bira yapmada kullanılır.Yeast is used in making beer.
Araba kullanırken mesajlaşma.Don't text and drive.
Çevirmenler farklı kültürler arasında aracılık ederler.Interpreters mediate between different cultures.
Bu makinenin kullanmak için gerçekten güvenli olduğunu nasıl biliyorsun?How do you know this machine is really safe to use?
Tom saygın bir bayiden kullanılmış bir araba satın aldı.Tom bought a used car from a reputable dealership.
Polis, göstericileri tutuklarken aşırı güç kullandığı gerekçesiyle suçlandı.The police were accused of having used excessive force when arresting the demonstrators.
Futbol kulübünün hakem hatası konusunda sıfır tolerans politikası vardır.The football club has a zero tolerance policy on referee abuse.
Ben dili güzel biçimde kullanan insanları severim.I like people who use language beautifully.
Troy kişisel kazancı için konumunu kullanır.Troy uses his position for personal gain.
Araç kullanmak zorundaysan içki içmemelisin.If you have to drive, you must not drink.
Biz hesaplarımızı yapmak için bir hesap makinesi kullanırız.We use a calculator to do our accounts.
Sınav sırasında yazmak için bir kalem kullanmayın.Don't use a pencil to write the exam.
Sınavı yazmak için bir kurşunkalem kullanmayın.Don't use a pencil to write the exam.
Bu soba kullanımı kolaydır.This stove is easy to use.
Sigara kullanmak yasaktır.It is forbidden to smoke.
O bana nasıl araba kullanılacağını öğretti.He taught me how to drive.
O, gözlük olmadan araba kullanamaz.He cannot drive without eyeglasses.
Külkedisi gece yarısı sesini duyunca, hemen ayrıldı.When Cinderella heard midnight sounding, she left immediately.
Birçok çocuk okula girmeden önce bile bir bilgisayar kullanmayı öğrenir.Many children learn to use a computer even before entering school.
İyi bir müzik kulağı var.He has a good ear for music.
Fransa'nın Kültür Bakanı ile bir iş arıyorum.I am looking for a job with the Cultural Minister of France.
Londra Kulesi bir defasında devlet hapishanesiydi.The Tower of London was once a State prison.
Ben sokağın köşesinde bulunan telefon kulübesindeki telefonu kullanacağım.I am going to use the telephone in the phone booth at the street corner.
Biz iki yıldır bu böcek ilacını kullanıyoruz.We have been using this insecticide for two years.
Kesinlikle seçimlerde oy kullanmalısın.You must certainly vote in the elections.
Bazı yeni fikirleri kullanabiliriz.We could use some new ideas.
Kulüpte öl!Die at the club!
Bu özellik kaldırıldı. Onu kullanmamanızı tavsiye ederiz.This feature is deprecated. We advise you not to use it.
Benimkini kullanabilirsiniz.You can use mine.
Ne tür bir araba kullanıyorlardı?What kind of car were they driving?
Bu makine, her türden metalin cilalanması için kullanılır.This machine is used for polishing all kinds of metal.
Alkolün kötüye kullanımı genç insanlar arasında ciddi bir sorundur.The abuse of alcohol among young people is a serious problem.
Ben birkaç gündür Paris'teyim. Louvre müzesini ziyaret etme fırsatını kullanıyorum.I'm in Paris for a few days. I'm taking advantage of that to visit the Louvre.
O, sağ kulağını deldirdi.She got her right ear pierced.
Tom beni kullanıyor gibi hissediyorum.I feel like Tom is just using me.
Tom beni kullanıyormuş gibi hissediyorum.I feel like Tom is using me.
Bazen onunla kulüpte karşılaşırım.I sometimes meet him at the club.
Onunla ara sıra kulüpte karşılaşırım.I occasionally meet him at the club.
Esperanto benim entellektüel ve kültürel ufuklarımı genişletmeme yardımcı oldu.Esperanto helped me broaden my intellectual and cultural horizons.
O, kullanabileceğimiz bir şey değil.It's nothing we can use.
Bu kullanabileceğimiz bir şey olabilir.This might be something we can use.
Tom, Mary'nin kulağına bir şey fısıldadı.Tom whispered something in Mary's ear.
Formülleri ezberlemek yeterli değil. Onların nasıl kullanılacağını bilmen gerek.It's not enough to memorize the formulas. You need to know how to use them.
Tom konuşmamıza kulak misafiri oldu.Tom overheard our conversation.
Ve sonra Mary eğildi ve Tom'un kulağına bir şey söyledi.And then Mary leaned over and said something in Tom's ear.
Benim e-postamı kontrol etmek için bilgisayarınızı kullanabilir miyim?Can I use your computer to check my e-mail?
Ben bu bilgisayarı kullanıyorum.I use this computer.
O bir kulağı açık uyudu.She slept with one ear open.
Tom her zaman bir kulağı açık uyur.Tom always sleeps with one ear open.
Tom'un Eyfel Kulesinin önünde duran resimlerini gördüm.I've seen pictures of Tom standing in front of the Eiffel Tower.
Hepimizin kulakları var.We've all got ears.
Hepimiz kullanılıyoruz.We're all being manipulated.
Merdivenleri kullanacağız.We'll take the stairs.
Onu kullanmak için bir yol bulacağız.We'll find a way to use it.
Sahip olduğumuzu kullanacağız.We'll use what we have.
Tom'un kamyonunu kullanabiliriz.We can use Tom's truck.
Bir çekme halatı kullanabiliriz.We could use a tow.

İlgili Sayfalar