kul ile cümle

kul kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Onlar sizi kullanıyor.They're using you.
Onlar seni kullanıyor.They're using you.
Tom'un kullandığı trene yıldırım çarptı.The train that Tom was riding was hit by lightning.
Gerçekten Facebook'u o kadar çok kullanmam.I don't really use Facebook that much.
Telefonunuzu kullanabilir miyim, lütfen?Can I use your telephone, please?
Nasıl araba kullanılacağını sana kim öğretti?Who taught you how to drive a car?
Hem yeni hem de eski her türlü kitabı kullanırız.We handle all type of books, both new and old.
Tom etrafa baktı ve sonra Mary'nin kulağına bir şey fısıldadı.Tom looked around and then whispered something into Mary's ear.
Tom bunu sabun kullanmadan temizlemeye çalışmış olmalı.Tom must've tried cleaning this without using soap.
Tom boş odaya girdi ve hemen küllükte yanan bir sigara fark etti.Tom entered the empty room and immediately noticed a lit cigarette in the ashtray.
Bu su kulesi üç günlük tedariki tutar.That water tower holds a three-day supply.
Dikkatlice araba kullanırsanız, kazalardan kaçınırsınız.If you drive carefully you'll avoid accidents.
Ona göz kulak olacak kimse yok.There's no one to look after her.
"Oh" kelimesinin İngilizce'de kullanımı biraz karmaşıktır.The use of "oh" in English is quite complex.
Erkek kardeşimin müzik kulağı var.My brother has an ear for music.
Lütfen kullanıcı adının ve e-posta adresinin doğru olduğundan emin ol.Please make sure the user name and email address used is correct.
Tom Mary’nin bisikletini kullanmasına izin veriyor.Tom has been letting Mary use his bicycle.
Tom kulübe girebilmek için yaşı hakkında yalan söyledi.Tom lied about his age to get into the club.
Kurnaz hırsız bir alet kulübesinde saklandı.The crafty thief hid in a tool shed.
Diğer kulüp üyelerinden herhangi biri Tom hakkında şikayetçi oldu mu?Did any of the other club members complain about Tom?
Tom'la konuşmanıza kulak misafiri olmaktan kendimi alamadım.I couldn't help but overhear your conversation with Tom.
Hangi antivirüs programını kullanıyorsun?What antivirus are you using?
Böyle böcek ilaçlarını çiftliğimizde kullanmıyoruz.We don't use pesticides like those on our farm.
Onları seninle birlikte kullanabilir miyim?Can I use them with you?
İnsanlar günümüzde popüler kültüre eskisinden daha çok önem vermekte.People attach more importance to popular culture today than in the past.
Hayal gücünüzü kullanabilirsiniz.You can use your imagination.
Bu, kapı. Ben bunu kullanmanı bekliyorum.This is the door. I expect you to use it.
Lütfen otomatik konuşma metinleştirici kullan.Please use automatic speech recognition!
Lütfen otomatik konuşma tanıma yazılımı kullan.Please use automatic speech recognition!
Tom eve girmek için Mary'nin verdiği anahtarı kullandı.Tom used the key Mary had given him to enter the house.
Seni kullanmaya çalışıyor. Onunla evlenme!He's trying to use you. Don't marry him!
Çocuk kulağını kaşıdı.The boy scratched his ear.
"Berlin'in merkezindeki bu büyük kule nedir?" "O, Fernsehturm'dur!""What's this big tower in the center of Berlin?" "It's the Fernsehturm!"
Şu anda herhangi bir ilaç kullanıyor musunuz?Are you currently using any medication?
Bugün Tom'a göz kulak olduğunuz için teşekkürler.Thanks for watching Tom today.
Sol kulağımla yine sorun yaşıyorum.I'm having trouble with my left ear again.
Şu anda her çeşit ilacı kullanıyor musun?Are you currently taking any kind of medication?
Bir sürü insan oy kullanmıyor.A lot of people don't vote.
Tom'un genellikle kullandığı sözlük çok büyük.The dictionary Tom usually uses is very large.
Benim avantajımı kullanmaya çalıştığına inanıyorum.I believe you're trying to take advantage of me.
Paris, Eyfel kulesi olmadan Paris olmazdı.Paris wouldn't be Paris without the Eiffel Tower.
Mary plastik bir kürek kullanarak kovasını kumla doldurdu.Mary filled her bucket with sand using a plastic shovel.
Mary bir kitap kulübünde.Mary is in a book club.
Tom bastonunu kullanarak yavaşça yoldan aşağıya doğru yürüdü.Tom walked slowly down the road using his cane.
Gönüllüler tek kullanımlık bardaklarda çay dağıttı.Volunteers distributed tea in disposable cups.
Tom bir kahkaha kulübüne katıldı ve onun stres seviyeleri önemli ölçüde düştü.Tom has joined a laughter club and his stress levels have decreased significantly.
Kulübede yaşayan adam kör.The man living in the cottage is blind.
Londra ekonomik ve kültürel sebeplerden ötürü çok önemliydi.London was very important for economical and cultural reasons.
Onu kulübe kabul ettiler.They accepted her into the club.
O bir Yahudi kültü.That's a jewish cult.
Boston ofisinde sizi kullanabiliriz.We could use you in the Boston office.
Tom motor hayranları kulübünün bir üyesidir.Tom is a member of a motor enthusiasts' club.
Almanak çok kullanışlıydı.The almanac was very useful.
Kadınların oy kullanma hakkı yoktu.Women didn't have the right to vote.
İtalya'da soyguncunun bir silahı yoksa silah kullanamazsınız.In Italy you can't use a gun if the robber doesn't have a weapon.
Buraya kulaklık almak için geldik.We came here to buy headphones.
Ben genellikle kullanılmış eşya satın almam.I don't usually buy used stuff.
Mary, Tom'un cep telefonuyla başka bir kadınla yakından konuşmasına kulak misafiri oldu.Mary overheard Tom talking intimately to another woman on his mobile phone.
Bana kullanabileceğim bir şey vermedin.You've given me nothing I can use.
Kule on beş metre yüksekliğinde.The tower is fifteen metres high.

İlgili Sayfalar