kul ile cümle
kul kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Onlar sandalye ya da masa kullanmazlar.They don't use chairs or tables.
Hiç çimento kullanmadan kalenin duvarlarını inşa ettiler.They built the walls of the fortress without using cement at all.
Onlar orada kullanılanlara benzer aletler kullandılar.They used tools similar to those used there.
Kültür edinmeleri için oğullarını Avrupa'ya gönderdiler.They sent their son to Europe to acquire culture.
Onlar odalarını iyi kullanıyorlar.They make good use of their rooms.
Onu bir kulübün başkanı yaptılar.They made him the chairman of a club.
Sahip oldukları parayı kullanmak zorunda kaldılar.They had had to use what money they had.
Onun uyarısına kulak vermeliydin.You should have paid attention to her warning.
Onun yeni saç modeli kulaklarını örtüyor.Her new hairstyle covers her ears.
Sesi hâlâ kulaklarımda çınlıyor.Her voice still rings in my ears.
Onun güzel sesi kulaklar için gerçek bir bayramdı.Her lovely voice was a real feast to the ears.
O her fırsatı kendi çıkarına kullandı.She availed herself of every opportunity.
O iyi motorsiklet kullanır.She rides a motorcycle well.
Kulüp saymanı olarak çalışmaktadır.She serves as the club treasurer.
Kulüpte açık farkla en iyi oyuncudur.She is by far the best player in the club.
O bu daktiloyu kullanabilir.She may use this typewriter.
O, bu makineyi kullanmaya alışıktır.She is used to handling this machine.
Bir golf kulübünde üyelik için başvurdu.She applied for the membership in a golf club.
O ellerini sıkıca kulakları üzerinde tuttu.She held her hands tightly over her ears.
O onu kulağıma fısıldadı.She whispered it in my ear.
O, kulüpten men edildi.She was barred from the club.
O, tenis kulübüne üyedir.She belongs to the tennis club.
O, tenis kulübü üyesi midir?Does she belong to the tennis club?
O, bir testereyi çok iyi kullanır.She handles a saw very well.
O, basketbol kulübünün bir üyesidir.She is a member of the basketball club.
Saç kurutma makinesinin nasıl kullanılacağını bana açıkladı.She explained to me how to use the hair drier.
Tozu silmek için nemli bir bez kullandı.She used a damp rag to wipe off the dust.
Sözlüğünü defalarca kullanmak zorunda kaldı.She had to use her dictionary many times.
O geçen sene Japon kültürüyle ilk defa temas kurdu.She first came into contact with Japanese culture last year.
Bana odasını kullanabileceğimi söyledi.She told me that I could use her room.
Kendi sözlüğünü kullanmam için bana izin verdi.She gave me permission to use her dictionary.
Sözlüğünü kullanmama izin verdi.She gave me permission to use her dictionary.
Büroya gitmek için araba kullandı.She used the car to go to the office.
O tekrar küpeyi kulağına takmaya çalıştı.She tried again to fix the earring into her ear.
O, kulaklarına küpe takar.She wears rings on her ears.
O, bir kulübede tek başına yaşıyordu.She was living alone in a hut.
O erkeklerden istediği şeyi almak için güzel görünüşlerini nasıl kullanacağını bilir.She knows how to use her good looks to get what she wants out of men.
O, gürültünün girmesini engellemek için ellerini onun kulağının üzerine koydu.She put her hands over her ears to shut out the noise.
Onun kulağına bir şeyler fısıldadı.She whispered something into his ear.
O, ona çok şeker kullanmamasını tavsiye etti.She advised him not to use too much sugar.
O, ona bir bisiklet kullanmasını tavsiye etti.She advised him to use a bicycle.
O, onun söylediğine kulaklarını kapattı.She closed her ears to what he was saying.
O bakışlarını kullanılır.She uses her looks.
O ünlü bir şarkıcı ile karşılaştığında külahını havaya attı.She was beside herself with joy when she met the famous singer.
Ben doğum kontrolü kullanıyorum.I use birth control.
Acil bir durumda, asansörü değil merdiveni kullanın.In an emergency, use the stairway, not the elevator.
Babam bira içerdi ama şimdi sake kullanıyor.My father used to drink beer, but now he drinks sake.
Kaza olur korkusuyla babam araba kullanmaz.For fear of an accident, my father doesn't drive.
Büyük harf bir cümlenin başında kullanılır.A capital letter is used at the beginning of a sentence.
Kültür dili tahrip eder.Culture destroys language.
Ülkeler kültür olarak farklıdır.Countries differ in culture.
Kültür nesilden nesile aktarılır.Culture is handed down from generation to generation.
Biz problemi kültürel farklılıklar ışığında düşünmek zorundayız.We have to consider the problem in the light of cultural differences.
Kültürel miras gelecek nesillere aktarılır.A cultural heritage is handed down to posterity.
Can kulağıyla dinliyorum.I'm all ears.
Duvarların kulakları vardır, shouji'nin gözleri vardır.Walls have ears, shouji have eyes.
Onun kulübesi kıyıda.His cottage is on the coast.
Ne zaman çalışırsan çalış, en iyi sonucu almak için sözlüğünü kullan.Whenever you study, use your dictionary to best effect.
Ne zaman çalışırsanız çalışın, en iyi sonucu almak için sözlüğünüzü kullanınWhenever you study, use your dictionary to best effect.
Çalıştığım zaman kulaklıkla müzik dinlerim.When I study, I listen to music with earphones.