Ana içeriğe geç
Sözlük

kuşu ile cümle

kuşu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
70 küsür yıl... ...arkasında bir karton kutu bırakmak için mi yaşadı? İçeride.A trăit singur 70 de ani... ... doar pentru a lăsa în urmă o cutie de carton... <i>E aici.</i>
70 küsür yıl... ...arkasında bir karton kutu bırakmak için mi yaşadı? İçeride.Ha vissuto 70 anni... e ciō che resta di lui č una scatola di cartone. <i>E' qui.</i>
70 küsür yıl... ...arkasında bir karton kutu bırakmak için mi yaşadı? İçeride.Živel je 70 otožnih let, ostala pa je le škatla šare. <i>Tukaj je.</i>
70 küsür yıl... ...arkasında bir karton kutu bırakmak için mi yaşadı?Viveu durante 70 anos... Apenas para deixar uma caixa de papelão para trás.
70 küsür yıl... ...arkasında bir karton kutu bırakmak için mi yaşadı?Έζησε για 70 αλλόκοτα χρόνια... Μόνο για να αφήσει πίσω του ένα χαρτόκουτο.
70 küsür yıl... ...arkasında bir karton kutu bırakmak için mi yaşadı?Больше 70 лет - и оставил после себя лишь картонную коробку.
70 küsür yıl... ...arkasında bir karton kutu bırakmak için mi yaşadı?..عاش لسبعين سنة غريبة حتى يخلّف وراءه صندوق كرتوني
Acaba herhangi biri gelip aldı mı diye soracaktım. - Kusura bakmayın, bu tip bilgileri paylaşamayız.Mi spiace, non diamo quel genere di informazioni.
Ağızlarından hiç yalan çıkmamıştır. Kusursuzdurlar.a v ich ústach nebola najdená lesť, lebo sú bezvadní pred trónom Božím.
Ağızlarından hiç yalan çıkmamıştır. Kusursuzdurlar.A v ústech jejich není nalezena lest; neboť jsou bez úhony před trůnem Božím.
Ağızlarından hiç yalan çıkmamıştır. Kusursuzdurlar.A w ustach ich nie znalazła się zdrada; albowiem są bez zmazy przed stolicą Bożą.
Ağızlarından hiç yalan çıkmamıştır. Kusursuzdurlar.eikä heidän suussaan ole valhetta havaittu; he ovat tahrattomat.
Ağızlarından hiç yalan çıkmamıştır. Kusursuzdurlar.E na sua boca não se achou engano; porque são irrepreensíveis.
Ağızlarından hiç yalan çıkmamıştır. Kusursuzdurlar.És az õ szájokban nem találtatott álnokság; mert az Istennek királyiszéke elõtt feddhetetlenek.
Ağızlarından hiç yalan çıkmamıştır. Kusursuzdurlar.et dans leur bouche il ne s`est point trouvé de mensonge, car ils sont irrépréhensibles.
Ağızlarından hiç yalan çıkmamıştır. Kusursuzdurlar.In v njih ustih se ni našla laž, brez madeža so.
Ağızlarından hiç yalan çıkmamıştır. Kusursuzdurlar.그 입에 거짓말이 없고 흠이 없는 자들이더라
Ağızlarından hiç yalan çıkmamıştır. Kusursuzdurlar.Non fu trovata menzogna sulla loro bocca; sono senza macchia
Ağızlarından hiç yalan çıkmamıştır. Kusursuzdurlar.Och i deras mun har ingen lögn blivit funnen; de äro ostraffliga.
Ağızlarından hiç yalan çıkmamıştır. Kusursuzdurlar.og i deres Mund er der ikke fundet Løgn; thi de ere ulastelige.
Ağızlarından hiç yalan çıkmamıştır. Kusursuzdurlar.og i deres munn er ikke funnet løgn; for de er uten lyte.
Ağızlarından hiç yalan çıkmamıştır. Kusursuzdurlar.Şi în gura lor nu s'a găsit minciună, căci sînt fără vină înaintea scaunului de domnie al lui Dumnezeu.
Ağızlarından hiç yalan çıkmamıştır. Kusursuzdurlar.Tidak pernah mereka berdusta; dan tidak ada cela sedikit pun pada mereka
Ağızlarından hiç yalan çıkmamıştır. Kusursuzdurlar.trong miệng chúng chẳng có lời nói dối nào hết, cũng không có dấu vết gì.
Ağızlarından hiç yalan çıkmamıştır. Kusursuzdurlar.trong miệng chúng chẳng có lời nói_dối nào hết , cũng không có dấu_vết gì .
Ağızlarından hiç yalan çıkmamıştır. Kusursuzdurlar.und in ihrem Munde ist kein Falsch gefunden; denn sie sind unsträflich vor dem Stuhl Gottes.
Ağızlarından hiç yalan çıkmamıştır. Kusursuzdurlar.Y en sus bocas no se halló engaño; son sin mancha
Ağızlarından hiç yalan çıkmamıştır. Kusursuzdurlar.Zij hebben geen leugen over hun lippen laten komen en er valt niets op hen aan te merken.
Ağızlarından hiç yalan çıkmamıştır. Kusursuzdurlar.και εν τω στοματι αυτων δεν ευρεθη δολος, διοτι ειναι αμωμοι ενωπιον του θρονου Θεου,
Ağızlarından hiç yalan çıkmamıştır. Kusursuzdurlar.и в устах их нет лукавства; онинепорочны пред престолом Божиим.
Ağızlarından hiç yalan çıkmamıştır. Kusursuzdurlar.І в устах їх не знайшов ся підступ; вони бо непорочні перед престолом Божим.
Ağızlarından hiç yalan çıkmamıştır. Kusursuzdurlar.ותרמית לא נמצאה בפיהם כי תמימים המה לפני כסא האלהים׃
Ağızlarından hiç yalan çıkmamıştır. Kusursuzdurlar.وفي افواههم لم يوجد غش لانهم بلا عيب قدام عرش الله
Ağızlarından hiç yalan çıkmamıştır. Kusursuzdurlar.在 他 們 口 中 察 不 出 謊 言 來 . 他 們 是 沒 有 瑕 疵 的
Ağızlarından hiç yalan çıkmamıştır. Kusursuzdurlar.在 他 們 口中 察 不 出 謊言來 . 他 們是沒 有 瑕疵 的
Ah... evde kalmış. Kusura bakma.Ah... il est resté à la maison.
Ah... evde kalmış. Kusura bakma.Oh...está em casa Desculpe.
Ah... evde kalmış. Kusura bakma.Oh... het ligt nog thuis.
Ah... evde kalmış. Kusura bakma.Oh... mi l-am uitat acasă.
Ah... evde kalmış. Kusura bakma.Oprosti, doma sem ga pozabil.
Ahjussi, göçmen kuşun matemini biliyor musunuz?Ahjussi, connaissez-vous la douleur d'un oiseau migrateur ? Il s'installe avec difficulté.
Ahjussi, göçmen kuşun matemini biliyor musunuz?Ahjussi, conosce il dolore di un uccello migratore? Si calma difficilmente.
Ahjussi, göçmen kuşun matemini biliyor musunuz?Ahjussi, cunoasteti suferinta unei pasari migratoare? Isi gaseste cu greu un cuib.
Ahjussi, göçmen kuşun matemini biliyor musunuz?Ahjussi, kennen Sie sich mit dem Trauer des Zugvogels aus? Er pendelt sich ein mit Schwierigkeiten.
Ahjussi, göçmen kuşun matemini biliyor musunuz?Ahjussi znasz smutek ptaka wędrownego? Osiada się z trudem
Ahjussi, göçmen kuşun matemini biliyor musunuz?Paman, apa kau tahu duka burung migran? DIa mengendap dengan kesulitan.
Ahjussi, göçmen kuşun matemini biliyor musunuz?Κύριε, ξέρετε την θλίψη ενός μεταναστευτικού πουλιού; Εγκαθίσταται με δυσκολία.
Ahjussi, göçmen kuşun matemini biliyor musunuz?Аджусси, вы знаете печаль кочующей птицы? Онас трудом привыкает к новым местам
Ahjussi, göçmen kuşun matemini biliyor musunuz?آجوشي هل تعلم بـمأساة الطائر المهاجر؟ يستقر(في مكان ما) بصعوبة
Aidid'in kısa zamanda karşı saldırı düzenleyebileceği tek yerde... -Daha ne olsun? -Hayat kusursuz değildir.Mitä rakennusta varmistamme juuri nyt jossain tyhjällä torilla
Aklınızı karıştırdım kusura bakmayın. -Вибачте, що я вас заплутав.
Aklınızı karıştırdım kusura bakmayın. -סליחה שבילבלתי אותכם.
Aldığınız malda bir kusur varsa, önce malı satan kişi ile iletişime geçiniz.Jos tavarassa, jonka olet ostanut, on puutteita, ota ensin yhteyttä tavaran myyjään.
Aldığınız malda bir kusur varsa, önce malı satan kişi ile iletişime geçiniz.Om en vara som du köpt har brister ska du först kontakt säljaren.
Aldığınız malda bir kusur varsa, önce malı satan kişi ile iletişime geçiniz.Si le bien que vous avez acheté présente des défaillances, contactez tout d’abord le vendeur.
Aldığınız malda bir kusur varsa, önce malı satan kişi ile iletişime geçiniz.Si se compra un producto defectuoso, en primer lugar se debe acudir al vendedor.
Aldığınız malda bir kusur varsa, önce malı satan kişi ile iletişime geçiniz.Если в товаре, который вы приобрели, имеются дефекты, обратитесь сначала к продавцу товара.
Aldığınız malda bir kusur varsa, önce malı satan kişi ile iletişime geçiniz.إذا كان هناك نقصاً في البضاعة التي اشتريتها، فقم بالتواصل أولاً مع بائع البضاعة.
(Alkışlar) (Kusura bakma) (Gülüşmeler)(applåder) Förlåt. (skratt)
(Alkışlar) (Kusura bakma) (Gülüşmeler)(Applaudissements) (Désolé) (Rires)
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod