kuşlar ile cümle
kuşlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
can düşmanlarının eline teslim edeceğim. Cesetleri yırtıcı kuşlara, yabanıl hayvanlara yem olacak.отдам их в руки врагов их и в руки ищущих душиих, и трупы их будут пищею птицам небесным и зверям земным.
can düşmanlarının eline teslim edeceğim. Cesetleri yırtıcı kuşlara, yabanıl hayvanlara yem olacak.ונתתי אותם ביד איביהם וביד מבקשי נפשם והיתה נבלתם למאכל לעוף השמים ולבהמת הארץ׃
can düşmanlarının eline teslim edeceğim. Cesetleri yırtıcı kuşlara, yabanıl hayvanlara yem olacak.ادفعهم ليد اعدائهم وليد طالبي نفوسهم فتكون جثثهم أكلا لطيور السماء ووحوش الارض.
can düşmanlarının eline teslim edeceğim. Cesetleri yırtıcı kuşlara, yabanıl hayvanlara yem olacak.我 必 將 他 們 交 在 仇 敵 和 尋 索 其 命 的 人 手 中 . 他 們 的 屍 首 必 給 空 中 的 飛 鳥 、 和 地 上 的 野 獸 作 食 物
can düşmanlarının eline teslim edeceğim. Cesetleri yırtıcı kuşlara, yabanıl hayvanlara yem olacak.我 必將 他 們交 在 仇敵 和 尋索其命 的 人手 中 . 他們 的 屍首 必 給 空中 的 飛鳥 、 和 地上 的 野獸 作 食物
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.Darin waren allerlei vierfüßige Tiere der Erde und wilde Tiere und Gewürm und Vögel des Himmels.
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.Di dalamnya terdapat segala macam binatang berkaki empat, segala binatang yang menjalar dan burung-burung liar
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.En el lienzo había toda clase de cuadrúpedos y reptiles de la tierra y aves del cielo
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.et où se trouvaient tous les quadrupèdes et les reptiles de la terre et les oiseaux du ciel.
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.i den var det alle slags firføtte og krypende dyr som lever på jorden, og alle slags himmelens fugler.
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.În ea se aflau tot felul de dobitoace cu patru picioare şi tîrîtoare de pe pămînt şi păsările cerului.
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.In essa c'era ogni sorta di quadrupedi e rettili della terra e uccelli del cielo
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.Ja siinä oli kaikkinaisia maan nelijalkaisia ja matelijoita ja taivaan lintuja.
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.그 안에는 땅에 있는 각색 네 발 가진 짐승과 기는 것과 공중에 나는 것들이 있는데
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.Melyben valának mindenféle földi négylábú állatok, vadak, csúszómászó állatok és égi madarak.
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.Na němž byla všeliká zemská hovada čtvernohá, a zvířata, a zeměplazové, i ptactvo nebeské.
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.no qual havia de todos os quadrúpedes e répteis da terra e aves do céu.
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.Och däri funnos alla slags fyrfota och krälande djur som leva på jorden, och alla slags himmelens fåglar.
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.og i denne var der alle Jordens firføddede Dyr og krybende Dyr og Himmelens Fugle.
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.Op het kleed lagen allerlei dieren: Zoogdieren, reptielen en vogels.
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.thấy trong đó có những thú bốn cẳng , đủ mọi loài , côn_trùng bò trên đất , và chim trên trời .
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.thấy trong đó có những thú bốn cẳng, đủ mọi loài, côn trùng bò trên đất, và chim trên trời.
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.v ktorom boly všelijaké štvornohé zvieratá zemské i divá zver i zemeplazy i nebeské vtáctvo:
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.v njej so bili raznovrstni četveronožci in zveri in golazen zemlje in ptice nebeške.
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.W którem były wszelkie ziemskie czworonogie zwierzęta i bestyje, i gadziny i ptastwo niebieskie.
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.εντος του οποιου υπηρχον παντα τα τετραποδα της γης και τα θηρια και τα ερπετα και τα πετεινα του ουρανου.
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.в котрому були всякі чотироногі землї, і зьвірі, і повзючі, і птиці небесні.
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.в нем находились всякие четвероногие земные, звери, пресмыкающиеся и птицы небесные.
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.И дойде глас към него: Стани, Петре, заколи и яж.
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.ובתוכו מכל בהמת הארץ וחיה ורמש ועוף השמים׃
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.وكان فيها كل دواب الارض والوحوش والزحافات وطيور السماء.
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.裡 面 有 地 上 各 樣 四 足 的 走 獸 、 和 昆 蟲 、 並 天 上 的 飛 鳥
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.裡面 有 地上 各 樣 四 足 的 走獸 、 和 昆蟲 、 並天 上 的 飛鳥
Çeşit çeşit kuşlar, hayvanlar, sürüngenler sağ kalmak için çifter çifter sana gelecekler."새가 그 종류대로, 육축이 그 종류대로, 땅에 기는 모든 것이 그 종류대로, 각기 둘씩 네게로 나아오리니 그 생명을 보존케하라"
Çeşit çeşit kuşlar, hayvanlar, sürüngenler sağ kalmak için çifter çifter sana gelecekler.Van elke vogel, van elk soort vee, elk kruipend of ander dier moet een paar aan boord zijn.
Çeşit çeşit kuşlar, hayvanlar, sürüngenler sağ kalmak için çifter çifter sana gelecekler.מהעוף למינהו ומן הבהמה למינה מכל רמש האדמה למינהו שנים מכל יבאו אליך להחיות׃
Çeşit çeşit kuşlar, hayvanlar, sürüngenler sağ kalmak için çifter çifter sana gelecekler.من الطيور كاجناسها ومن البهائم كاجناسها ومن كل دبابات الارض كاجناسها. اثنين من كلّ تدخل اليك لاستبقائها.
Çeşit çeşit kuşlar, hayvanlar, sürüngenler sağ kalmak için çifter çifter sana gelecekler.飛 鳥 各 從 其 類 、 牲 畜 各 從 其 類 、 地 上 的 昆 蟲 各 從 其 類 、 每 樣 兩 個 、 要 到 你 那 裡 、 好 保 全 生 命
Çeşit çeşit kuşlar, hayvanlar, sürüngenler sağ kalmak için çifter çifter sana gelecekler.飛鳥 各 從其類 、 牲畜 各 從其類 、 地上 的 昆蟲各從其類 、 每 樣 兩個 、 要到 你 那裡 、 好 保全 生命
Cırcır böcekleri, kuşlar ve kurbağalar birlikte ses yapıyorlardı ve biz orada otururken, dağların üzerindenEr waren krekels en vogels en kikkers die geluid maakten.
Cırcır böcekleri, kuşlar ve kurbağalar birlikte ses yapıyorlardı ve biz orada otururken, dağların üzerindenGdzie świerszcze, ptaki i żaby wydawały swoje odgłosy. I kiedy tak siedzieliśmy, zza gór zaczęły nadchodzić
Cırcır böcekleri, kuşlar ve kurbağalar birlikte ses yapıyorlardı ve biz orada otururken, dağların üzerindenIl y avait des bruits de criquets, d'oiseaux et de grenouilles et nous nous sommes assis là.
Cırcır böcekleri, kuşlar ve kurbağalar birlikte ses yapıyorlardı ve biz orada otururken, dağların üzerinden거기서 귀뚜라미, 새, 개구리들이 울고 있었는데 우리가 앉자 저너머 산 북쪽에서
Cırcır böcekleri, kuşlar ve kurbağalar birlikte ses yapıyorlardı ve biz orada otururken, dağların üzerindenKörülöttünk tücskök, madarak és békák zenéltek, és mi ott ültünk, miközben északról a hegyek mögül
Cırcır böcekleri, kuşlar ve kurbağalar birlikte ses yapıyorlardı ve biz orada otururken, dağların üzerindenSe auzeau greieri, păsărele și orăcăitul broaștelor.
Cırcır böcekleri, kuşlar ve kurbağalar birlikte ses yapıyorlardı ve biz orada otururken, dağların üzerindenΑκούγαμε τους γρύλους, τα πουλιά και τα βατράχια,
Cırcır böcekleri, kuşlar ve kurbağalar birlikte ses yapıyorlardı ve biz orada otururken, dağların üzerindenСлушахме шума от щурците, птиците и жабите.
Cırcır böcekleri, kuşlar ve kurbağalar birlikte ses yapıyorlardı ve biz orada otururken, dağların üzerindenצרצרים, ציפורים וצפרדעים הרעישו שם, ובעודנו יושבים שם, הגיעו מעל להרים
Cırcır böcekleri, kuşlar ve kurbağalar birlikte ses yapıyorlardı ve biz orada otururken, dağların üzerindenوكانت هناك الصراصير والطيور والضفادع تصدر أصواتا، وجلسنا هناك، فوق الجبال بالجهة
Cırcır böcekleri, kuşlar ve kurbağalar birlikte ses yapıyorlardı ve biz orada otururken, dağların üzerindenそのうち 北の方の山から スピルバーグの映画に 出てきそうな雲が
(Cıvıldayan kuşlar)(Burung berkicau)
(Cıvıldayan kuşlar)(Chant d'oiseau)
(Cıvıldayan kuşlar)(Chants d'oiseaux)
(Cıvıldayan kuşlar)(Ciripit de păsări)
(Cıvıldayan kuşlar)(čvirikanie vtákov)
(Cıvıldayan kuşlar)(Ćwierkanie ptaków)
(Cıvıldayan kuşlar)(Fugle kvidren)
(Cıvıldayan kuşlar)(Fugle kvidrer)
(Cıvıldayan kuşlar)(♪ 새들의 지저귐)
(Cıvıldayan kuşlar)(madár csicsergés)
İlgili Sayfalar