kuşlar ile cümle
kuşlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Belki de dünyanın şu an ihtiyacı olan kuşlar gibi olduğumuzu fark etmemiz.Forse ciò di cui ha bisogno il mondo adesso è che realizziamo che siamo come gli uccelli.
Belki de dünyanın şu an ihtiyacı olan kuşlar gibi olduğumuzu fark etmemiz.아마 세계가 지금 필요한것은 우리가 새들과 같다는 것을 깨닳아야 한다는것 일것 입니다.
Belki de dünyanın şu an ihtiyacı olan kuşlar gibi olduğumuzu fark etmemiz.Misschien heeft de wereld nodig dat we beseffen dat we als vogels zijn.
Belki de dünyanın şu an ihtiyacı olan kuşlar gibi olduğumuzu fark etmemiz.Może powinniśmy uświadomić sobie że jesteśmy jak ptaki.
Belki de dünyanın şu an ihtiyacı olan kuşlar gibi olduğumuzu fark etmemiz.Poate că ceea ce îi trebuie lumii acum este ca noi să înţelegem că suntem la fel ca păsările.
Belki de dünyanın şu an ihtiyacı olan kuşlar gibi olduğumuzu fark etmemiz.Quizás lo que ahora necesita el mundo es que nos demos cuenta que somos como los pájaros.
Belki de dünyanın şu an ihtiyacı olan kuşlar gibi olduğumuzu fark etmemiz.Talán a világnak épp arra van szüksége, hogy ráébredjünk, olyanok vagyunk, mint a madarak.
Belki de dünyanın şu an ihtiyacı olan kuşlar gibi olduğumuzu fark etmemiz.Talvez o que o mundo precise agora é que percebamos que somos como os pássaros.
Belki de dünyanın şu an ihtiyacı olan kuşlar gibi olduğumuzu fark etmemiz.Was die Welt jetzt vielleicht von uns braucht ist die Erkenntnis, daß wir wie die Vögel sind.
Belki de dünyanın şu an ihtiyacı olan kuşlar gibi olduğumuzu fark etmemiz.Ίσως αυτό που χρειάζεται τώρα ο κόσμος είναι να συνειδητοποιήσουμε ότι είμαστε σαν τα πουλιά.
Belki de dünyanın şu an ihtiyacı olan kuşlar gibi olduğumuzu fark etmemiz.Може би това, от което има нужда света е да осъзнаем, че сме като птиците.
Belki de dünyanın şu an ihtiyacı olan kuşlar gibi olduğumuzu fark etmemiz.Может быть, сегодня от нас требуется понять, что мы ведем себя как птицы.
Belki de dünyanın şu an ihtiyacı olan kuşlar gibi olduğumuzu fark etmemiz.Можливо, сьогодні нам потрібно усвідомити те, що ми як птахи.
Belki de dünyanın şu an ihtiyacı olan kuşlar gibi olduğumuzu fark etmemiz.אולי מה שהעולם זקוק לו עכשיו הוא שאנחנו נבין שאנחנו כמו הציפורים.
Belki de dünyanın şu an ihtiyacı olan kuşlar gibi olduğumuzu fark etmemiz.ربما العالم الآن بحاجة إلى أن يدرك أننا مثل الطيور.
Belki de dünyanın şu an ihtiyacı olan kuşlar gibi olduğumuzu fark etmemiz.気づく必要があるのでしょう 環境に適応し
Benim yapmam gereken tek şey ise dışarı çıkmak, kuşları toplamak ve koleksiyonum için içlerini doldurmaktı.A única coisa que eu tinha de fazer era sair, apanhá-los e embalsamá-los para a colecção.
Benim yapmam gereken tek şey ise dışarı çıkmak, kuşları toplamak ve koleksiyonum için içlerini doldurmaktı.Csak ki kellett mennem, hogy összeszedjem és kitömessem őket a gyűjtemény számára.
Benim yapmam gereken tek şey ise dışarı çıkmak, kuşları toplamak ve koleksiyonum için içlerini doldurmaktı.Điều duy nhất mà tôi là là chạy ra nhặt xác và nhồi bông chúng cho bộ sưu tập.
Benim yapmam gereken tek şey ise dışarı çıkmak, kuşları toplamak ve koleksiyonum için içlerini doldurmaktı.Ich musste also nur rausgehen, sie einsammeln und für die Sammlung präparieren lassen.
Benim yapmam gereken tek şey ise dışarı çıkmak, kuşları toplamak ve koleksiyonum için içlerini doldurmaktı.Jediná věc, kterou jsem musel udělat, bylo, že jsem šel ven, sebral je a nechal vycpat do sbírky.
Benim yapmam gereken tek şey ise dışarı çıkmak, kuşları toplamak ve koleksiyonum için içlerini doldurmaktı.Jediné, čo som musel urobiť, bolo ísť von, zdvihnúť ich a dať ich vypchať do zbierky.
Benim yapmam gereken tek şey ise dışarı çıkmak, kuşları toplamak ve koleksiyonum için içlerini doldurmaktı.제가 할 수있는 일은 밖으로 나가 그것들을 주워 전시를 위한 박제품을 만드는 것이었습니다.
Benim yapmam gereken tek şey ise dışarı çıkmak, kuşları toplamak ve koleksiyonum için içlerini doldurmaktı.La seule chose que j'avais à faire était de sortir, les ramasser, et les empailler pour la collection.
Benim yapmam gereken tek şey ise dışarı çıkmak, kuşları toplamak ve koleksiyonum için içlerini doldurmaktı.La sola cosa che dovevo fare era andar fuori, prenderli e inserirli nella collezione.
Benim yapmam gereken tek şey ise dışarı çıkmak, kuşları toplamak ve koleksiyonum için içlerini doldurmaktı.Lo único que tenía que hacer era salir, recogerlas y mandarlas a disecar para la colección.
Benim yapmam gereken tek şey ise dışarı çıkmak, kuşları toplamak ve koleksiyonum için içlerini doldurmaktı.Saya hanya perlu keluar mengambilnya dan mempersiapkannya untuk dipajang.
Benim yapmam gereken tek şey ise dışarı çıkmak, kuşları toplamak ve koleksiyonum için içlerini doldurmaktı.Tot ce aveam de făcut era să ies afară, să le iau de jos și să le împăiez pentru colecție.
Benim yapmam gereken tek şey ise dışarı çıkmak, kuşları toplamak ve koleksiyonum için içlerini doldurmaktı.Wystarczyło wyjść na zewnątrz, pozbierać je i zanieść do wypchania.
Benim yapmam gereken tek şey ise dışarı çıkmak, kuşları toplamak ve koleksiyonum için içlerini doldurmaktı.Το μοναδικό που έπρεπε να κάνω ήταν να βγω έξω, να τα μαζέψω, και να τα φυλάξω για τη συλλογή.
Benim yapmam gereken tek şey ise dışarı çıkmak, kuşları toplamak ve koleksiyonum için içlerini doldurmaktı.Единственное, что мне приходилось делать — это выходить на улицу, забирать их и делать чучела для коллекции.
Benim yapmam gereken tek şey ise dışarı çıkmak, kuşları toplamak ve koleksiyonum için içlerini doldurmaktı.Отже єдине, що мені лишалось, - виходити на двір, збирати мертвих птахів та робити з них опудала для колекції.
Benim yapmam gereken tek şey ise dışarı çıkmak, kuşları toplamak ve koleksiyonum için içlerini doldurmaktı.כל מה שנותר לי לעשות הוא לצאת החוצה, להרים אותן, ולדאוג לפחלץ אותן עבור האוסף.
Benim yapmam gereken tek şey ise dışarı çıkmak, kuşları toplamak ve koleksiyonum için içlerini doldurmaktı.كلّ ما كان عليّ فعله هو الخروج، جمع جثثها، ثمّ حشوها لإضافتها للمجموعة.
Benim yapmam gereken tek şey ise dışarı çıkmak, kuşları toplamak ve koleksiyonum için içlerini doldurmaktı.標本にしてコレクションに 加えるだけでいいんです (笑)
Ben körfezde, Grönland'de üreyen kuşlar gördüm.Am văzut păsări care se înmulţesc în Groenlanda, în Golf.
Ben körfezde, Grönland'de üreyen kuşlar gördüm.Grönlandon költő madarakat is láttam az Öbölben.
Ben körfezde, Grönland'de üreyen kuşlar gördüm.He visto pájaros que se reproducen en Groenlandia en el Golfo.
Ben körfezde, Grönland'de üreyen kuşlar gördüm.Ich habe im Golf Voegel gesehen, die in Groenland brueten.
Ben körfezde, Grönland'de üreyen kuşlar gördüm.Ik zag vogels die broeden in Groenland in de Golf.
Ben körfezde, Grönland'de üreyen kuşlar gördüm.J'ai vu ici des oiseaux qui se reproduisent au Groenland.
Ben körfezde, Grönland'de üreyen kuşlar gördüm.저는 멕시코 만의 그린랜드에서 알을 낳는 새들을 보았습니다.
Ben körfezde, Grönland'de üreyen kuşlar gördüm.Näin Meksikonlahdella lintuja, jotka lisääntyvät Grönlannissa.
Ben körfezde, Grönland'de üreyen kuşlar gördüm.Nel Golfo ho visto uccelli che si riproducono in Groenlandia.
Ben körfezde, Grönland'de üreyen kuşlar gördüm.Tôi đã thấy các con chim sinh sản ở Greenland ở vùng Vịnh.
Ben körfezde, Grönland'de üreyen kuşlar gördüm.Viděl jsem v zálivu ptáky, kteří rodí svoje mladé v Grónsku.
Ben körfezde, Grönland'de üreyen kuşlar gördüm.Videl som v zálive vtáky, ktoré rodia svoje mláďatá v Grónsku.
Ben körfezde, Grönland'de üreyen kuşlar gördüm.W zatoce widziałem ptaki, które pochodzą z Grenlandii.
Ben körfezde, Grönland'de üreyen kuşlar gördüm. Yani aslında bu tüm yarıküreyi ilgilendiren bir durum.Saya melihat burung yang bertelur di Greenland berada di Teluk Meksiko, jadi ini merupakan isu hemisfer,
Ben körfezde, Grönland'de üreyen kuşlar gördüm.Виждал съм птици, които се размножават в Гренландия и в залива.
Ben körfezde, Grönland'de üreyen kuşlar gördüm.Я видел в заливе птиц, которые размножаются в Гренландии.
Ben körfezde, Grönland'de üreyen kuşlar gördüm.ראיתי ציפורים שמתרבות בגרינלנד, במפרץ.
Ben körfezde, Grönland'de üreyen kuşlar gördüm.وقد كنت قد رايت طيورا قادمة من " جرين لاند " في الخليج
Ben körfezde, Grönland'de üreyen kuşlar gördüm.よって これは半球規模の問題なのです
Ben körfezde, Grönland'de üreyen kuşlar gördüm.我見過喺格陵蘭繁殖嘅雀鳥 住喺墨西哥灣
Ben kuşlarla da ilgileniyorum.A madarak iránt is érdeklődöm.
Ben kuşlarla da ilgileniyorum.Ich interessiere mich auch für Vögel.
Ben kuşlarla da ilgileniyorum.Ik ben ook geïnteresseerd in vogels.
Ben kuşlarla da ilgileniyorum.Jeg er også interesseret i fugle.
Ben kuşlarla da ilgileniyorum.Je m'intéresse aussi aux oiseaux.
İlgili Sayfalar