kuşlar ile cümle
kuşlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Amerikan kuşlar.Mỹ chim.
Amerikan kuşlar.Păsări american.
Amerikan kuşlar.Ptaki Ameryki.
Amerikan kuşlar.Uccelli americani.
Amerikan kuşlar.Американската птици.
Amerikan kuşlar.Американская птиц.
Amerikan kuşlar.Американська птахів.
Amerikan kuşlar.الأمريكية الطيور.
Amerikan kuşlar.最初に彼に彼の頭を付けた場合は、明らかにあなたが古いWorpleで好きなもの何ができる
Ancak korsanlık Galapagos için yeni bir şey değil yelken kuşları yağma arıyorAle na Galapágách není pirátství nic nového. Fregatky hledající kořist.
Ancak korsanlık Galapagos için yeni bir şey değil yelken kuşları yağma arıyorDar pirateria nu e ceva nou pentru Galapagos. Fregatele, căutând să jefuiască.
Ancak korsanlık Galapagos için yeni bir şey değil yelken kuşları yağma arıyorNhưng ở Galapagos, cướp bóc chẳng có gì là mới. Chim chiến đang tìm chỗ để cướp.
Ancak korsanlık Galapagos için yeni bir şey değil yelken kuşları yağma arıyorΜα η πειρατεία δεν ήταν κάτι καινούργιο για τα Γκαλαπάγκος. Ταχυπέτες που αναζητούν λεία.
Ancak korsanlık Galapagos için yeni bir şey değil yelken kuşları yağma arıyorНо пиратство существует на островах уже очень давно. Пиратство - излюбленный способ питания буревестников.
Ancak korsanlık Galapagos için yeni bir şey değil yelken kuşları yağma arıyorאבל פיראטיות אינה דבר חדש .בגאלאפאגוס ,ציפורי פריגאטה .מחפשות ביזה
Ancak korsanlık Galapagos için yeni bir şey değil yelken kuşları yağma arıyorلكن القرصنة ليست شيء جديدة إلى غالاباغوس طيور الفرقاطة تبحث عن النهب
Ancak,sıradan gibi görünen bu kuşlar bile sıradışıdırAle dokonce i tito ptáci jsou výjimeční.
Ancak,sıradan gibi görünen bu kuşlar bile sıradışıdırDar chiar şi aceste păsări obişnuite ca aspect, sunt extraordinare.
Ancak,sıradan gibi görünen bu kuşlar bile sıradışıdırNhưng ngay cả những chú chim có vẻ bình thường này lại không hề bình thường chút nào.
Ancak,sıradan gibi görünen bu kuşlar bile sıradışıdır'Ομως ακόμα κι αυτά, τα συνηθι- σμένα πουλιά, είναι εκπληκτικά.
Ancak,sıradan gibi görünen bu kuşlar bile sıradışıdırאולם אפילו הציפורים פשוטות .המראה האלה יוצאות מן הכלל
Ancak,sıradan gibi görünen bu kuşlar bile sıradışıdırلكن حتى هذه الطيور عادية المظهر هي إستثنائية
Arabasını hızla sürerek, sadece yoldaki kuşlara çarpmaya çalışan bir aptalın tekiydim.Byłem idiotą, który wciska gaz do dechy, żeby uderzyć ptaki na jezdni.
Arabasını hızla sürerek, sadece yoldaki kuşlara çarpmaya çalışan bir aptalın tekiydim.Ce rost avea? Eram idiotul care apăsam pe accelerație ca să lovesc păsările de pe drum.
Arabasını hızla sürerek, sadece yoldaki kuşlara çarpmaya çalışan bir aptalın tekiydim.Én voltam az idióta, ki a gázpedált taposta, hogy üsse el a madarakat.
Arabasını hızla sürerek, sadece yoldaki kuşlara çarpmaya çalışan bir aptalın tekiydim.Ik was de idioot die extra gas gaf om vogels te raken op de weg.
Arabasını hızla sürerek, sadece yoldaki kuşlara çarpmaya çalışan bir aptalın tekiydim.Io ero il tipico idiota che, in macchina, accelerava per cercare di colpire gli uccelli sulla strada.
Arabasını hızla sürerek, sadece yoldaki kuşlara çarpmaya çalışan bir aptalın tekiydim.Jag var den där idioten som accelererade i bilen bara för att försöka köra på fåglar på vägen.
Arabasını hızla sürerek, sadece yoldaki kuşlara çarpmaya çalışan bir aptalın tekiydim.저는 길에서 그냥 새들을 치기 위해 속도를 내서 차를 모 그런 얼간이었습니다.
Arabasını hızla sürerek, sadece yoldaki kuşlara çarpmaya çalışan bir aptalın tekiydim.Saya adalah seorang idiot yang suka mengebut hanya untuk menabrak burung di jalan.
Arabasını hızla sürerek, sadece yoldaki kuşlara çarpmaya çalışan bir aptalın tekiydim.Tôi là kẻ ngu dốt từng phóng xe ầm ầm chỉ để săn bắt bầy chim trên đường.
Arabasını hızla sürerek, sadece yoldaki kuşlara çarpmaya çalışan bir aptalın tekiydim.Warum sollte sie mich etwas angehen? Ich war der Idiot, der im Auto noch Gas gab, um einen Vogel zu erwischen.
Arabasını hızla sürerek, sadece yoldaki kuşlara çarpmaya çalışan bir aptalın tekiydim.Yo era aquel idiota que solía correr en el coche sólo para tratar de atropellar a los pájaros en la carretera.
Arabasını hızla sürerek, sadece yoldaki kuşlara çarpmaya çalışan bir aptalın tekiydim.Ήμουν ο ηλίθιος που επιτάχυνε το αυτοκίνητό του, απλώς για να χτυπήσει πουλιά στο δρόμο.
Arabasını hızla sürerek, sadece yoldaki kuşlara çarpmaya çalışan bir aptalın tekiydim.Преди бях идиотът,който превишаваше скоростта само, за да пробва да удари птичките с колата си.
Arabasını hızla sürerek, sadece yoldaki kuşlara çarpmaya çalışan bir aptalın tekiydim.Я був тим ідіотом, що ще сильніше тисне на гальма в машині, намагаючись збити пташок на дорозі.
Arabasını hızla sürerek, sadece yoldaki kuşlara çarpmaya çalışan bir aptalın tekiydim.Я был одним из тех, кто специально жал на газ, чтобы не оставить птицам на дороге никаких шансов.
Arabasını hızla sürerek, sadece yoldaki kuşlara çarpmaya çalışan bir aptalın tekiydim.הייתי הטמבל שדוהר במכוניתו בנסיון לפגוע בציפורים שעל הכביש.
Arabasını hızla sürerek, sadece yoldaki kuşlara çarpmaya çalışan bir aptalın tekiydim.私の生活は 環境保全とは およそ遠いものでした
Ardından kuşlar geldi; tohumları da beraberinde getirdiler.그러니 새가 빠질 수 있나요, 동시에 씨앗도 붙어 옵니다.
Ardından kuşlar geldi; tohumları da beraberinde getirdiler.Lalu datang burung, membawa biji-biji,
Ardından kuşlar geldi; tohumları da beraberinde getirdiler. Ve öbeğimiz tam bir yaşam vahasına dönüştü.Apoi au venit păsările, aducînd seminţe, iar grămada noastră a devenit o oază de viaţă.
Ardından kuşlar geldi; tohumları da beraberinde getirdiler. Ve öbeğimiz tam bir yaşam vahasına dönüştü.Azután madarak jöttek, magvakat hoztak oda, és a halmunkból az élet oázisa lett.
Ardından kuşlar geldi; tohumları da beraberinde getirdiler. Ve öbeğimiz tam bir yaşam vahasına dönüştü.Die Vögel kamen, haben Samen gebracht, und unser Haufen ist zu einer Lebensoase geworden.
Ardından kuşlar geldi; tohumları da beraberinde getirdiler. Ve öbeğimiz tam bir yaşam vahasına dönüştü.Efter det kom fåglar, som tog med frön och vår hög blev en oas av liv.
Ardından kuşlar geldi; tohumları da beraberinde getirdiler. Ve öbeğimiz tam bir yaşam vahasına dönüştü.Entonces vinieron los pájaros trayendo semillas, y nuestra pila se transformó en un oasis de vida.
Ardından kuşlar geldi; tohumları da beraberinde getirdiler. Ve öbeğimiz tam bir yaşam vahasına dönüştü.Fugle kom, og de medbragte frø, og vores bunke blev en oase af liv.
Ardından kuşlar geldi; tohumları da beraberinde getirdiler. Ve öbeğimiz tam bir yaşam vahasına dönüştü.Les oiseaux sont venus ensuite, en apportant des graines, et notre tas est devenu une oasis de vie.
Ardından kuşlar geldi; tohumları da beraberinde getirdiler. Ve öbeğimiz tam bir yaşam vahasına dönüştü.Prileteli vtáky, priniesli so sebou semienka a naša hromada sa premenila na oázu života.
Ardından kuşlar geldi; tohumları da beraberinde getirdiler. Ve öbeğimiz tam bir yaşam vahasına dönüştü.Rồi chim cũng đến, mang theo hạt giống, và đống dầu trở thành một ốc đảo của sự sống.
Ardından kuşlar geldi; tohumları da beraberinde getirdiler. Ve öbeğimiz tam bir yaşam vahasına dönüştü.Sitten linnut toivat siemeniä, ja kasastamme tuli kuhiseva keidas.
Ardından kuşlar geldi; tohumları da beraberinde getirdiler. Ve öbeğimiz tam bir yaşam vahasına dönüştü.Toen kwamen er vogels, die zaden meebrachten, en onze stapel werd een oase van leven.
Ardından kuşlar geldi; tohumları da beraberinde getirdiler. Ve öbeğimiz tam bir yaşam vahasına dönüştü.Xjawiły się ptaki, przynosząc nasiona i nasz nasyp stał się oazą życia.
Ardından kuşlar geldi; tohumları da beraberinde getirdiler. Ve öbeğimiz tam bir yaşam vahasına dönüştü.Μετά ήρθαν πουλιά, τα οποία έφεραν σπόρους φυτών, και έτσι η στοίβα μας έγινε μια όαση ζωής.
Ardından kuşlar geldi; tohumları da beraberinde getirdiler. Ve öbeğimiz tam bir yaşam vahasına dönüştü.После дойдоха птици, внасяйки семена, и нашата купчина стана оазис от живот.
Ardından kuşlar geldi; tohumları da beraberinde getirdiler. Ve öbeğimiz tam bir yaşam vahasına dönüştü.После чего появились птицы, принося с собой семена, и наша куча превратилась в оазис жизни.
Ardından kuşlar geldi; tohumları da beraberinde getirdiler.ואז הגיעו הציפורים, והביאו איתן זרעים,
Ardından kuşlar geldi; tohumları da beraberinde getirdiler.ثم أتت الطيور، حاملة معها بذور
Ardından kuşlar geldi; tohumları da beraberinde getirdiler.そこに命のオアシスができたのです
Artık kuşları sevmiyorum. Bundan kurtul.Je n'aime plus les oiseaux.
İlgili Sayfalar