kuşların ile cümle

kuşların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Nanduların kanatları, ait oldukları takımlarında bulunan diğer tüm kuşlarınkilerden daha büyüktür.To su velike ptice, veće od svih drugih vrsta reda kokoški u koji su svrstane.
Bu familyadaki kuşların uzun ve genil kanatları vardır.Ove ptice imaju duga, zašiljena krila.
Kuşların adaya ilk uğrayışları, oluşumundan üç yıl sonra görülmüştür.Prvo gniježđenje ptica opaženo je na otoku tri godine nakon prestanka erupcija.
Diğer deniz kuşlarından farklı olarak familyaya ait cinslerin daha az türü vardır.Mlečanima prilaze i druge manje ratničke družine.
Kuşların yaşayan en yakın akrabalarıdır.Zahrňuje vtáky a ich najbližších príbuzných.
Genç kuşların gagaları turuncu renklidir.Sfarbenie mladých vtákov je matnejšie.
50 yıla kadar varan ömrü ile dünyanın en uzun yaşayan kuşlarından biridir.Dožíva sa až 40 rokov, čo je u vtákov jeden z najvyšších vekov.
Dalgıç kuşlarının eti yense de daha çok maske yapımı için avlanılır.Ak sa rozhodnete pre mäsožravce môžete tiež loviť ostatné príšerky.
Su kuşlarını takip edip sudan çıkarma konusunda çok iyidir.V priestore sa vďaka nim veľmi dobre dobre orientuje a loví.
Kuşların yaşayan en yakın akrabalarıdır.So najbližji živeči sorodniki ptic.
Uçucu kuşların yaklaşık 10.000 türü vardır.Duobagyvių yra apie 10 tūkstančių rūšių.
Özellikle göçmen kuşların üreme ve kışlama alanıdır.Yra paukščių migracijos sustojimo ir perėjimo vieta.
Genellikle diğer kuşların yaptığı yuvaları kullanır.Dažnai pasinaudoja kitų paukščių lizdais.
Erişkin kuşların boyu 61 cm, ağırlığı da 625 g. civarındadır.Suaugęs paukštis apie 61 cm aukščio ir 625 g svorio.
Ayrıca göçmen kuşların da köye uğramasını sağlar.Taip pat čia ilsisi migruojantys paukščiai.
Yaşlı kuşların repertuarı genç kuşlardan büyüktür.Senesni paukščiai yra baltesni už jaunus.
Uçucu kuşların yaklaşık 10.000 türü vardır.Tuhatjalgseid on umbes 10000 liiki.
Özellikle göçmen kuşların üreme ve kışlama alanıdır.Eelkõige on tegemist lindude jaoks olulise peatus- ning toitumiskohaga.
Çoğunlukla diğer kuşların şarkılarının kısa parçalarını taklit eder.Laulus matkivad nad osavalt teiste lindude hääli.
Özelikle kışın topraklar kar örtüsü altında kaldığında, kuşların temel beslenme alandır.Talvel, kui lumi maha sajab, on pihlakamarjad paljude lindude jaoks tähtis toiduallikas.
Yelkovan kuşlarının yön bulma kabiliyetleri güçlüdür.Rookassi hüppevõime on ka lindude püüdmiseks piisavalt hea.
Kuzey Amerika'nın kuşlarını incelemiş, kataloglamış ve resimlerini yapmıştır.Ta maalis, kategoriseeris ja kirjeldas peamiselt Põhja-Ameerika linde.
Sinek kuşlarının metabolizmasının incelenmesi sayesinde bunun nasıl mümkün olabildiği anlaşılmaktadır.Selleks et kirjeldada nahkhiirte kajalokatsioonikogemusi, tuleks välja töötada säärane fenomenoloogia.
Diğer kuşların besinlerini kaparak beslenirler.Ta takistab teiste lindude sigimist, rüüstates nende pesi.
Başka kuşların eski yuvalarında ya da kaya çatlaklarında yaşarlar.Nad pesitsevad puuõõntes või teiste lindude vanades pesades, haruharva urgudes või kivilõhedes.
Dişiler yumurtalarını diğer kuşların yuvalarına bırakır ve yavruları konakçı kuş besler.Esimesel võimalusel pistab ta teiste lindude munad ja pojad nahka.
Ama beni asıl şaşırtan şey, kuşların bu duruma oldukça tuhaf bir yolla uyum sağlamasını fark etmemdi.Ale čo bolo pre mňa naozaj zaujímavé, bolo zistenie, že vtáky sa prispôsobovali dosť neobvyklým spôsobom.
Ama beni asıl şaşırtan şey, kuşların bu duruma oldukça tuhaf bir yolla uyum sağlamasını fark etmemdi.Ale co pro mě bylo opravdu zajímavé, bylo zjištění, že se ptáci přizpůsobili dost neobvyklými způsoby.
Ama beni asıl şaşırtan şey, kuşların bu duruma oldukça tuhaf bir yolla uyum sağlamasını fark etmemdi.Kar pa se mi je zdelo zanimivo, je bilo odkritje, da se vrane prilagajajo na zelo zanimiv način.
Ama beni asıl şaşırtan şey, kuşların bu duruma oldukça tuhaf bir yolla uyum sağlamasını fark etmemdi.그보다 제가 진짜 흥미롭게 여기는 것은 까마귀의 독특한 적응 방법에 있습니다.
Ama beni asıl şaşırtan şey, kuşların bu duruma oldukça tuhaf bir yolla uyum sağlamasını fark etmemdi.Lo verdaderamente interesante fue descubrir que las aves se adaptaban de una manera muy inusual.
Ama beni asıl şaşırtan şey, kuşların bu duruma oldukça tuhaf bir yolla uyum sağlamasını fark etmemdi.Men det jag tyckte var verkligt intressant var att fåglarna anpassade sig på ett ganska ovanligt sätt.
Ama beni asıl şaşırtan şey, kuşların bu duruma oldukça tuhaf bir yolla uyum sağlamasını fark etmemdi.Mutta mikä erityisesti kiinnosti minua on se, että linnut sopeutuvat aika poikkeuksellisella tavalla.
Ama beni asıl şaşırtan şey, kuşların bu duruma oldukça tuhaf bir yolla uyum sağlamasını fark etmemdi.Namun hal yang menarik, saya menemukan bahwa burung-burung beradaptasi dengan cara yang tidak biasa.
Ama beni asıl şaşırtan şey, kuşların bu duruma oldukça tuhaf bir yolla uyum sağlamasını fark etmemdi.Naprawdę zaciekawiło mnie, gdy dostrzegłem, że ptaki adaptują się w całkiem niezwykły sposób.
Ama beni asıl şaşırtan şey, kuşların bu duruma oldukça tuhaf bir yolla uyum sağlamasını fark etmemdi.Nhưng điều thật sự thú vị với tôi và việc tìm ra lũ chim này đang thích nghi theo một cách khá bất thường.
Ama beni asıl şaşırtan şey, kuşların bu duruma oldukça tuhaf bir yolla uyum sağlamasını fark etmemdi.Számomra az volt igazán érdekes, hogy megtudtam, a madarak egész furcsa módon alkalmazkodnak.
Ama beni asıl şaşırtan şey, kuşların bu duruma oldukça tuhaf bir yolla uyum sağlamasını fark etmemdi.Але для мене дійсно цікавим було те, що я з'ясував: птахи, насправді, адаптуються дуже незвичним шляхом.
Ama beni asıl şaşırtan şey, kuşların bu duruma oldukça tuhaf bir yolla uyum sağlamasını fark etmemdi.Но мне было крайне интересно обнаружить, что эти птицы приспосабливаются весьма необычным способом.
Ama beni asıl şaşırtan şey, kuşların bu duruma oldukça tuhaf bir yolla uyum sağlamasını fark etmemdi.Но това което бе наистина интересно за мен бе, че открих, че птиците се адаптират по доста необичаен начин.
Ama beni asıl şaşırtan şey, kuşların bu duruma oldukça tuhaf bir yolla uyum sağlamasını fark etmemdi.אבל מה שהיה מעניין במיוחד זאת התגלית שהציפורים הסתגלו בדרך בלתי רגילה למדי.
Ama beni asıl şaşırtan şey, kuşların bu duruma oldukça tuhaf bir yolla uyum sağlamasını fark etmemdi.لكن الشئ المثير حقاً بالنسبة لي كان معرفة أن الطيور تتكيف بطريقة غير عادية بتاتاً.
Ama beni asıl şaşırtan şey, kuşların bu duruma oldukça tuhaf bir yolla uyum sağlamasını fark etmemdi.彼らの適応能力です 例をお見せしましょう
Bakın, gerçekten bir kaç dakika önce kuşların dışkılama hesaplamalarıyla ilgili bilimsel bir makale indirdim.그런데 문자 그대로,그 사건 몇분 전에 전 이 논문을 다운 받았어요 조류 배변에 대한 계산에 관한 것입니다.
Bakın, gerçekten bir kaç dakika önce kuşların dışkılama hesaplamalarıyla ilgili bilimsel bir makale indirdim.Wiec dosłownie, parę chwil przedtem pobrałem ten naukowy artykuł o obliczeniach na temat ptasiej defekacji.
Bakın, gerçekten bir kaç dakika önce kuşların dışkılama hesaplamalarıyla ilgili bilimsel bir makale indirdim.ממש כמה דקות לפני השיחה, הורדתי את המאמר המדעי הזה בנושא חישובים מתמטיים בהפרשת צואה בעופות
Bakın, gerçekten bir kaç dakika önce kuşların dışkılama hesaplamalarıyla ilgili bilimsel bir makale indirdim.لذا حرفياً، وقبل ذلك بدقائق معدودات، قمت بتنزيل هذه البحث العلمي عن حسابات تغوط الطيور
Bakın, gerçekten bir kaç dakika önce kuşların dışkılama hesaplamalarıyla ilgili bilimsel bir makale indirdim.僕はこの科学論文をダウンロードしたんだ この論文は 鳥の排便についての計算が書かれている 非常に面白い計算で 何故って次のことを明らかにしたからなんだ
Bu güveleri seçebilecek bir canlı türü kuşlar ve bu kuşların bahsi geçen güveleri görme yeteneği.Beh, una cosa che può influire sono gli uccelli e la loro abilità nel vedere le falene.
Bu güveleri seçebilecek bir canlı türü kuşlar ve bu kuşların bahsi geçen güveleri görme yeteneği.Bem, uma coisa que pode fazer isso nas mariposas são as aves e a capacidade dessas aves para ver as mariposas.
Bu güveleri seçebilecek bir canlı türü kuşlar ve bu kuşların bahsi geçen güveleri görme yeteneği.Bueno, una cosa que pueda poner estas polillas son aves y la capacidad de estas aves para ver las polillas.
Bu güveleri seçebilecek bir canlı türü kuşlar ve bu kuşların bahsi geçen güveleri görme yeteneği.Hát, az egyik dolog, ami szelektálhat, a madarak és az, hogy ezek a madarak mennyire veszik észre a lepkéket.
Bu güveleri seçebilecek bir canlı türü kuşlar ve bu kuşların bahsi geçen güveleri görme yeteneği.Jednou z hrozeb pro tyto motýly jsou ptáci a jejich schopnost je spatřit.
Bu güveleri seçebilecek bir canlı türü kuşlar ve bu kuşların bahsi geçen güveleri görme yeteneği.Jednym takim czynnikiem mogą być ptaki i ich umiejętność wypatrywania ciem, którymi się żywią.
Bu güveleri seçebilecek bir canlı türü kuşlar ve bu kuşların bahsi geçen güveleri görme yeteneği.또 새가 이 나방들을 볼 수 있는 능력도요.
Bu güveleri seçebilecek bir canlı türü kuşlar ve bu kuşların bahsi geçen güveleri görme yeteneği.Vâng, một điều mà có thể nhận được các moths là các loài chim và khả năng của các loài chim để xem các moths.
Bu güveleri seçebilecek bir canlı türü kuşlar ve bu kuşların bahsi geçen güveleri görme yeteneği.Едно нещо, което може да ги селектира са птиците и възможността на тези птици да виждат пеперудите.
Bu güveleri seçebilecek bir canlı türü kuşlar ve bu kuşların bahsi geçen güveleri görme yeteneği.Їх можуть зловити птахи, що почнуть краще їх бачити.
Bu güveleri seçebilecek bir canlı türü kuşlar ve bu kuşların bahsi geçen güveleri görme yeteneği.Ну, во-первых, бабочку могут съесть птицы, тут важно, насколько птице легко её видеть.
Bu güveleri seçebilecek bir canlı türü kuşlar ve bu kuşların bahsi geçen güveleri görme yeteneği.وقدرة الطيور على رؤية الفراشات قد تغيرت.

İlgili Sayfalar