kuşları ile cümle
kuşları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
O da laboratuvara koştu ve kuşların geri kalanını temizlemeye yetecek kadar biraz daha yağ çözücü yaptı.Il s'est précipité au labo et en a fabriqué assez pour nettoyer le reste des pingouins.
O da laboratuvara koştu ve kuşların geri kalanını temizlemeye yetecek kadar biraz daha yağ çözücü yaptı.Jadi dia segera datang ke lab dan membuat cukup pembersih untuk semua burung itu.
O da laboratuvara koştu ve kuşların geri kalanını temizlemeye yetecek kadar biraz daha yağ çözücü yaptı.더 만들어 달라고 전화로 요청했지요 그래서 그 학생이 실험실로 달려가서
O da laboratuvara koştu ve kuşların geri kalanını temizlemeye yetecek kadar biraz daha yağ çözücü yaptı.Ponáhľal sa teda do laboratória a vyrobil ho dosť, aby to stačilo na vyčistenie ostatných vtákov.
O da laboratuvara koştu ve kuşların geri kalanını temizlemeye yetecek kadar biraz daha yağ çözücü yaptı.Så han skyndte sig til laboratoriet og lavede nok til at rense resten af fuglene.
O da laboratuvara koştu ve kuşların geri kalanını temizlemeye yetecek kadar biraz daha yağ çözücü yaptı.Tako je odhitel v laboratorij in ga naredil dovolj za preostale ptice.
O da laboratuvara koştu ve kuşların geri kalanını temizlemeye yetecek kadar biraz daha yağ çözücü yaptı.Uháněl tedy do laboratoře a vyrobil ho tolik, aby to stačilo na vyčištění zbývajících ptáků.
O da laboratuvara koştu ve kuşların geri kalanını temizlemeye yetecek kadar biraz daha yağ çözücü yaptı.Vâng, cậu ấy đã chạy đến phòng thí nghiệm và sản xuất đủ số để làm sạch toàn bộ số chim còn lại.
O da laboratuvara koştu ve kuşların geri kalanını temizlemeye yetecek kadar biraz daha yağ çözücü yaptı.Y él fue rápidamente al laboratorio e hizo más cantidad para limpiar el resto de las aves.
O da laboratuvara koştu ve kuşların geri kalanını temizlemeye yetecek kadar biraz daha yağ çözücü yaptı.Έτρεξε λοιπόν στο εργαστήριο και έφτιαξε αρκετό για να καθαριστούν και τα υπόλοιπα πτηνά.
O da laboratuvara koştu ve kuşların geri kalanını temizlemeye yetecek kadar biraz daha yağ çözücü yaptı.І він помчав до лабораторії і зробив достатньо засобу, щоб відмити решту птахів.
O da laboratuvara koştu ve kuşların geri kalanını temizlemeye yetecek kadar biraz daha yağ çözücü yaptı.Студент помчался в лабораторию и сделал достаточно, чтобы отмыть всех птиц.
O da laboratuvara koştu ve kuşların geri kalanını temizlemeye yetecek kadar biraz daha yağ çözücü yaptı.Така че той изтича до лабораторията и направи достатъчно, за да почистим останалата част от птиците.
O da laboratuvara koştu ve kuşların geri kalanını temizlemeye yetecek kadar biraz daha yağ çözücü yaptı.אז הוא מיהר למעבדה וייצר מספיק כדי לנקות את יתר הפינגווינים.
O da laboratuvara koştu ve kuşların geri kalanını temizlemeye yetecek kadar biraz daha yağ çözücü yaptı.فأسرع إلى المعمل وأنتج ما يكفي للطيور المتبقية
O da laboratuvara koştu ve kuşların geri kalanını temizlemeye yetecek kadar biraz daha yağ çözücü yaptı.全部の鳥を徐染するだけの洗浄剤を製造したのです これってすごいと思いませんか
Örneğin, bu resimdeki kuşların birçoğu göç eden türler.Ainsi, la plupart des oiseaux sur cette photo sont des migrateurs.
Örneğin, bu resimdeki kuşların birçoğu göç eden türler.Bijvoorbeeld, de meeste vogels in deze foto zijn trekvogels.
Örneğin, bu resimdeki kuşların birçoğu göç eden türler.Esimerkiksi suurin osa tämän kuvan linnuista on muuttolintuja.
Örneğin, bu resimdeki kuşların birçoğu göç eden türler.Ezért, például, a legtöbb madár ezen a képen költözőmadár.
Örneğin, bu resimdeki kuşların birçoğu göç eden türler.Jadi sebagai contoh sebagian besar burung di gambar ini adalah burung migrasi.
Örneğin, bu resimdeki kuşların birçoğu göç eden türler.예를 들어, 이 사진에 있는 대부분의 새들은 철새입니다.
Örneğin, bu resimdeki kuşların birçoğu göç eden türler.Napríklad, väčšina vtákov na tomto obrázku sú sťahovaví vtáci.
Örneğin, bu resimdeki kuşların birçoğu göç eden türler.Například většina ptáků na tomto obrázku jsou stěhovaví ptáci.
Örneğin, bu resimdeki kuşların birçoğu göç eden türler.Na tym zdjęciu większość to ptaki migracyjne. Na tym zdjęciu większość to ptaki migracyjne.
Örneğin, bu resimdeki kuşların birçoğu göç eden türler.Por ejemplo, la mayor parte de las aves de esta foto son migratorias.
Örneğin, bu resimdeki kuşların birçoğu göç eden türler.Quindi, per esempio, la maggior parte degli uccelli nella foto sono specie migratorie.
Örneğin, bu resimdeki kuşların birçoğu göç eden türler.Spre exemplu, majoritatea păsărilor din acestă poză sunt migratoare.
Örneğin, bu resimdeki kuşların birçoğu göç eden türler.Ví dụ, hầu hết các con chim trong bức tranh này là chim di cư.
Örneğin, bu resimdeki kuşların birçoğu göç eden türler.Zum Beispiel sind die meisten der Voegel auf diesem Bild Wandervoegel.
Örneğin, bu resimdeki kuşların birçoğu göç eden türler.Вот например, большинство птиц на этом рисунке - мигрирующие.
Örneğin, bu resimdeki kuşların birçoğu göç eden türler.Например, по-голямата част от тези птици на снимката са мигриращи.
Örneğin, bu resimdeki kuşların birçoğu göç eden türler.לדוגמה, רוב הציפורים בתמונה זו הן ציפורי נוד.
Örneğin, bu resimdeki kuşların birçoğu göç eden türler.فعلي سبيل المثال معظم الطيور التي في الصورة هي طيور مهاجرة
Örneğin, bu resimdeki kuşların birçoğu göç eden türler.この写真の鳥は ほとんどが渡り鳥で 原油が流れてきた5月に この湾に来たというわけです
Örneğin, bu resimdeki kuşların birçoğu göç eden türler.舉個例 圖入面大多數雀鳥都係候鳥
"Peki, neden petrole bulaşma riski en fazla olan kuşları toplamaya çalışmıyoruz?""Bueno, ¿por qué no intentamos recoger las aves más expuestas al petróleo"
"Peki, neden petrole bulaşma riski en fazla olan kuşları toplamaya çalışmıyoruz?""Oké, waarom proberen we niet de dieren te verzamelen die het grootste risico lopen om besmeurd te worden?"
"Peki, neden petrole bulaşma riski en fazla olan kuşları toplamaya çalışmıyoruz?""que correm maior risco de apanhar com o petróleo?"
Sahibini uyandırdı ve ondan başka bir iş istediğini artık kuşları korkutmak istemediğini söyledi.Despertó a su amo y le dijo que quería otro oficio, que ya no quería asustar más a los pájaros.
Sahibini uyandırdı ve ondan başka bir iş istediğini artık kuşları korkutmak istemediğini söyledi.gli racconto che il suo spaventapasseri aveva preso vita e che questa poteva essere stata solo
Sanatında yabani kuşları kullandı.Aquí lo que hizo fue lograr que aves silvestres hicieran arte para él.
Sanatında yabani kuşları kullandı.Ce a făcut a fost să folosească păsările sălbatice pentru a-i crea lui arta.
Sanatında yabani kuşları kullandı.Er benutzte wilde Vögel, um Kunst für ihn zu schaffen.
Sanatında yabani kuşları kullandı.Ha fatto fare agli uccelli selvatici la propria arte per lui.
Sanatında yabani kuşları kullandı.Hij kreeg wilde vogels zover om zijn kunst te maken.
Sanatında yabani kuşları kullandı.Il a fait en sorte que des oiseaux sauvages créent son art pour lui.
Sanatında yabani kuşları kullandı.Išlo o to, že jeho umenie miesto neho vytvárali vtáky.
Sanatında yabani kuşları kullandı.야생의 조류들이 자신의 작품을 만들도록 했죠.
Sanatında yabani kuşları kullandı.O que ele fez foi conseguir que aves fizessem o trabalho por ele.
Sanatında yabani kuşları kullandı.Posłużył się w nim ptakami, które tak naprawdę są autorami jego dzieł.
Sanatında yabani kuşları kullandı.Và điều anh làm là khiến cho những con chim làm nghệ thuật cho anh.
Sanatında yabani kuşları kullandı.Vad madarakat vett rá, hogy elkészítsék az alkotásait.
Sanatında yabani kuşları kullandı.Využil zde divoké ptáky, aby vytvořili umění za něj.
Sanatında yabani kuşları kullandı.Έβαλε πουλιά που ζουν στη φύση να δημιουργήσουν τέχνη για εκείνον.
Sanatında yabani kuşları kullandı.Он хотел, чтобы дикие птицы сами создали произведения искусства.
Sanatında yabani kuşları kullandı.Това, което той направи, беше да използва диви птици да сътворят изкуство за него.
Sanatında yabani kuşları kullandı.הוא גרם לציפורי בר להכין את היצירות שלו במקומו.
Sanatında yabani kuşları kullandı.جعل الطيور البرية تقوم بالعمل الفني بدلًا منه
Sanatında yabani kuşları kullandı.野鳥が取りに来る場所に材料を置き