kuşları ile cümle
kuşları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Her sene, 300,000' den fazla Galvan kuşları Brezilya'ya özgü olan karnaval boyunca öldürülür.Cada año, más de 300.000 loros Galvao son muertos durante los desfiles de carnaval.
Her sene, 300,000' den fazla Galvan kuşları Brezilya'ya özgü olan karnaval boyunca öldürülür.Chaque année, plus de 300.000 oiseaux galvans sont tués lors des parades du Carnaval.
Her sene, 300,000' den fazla Galvan kuşları Brezilya'ya özgü olan karnaval boyunca öldürülür.Elk jaar worden meer dan 300.000 Galvao-vogels gedood tijdens de carnavalsoptochten.
Her sene, 300,000' den fazla Galvan kuşları Brezilya'ya özgü olan karnaval boyunca öldürülür.Jedes Jahr werden mehr als 300.000 Galvao-Vögel während der Karnevals-Paraden getötet.
Her sene, 300,000' den fazla Galvan kuşları Brezilya'ya özgü olan karnaval boyunca öldürülür.Każdego roku ponad 300,000 ptaków galvao zabija się na karnawałowych paradach.
Her sene, 300,000' den fazla Galvan kuşları Brezilya'ya özgü olan karnaval boyunca öldürülür.Minden évben több mint 300.000 Galvao madarat ölnek meg a karneváli felvonulások alatt.
Her sene, 300,000' den fazla Galvan kuşları Brezilya'ya özgü olan karnaval boyunca öldürülür.Mỗi năm, hơn 300.000 chim Galvan bị giết trong dịp đại hội Carnival."
Her sene, 300,000' den fazla Galvan kuşları Brezilya'ya özgü olan karnaval boyunca öldürülür.Ogni anno oltre 300.000 esemplari vengono uccisi per le festività del Carnevale.
Her sene, 300,000' den fazla Galvan kuşları Brezilya'ya özgü olan karnaval boyunca öldürülür.Setiap tahun, lebih dari 300,000 burung Galvao dibunuh selama parade karnaval.
Her sene, 300,000' den fazla Galvan kuşları Brezilya'ya özgü olan karnaval boyunca öldürülür.Todos os anos, mais de 300 000 galvões são mortos para os desfiles de Carnaval.
Her sene, 300,000' den fazla Galvan kuşları Brezilya'ya özgü olan karnaval boyunca öldürülür.Κάθε χρόνο περισσότερα από 300.000 πουλιά Galvao σκοτώνονται κατά τη διάρκεια των παρελάσεων για το Καρναβάλι.
Her sene, 300,000' den fazla Galvan kuşları Brezilya'ya özgü olan karnaval boyunca öldürülür.Всяка година повече от 300 000 птици галвани се избиват по време на карнавалните паради.
Her sene, 300,000' den fazla Galvan kuşları Brezilya'ya özgü olan karnaval boyunca öldürülür.Каждый год больше чем 300,000 птиц Гальвао убивают во время карнавальных парадов.
Her sene, 300,000' den fazla Galvan kuşlarıבכל שנה, למעלה מ300,000 ציפורי גלוואו
Her sene, 300,000' den fazla Galvan kuşlarıكل عام، أكثر من 300,000 طائر غالفاو
Her sene, 300,000' den fazla Galvan kuşlarıカーニバルのパレードのために殺されます。
İsa ona, ‹‹Tilkilerin ini, kuşların yuvası var, ama İnsanoğlunun başını yaslayacak bir yeri yok›› dedi.Ðức Chúa Jêsus đáp rằng: Con cáo có hang, chim trời có ổ; song Con người không có chỗ mà gối đầu.
İsa ona, ‹‹Tilkilerin ini, kuşların yuvası var, ama İnsanoğlunun başını yaslayacak bir yeri yok›› dedi.Ðức_Chúa_Jêsus đáp rằng : Con cáo có hang , chim trời có ổ ; song Con_người không có chỗ mà gối_đầu .
İsa ona, ‹‹Tilkilerin ini, kuşların yuvası var, ama İnsanoğlunun başını yaslayacak bir yeri yok›› dedi.I dí mu Ježíš: Lišky doupata mají, a ptactvo nebeské hnízda, ale Syn člověka nemá, kde by hlavu sklonil.
İsa ona, ‹‹Tilkilerin ini, kuşların yuvası var, ama İnsanoğlunun başını yaslayacak bir yeri yok›› dedi.I řekl jemu Ježíš: Lišky doupata mají a ptáci nebeští hnízda, ale Syn člověka nemá, kde by hlavu sklonil.
İsa ona, ‹‹Tilkilerin ini, kuşların yuvası var, ama İnsanoğlunun başını yaslayacak bir yeri yok›› dedi.Jezus antwoordde: "Vossen hebben een hol en vogels een nest, maar Ik heb geen plaats om uit te rusten."
İsa ona, ‹‹Tilkilerin ini, kuşların yuvası var, ama İnsanoğlunun başını yaslayacak bir yeri yok›› dedi.예수께서 이르시되 여우도 굴이 있고 공중의 새도 거처가 있으되 오직 인자는 머리 둘 곳이 없다 하시더라
İsa ona, ‹‹Tilkilerin ini, kuşların yuvası var, ama İnsanoğlunun başını yaslayacak bir yeri yok›› dedi.예수께서 가라사대 여우도 굴이 있고 공중의 새도 집이 있으되 인자는 머리 둘 곳이 없도다 하시고
İsa ona, ‹‹Tilkilerin ini, kuşların yuvası var, ama İnsanoğlunun başını yaslayacak bir yeri yok›› dedi.Исус му каза: Лисиците си имат леговища, и небесните птици гнезда; а Човешкият Син няма где глава да подслони.
İsa ona, ‹‹Tilkilerin ini, kuşların yuvası var, ama İnsanoğlunun başını yaslayacak bir yeri yok›› dedi.І рече йому Ісус: Лисицї нори мають, і птицї небесні гнізда; Син же чоловічий не має, де голови прихилити.
İsa ona, ‹‹Tilkilerin ini, kuşların yuvası var, ama İnsanoğlunun başını yaslayacak bir yeri yok›› dedi.ויאמר אליו ישוע לשועלים יש חורי עפר ולעוף השמים קנים ובן האדם אין לו מקום להניח שם את ראשו׃
İsa ona, ‹‹Tilkilerin ini, kuşların yuvası var, ama İnsanoğlunun başını yaslayacak bir yeri yok›› dedi.فقال له يسوع للثعالب اوجرة ولطيور السماء اوكار. واما ابن الانسان فليس له اين يسند راسه.
İsa ona, ‹‹Tilkilerin ini, kuşların yuvası var, ama İnsanoğlunun başını yaslayacak bir yeri yok›› dedi.耶 穌 說 、 狐 狸 有 洞 、 天 空 的 飛 鳥 有 窩 、 人 子 卻 沒 有 枕 頭 的 地 方
İsa ona, ‹‹Tilkilerin ini, kuşların yuvası var, ama İnsanoğlunun başını yaslayacak bir yeri yok›› dedi.耶穌說 、 狐狸 有洞 、 天空 的 飛鳥 有 窩 、 人子 卻沒 有 枕頭 的 地方
İsa ona, ‹‹Tilkilerin ini, kuşların yuvası var, ama İnsanoğlunun başını yaslayacak bir yeri yok›› dedi.耶 穌 說 、 狐 狸 有 洞 、 天 空 的 飛 鳥 有 窩 、 只 是 人 子 沒 有 枕 頭 的 地 方
İsa ona, ‹‹Tilkilerin ini, kuşların yuvası var, ama İnsanoğlunun başını yaslayacak bir yeri yok›› dedi.耶穌說 、 狐狸 有洞 、 天空 的 飛鳥 有 窩 、 只是 人子 沒 有 枕頭 的 地方
Korkulukların işi karnını doyurmak isteyen zavallı kuşları korkutmaktır. Onlar değersiz ve kötü varlıklardır.Offeso, lo spaventapasseri gli spiegò che lui non era cattivo nonostante fosse uno spaventapasseri
Kukubarra kuşlarını duyabilirsiniz şimdi.Có thể nghe các kookaburra bây giờ. [dòng nhạc]
Kukubarra kuşlarını duyabilirsiniz şimdi.Je hoort de kookaburra's.
Kukubarra kuşlarını duyabilirsiniz şimdi.Kan höra kookaburrasen nu.
Kukubarra kuşlarını duyabilirsiniz şimdi.Kan høre kookaburraerne nu.
Kukubarra kuşlarını duyabilirsiniz şimdi.웃는물총새 소리가 들리네요.
Kukubarra kuşlarını duyabilirsiniz şimdi.Kuulen nyt kookaburrat.
Kukubarra kuşlarını duyabilirsiniz şimdi.Most hallani a kacagójancsikat.
Kukubarra kuşlarını duyabilirsiniz şimdi.Si sentono i kookaburra adesso.
Kukubarra kuşlarını duyabilirsiniz şimdi.Słychać zimorodki.
Kukubarra kuşlarını duyabilirsiniz şimdi.Teď jsou slyšet ledňáci.
Kukubarra kuşlarını duyabilirsiniz şimdi.Μπορώ ν' ακούσω τις κουκαμπούρες.
Kukubarra kuşlarını duyabilirsiniz şimdi.Слышно, как поют зимородки.
Kukubarra kuşlarını duyabilirsiniz şimdi.أستطيع سماع القاوند الضحاك الآن.
Kukubarra kuşlarını duyabilirsiniz şimdi.[電話の呼び出し音]
Kuşların aslında körelmiş kuyrukları vardır.A madarak alapjában véve rendelkeznek kezdetleges farokkal.
Kuşların aslında körelmiş kuyrukları vardır.As aves têm, basicamente, caudas rudimentares.
Kuşların aslında körelmiş kuyrukları vardır.En gros, les oiseaux ont des queues rudimentaires.
Kuşların aslında körelmiş kuyrukları vardır.Fåglar har egentligen outvecklade svansar.
Kuşların aslında körelmiş kuyrukları vardır.Fugle har i grunden en rudimentær hale.
Kuşların aslında körelmiş kuyrukları vardır.Gli uccelli possiedono code rudimentali.
Kuşların aslında körelmiş kuyrukları vardır.새는 제대로 발달하지 못한 꼬리를 가지고 있습니다.
Kuşların aslında körelmiş kuyrukları vardır.Las aves tienen básicamente colas rudimentarias.
Kuşların aslında körelmiş kuyrukları vardır.Păsările au, practic, cozi rudimentare.
Kuşların aslında körelmiş kuyrukları vardır.Ptáci mají v podstatě zakrnělé ocasy.
Kuşların aslında körelmiş kuyrukları vardır.Ptaki posiadają szczątkowe ogony.
Kuşların aslında körelmiş kuyrukları vardır.Sebenarnya unggas punya ekor yang sangat mendasar.
Kuşların aslında körelmiş kuyrukları vardır.Về cơ bản, chim chóc cũng có đuôi.
Kuşların aslında körelmiş kuyrukları vardır.Vögel haben im Grunde unentwickelte Schwänze.