kuşları ile cümle

kuşları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ama beni asıl şaşırtan şey, kuşların bu duruma oldukça tuhaf bir yolla uyum sağlamasını fark etmemdi.Lo verdaderamente interesante fue descubrir que las aves se adaptaban de una manera muy inusual.
Ama beni asıl şaşırtan şey, kuşların bu duruma oldukça tuhaf bir yolla uyum sağlamasını fark etmemdi.Men det jag tyckte var verkligt intressant var att fåglarna anpassade sig på ett ganska ovanligt sätt.
Ama beni asıl şaşırtan şey, kuşların bu duruma oldukça tuhaf bir yolla uyum sağlamasını fark etmemdi.Mutta mikä erityisesti kiinnosti minua on se, että linnut sopeutuvat aika poikkeuksellisella tavalla.
Ama beni asıl şaşırtan şey, kuşların bu duruma oldukça tuhaf bir yolla uyum sağlamasını fark etmemdi.Namun hal yang menarik, saya menemukan bahwa burung-burung beradaptasi dengan cara yang tidak biasa.
Ama beni asıl şaşırtan şey, kuşların bu duruma oldukça tuhaf bir yolla uyum sağlamasını fark etmemdi.Naprawdę zaciekawiło mnie, gdy dostrzegłem, że ptaki adaptują się w całkiem niezwykły sposób.
Ama beni asıl şaşırtan şey, kuşların bu duruma oldukça tuhaf bir yolla uyum sağlamasını fark etmemdi.Nhưng điều thật sự thú vị với tôi và việc tìm ra lũ chim này đang thích nghi theo một cách khá bất thường.
Ama beni asıl şaşırtan şey, kuşların bu duruma oldukça tuhaf bir yolla uyum sağlamasını fark etmemdi.Számomra az volt igazán érdekes, hogy megtudtam, a madarak egész furcsa módon alkalmazkodnak.
Ama beni asıl şaşırtan şey, kuşların bu duruma oldukça tuhaf bir yolla uyum sağlamasını fark etmemdi.Але для мене дійсно цікавим було те, що я з'ясував: птахи, насправді, адаптуються дуже незвичним шляхом.
Ama beni asıl şaşırtan şey, kuşların bu duruma oldukça tuhaf bir yolla uyum sağlamasını fark etmemdi.Но мне было крайне интересно обнаружить, что эти птицы приспосабливаются весьма необычным способом.
Ama beni asıl şaşırtan şey, kuşların bu duruma oldukça tuhaf bir yolla uyum sağlamasını fark etmemdi.Но това което бе наистина интересно за мен бе, че открих, че птиците се адаптират по доста необичаен начин.
Ama beni asıl şaşırtan şey, kuşların bu duruma oldukça tuhaf bir yolla uyum sağlamasını fark etmemdi.אבל מה שהיה מעניין במיוחד זאת התגלית שהציפורים הסתגלו בדרך בלתי רגילה למדי.
Ama beni asıl şaşırtan şey, kuşların bu duruma oldukça tuhaf bir yolla uyum sağlamasını fark etmemdi.لكن الشئ المثير حقاً بالنسبة لي كان معرفة أن الطيور تتكيف بطريقة غير عادية بتاتاً.
Ama beni asıl şaşırtan şey, kuşların bu duruma oldukça tuhaf bir yolla uyum sağlamasını fark etmemdi.彼らの適応能力です 例をお見せしましょう
Ancak korsanlık Galapagos için yeni bir şey değil yelken kuşları yağma arıyorAle na Galapágách není pirátství nic nového. Fregatky hledající kořist.
Ancak korsanlık Galapagos için yeni bir şey değil yelken kuşları yağma arıyorDar pirateria nu e ceva nou pentru Galapagos. Fregatele, căutând să jefuiască.
Ancak korsanlık Galapagos için yeni bir şey değil yelken kuşları yağma arıyorNhưng ở Galapagos, cướp bóc chẳng có gì là mới. Chim chiến đang tìm chỗ để cướp.
Ancak korsanlık Galapagos için yeni bir şey değil yelken kuşları yağma arıyorΜα η πειρατεία δεν ήταν κάτι καινούργιο για τα Γκαλαπάγκος. Ταχυπέτες που αναζητούν λεία.
Ancak korsanlık Galapagos için yeni bir şey değil yelken kuşları yağma arıyorНо пиратство существует на островах уже очень давно. Пиратство - излюбленный способ питания буревестников.
Ancak korsanlık Galapagos için yeni bir şey değil yelken kuşları yağma arıyorאבל פיראטיות אינה דבר חדש .בגאלאפאגוס ,ציפורי פריגאטה .מחפשות ביזה
Ancak korsanlık Galapagos için yeni bir şey değil yelken kuşları yağma arıyorلكن القرصنة ليست شيء جديدة إلى غالاباغوس طيور الفرقاطة تبحث عن النهب
Artık kuşları sevmiyorum. Bundan kurtul.Je n'aime plus les oiseaux.
Artık kuşları sevmiyorum. Bundan kurtul.Tôi hết thích chim rồi, vú mang nó đi đi.
Artık kuşları sevmiyorum.No quiero más pájaros.
Artık kuşları sevmiyorum.Мне больше не нравятся птицы.
Artık kuşları sevmiyorum.Не харесвам, вече птици.
Aslında sinek kuşları geriye doğru uçabilen tek kuştur.De fapt, pasărea Colibri e singura care poate zbura cu spatele.
Aslında sinek kuşları geriye doğru uçabilen tek kuştur.Der Kolibri ist sogar der einzige Vogel, der rückwärts fliegen kann.
Aslında sinek kuşları geriye doğru uçabilen tek kuştur.En fait, le colibri est le seul oiseau qui peut voler à reculons.
Aslında sinek kuşları geriye doğru uçabilen tek kuştur.En verdad, el colibrí es la única ave que puede volar hacia atrás.
Aslında sinek kuşları geriye doğru uçabilen tek kuştur.Infatti, il colibrì è l'unico uccello a poter retrocedere in volo.
Aslında sinek kuşları geriye doğru uçabilen tek kuştur.In feite is de kolibrie de enige vogel die achteruit kan vliegen.
Aslında sinek kuşları geriye doğru uçabilen tek kuştur.사실, 뒷 방향으로 날라갈 수 있는 새는 벌새밖에 없죠.
Aslında sinek kuşları geriye doğru uçabilen tek kuştur.Kolibřík je opravdu jediný pták, který umí létat pozpátku.
Aslında sinek kuşları geriye doğru uçabilen tek kuştur.Kolibry są też jedynymi ptakami, które mogą latać do tyłu.
Aslında sinek kuşları geriye doğru uçabilen tek kuştur.Na verdade, o colibri é o único pássaro que pode voar para trás.
Aslında sinek kuşları geriye doğru uçabilen tek kuştur.Valójában a kolibri az egyetlen madár, amelyik képes hátrafelé is repülni.
Aslında sinek kuşları geriye doğru uçabilen tek kuştur.В действителност, колибрито е единствената птица, която може да лети назад.
Aslında sinek kuşları geriye doğru uçabilen tek kuştur.Колибри — единственная птица, которая способна летать задом наперёд.
Aslında sinek kuşları geriye doğru uçabilen tek kuştur.למעשה, הקוליברי זאת הציפור היחידה שיכולה לעוף אחורה.
Aslında sinek kuşları geriye doğru uçabilen tek kuştur.وفي الحقيقة، فإن الطائر الطنان هو الطائر الوحيد الذي يحلق الى الخلف
Aslında sinek kuşları geriye doğru uçabilen tek kuştur.飛べる唯一の鳥です 上にも下にも
Avram hepsini getirdi, ortadan kesip parçaları birbirine karşı dizdi. Yalnız kuşları kesmedi.Hij hakte de dieren in tweeën, maar liet de vogels heel.
Avram hepsini getirdi, ortadan kesip parçaları birbirine karşı dizdi. Yalnız kuşları kesmedi.Ja hän toi nämä kaikki ja halkaisi ne ja asetti puolikkaat vastakkain; lintuja hän ei kuitenkaan halkaissut.
Avram hepsini getirdi, ortadan kesip parçaları birbirine karşı dizdi. Yalnız kuşları kesmedi.아브람이 그 모든 것을 취하여 그 중간을 쪼개고 그 쪼갠 것을 마주 대하여 놓고 그 새는 쪼개지 아니하였으며
Avram hepsini getirdi, ortadan kesip parçaları birbirine karşı dizdi. Yalnız kuşları kesmedi.Wziął tedy wszystko to i rozciął na poły; a jednę część położył przeciw drugiej, ale ptaków nie rozcinał.
Avram hepsini getirdi, ortadan kesip parçaları birbirine karşı dizdi. Yalnız kuşları kesmedi.Он взял всех их, рассек их пополам и положил одну часть против другой; только птиц не рассек.
Avram hepsini getirdi, ortadan kesip parçaları birbirine karşı dizdi. Yalnız kuşları kesmedi.ויקח לו את כל אלה ויבתר אתם בתוך ויתן איש בתרו לקראת רעהו ואת הצפר לא בתר׃
Avram hepsini getirdi, ortadan kesip parçaları birbirine karşı dizdi. Yalnız kuşları kesmedi.فأخذ هذه كلها وشقها من الوسط وجعل شق كل واحد مقابل صاحبه. واما الطير فلم يشقه.
Avram hepsini getirdi, ortadan kesip parçaları birbirine karşı dizdi. Yalnız kuşları kesmedi.亞 伯 蘭 就 取 了 這 些 來 、 每 樣 劈 開 分 成 兩 半 、 一 半 對 著 一 半 的 擺 列 、 只 有 鳥 沒 有 劈 開
Avram hepsini getirdi, ortadan kesip parçaları birbirine karşı dizdi. Yalnız kuşları kesmedi.亞伯蘭 就 取 了 這些來 、 每 樣 劈 開 分成 兩 半 、 一半 對 著 一半 的 擺列 、 只有 鳥沒 有 劈開
Avrupa Kuş Nüfûsu Konseyi (EBCC); Uluslararası sulak alanlar örgütü, uluslararası su kuşları nüfusuEuropean Bird Census Council (EBCC); Wetlands International, recenseamento internacional das aves aquáticas
Avrupa Kuş Nüfûsu Konseyi (EBCC); Uluslararası sulak alanlar örgütü, uluslararası su kuşları nüfusuKeskimääräiset muutokset Euroopan jäätiköillä
Avrupa Kuş Nüfûsu Konseyi (EBCC); Uluslararası sulak alanlar örgütü, uluslararası su kuşları nüfusuLedovce ve všech ledovcových oblastech v Evropě s výjimkou Norska ustupují, podobně jako na celém světě.
Avrupa Kuş Nüfûsu Konseyi (EBCC); Uluslararası sulak alanlar örgütü, uluslararası su kuşları nüfusuΕυρωπαϊκό Συμβούλιο Απογραφής Πτηνών (ΕΒΟΟ)-Διεθνής απογραφή υγροτόπων, πτηνών υγροτόπων
Bakın, gerçekten bir kaç dakika önce kuşların dışkılama hesaplamalarıyla ilgili bilimsel bir makale indirdim.그런데 문자 그대로,그 사건 몇분 전에 전 이 논문을 다운 받았어요 조류 배변에 대한 계산에 관한 것입니다.
Bakın, gerçekten bir kaç dakika önce kuşların dışkılama hesaplamalarıyla ilgili bilimsel bir makale indirdim.Wiec dosłownie, parę chwil przedtem pobrałem ten naukowy artykuł o obliczeniach na temat ptasiej defekacji.
Bakın, gerçekten bir kaç dakika önce kuşların dışkılama hesaplamalarıyla ilgili bilimsel bir makale indirdim.ממש כמה דקות לפני השיחה, הורדתי את המאמר המדעי הזה בנושא חישובים מתמטיים בהפרשת צואה בעופות
Bakın, gerçekten bir kaç dakika önce kuşların dışkılama hesaplamalarıyla ilgili bilimsel bir makale indirdim.لذا حرفياً، وقبل ذلك بدقائق معدودات، قمت بتنزيل هذه البحث العلمي عن حسابات تغوط الطيور
Bakın, gerçekten bir kaç dakika önce kuşların dışkılama hesaplamalarıyla ilgili bilimsel bir makale indirdim.僕はこの科学論文をダウンロードしたんだ この論文は 鳥の排便についての計算が書かれている 非常に面白い計算で 何故って次のことを明らかにしたからなんだ
Balıkları, kurbağaları, kuşları, arıları,85種類の魚がマンハッタンに生息していました

İlgili Sayfalar