kuşları ile cümle

kuşları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Herhangi bir gürültü yapmayın yoksa kuşları korkutup kaçıracaksınız.Don't make any noise or you'll scare the birds away.
Kartal kuşların kralıdır.The eagle is king of birds.
Aslan hayvanların kralı iken, kartal da kuşların kralıdır.As the lion is king of beasts, so is the eagle king of birds.
Yılanların, küçük hayvanları ve kuşları büyülediği söylenir.Snakes are said to mesmerize small animals and birds.
Av kuşları arazide boldur.Game birds abound in the area.
Çocuk bütün gün kuşları gözlemledi.The boy observed the birds all day.
İnsanlar kuşları sevmiyorlar.The people don't like the birds.
Kız kuşları kafesten serbest bıraktı.The girl released the birds from the cage.
Guguk kuşları burayı ilkbaharda ziyaret ederler.Cuckoos visit here in spring.
Ben yokken kuşlarıma bak lütfen.Please take care of my birds while I am away.
Kuşları korumalıyız.We must preserve birds.
Yavrularını besleyen ve barındıran kuşların aksine balıklar yumurtalarını terk eder.Unlike birds, which feed and shelter their young, fish abandon their eggs.
Ani ses kuşları dağıttı.The sudden noise scattered the birds.
Kafesi açtı ve kuşları serbest bıraktı.He opened the cage and set the birds free.
Başının üstünde uçan kuşları seyretmekten hoşlanır.He likes to watch the birds fly above his head.
Kuşların uçuşunu okudu.He studied the flight of birds.
Kuşları beslerken sık sık orada oturacak.She will often sit there feeding birds.
O, kuşları beslemek için istekliydi.She was eager to feed the birds.
Anne kedi kuşları avlamak için dışarı çıktı.The mother cat went out hunting birds.
Yabani kuşları izliyorum.I am watching wild birds.
Yabani kuşları izlemek çok eğlenceli.Watching wild birds is great fun.
Eğer yapabilsem, kafesli kuşların özgürce uçmasına izin veririm.If I could, I would let every caged bird fly free.
O kuşların nasıl uçtuğu üzerine çalışma yaptı.He studied how birds flew.
O kuşların uçma şekli üzerine eğitim yaptı.He studied the way birds fly.
Kuşların cıvıldamalarını duyuyor musun?Do you hear the birds singing?
Kuşlarımı görmedin mi?Didn't you see my birds?
Tom kuşları gözlemlemeyi sever.Tom likes to observe birds.
Tüyler kuşların ayırt edici bir özelliğidir.Feathers are a distinguishing feature of birds.
Ben kuşları izlemeyi seviyorum.I love watching birds.
Bu küçük kız kuşların kaçmasına izin verdi.This little girl let the birds escape.
Martılar esas olarak kıyı kuşlarıdır.Seagulls are mainly coastal birds.
Yaban kuşlarını izlemek çok eğlenceli.Watching wild birds is a lot of fun.
O, Kraliyet Kuşları Koruma Derneği'nin bir üyesidir.He's a member of the Royal Society for the Protection of Birds.
Kuşların kanatları vardır.Birds have wings.
Kuşların keskin bir görme gücü vardır.Birds have sharp vision.
Ben kuşları korkutup kaçıramam. Ben bir korkuluk değilim.I cannot scare the birds away. I am not a scarecrow.
O, kuşları nasıl yakalayacağımı biliyor.He knows how to catch birds.
Kedimin kuşları öldürmesini nasıl önleyebilirim?How can I prevent my cat from killing birds?
Kışın kuşları beslememiz gerekir.In winter, we need to feed the birds.
Kışın kuşları beslemeliyiz.In winter, we must feed the birds.
Ölen kuşları gördüğümde kalbim kırıldı.My heart broke when I saw the dying birds.
Kuşları dikkatle ve sevinçle izledi.She watched the birds intently and joyfully.
Plastik her yıl sayısız deniz kuşlarını ve deniz kaplumbağalarını öldürür.Plastic kills countless seabirds and sea turtles each year.
Mutlular, çünkü pencerenin kenarında ağaçtaki kuşları görüyorlar.They are happy, because they see the birds in the tree near the window.
Tom kuşları beslerken bir park bankında oturdu.Tom sat on a park bench feeding birds.
Kuşları gözlemlemekten hoşlanıyorum.I like to observe birds.
Kuşları gözlemlemeyi seviyorsun, değil mi?You like to observe birds, don't you?
O, kuşları gözlemlemeyi sever.He likes to observe birds.
Mary kuşları gözlemekten hoşlanır.Mary likes to observe birds.
Kuşları gözlemeyi severiz.We like to observe birds.
Kuşları gözlemekten hoşlanırlar.They like to observe birds.
Kuşların güzel şarkıları ağaçlar arasından duyuluyordu.The birds' beautiful singing was heard among the trees.
Kahvemi içerken balkondaki kuşları izledim.I watched the birds on the balcony while drinking my coffee.
Sonbaharda göçmen kuşları güneye uçar.In autumn the migratory birds fly south.
Senin sesin benim için genç kuşların cıvıldamalarından bile daha tatlıdır.Your voice is sweeter to me than even the song of young birds.
Kuşların neden göç ettiğini merak ediyorum.I wonder why birds migrate.
Kuşları izliyorum.I watch the birds.
Lütfen yakalanan kuşları serbest bırakın.Please free the captured birds.
Kuşların cıvıl cıvıl öttüğünü duydun mu?Did you hear the birds chirping?
Lütfen, Tavus Kuşlarıma iyi bak.Please take care of my peacocks.

İlgili Sayfalar