Onları davet etsen iyi olur yoksa küsecekler.You had better invite them or they will be offended.
Tom en ufak bir şeye küser.Tom takes offence at the slightest thing.
Tom bir yenilince kızıp küsendir.Tom is a poor loser.
O istediğini almadığı zaman küser.When he doesn't get what he wants, he pouts.
Hayata küser, ve Ana’dan kaçar.Come, Guilty Souls, and Flee Away 93.
Dış cephesinde kuşevleri de bulunmaktadır.Its seeds are dispersed by birds.
Kuşe kağıda basılmış bir pul örneği.A security thread, embedded in the banknote paper.
Bunun üzerine vatanlarını terk eden alimler ve Kuşeyri tekrar memleketlerine döndüler.Then they went and returned to their inheritance, and they rebuilt the cities and dwelt in them.
Yalnız kalmak istemez, küser.He then leaves for ThunderClan alone.
& kuser; El KitabıThe & kuser; Handbook
& kuser; 'ın ÖzelleştirilmesiCustomizing & kuser;
& kuser;& kuser;
% 1 üzerindeki stat () çağrısında hata:% 2 KUser ayarlarını yeniden denetleyin.stat() call on file %1 failed: %2 Check KUser settings.
kuser yazarıkuser author
KUser kaynakları yapılandırılmamış. Ayarlar/ Dosyalar içerisindeki 'Parola Dosyası' ından ayarlaKUser sources were not configured. Set'Password file 'in Settings/ Files
% 1 üzerindeki stat çağrısında hata:% 2 KUser ayarlarını yeniden denetleyin.Stat call on file %1 failed: %2 Check KUser settings.
Muslim ibn Haccac el-Kuşeyri.Muslim ibn al-Hajjaj al-Qushayri.
İsyanlar şehrin kırsalında, yani Harbiye ve Kuseyr civarında devam etti.The revolts continued in the city's countryside, namely in the vicinity of Harbiya and al-Qusayr.
Son büyük çatışma ise 8 Ağustos 1926'da Cebel Kuseyr'de yaşandı.[1]The last major confrontation was at Jabal Qusayr on 8 August 1926.[1]
Bunun üzerine vatanlarını terk eden alimler ve Kuşeyri tekrar memleketlerine döndüler.Diejenigen, die in Lager der Alliierten kamen, konnten nach einiger Zeit in ihre Heimat zurückkehren.
Üzüntüsü öyle büyük olur ki hayata küser.Deren Verzweiflung wird so groß sein, dass sie ihrem Leben ein Ende bereiten will.
Yataklı vagonlar ile kuşetli vagonlar arasındaki fark da mevkiyi göstermektedir.Von den bereits vorhandenen Rastatter Gelenkwagen unterschieden sich die Düwag-Fahrzeuge deutlich.
Annesiyle de bir süre küser.Außerdem wohnt sie noch lange Zeit bei ihrer Mutter.
Bunun üzerine vatanlarını terk eden alimler ve Kuşeyri tekrar memleketlerine döndüler.Hizo que fuesen devueltos a sus dueños los esclavos, a quienes se había enrolado en el ejército.
Üzüntüsü öyle büyük olur ki hayata küser.Mide cuánta vida sana se pierde.
Yalnız kalmak istemez, küser.No estás sola, Sara.
Bunun üzerine vatanlarını terk eden alimler ve Kuşeyri tekrar memleketlerine döndüler.Ma alcuni di coloro che erano ritornati in patria ed erano stati rinsediati nei loro domini si ribellarono.
Bu nedenle el-Kuseyr şehri her iki taraf içinde "önemli erzak yolları" demekti.Pertanto il cavo Parmigiana-Moglia era la chiave di volta per "scolare" le acque di tutto il territorio.
Kuşeyri, Nişabur’da vefat edinceye kadar ders verdi.За время их с Зеной путешествий многому научилась у неё (например, умению хорошо вести бой).
Bunun üzerine vatanlarını terk eden alimler ve Kuşeyri tekrar memleketlerine döndüler.Потом Голубятников вернулся к своим и повёл их через образовавшийся проход.
Üzüntüsü öyle büyük olur ki hayata küser.Здесь жалость приближается к печали.
Kuşeyri, Nişabur’da vefat edinceye kadar ders verdi.وكانوا يربّون طالب العلم على مكارم الأخلاق، ويهذبونه ويؤيدونه، إلى أن تصبح سيرته كلها محمدية.
Kuşe kağıda basılmış bir pul örneği.رسم حوت على قطعة من الورق.
Bunun üzerine vatanlarını terk eden alimler ve Kuşeyri tekrar memleketlerine döndüler.Die bewoners keren na hun bevrijding weer terug naar een nog diepere magmawereld (het land Bisme).
Annesiyle de bir süre küser.Przez jakiś czas pozostają jeszcze przy matce.
Yataklı vagonlar ile kuşetli vagonlar arasındaki fark da mevkiyi göstermektedir.Pociągi nocne prowadzą również wagony sypialne i wagony z miejscami do leżenia.
Annesiyle de bir süre küser.Деякий час правив разом з матір'ю.
Yataklı vagonlar ile kuşetli vagonlar arasındaki fark da mevkiyi göstermektedir.Потяг-трансформер складається як з вагонів зі спальними місцями, так і з вагонів з місцями для сидіння.
Üzüntüsü öyle büyük olur ki hayata küser.Smutek je tak veliký, že nelze ani brečet.
Bunun üzerine Memoli hayata küser ve sadece işine odaklanır.Umožnil Whiteovi soustředit se pouze na jeho práci.
Yalnız kalmak istemez, küser.Nu se simte bine singur, fiind un câine de haită.
Yalnız kalmak istemez, küser.Egyedül a hím kotlik.
Alparslan ve Nizamülmülk, Kuşeyri’ye çok hürmet ederlerdi.Keikkamyyjät ja yleisö halusivat vanhoja hittejä.
Yalnız kalmak istemez, küser.Tuhkimo jää yksin.
Ancak buna rağmen, El Kuseyr Savaşı son bulmamıştır.Assad ei kuitenkaan pitänyt Aleppon taistelua sodan loppuna.
Yataklı vagonlar ile kuşetli vagonlar arasındaki fark da mevkiyi göstermektedir.Ved vogne der er større end trækvogne skelnes der mellem vogne og kærrer.
Kuşe kağıda basılmış bir pul örneği.Fingeraftryk på et stykke papir.
Büyük boy kuşe kağıda.Den Store Fuglebog.
Yalnız kalmak istemez, küser.Dewiq) Aku Tak Mau Sendiri (cipt.
Bunun üzerine vatanlarını terk eden alimler ve Kuşeyri tekrar memleketlerine döndüler.かれらの率いる部落が隋に帰順し、嶺南は平定された。
Kuşeyri, Nişabur’da vefat edinceye kadar ders verdi.子孫にいたるまで代々相伝てその術を教授す。
Bunun üzerine vatanlarını terk eden alimler ve Kuşeyri tekrar memleketlerine döndüler.賽後若林同隊友們一道歸鄉,與翼一同追憶往昔。
Yataklı vagonlar ile kuşetli vagonlar arasındaki fark da mevkiyi göstermektedir.另外,各鐵路局本型機車所用車號、配屬局字體亦有所不同。
Üzüntüsü öyle büyük olur ki hayata küser.即變易生死苦果滅。
Yalnız kalmak istemez, küser.珝辭不與,安遂獨奏。
Kuşeyri, Nişabur’da vefat edinceye kadar ders verdi.송준길의 문하에서 학문을 닦았으며, 뒤에 송시열의 문하에도 들어 스승으로 하여 배웠다.
Bunun üzerine vatanlarını terk eden alimler ve Kuşeyri tekrar memleketlerine döndüler.여포는 남은 부하들과 백문루(白門樓)에 올랐다가 이내 저항을 포기하였다.
Yalnız kalmak istemez, küser.On nije sam u svojim voajerističkim namjerama.
Yalnız kalmak istemez, küser.Neodporúča sa chovať samú zebričku.
Üzüntüsü öyle büyük olur ki hayata küser.Kto vraví, že život je smutný?