Rabbine inanan kişi ne hakkının eksik verilmesinden korkar ne de tecavüze uğrayıp kuşatılmaktan."Whoever believes in his Lord fears neither loss, nor burden.
Kuşatılmaktan kaçınmak gerekiyordu.Je veux éviter l’encerclement.
Kuşatılmaktan kaçınmak gerekiyordu.Había riesgo de ser rodeados.
Kuşatılmaktan kaçınmak gerekiyordu.Fu deciso di circonciderli.
Kuşatılmaktan kaçınmak gerekiyordu.Избежала окружения.
Kızıl Ordu birlikleri burada da kuşatılmaktan kaçındılar.A római sereget körülvették és nem volt kiútja.
Kuşatılmaktan kaçınmak gerekiyordu.Chiến đấu trong vòng vây.
Kuşatılmaktan kaçınmak gerekiyordu.周囲から隔絶されている。
Kuşatılmaktan kaçınmak gerekiyordu.不应,遂围之。
Kuşatılmaktan kaçınmak gerekiyordu.Препятствията трябва да се заобикалят.
Kızıl Ordu birlikleri burada da kuşatılmaktan kaçındılar.Raudonoji komanda turi sustabdyti juos.