Ana içeriğe geç
Sözlük

kredi ile cümle

kredi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Diyelim ki korkulan oldu ve bu borçluların %20'si kredilerini geri ödeyemiyorlar. **Eu não posso mais pagar esta hipoteca.
Diyelim ki korkulan oldu ve bu borçluların %20'si kredilerini geri ödeyemiyorlar. **Vráťme sa k príkladu, kde 20 požičiavateľov oznámi, že nemôže splácať hypotéku.
Diyelim ki korkulan oldu ve bu borçluların %20'si kredilerini geri ödeyemiyorlar. **あなたに、これらの家の鍵をお返ししますと。
Diyelim ki Kredi C'nin de vadesi geldi.A řekněme, že Úvěr C je splatný.
Diyelim ki Kredi C'nin de vadesi geldi.この銀行は、非常に陰があると言われ、あなたの資産は、
Diyelim ki kredi kullanmış olan bu kişilerden bir kısmı artık kredilerini geri ödeyemiyorlar.Je to na úkor junior tranže.
Diyelim ki verdiğimiz kredilerin %50'si geri ödenmedi. .이 상황에서, 30%의 손실이 있으면 어떻게 될까요 이 대출에서 50%의 손실이 발생했다고 합시다.
Diyelim ki verdiğimiz kredilerin %50'si geri ödenmedi. .これらのローンの50%を損失したとしてみましょう。 レバレッジなしだとしたら、
Diyelim ki verdiğim krediler için %10 faiz uyguluyorum.Alors disons que je facture 10% sur cet argent.
Diyelim ki verdiğim krediler için %10 faiz uyguluyorum.Dus stel nu dat ik tien procent rente vraag op deze leningen.
Diyelim ki verdiğim krediler için %10 faiz uyguluyorum.Quindi diciamo che chiedo il 10% su questo denaro.
Diyelim ki verdiğim krediler için %10 faiz uyguluyorum.Řekněme, že si budu účtovat 10 % z těchto peněz.
Diyelim ki verdiğim krediler için %10 faiz uyguluyorum.Să spunem că cer o dobândă de 10%.
Diyelim ki verdiğim krediler için %10 faiz uyguluyorum.Vì vậy, hãy nói rằng tôi phí 10% trên khoản tiền này.
Diyelim ki verdiğim krediler için %10 faiz uyguluyorum.Załóżmy, że pobieram 10%.
Diyelim ki verdiğim krediler için %10 faiz uyguluyorum.Итак, давайте говорить, что я комиссионный сбор 10% от этих денег.
Diyelim ki verdiğim krediler için %10 faiz uyguluyorum.Нека таксувам 10% на заемите, които давам.
Diyelim ki verdiğim krediler için %10 faiz uyguluyorum.אז בוא נגיד שאני גובה 10% מהכסף הזה.
Diyelim ki verdiğim krediler için %10 faiz uyguluyorum.لنقل أني اطلب فائدة 10% على ذلك المال
Diyelim ki verdiğim krediler için %10 faiz uyguluyorum.そうですね、ものすごく上手に投資して
Diyelim ki yükümlülüklerimin hepsi bu 5 milyon TL'lik kredi.5 milionů dolarů závazků.
Diyelim ki yükümlülüklerimin hepsi bu 5 milyon TL'lik kredi.株主資本比率は、または
Diyelim l kredi miktarına eşit olduğunu söylüyorlar.Diciamo che L e' l'ammontare del prestito. Diciamo che I e' l'interesse mensile.
Diyelim l kredi miktarına eşit olduğunu söylüyorlar.Řekněme, že 'L' se rovná výši úvěru.
Diyelim l kredi miktarına eşit olduğunu söylüyorlar.みましょうと言う、私は毎月の利子に等しい。
Dolayısıyla banka diyor ki, bu krediyi veriyoruz ancak bir şekilde teminat istiyoruz.Sal, chúng tôi sẽ cho cậu vay số tiền này, nhưng nó phải được trả lại
Dolayısıyla banka diyor ki, bu krediyi veriyoruz ancak bir şekilde teminat istiyoruz.Takže co řeknou je, Sale dáme ti tenhle úvěr, ale tenhle úvěr bude zajištěný.
Dolayısıyla banka diyor ki, bu krediyi veriyoruz ancak bir şekilde teminat istiyoruz.Οπότε, αυτό που λένε είναι ότι, Sal, θα σου δώσουμε το δάνειο, αρκεί να υπάρχει η απαραίτητη κάλυψη για αυτό.
Dolayısıyla banka diyor ki, bu krediyi veriyoruz ancak bir şekilde teminat istiyoruz.Вони скажуть, Сал, ми даємо тобі цей кредит, але кредит повинен бути повернений.
Dolayısıyla banka diyor ki, bu krediyi veriyoruz ancak bir şekilde teminat istiyoruz.Так что они говорят, Сал, мы только собираемся дать вам Этот кредит, но этот кредит должен быть сохранены.
Dolayısıyla banka diyor ki, bu krediyi veriyoruz ancak bir şekilde teminat istiyoruz.ローンは返してくださいね。」と言うでしょう。 それか、いくつかの資産によって担保されなければなりませんと。
Dolayısıyla, bu kredileri ödeyebilmek için aktiflerinin bir kısmını likide etmek zorunda kaldılar.Společnost musela zrušit některá ze svých aktiv, aby splatila tyto úvěry.
Dolayısıyla, bu kredileri ödeyebilmek için aktiflerinin bir kısmını likide etmek zorunda kaldılar.清算する必要があります。 さて、これは大詰めです。
Dur durak bilmeden kredi başvurusu yapıyorlar ve bunların hepsi Bayan Homstein'in adına.-Buna ziua d-na Homstein,tocmai v-am gasit portofelul afara. -
Dur durak bilmeden kredi başvurusu yapıyorlar ve bunların hepsi Bayan Homstein'in adına.De ansöker ursinnigt om kredit, och detta är finslipat i hans namn.
Dur durak bilmeden kredi başvurusu yapıyorlar ve bunların hepsi Bayan Homstein'in adına.Ellos están desesperados por solicitar un crédito, y lo preparan en tu nombre.
Dur durak bilmeden kredi başvurusu yapıyorlar ve bunların hepsi Bayan Homstein'in adına.Gőzerővel vesznek fel hiteleket Mrs. Hornstein nevében.
Dur durak bilmeden kredi başvurusu yapıyorlar ve bunların hepsi Bayan Homstein'in adına.Ils demandent du crédit avec ardeur, et ceci en son nom.
Dur durak bilmeden kredi başvurusu yapıyorlar ve bunların hepsi Bayan Homstein'in adına.Mereka dengan cekatan mengajukan kredit, atas nama Nyonya E. Hornstein. .
Dur durak bilmeden kredi başvurusu yapıyorlar ve bunların hepsi Bayan Homstein'in adına.Są zaciekle ubiegają się o kredyt, i wszystko w jego imieniu.
Dur durak bilmeden kredi başvurusu yapıyorlar ve bunların hepsi Bayan Homstein'in adına.Sie sind wild entschlossen einen Kredit zu beantragen, und das auf ihren Namen.
Dur durak bilmeden kredi başvurusu yapıyorlar ve bunların hepsi Bayan Homstein'in adına.Stanno furiosamente cercando credito in nome del credito.
Dur durak bilmeden kredi başvurusu yapıyorlar ve bunların hepsi Bayan Homstein'in adına.Ze proberen erg hard krediet te krijgen op naam van mevr Homstein
Dur durak bilmeden kredi başvurusu yapıyorlar ve bunların hepsi Bayan Homstein'in adına.Zúrivo žiadali o úver a to sa odrazilo v jeho mene.
Dur durak bilmeden kredi başvurusu yapıyorlar ve bunların hepsi Bayan Homstein'in adına.Που με μανία υποβάλλουν αίτηση για πίστωση, και αυτό είναι διαμορφωμένη στο όνομά του.
Dur durak bilmeden kredi başvurusu yapıyorlar ve bunların hepsi Bayan Homstein'in adına.Неудържимо кандидатстват за кредити от името г-жа Хорнстейн.
Dur durak bilmeden kredi başvurusu yapıyorlar ve bunların hepsi Bayan Homstein'in adına.הם מגישים בקשות ללא חת, והכל תחת שמו של אדם אחר.
Dur durak bilmeden kredi başvurusu yapıyorlar ve bunların hepsi Bayan Homstein'in adına.しかし、一体どうやって申込用紙の記入する 情報を手に入れたのか?
Düzenli işleri yoktu. veya kredi sicilleri bozuktu.Neměli stálou práci. Nebo neměli dobrou úvěrovou pověst.
Düzenli işleri yoktu. veya kredi sicilleri bozuktu.Nie mieli stałej pracy, albo nie mieli dobrego kredytu.
Düzenli işleri yoktu. veya kredi sicilleri bozuktu.Of ze hadden geen goed krediet.
Düzenli işleri yoktu. veya kredi sicilleri bozuktu.Quizás tampco un trabajo estable O crédito bancario.
Düzenli işleri yoktu. veya kredi sicilleri bozuktu.Δεν είχαν μια σταθερή δουλειά. Ή δεν είχαν καλή πιστοληπτική ικανότητα.
Düzenli işleri yoktu. veya kredi sicilleri bozuktu.Или пък не са имали работа. Или кредитно досие.
Düzenli işleri yoktu. veya kredi sicilleri bozuktu.Не мали постійної роботи. Або вони не мали хорошого кредиту.
Düzenli işleri yoktu. veya kredi sicilleri bozuktu.彼らは信頼される信用を持っていなかった。 それはそのような状況でしたが、それはしばらく続きました。
Efendim, Başkan'ın hesabına olan bir kredi kartını kullanmışsınız.A fiatalúr által használt hitelkártya az Elnök úr számlájához tartozik.
Efendim, Başkan'ın hesabına olan bir kredi kartını kullanmışsınız.Votre compte de carte de crédit a changé pour faire partie de ce qui sera rendu.
Efendim, Başkan'ın hesabına olan bir kredi kartını kullanmışsınız.Ο Νεαρός Κύριος χρησιμοποίησε την πιστωτική κάρτα του λογαριασμού που έστησε ο Πρόεδρος.
Efendim, Başkan'ın hesabına olan bir kredi kartını kullanmışsınız.سيدي الصغير استعملت بطاقة الائتمان التي تعتمد على حساب الرئيس
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod