kravatı ile cümle
kravatı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Kravatın takım elbisen ile uymuş.Your tie blends well with your suit.
Kravatın çözülmedi.Your tie has come undone.
Bana o kravatı gösterir misin?Could you show me that necktie?
Sizin kravatınız yamuk.Your tie is crooked.
Sizin kravatınız iyi görünüyor.Your tie looks good.
Jeff Kim'in ona bir doğum günü hediyesi için verdiği kravatı giydi.Jeff wore the tie which Kim had given him for a birthday present.
Bu kahverengi kravatı alacaktım.I would take this brown tie.
Bu şal desenli kravatının sana yakışacağını düşünmüyor musun?Don't you think this paisley tie would look good on you?
Sanırım bu kravatı alacağım.I think I'll take this tie.
Ben bu kravatı beğenmiyorum. Bana daha iyi birini göster.I don't like this tie. Show me a better one.
Bu kravatın fiyatı fazla yüksek.The price of this tie is too high.
En iyisi olarak görünen bu kravatı alacağım.I will take this tie, as it seems to be the best.
Babamın mavi gri bir kravatı var.My father has a blue and gray tie.
Senin o kravatını seviyorum.I like that tie of yours.
Ceketin ve kravatın uymuyor.Your jacket and tie don't go together.
Onun kravatı çözüldü.His tie came undone.
O, her zaman okul kravatını takar.He always wears his school tie.
Takım elbisesi ve kravatı ile oldukça yakışıklı görünüyordu.He looked quite handsome in his suit and tie.
Kravatına biraz ketçap döktün.You spilled some ketchup on your tie.
O, nasıl yapacağını bilmediği için, o, ona kravatını bağlaması için yardım etti.She helped him tie his tie because he didn't know how to.
Ona kravatını bağlaması için yardımcı oldu.She helped him tie his tie.
Bu kravatın o gömlekle muhteşem uyacağını düşünüyorum.I think this tie will go great with that shirt.
Tom kravatını çıkardı.Tom took off his tie.
Tom Mary'ye kravatı hakkında ne düşündüğünü sordu.Tom asked Mary what she thought of his tie.
Tom kravatını gevşetti.Tom loosened his tie.
Jeff, Kim'in bir doğum günü hediyesi olarak ona vermiş olduğu kravatı taktı.Jeff wore the tie Kim had given him for a birthday present.
Gerçekten o kravatı takacak mısın?Are you really going to wear that tie?
Tom kravatını çıkardı gömleğinin düğmelerini açmaya başladı.Tom took off his tie and started unbuttoning his shirt.
Kravatını gevşet.Loosen your tie.
Tom kravatını düzeltti.Tom adjusted his tie.
Neredeyse aynı kravatı satın aldım.I almost bought that same tie.
Neredeyse üç yıldır bu kravatı takmadım.I haven't worn this tie in almost three years.
O kravatı seviyorum.I like that tie.
Ben senin kravatını beğeniyorum.I like your tie.
Bu kravatı daha sık takmalıyım. Bugün çok iltifat aldım.I ought to wear this tie more often. I've gotten a lot of compliments today.
Kravatını gerçekten seviyorum.I really do love your tie.
Bu kravatı bağlamak zor.This necktie is hard to tie.
Tom benim için bu kravatı seçti.Tom picked this tie out for me.
Ben bu düz kravatı sevmiyorum. Bana daha renkli bir tane gösterin.I don't like this plain necktie. Please show me a more colourful one.
Senin kravatında bir kahve lekesi var.There's a coffee stain on your necktie.
Tom gömleğini düğmeledi ve sonra kravatını taktı.Tom buttoned up his shirt and then put on his tie.
Tom kravatını gevşetti ve gözlüğünü çıkardı.Tom loosened his tie and removed his glasses.
Tom kravatını gevşetti ve üst gömlek düğmesini açtı.Tom loosened his tie and unbuttoned his top shirt button.
Tom kravatındaki düğümü düzeltti.Tom straightened the knot on his tie.
Ben bu kravatı beğenmiyorum. Bana başka bir tane göster.I don't like this tie. Show me another one.
Bu kravatın maliyeti ne kadar?How much does this tie cost?
Bu kravatın fiyatı ne kadar?How much does this tie cost?
Tom bana bu kravatı verdi.Tom gave me this tie.
Tom kravatını bağlıyor.Tom put on his tie.
Tom siyah takım elbisesini giydi ve beyaz kravatını taktı.Tom put on his black suit and white tie.
Tom, John'un kravatını bağlamasına yardımcı oldu.Tom helped John tie his tie.
Bu aptalca kravatı takmak istemiyorum.I don't want to wear this stupid tie.
Sen kravatını düzeltmelisin.You should fix your tie.
Tom ona verdiğim kravatı takıyor.Tom is wearing the tie I gave him.
Tom kravatını gevşetti ve kendine bir içki doldurdu.Tom loosened his tie and poured himself a drink.
Tom dün aynı kravatı takmadı mı?Didn't Tom wear that same tie yesterday?
Benim bir favori kravatım yok.I don't have a favorite tie.
Kravatını çıkar.Take off your tie.
Kravatımda bana yardım et.Help me with my tie.
Bu kravatı seviyor musun?Do you like this tie?
İlgili Sayfalar