Ana içeriğe geç
Sözlük

krater ile cümle

krater kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu kadar büyük olduğunu, yarattığı etkiden ve bıraktığı kraterden anlıyoruz.Aký bol veľký vieme podľa toho aký po sebe zanechal kráter a aké to malo následky.
Bu kadar büyük olduğunu, yarattığı etkiden ve bıraktığı kraterden anlıyoruz.Chúng ta biết là nó lớn như thế nào bởi vì chúng ta biết được sự tác động nó có và cái vực thẳm mà nó để lại.
Bu kadar büyük olduğunu, yarattığı etkiden ve bıraktığı kraterden anlıyoruz.Kita tahu ukurannya sebesar itu karena dampak yang ditimbulkan dan kawah yang ditinggalkannya.
Bu kadar büyük olduğunu, yarattığı etkiden ve bıraktığı kraterden anlıyoruz.우리는 그 소행성의 크기를 충돌이 남긴 충격과 크레이터의 크기로부터 알 수 있습니다.
Bu kadar büyük olduğunu, yarattığı etkiden ve bıraktığı kraterden anlıyoruz.Noi sappiamo che fu enorme, grazie al suo impatto e al cratere rimasto.
Bu kadar büyük olduğunu, yarattığı etkiden ve bıraktığı kraterden anlıyoruz.Nous savons qu'il était de cette taille grâce à l'impact qu'il a eu, et au cratère qu'il a laissé.
Bu kadar büyük olduğunu, yarattığı etkiden ve bıraktığı kraterden anlıyoruz.Sabemos que era desse tamanho por causa do impacto que teve e da cratera que deixou.
Bu kadar büyük olduğunu, yarattığı etkiden ve bıraktığı kraterden anlıyoruz.Sabemos que era grande por el impacto que produjo y el cráter que dejó.
Bu kadar büyük olduğunu, yarattığı etkiden ve bıraktığı kraterden anlıyoruz.Ştim că a fost aşa de mare din cauza impactului şi craterului lăsat.
Bu kadar büyük olduğunu, yarattığı etkiden ve bıraktığı kraterden anlıyoruz.Tudjuk, hogy ilyen nagy volt, a kihatása és a hátrahagyott krátere miatt.
Bu kadar büyük olduğunu, yarattığı etkiden ve bıraktığı kraterden anlıyoruz.Vemo, da je bila tako velika zaradi vpliva, ki ga je imela, in kraterja, ki ga je napravila.
Bu kadar büyük olduğunu, yarattığı etkiden ve bıraktığı kraterden anlıyoruz.Víme, že byla takhle veliká vzhledem k účinku, jaký měla, a kráteru, jaký po sobě zanechala.
Bu kadar büyük olduğunu, yarattığı etkiden ve bıraktığı kraterden anlıyoruz.Vi vet att den var så stor tack vare dess effekt och kratern den efterlämnade.
Bu kadar büyük olduğunu, yarattığı etkiden ve bıraktığı kraterden anlıyoruz.We weten dat het zo groot was door de impact die het had en de krater die werd achtergelaten.
Bu kadar büyük olduğunu, yarattığı etkiden ve bıraktığı kraterden anlıyoruz.Wiemy, że była tak wielka na podstawie jej siły uderzenia i krateru jaki pozostawiła po sobie.
Bu kadar büyük olduğunu, yarattığı etkiden ve bıraktığı kraterden anlıyoruz.Wir wissen, dass er so groß war, weil der Einschlag einen Krater hinterlassen hat.
Bu kadar büyük olduğunu, yarattığı etkiden ve bıraktığı kraterden anlıyoruz.Γνωρίζουμε ότι ήταν τόσο μεγάλος λόγω του αντίκτυπου που είχε και τον κρατήρα που άφησε.
Bu kadar büyük olduğunu, yarattığı etkiden ve bıraktığı kraterden anlıyoruz.Мы знаем, что астероид был столь велик, глядя на оставленный им кратер.
Bu kadar büyük olduğunu, yarattığı etkiden ve bıraktığı kraterden anlıyoruz.Ние знаем, че е била толкова голяма поради въздействието, което оказала и кратера, който оставила.
Bu kadar büyük olduğunu, yarattığı etkiden ve bıraktığı kraterden anlıyoruz.אתם מתחילים להבין מהו גודל הסלע עליו אנו מדברים, אוקיי?
Bu kadar büyük olduğunu, yarattığı etkiden ve bıraktığı kraterden anlıyoruz.نعلم أنها كانت بذلك الحجم بسبب الأثر الذي سببته والفوهة التي خلفتها.
Bu kadar büyük olduğunu, yarattığı etkiden ve bıraktığı kraterden anlıyoruz.その衝撃やクレーターから明らかです 隕石が落ちたのは
Bu kadar büyük olduğunu, yarattığı etkiden ve bıraktığı kraterden anlıyoruz.我地知佢有咁大係因為 佢嘅衝擊力同埋佢留低嘅隕石坑
Bunun aslında bir krater olduğunu daha sonra farkettik.Das, fanden wir später heraus, ist ein Krater.
Bunun aslında bir krater olduğunu daha sonra farkettik.Je ziet een paar ronde dingen.
Bunun aslında bir krater olduğunu daha sonra farkettik.이건 나중에 크레이터로 밝혀졌습니다.
Bunun aslında bir krater olduğunu daha sonra farkettik.Lalu ini, kami tahu kemudian, adalah sesungguhnya sebuah kawah,
Bunun aslında bir krater olduğunu daha sonra farkettik.Okazało się, że to kratery.
Bunun aslında bir krater olduğunu daha sonra farkettik.On voit quelques objets circulaires.
Bunun aslında bir krater olduğunu daha sonra farkettik.Toto je, jak jsme pozděli poznali kráter.
Bunun aslında bir krater olduğunu daha sonra farkettik.Van pár kerek részlet is.
Bunun aslında bir krater olduğunu daha sonra farkettik.Ves algunas formas redondeadas.
Bunun aslında bir krater olduğunu daha sonra farkettik.Za tega smo kasneje ugotovili, da je v resnici krater.
Bunun aslında bir krater olduğunu daha sonra farkettik.זה, אחר כך גילינו, הינו באמת מכתש,
Bunun aslında bir krater olduğunu daha sonra farkettik.هذه, كما إكتشفنا لاحقا, هي في الواقع فوهه.
Bunun aslında bir krater olduğunu daha sonra farkettik.しかしタイタンの表面には あまりクレータは存在しません
Burası çok büyük bir krater.Acesta este un crater foarte mare.
Burası çok büyük bir krater.Das ist ein sehr großer Krater.
Burası çok büyük bir krater.Đây là một miệng núi lửa rất lớn.
Burası çok büyük bir krater.Dit is een heel erg grote krater.
Burası çok büyük bir krater.Este es un cráter muy grande.
Burası çok büyük bir krater.Ez egy hatalmas kráter.
Burası çok büyük bir krater.이건 아주 큰 크레이터입니다. 지질학자들이 아주 좋아하는데
Burası çok büyük bir krater.Questo è un enorme cratere.
Burası çok büyük bir krater.Tady vidíte jeden obrovský kráter.
Burası çok büyük bir krater.Voilà un cratère géant.
Burası çok büyük bir krater.Това е един много голям кратер.
Burası çok büyük bir krater.Это один очень большой кратер.
Burası çok büyük bir krater.זה מכתש ענקי. הגיאולוגים אוהבים מכתשים,
Burası çok büyük bir krater.تعتبر هذه الفجوة كبيرة جداً، و و غالبا ما يحب الجيولوجيون الفجوات
Burası çok büyük bir krater.何の苦労もなく地面に大きな
Çok fazla krater yok.Er zijn niet veel kraters.
Çok fazla krater yok.Il n 'y a pas beaucoup de cratères.
Çok fazla krater yok.Không có nhiều hố.
Çok fazla krater yok.이 곳엔 크레이터도 많지 않습니다.
Çok fazla krater yok.No hay muchos cráteres.
Çok fazla krater yok.Nu există multe cratere.
Çok fazla krater yok.Tidak ada banyak kawah.
Çok fazla krater yok. Ve bir de su, havzayı asteroid ve meteorlardan korumuş.Nie ma wielu kraterów, bo woda chroniła basen przed uderzeniami asteroid i meteorytów.
Çok fazla krater yok. Ve bir de su, havzayı asteroid ve meteorlardan korumuş.Nincs túl sok kráter errefelé, mert a víz megvédte a medencét a becsapódó aszteroidáktól és meteoroktól.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod